DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni -2

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni -2

📅 20.09.2026 10:33 🕐 2 gün önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
🔄 Güncellendi: 20.09.2026 23:45
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) ERZURUM'DA METEOROLOJİK BALONLA ATMOSFERİN ÜST SEVİYELERİ TAKİP EDİLİYORMETEOROLOJİ 12’nci Bölge Müdürlüğü tarafından Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Ardahan'ın hava tahminlerinin daha sağlıklı yapılabilmesi için meteorolojik balonla üst atmosfer ölçümleri gerçekleştiriliyor. Türkiye genelinde 9 no

1) ERZURUM'DA METEOROLOJİK BALONLA ATMOSFERİN ÜST SEVİYELERİ TAKİP EDİLİYOR

METEOROLOJİ 12’nci Bölge Müdürlüğü tarafından Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Ardahan'ın hava tahminlerinin daha sağlıklı yapılabilmesi için meteorolojik balonla üst atmosfer ölçümleri gerçekleştiriliyor. Türkiye genelinde 9 noktada yapılan ölçümler kapsamında Erzurum'da, her gün 2 kez meteorolojik balon havaya bırakılıyor.

Meteoroloji 12'nci Bölge Müdürlüğü Bölgesel Tahmin ve Uyarı Merkezi'nde hava tahminlerinde kullanılmak üzere her gün saat 15.00 ve 03.00'te meteorolojik balon uçuruluyor. Türkiye'de 9 noktada gerçekleştirilen ölçümlerin Erzurum ayağında, yaklaşık 35-40 kilometre yüksekliğe çıkan balonlarla atmosferin üst seviyelerindeki sıcaklık, nem, basınç ile rüzgarın hızı ve yönü ölçülüyor. Hidrojen veya helyumla şişirilen balonun altındaki sensörlerden alınan veriler, GPS aracılığıyla anlık olarak takip edilerek meteorolojik tahminlerde kullanılıyor.

ÜST ATMOSFER VERİLERİ DE TAKİP EDİLİYOR

Meteoroloji 12'nci Bölge Müdürlüğü Bölgesel Tahmin ve Uyarı Merkezi Sorumlusu Ömer Oğuzhan Arabacı, bölgedeki hava tahminlerinin yanı sıra üst atmosfer verilerinin de düzenli olarak takip edildiğini söyledi. Balonlarla atmosferin üst seviyelerindeki sıcaklık, nem, basınç ile rüzgarın hızı ve yönü gibi verilerin elde edildiğini ifade eden Arabacı, "Erzurum, Erzincan, Bayburt ve Ardahan'ın bölgesel tahminleri ile anlık durumlarını veriyoruz. Bölgemiz genelinde balon da atmaktayız. Balonumuzu günde 2 defa, öğlen 15.00 ile gece 03.00'te atıyoruz. Türkiye’de 9 noktada meteoroloji balon atılmaktadır. Bunların birini de Erzurum bölge olarak biz atıyoruz" dedi.

'35-40 KİLOMETREYE KADAR YÜKSELEBİLİYOR'

Balonun altında, atmosfer koşullarını ölçmek amacıyla çeşitli sensörlerin bulunduğunu anlatan Arabacı, "Üst seviye atmosferdeki sıcaklık, nem, basınç, rüzgar hızı ve yönü gibi verileri elde etmek amacıyla atıyoruz. Meteorolojik balonumuz 1,5 metre genişliğinde. Yaklaşık 35-40 kilometreye kadar çıktığı için yükseldikçe boyutu artmaktadır" diye konuştu. Balonun altında sıcaklık, basınç ve nem ölçümlerini yapan sensörlerin bulunduğunu vurgulayan Arabacı, konum bilgilerinin GPS aracılığıyla anlık olarak takip edildiğini ve bu sayede rüzgarın hızı ile yönünün de belirlendiğini kaydetti.

