DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2

📅 13.09.2026 11:20 🕐 18 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
🔄 Güncellendi: 13.09.2026 21:15
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) DEV ÇEKİRGELER TEDİRGİN ETTİ, UZMANI 'ZARAR VERMEYİN' DEDİVAN'ın Erciş ilçesine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Zilan Yaylaları'nda, boyları 15 santimetreye ulaşan dev çekirgeler görüldü. İlk kez bu büyüklükte çekirge gördüklerini belirten vatandaşlar tedirgin olurken, Hakkari Üniversitesi Biyo

1) DEV ÇEKİRGELER TEDİRGİN ETTİ, UZMANI 'ZARAR VERMEYİN' DEDİ

VAN'ın Erciş ilçesine yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Zilan Yaylaları'nda, boyları 15 santimetreye ulaşan dev çekirgeler görüldü. İlk kez bu büyüklükte çekirge gördüklerini belirten vatandaşlar tedirgin olurken, Hakkari Üniversitesi Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, söz konusu çekirgelerin 'Saga' cinsine ait avcı ve etçil türler olduğunu belirterek, "Tarım alanlarındaki zararlı böceklerle beslendikleri için çiftçilerin dostu olarak nitelendirebiliriz" dedi.

Marmara Bölgesi'nde son günlerde görülen iri çekirgelerle ilgili sanal medyadaki görüntülerin ardından, benzer çekirgeler Van'ın Erciş ilçesindeki Zilan Yaylaları'nda görüldü. Boyları 15 santime kadar ulaşabilen çekirgeleri gören vatandaşlar, yaşadıkları şaşkınlık ve tedirginliği dile getirdi. Bölgede arıcılık yapan Murat Poyrazoğlu, uzun yıllardır bölgeye geldiğini ancak daha önce bu büyüklükte çekirgeyle karşılaşmadığını söyledi. Poyrazoğlu, "Uzun yıllardır bu bölgeye gelirim ve burada bu boyutlarda hiç çekirge görmedim. Boyları yaklaşık 10 santimetreyi aşıyor. Bu tabii bizi tedirgin ediyor. Son günlerde bunları televizyonlarda gördük. Son birkaç gündür bu bölgede dev çekirgelerle karşılaşıyoruz. Bu çekirgelerin tarıma veya insana zarar verip vermediğini bilmiyoruz. Yetkililerden bu konuya el atmalarını rica ediyoruz" dedi.

'ÇİFTÇİLERİN DOSTU OLARAK NİTELENDİREBİLİRİZ'

Söz konusu çekirgelerle ilgili bir değerlendirmede bulunan Hakkari Üniversitesi Biyoçeşitlilik Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, çekirgelerin Orthoptera takımına ait ve avcı bir tür olduğunu söyledi. Böcek, biyoçeşitlilik, moleküler genetik ve biyotoksi alanlarında çalışmalar yaptığını belirten Taylan, "Van'ın Erciş ilçesi Zilan Yaylası'nda bir çekirge türünün bulunduğuna ilişkin bir bildirim aldık. Daha sonra bu canlıya ait fotoğraf ve videolar da paylaşıldı. Görülen canlı predatör, yani avcı ve etçil özellik taşıyor. Orthoptera takımına ait bir çekirgedir. Bu türler özellikle ekosistemlerde oldukça yararlı canlılardır. Çünkü zararlı böceklerle, özellikle tarım ürünlerine zarar veren böceklerle beslenmektedirler. Bu nedenle aslında çiftçilerin dostu olarak nitelendirebiliriz" dedi.

'LÜTFEN ZARAR VERMEYİN'

Vatandaşlardan çekirgeleri gördüklerinde zarar vermemelerini isteyen Prof. Dr. Taylan, "Bu canlıyı gördüğünüzde, özellikle Saga cinsine ait bu türleri gördüğünüzde lütfen zarar vermeyin. Bilakis bu canlıları muhafaza edin. Çünkü bulundukları habitatta ve ekosistemde av-avcı ilişkisini dengeleyen ve kontrol eden önemli bir avcı türdür. 'Saga' cinsinin Türkiye'de çok sayıda türü var. Hatta bazı uzmanlar bu cinsin özellikle gen merkezinin Anadolu olduğunu ifade etmektedir. İlk tür 1938 yılında tanımlanmıştır. Batı Palearktik bölgede toplam 13 tür bulunmaktadır. Ülkemizde en son bulunan türlerden biri de Saga Hakkarica türüdür. Hakkari ilinde bulunmuş ve tespit edilmiştir. Bu tür, bizim yaptığımız bir çalışma sonucunda ortaya çıkarılmıştır" diye konuştu.