HİDROJEN VE HELYUM GAZI KULLANILIYOR

Meteorolojik balonların yükselmesini sağlamak amacıyla hidrojen gazının kullanıldığını belirten Arabacı, ihtiyaç halinde helyum gazıyla da balonların şişirilebildiğini söyledi. Elde edilen üst atmosfer verilerinin meteorolojik değerlendirmelerde kullanıldığını belirten Arabacı, Erzurum'daki ölçümlerin bölgenin hava tahminlerinin oluşturulmasına katkı sağladığını kaydetti. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Meteoroloji bölge binası

-Görevlinin balon uçurulan bölgeye girmesi

-Balon uçurulma hazırlığı

-Şişirilen balonun görüntüsü

-Balonun bina balkonuna çıkarılması

-Balonun görevli tarafından uçurulması

-Gökyüzünde yükselen balon

-Merkez Sorumlusu Ömer Oğuzhan Arabacı ile röp

Haber-Kamera: Şahap GÜRLER/ERZURUM, (DHA)

==========================================

2) TEDARİK ZİNCİRİNDE FAHİŞ FİYATLARA ÇÖZÜM İÇİN 'ÜRETİCİ BİRLİKLERİ' ÖNERİSİ

ADANA Tarım Platformu Sözcüsü Cahit İncefikir, tarladan market rafına uzanan süreçte tarımsal ürün fiyatlarının katlanmasına karşı üretici birliklerinin etkin hale getirilmesi gerektiğini söyledi. İncefikir, "Artık üretici birliklerinin hayata geçmesi ve devletin de bunu desteklemesi gerekiyor" dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladığı belirlenen büyük dağıtıcı firmalara yönelik soruşturma sürerken, tarımsal ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar yaşadığı fiyat artışları da gündeme geldi. Adana Tarım Platformu Sözcüsü Cahit İncefikir, özellikle tarladan markete kadar uzanan tedarik zincirindeki fiyat farklarının denetlenmesi gerektiğini belirtti.

'TARLADA KALAN SARIMSAK MARKETTE 120 LİRA'

Üretici, çiftçi ve köylünün bir ürünü sattığı rakamla market fiyatları arasındaki farkın dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyleyen İncefikir, "Bahçeden 6-7 liraya çıkmış bir ürünün markette 60-70 liraya çıktığını birebir görüyoruz. Bir ürünün işçilik, paketleme, nakliye, sandık, ara nakliye, gittiği illerdeki farklı sebze hallerindeki komisyonlar, farklı vergilendirmeler gibi maliyetleri olabilir. Burada asıl önemli olan; tarladan, satılacak markete kadar olan zincirde denetimlerin yapılmasıdır. Bir market 60 liraya sattığı ürünü nereden, ne kadara aldığını, el değiştiren tedarikçilerdeki fiyatları somut olarak belirtmek zorundadır. Ürünü, aldığı yerlerdeki etiket farkının ve buradaki masrafın ortaya çıkması lazım ancak tarlada kalan, dökülen bir sarımsağı marketlerde 120 liraya görebiliyoruz. Böyle satışlarla da karşı karşıya kalıyoruz" diye konuştu.

'ÜRETİCİ BİRLİKLERİ DEVREYE GİRMELİ'

Fahiş fiyat farklarının son bulması için üretici birliklerinin devreye girmesi gerektiğinin altını çizen İncefikir, "Fahiş fiyat farklarının son bulması için artık üretici birliklerinin devreye girmesi gerekiyor. Üretici birlikleri; elde ettikleri ürünleri bir yerde topladıkları, arz talep dengesine göre piyasaya sürdükleri ya da marketlere verdikleri, kendi satış alanlarında değerlendirdikleri bir modelin hayata geçirilmesi gerekiyor. Böylelikle sahalarda arz talep dengesine göre piyasayı bozmadan ürünün fiyatının belirli bir fiyat aralığında tutulması sağlanabilir. Batılı birçok ülkede üretici birlikleri çok yaygın. Üretici birliklerinde tutulan bu ürünler, ihtiyaca göre piyasaya yavaş yavaş sürülüyor. Üreticinin kazanacağı en iyi rakam ve tüketicinin de bunu alabileceği en uygun rakam ile eş değer bir şekilde fiyat belirleniyor. Bunun için artık üretici birliklerinin hayata geçmesi ve devletin de bunu desteklemesi gerekiyor" dedi.

'EN AZ ARACIYLA TÜKETİCİYE ULAŞMALI'

Ürünün üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar çok sayıda tüccar ve tedarikçinin elinden geçmesinin fiyat artışına neden olduğunu anlatan İncefikir, tedarik zincirinin mümkün olduğunca kısaltılması gerektiğini vurgulayarak, "Aksi takdirde piyasada ortaya çıkan tüccarlar, aradaki tedarikçiler, bu tedarikçilerin birbirine devretmesi ve ürünün son satılan noktada fahiş bir fiyata çıkmasının önüne geçilemiyor. Bir ürünü mümkün olduğunca tarladan son satış noktasına en az aracı ve tedarikçi ile ulaştırabiliyorsanız ve bunu kontrol edebiliyorsanız en uygun rakam tüketiciye ulaşacaktır" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

- Tarım Platformu Sözcüsü Cahit İncefikir ile röportaj

- Sebze meyve detayları

Haber:Gülşah ATICI-Kamera:Eser PAZARBAŞI/ADANA,(DHA)

===================================

3) KAMYONETİN ÇARPTIĞI HAFİF TİCARİ ARAÇ, OTOMOBİLİN ÜSTÜNE DEVRİLDİ; KAZA KAMERADA

BURSA'da sürücüsünün ani manevra yaptığı kamyonetin çarptığı hafif ticari araç, önündeki otomobilin üzerine devrildi. 2 kişi yaralanırken, kaza bir başka aracın kamerasına yansıdı.

Kaza, dün saat 07.30 sıralarında Yıldırım ilçesi Ankara Yolu Caddesi Mimar Sinan Metro İstasyonu yakınlarında meydana geldi. Kent merkezinden Kestel istikametine sol şeritte hareket halinde olan hafif ticari aracın sürücüsü, önünde aniden duran otomobile çarpmamak için fren yaptı. Arkadan gelen kamyonetin sürücüsü de manevra yapıp sağ şeride geçmek istedi. Bu sırada kamyonet, hafif ticari araca çarptı. Savrulan hafif ticari araç, önündeki otomobilin üstüne devrildi. Sürücü ve yolcunun vatandaşlarca kurtarıldığı kaza, araç içi kamerasına yansıdı. İhbarla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazayı hafif yaralı olarak atlatan sürücü ile yolcunun durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------------

-Kaza anı güvenlik kamerası

-Sürücü ve yolcunun kurtarılması güvenlik kamerası

-Haber-Kamera: Muhammet SEZGİN/BURSA, (DHA)

===========================================

4) ÖĞRENCİNİN EV KURMA HESABI, SPOTÇUDA 50 BİN LİRA

ANTALYA'da yeni eğitim yılı ile birlikte ev kurmak isteyen üniversite öğrencileri, bütçelerini düşürmek için spot eşya mağazalarına yöneliyor. Spot eşya satıcısı Mehmet Sönmez, öğrencilerin tek başına kuracağı bir evin temel ihtiyaçlarının minimum 50 bin lira olduğunu, aynı eşyaların sıfır alınması halinde maliyetin 70-80 bin liraya çıkabildiğini belirtti.

Üniversitelerin açılmasıyla birlikte öğrencilerin ev eşyası arayışı sürüyor. Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, yatak, baza ve oturma grubu gibi temel ihtiyaçlarını daha uygun maliyetle karşılamak isteyen öğrenciler, spot eşya mağazalarını tercih ediyor. Antalya'da spot eşya satışı yapan Mehmet Sönmez, öğrenci müşterilerinin çoğunlukta olduğunu, son yıllarda hazır ve eşyalı evlerin yaygınlaşması nedeniyle bu müşteri grubunda düşüş yaşandığını ifade etti.