'TARIM ALANLARINDAKİ ZARARLI BÖCEKLERLE BESLENİYOR'

Çekirgelerin insanlara veya bitkilere zarar verdiği yönündeki endişelerin yersiz olduğunu ifade eden Prof. Dr. Taylan, "Özellikle çiftçi arkadaşlarımızın bu canlıyla ilgili 'İnsana zarar verir, bitkilere zarar verir' gibi düşüncelerden uzaklaşmalarını öneriyorum. Bu canlı tamamen avcı, yani predatör bir canlıdır. Tarım alanlarındaki zararlı böceklerle beslendiği için ekosistem açısından önemli ve faydalı bir role sahiptir" dedi.

Canlıları 'yararlı' veya 'zararlı' şeklinde sınıflandırmanın biyolojik açıdan doğru bir yaklaşım olmadığını da vurgulayan Prof. Dr. Taylan, "Her ne kadar biyolojik açıdan 'Bu canlı yararlıdır, şu canlı zararlıdır; bu iyidir, şu kötüdür' şeklindeki ifadeler ve sınıflandırmalar doğru bir yaklaşım olmasa da canlıları insan merkezli değerlendirdiğimizde, bu türün tarım alanlarındaki zararlı böceklerle beslenmesi nedeniyle yararlı olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu.

'BOYLARI 20 SANTİMETREYE YAKLAŞABİLİYOR'

Söz konusu çekirgelerin Batı Palearktik coğrafi bölgenin en büyük böcek türlerinden biri olduğunu belirten Prof. Dr. Taylan, "Boyları yaklaşık 12-15 santimetreye kadar ulaşabilmektedir. Dişilerin arka kısmında yumurta bırakmaya yarayan bir yapı bulunmaktadır. Buna ovipozitör diyoruz. Ovipozitör de hesaba katıldığında toplam boyları 20 santimetreye yaklaşabilmektedir. İlk etapta ürkütücü görünebilirler. Ancak bulundukları ekosistem ve habitat açısından oldukça önemli ve yararlı canlılardır. Bu nedenle vatandaşlarımızın bu tür çekirgeleri gördüklerinde zarar vermemelerini, aksine doğal yaşam alanlarında korumalarını rica ediyorum" ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Çekirgelerden detaylar

-Çekirgelerin görüldüğü alandan görüntüler

-Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan ile röportaj

-Arıcı Murat Poyrazoğlu ile röportaj

-Detaylar

Barış KUL/ERCİŞ (Van), (DHA)-

=============================================

2) TÜRKİYE’DE 6 MİLYON KONUT RİSK HAVUZUNDA

TÜRK Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, Türkiye genelinde aktif olarak kullanılan yaklaşık 26 milyon konut olduğunu belirterek, özellikle 1980-2000 yılları arasında inşa edilen çok katlı yapıların risk açısından incelenmesi gerektiğini söyledi. Çak, “Türkiye’de risk havuzunda bulunan yaklaşık 6 milyon konutun incelenmesini, risk analizlerinin yapılmasını, gerekirse deprem performans analizleriyle beraber binaların risk durumlarının çıkarılmasını bekliyoruz” dedi.

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, Türkiye'deki binaların durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’de bina yaşına ilişkin son kapsamlı çalışmanın TÜİK tarafından 2021 yılında hane halklarına sorularak yapıldığını belirten Çak, son 5 yılda inşa edilen yeni binaların da hesaplamaya dahil edilmesiyle Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon konut bulunduğunu kaydetti. Konutların bir bölümünün boş, ikinci veya üçüncü konut ya da satış aşamasında olduğunu aktaran Çak, aktif kullanılan konut sayısının yaklaşık 26 milyon olduğunu ifade etti.

‘TÜRKİYE’DE ORTALAMA BİNA YAŞI 25 OLARAK KARŞIMIZA ÇIKIYOR’

Hıdır Çak, “Türkiye’de bina yaşının hesaplanması ile ilgili en son çalışma 2021 yılında TÜİK tarafından yapıldı. Bu verilerin üzerine biz İnşaat Mühendisleri Odası olarak son 5 yılda yapılan yeni binalarımızı da eklediğimiz zaman Türkiye genelinde 36 milyon konut olduğunu, yaklaşık 26 milyon konutun ise aktif olarak kullanıldığını görüyoruz” diye konuştu.

‘YAŞ TEK BAŞINA BİNANIN GÜVENLİLİĞİNİ GÖSTERMEZ’

Bina yaşının tek başına yapının güvenli olup olmadığını ortaya koymadığını vurgulayan Çak, özellikle 1980-2000 yılları arasında yapılan çok katlı yapıların risk açısından değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bu kriterlere göre yaklaşık 6-7 milyon konutun risk havuzunda bulunduğu görünüyor. Dolayısıyla Türkiye’deki risk havuzunda bulunan 6 milyon civarındaki konutun incelenmesini, risk analizlerinin yapılmasını, gerekirse deprem performans analizleriyle beraber binaların risk durumlarının çıkarılmasını bekliyoruz. Aslında yaş bize doğrudan bir binanın güvenli olup olmadığıyla ilgili çok önemli bir parametre verisi sunmuyor. Ama eğer binamız 1998 deprem yönetmeliğinden önce yapıldıysa yani 1975 deprem yönetmeliğine göre yapıldıysa, çok katlıysa, elle beton dökülmüşse, binamızda çok ağır çıkmalar varsa bu aslında binamızın bir ölçüde riskli olduğu izlenimi verir” dedi.

'RİSK HAVUZUNDAKİ BİNALARIN DEPREM PERFORMANS ANALİZİ YAPILMALI'

Risk havuzunda bulunan konutlar için öncelikle ön inceleme yapılması gerektiğini belirten Çak, “Risk havuzunda bulunan bu konutlar için ilk olarak ön incelemeler yapılmalıdır. Karot, profometre gibi birtakım çalışmaların ardından laboratuvarda elde edilen verilerle birlikte bilgisayar ortamında bir modelleme çıkarılmalı, bu modellemeyle deprem performans analizleri ölçülmelidir. Sonuç riskli çıkarsa bina ya güçlendirilmeli ya da güçlendirme maliyeti çok yüksek çıkarsa yıkılmalı ve yeniden yapılmalıdır. Ama çok fazla riskli binanın bir arada olduğu ada bazlı ya da mahalle bazlıysa bölgenin kentsel dönüşüm alanı ilan edilerek yeniden planlanması ve yeniden yapılanmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------------

- İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak ile röp.

- Yeni apartman inşaattan ve eski yapılardan dron görüntüleri (arşiv)

Haber: Gülşah ATICI-Kamera: Yusuf YILDIZ/ADANA,(DHA)

=========================================

3) ÇOCUKLAR, COP31 FARKINDALIK ETKİNLİĞİNDE HASAT ETTİKLERİ ÜRÜNLERİ PAZARDA SATIŞA SUNDU

ERZURUM'da çocuk hakları komitesi üyeleri COP31 farkındalık etkinliği kapsamında, Aziziye ilçesindeki termal seralarda hasat ettikleri ürünleri mahalle pazarında satışa sundu. Dikim aşamasından ürünlerin hasadına ve pazara ulaşmasına kadar üretim sürecini yaşayarak öğrenen çocuklar, aynı zamanda eğlenceli vakit geçirdi.

Antalya'nın ev sahipliğinde düzenlenecek COP31'e hazırlık kapsamında Erzurum'da çocuklar, iklim değişikliği ve sürdürülebilir yaşam konusunda çalışmalara katıldı. Aile ve Sosyal Hizmetler Erzurum İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen etkinliklerde çocuklar, Aziziye Belediyesi Termal Destekli Domates Seralarını gezdi. Seradaki üretim çalışmalarına katılan çocuklar, domates yetiştiriciliğinin dikimden başlayıp hasada kadar olan sürecini yaşayarak öğrendi. Termal kaynaklardan yararlanılan seralarda çocuklara yerel üretim, doğal kaynakların verimli kullanılması ve sürdürülebilir tarım uygulamaları hakkında bilgi verildi.

Seradaki çalışmaların ardından çocuklar, seralardan hasat ettikleri ürünleri Ilıca Mahallesi’ndeki kurulan pazarda satışa sundu. Çocukların pazar esnafıyla rekabeti vatandaşların ilgisini çekti. Etkinlik süresince çocuklar, üretimden pazarlamaya kadar uzanan süreci uygulamalı olarak gerçekleştirdi.