50 BİN LİRAYA TEMEL EV EŞYASI

Öğrencilerin temel ev ihtiyaçlarını karşılamak için tercih ettiği ürünleri sıralayan Sönmez, "4 tane beyaz eşya alsa 5'er binden 20 bin lira eder. Bir koltuk takımı alsa 10 bin liralık da alabilir, 30 bin eder. Ondan bir baza yatak alsa 8-10 bin lira da o eder, 40 bin lira etti. Bir de elbise dolabı alsa 50 bin lira. Bir öğrenci, evini minimum miktarlarla 50 bin liraya düzebilir" diye konuştu.

SIFIR ÜRÜNLERDE MALİYET ARTIYOR

Spot eşya mağazalarında öğrencilerin buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, sebil, baza, yatak, başlık ve koltuk takımı gibi ürünleri bulabildiğini belirten Sönmez, ürünlerin fiyatının kalite ve özelliklerine göre değiştiğini kaydetti. Sönmez, spot mağazasında 5 bin liraya satılan bir ürünün dışarıda sıfır olarak en düşük fiyatla yaklaşık 7 bin liraya alınabildiğini, ürün başına yaklaşık 2 bin lira fiyat farkı oluşabildiğini söyledi. Sönmez, "Ev için temel eşya olan bu ürünleri dışarıda almaya kalksa yine minimum 70-80 bin lira bulur. Bizde ise 50 bin liraya düzebilir. Artı nakliyemizi, ambalajımızı kendimiz yapıyoruz, taşımasını da yapıyoruz" diye konuştu.

NAKLİYE VE SERVİS DESTEĞİ

Öğrencilerin bütçelerini düşürmek amacıyla bütün ev eşyalarını ikinci el tercih edebileceğini belirten Sönmez, mağazada satılan ürünlerin nakliye ve ambalaj işlemlerinin de işletme tarafından karşılandığını ifade etti. Satış sonrası oluşabilecek sorunlarda dükkanda görev yapan servis elemanının müdahale ettiğini belirten Sönmez, "Dışarıda aldıkları ürünler 70 bin liradır ama bizde 50 bin liradır. Ortada 20 bin liralık bir fark oluyor. Artı nakliye, ambalaj hepsi içinde. Herhangi bir şey olduğunda servis elemanımız var. Bir gün içinde, iki gün içinde müdahale ediyor" dedi. Öğrencilere destek olduklarını söyleyen Sönmez, "Bütçe dostuyuz. İnşallah Allah'tan bir şey olmazsa yardımcı olacağımız şeyleri de yaparız, elimizden gelenlerle" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Spot dükkanından detay

-Masa sandalye detay

-DHA muhabiri Aysu DURSUN'un ANONSU

-RÖP: Mehmet Sönmez

Haber: Aysu DURSUN- kamera: Burak YALMAN/ANTALYA, (DHA)-

==================================================

5) ÇOCUKLUK HAYALİ RESMİ, 65 YAŞINDAN SONRA TUVALE TAŞIDI

TEKİRDAĞ'ın Çerkezköy ilçesinde yaşayan İffet Tekin (72), çocukluk yıllarında tutku duyduğu resim sanatına dair çalışmalarını 65 yaşından sonra yeniden hayata geçirdi. Yaklaşık 7 yıldır düzenli olarak resim yapan ve sergi açmak isteyen Tekin'in, doğa manzaralarından portrelere, sokaklardan farklı yaşam hikayelerine kadar onlarca eseri evinin duvarlarını süslüyor.

Sivas'ın Akıncılar ilçesinde dünyaya gelen İffet Tekin, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra İstanbul'a taşındı. Liseyi İstanbul'da bitiren Tekin, evlendikten sonra ise Çerkezköy'e yerleşti. Çocukluk yıllarından itibaren resme ilgi duyan Tekin'in yeteneği, lise döneminde öğretmeni tarafından fark edildi. Lise döneminde bir çalışmasının birinci seçildiğini anlatan Tekin, öğretmeninin söylediği 'Sen yeteneklisin' sözü üzerine resme ilgisinin daha da arttığını belirtti. Tekin, "Öğretmenimin beni övmesi çok hoşuma gitmişti. Bir kadın büstü resmi yapmıştık ve benim çalışmam birinci seçilmişti. Daha sonra sınıfta benim portrem de yapıldı. O günleri hiç unutmuyorum" dedi.

4 TORUN SAHİBİ

Evli, 3 çocuk ve 4 torun sahibi olan İffet Tekin, çeşitli nedenlerle uzak kaldığını ancak resme ilgisini hiçbir zaman kaybetmediğini ifade etti. Tekin, 65 yaşında yeniden tuvalin başına geçerek, bu kez yağlı boya çalışmaya başladı. İnternetten ressamların ve resim öğretmenlerinin çalışmalarını takip ederek kendisini geliştirdiğini söyleyen Tekin, "Kara kalem yapıyordum ama yağlı boya konusunda hiçbir bilgim yoktu. 'Ben bunu öğreneceğim' dedim. Kurslara baktım fakat katılma imkanım olmadı. İnternetteki resim hocalarını izleyerek kendi kendime çalışmaya başladım" diye konuştu.

EVİ SERGİ SALONUNA DÖNÜŞTÜ

Evinde yaklaşık 7 yıldır düzenli olarak resim yapan Tekin, bu süreçte çok sayıda esere imza attı. Resmin kendisi için bambaşka bir dünya olduğunu ve yaptığı resimle bütünleştiğini söyleyen Tekin, "Resim yapmaya başladığım zaman bırakamıyorum. 3 günde 1 resmi tamamlıyorum. Tamamladığım resimlerimi de önce torunlarıma gösteriyorum" dedi.

Yıllar içinde yaptığı resimlerin sayısının artmasıyla Tekin'in Çerkezköy'deki evi, kişisel sergi alanına dönüştü. Doğa manzaraları, insan portreleri, sokaklar ve farklı yaşam kesitlerini tuvale taşıyan Tekin, "İnsanlar resimlerime baktıklarında isterlerse beni de o resimlerin içinde görebilirler. Benim hissettiklerimi, yaşamak isteyip de yaşayamadığım şeyleri görebilirler. Çünkü yaptığım her resmin içinde benden mutlaka bir parça var" ifadelerini kullandı.

SERGİ AÇMAK İSTİYOR

Bugüne kadar kişisel sergi açmadığını belirten Tekin, bu konuda bazı girişimlerde bulunduğunu ancak gerçekleştiremediğini söyledi. Halk Eğitim Merkezi'ne başvurduğunu ifade eden Tekin, eserlerini bir gün sanatseverlerle buluşturmak istediğini dile getirdi. Resim sanatına sevgisini anlatan Tekin, "Yeteneğin tek başına yeterli olduğuna inanmıyorum. İnsan seviyorsa yapar. Yetenek de çalışarak ve severek gelişir. 'Yaşlandım, artık yapamam' demek doğru değil. Her şeyin başı sevgi. Resim beni ayakta tutuyor. Resim yaparken bütün dertlerinizi unutuyorsunuz. Ağrılarınız varsa onları bile unutuyorsunuz. Özellikle ileri yaştaki insanlar kendilerine yeni uğraşlar edinmeleri gerekir. Benim sloganım; asla vazgeçmemek. İnsan severse, isterse ve çalışırsa başarabilir. Önemli olan pes etmemek" diye konuştu. (DHA)

Görüntü dökümü

----------------------------

-İffet Tekin'in yaptığı yağlı boya tablolar

-Tekin'in kara kalem çalışmaları

-İffet Tekin ile röp.