'ÇOCUKLARIMIZIN KATILIMINI ÇOK ÖNEMSİYORUZ'

Aile ve Sosyal Hizmetler Erzurum İl Müdürü Hasan Aykut, COP31 sürecinde çocukların iklim değişikliği konusunda bilinçlenmelerinin ve çözümün bir parçası olmalarının önemine dikkat çekti. İklim değişikliğinin yalnızca bugünü değil, çocukların geleceğini de doğrudan ilgilendiren küresel bir mesele olduğunu belirten Aykut, çocukların çevreye duyarlı, doğal kaynakları koruyan ve sürdürülebilir yaşam bilincine sahip bireyler olarak yetişmelerini önemsediklerini söyledi.Çocukların fikirlerini ifade etmelerinin ve kendilerini ilgilendiren süreçlere aktif katılım sağlamalarının çocuk haklarının önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Aykut, Erzurum'da düzenlenen etkinliklerle çocukların yaşayarak ve deneyimleyerek öğrenmelerine imkan sağlandığını ifade etti. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

-Çocukların toprağa tohum dikmeleri

-Tohum dikiminden detay

-Serada domates hasadı

-Domates hasadından görüntü

-Serada çalışan çocukların konuşması

-Çocukların serada sebze hasadı yapması

-Çocukların pazarda satış yapması

Haber-Kamera: Şahap GÜRLER/ERZURUM, (DHA)

=============================================

4) ŞARKÜTERİDE KARS KAŞARI ÖDÜLLÜ SATRANÇ TURNUVASI

KARS'ta düzenlenen satranç turnuvasında dereceye giren çocuklara kentin coğrafi işaretli ürünü olan kaşar hediye edildi.

Kars'ta şarküteri işletmecisi Tacettin Ay, oğlu Bekir Deniz'in (7) satranca olan merakı yüzünden iş yerinde turnuva düzenledi. Alışveriş için gelen müşterilerin çocuklarının katıldığı turnuva çekişmeli geçti. Şarküteride çocuklar mücadele verirken, veliler de işletmenin bahçesinde kendi aralarında satranç oynadı. Çocuklara Kars'ın coğrafi işaret belgeli ürünü olan kaşar ikram edildi.

Etkinliğin ortaya çıkış hikayesini anlatan işletme sahibi Tacettin Ay, çocuklardan ve ailelerden yoğun ilgi gördüklerini belirtti. Ay, "Velilerimiz, kıymetli müşterilerimiz geldiği zaman alışverişlerini yaparken çocuklar da oturup satranç oynuyor. Biz de bu süreci bir turnuva şeklinde düzenlemek istedik. Gayet de başarılı oldu. Bu yönde talep de var. Çocuklar telefon ve tabletten uzak kalıyor, aileleri getiriyor ve satranç oynuyorlar. Üniversiteden akademisyen hocalarımız geldi. Alışveriş yaparken çocuklar 'Satranç oynayalım' dediler. O şekilde oynamaya başladılar. Bu bir gelenek haline geldi" dedi.

BİRİNCİYE COĞRAFİ İŞARETLİ KARS KAŞARI

Turnuvanın ödülünü işletmenin faaliyet alanına uygun olarak belirlediklerini ifade eden Ay, "Şarküteri olduğu için birinciye coğrafi işaretli Kars kaşarımızı hediye ediyoruz. Çocuklar bunun bilincinde oynuyorlar. Hem keyif alıyorlar hem de ödül aldıkları zaman ailelerine ekonomik anlamda kendilerince bir katkı sağladıklarını düşünüyorlar. Çok da mutlu oluyorlar" diye konuştu.

SATRANÇ ÇOCUKLARIN ZEKA GELİŞİMİ İÇİN ÖNEMLİ

Çocuğunu turnuvaya getiren velilerden Avukat Mesut Gül, şarküteride satranç turnuvası düzenlenmesini ilginç bulduğunu söyledi. Satrancın çocukların zekası için önemli olduğunu kaydeden Mesut Gül, şunları söyledi:

"Tacettin Bey burada böyle bir şey olduğunu söyleyince tuhaf ve acayip geldi. O yüzden çocuklarla beraber gidip bakalım dedik. Satranç çocukların zekasının gelişmesi açısından çok önemli. Olaylara farklı bakabilmeleri, hayatı bir satranç gibi görebilmeleri ve iki adım ötesini görmeleri açısından çok güzel bir oyun. Bizim coğrafyamızda da çocukların satranca yönlendirilmesi gerekiyor. Bir peynircide bunun yapılmış olması oldukça güzel bence."

ORHUN: İNŞALLAH HEP BİRİNCİ OLURUM

Turnuvanın birincilerinden Orhun Büyüktopçu (8), "Çok mutluyum. Buranın kaşarını da çok seviyorum. İnşallah hep birinci olurum. Satranç oynamayı çok severim. Bu benim kaçıncı birinciliğim bilmiyorum, bayağı birinci olmuşumdur. Bir sürü madalyam da var" diye konuştu.

BABAMIN DÜKKANINDA SATRANÇ OYNAMAK ÇOK GÜZEL