Haber-Kamera: Onur KAYA/ÇERKEZKÖY(Tekirdağ), (DHA)-

==================================================

6) BÖBREĞİNİ AĞABEYİNE BAĞIŞLAYAN EMEKLİ MOBİLYA USTASI, AHŞAP TUTKUSUNDAN VAZGEÇMEDİ

MANİSA'nın Şehzadeler ilçesinde yaşayan emekli mobilya ustası Hasan Yerebakan (56), 2023 yılında böbreğini ağabeyi Mehmet Yerebakan'a (65) bağışladı. Organ naklinin ardından ağır işlerden uzaklaşan Yerebakan yine de çocuk yaşlarda başlayan ahşap tutkusundan vazgeçmedi. Bu kez doğadan topladığı çınar ağaçlarının dallarını uzun uğraşlarla şekillendirerek çeşitli objelere dönüştüren Yerebakan, "Ürettikçe hem tedavi oluyorum hem insanlara güzel bir şeyler sunmanın ayrı hazzını yaşıyorum" dedi.

Şehzadeler ilçesinde yaşayan emekli mobilya ustası Hasan Yerebakan, ortaokulu bitirdikten sonra bir mobilya ustasının yanında çırak olarak çalışmaya başladı. İlkokul öğretmeninin ahşaba olan ilgisini fark etmesinin ardından bu alana yönelen Yerebakan, yıllarca mobilya sektöründe çalıştı. Villalara ahşap pergoleler yapan, evleri ahşapla kaplayan evli ve 1 çocuk babası Yerebakan, uzun yıllar mesleğini sürdürdü. Hasan Yerebakan'ın emekliliğine kısa bir süre kala ağabeyi Mehmet Yerebakan'ın böbrek nakline ihtiyacı olduğunu öğrendi. Hasan Yerebakan, 2023 yılında böbreğinin birini ağabeyine bağışladı. Yerebakan, başarılı geçen operasyonun ardından çalışma hayatında değişikliğe gitti. Ağır efor gerektiren işlerden uzaklaşan Yerebakan, yıllardır tutkuyla bağlı olduğu ahşaptan yine de kopmadı. Geçen yıl Şehzadeler ilçesindeki tarihi Kurşunluhan'da kendisine bir atölye açan Yerebakan, doğada bulduğu ağaç parçalarını çeşitli dekoratif objelere dönüştürmeye başladı.

'AHŞAPLA AŞİNALIĞIM, AŞKIM HİÇ BİTMEDİ'

Emekliliğine yakın bir dönemde organ nakli operasyonu geçirdiğini anlatan Yerebakan, "Gayet başarılı bir ameliyattı. Ondan sonra o mesleği yavaş yavaş bırakma kararı aldım. Ahşapla aşinalığım, aşkım hiç bitmedi. Bu sefer doğada bulduğum, bana hitap edebilecek ağaçları keşfederek ahşap tabaklar, piton yılanları ve el boyaması çalışmalar yaparak üretmeye başladım" diye konuştu. Organ bağışının ardından yaşamına daha fazla dikkat ettiğini ve ağır işlerden uzak durduğunu ifade eden Yerebakan, "Ürettikçe hem tedavi oluyorum hem insanlara güzel bir şeyler sunmanın ayrı hazzını yaşıyorum" dedi.

AĞAÇ DALLARINDAN PİTON YILANI

Doğada bulduğu ve mobilya sektöründe değerlendirilmeyen çınar ağaçlarını kullanmayı tercih ettiğini belirten Yerebakan, "Çınar, mobilya sektöründe kullanılmayan bir ağaçtır. Ben bunları ancak dere boylarında bulabiliyorum. Piton yılanı yapmak için uygun dalı çok aradım. Bulabilmek için toplam 70 kilometre yol gittim. Dere boyunca aradım ve buldum. Böylece eser ortaya çıktı" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Hasan Yerebakan ile röp.

-Atölyeye gelirken detay

-Atölyede yılan objeleri yaparken detay

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ersan ERDOĞAN / MANİSA, (DHA)-

==================================================

Kahramanmaraş- 10 kişinin öldüğü okul, milli eğitim binası olacak
Sıradaki Haber
Kahramanmaraş- 10 kişinin öldüğü okul, milli eğitim binası olacak
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler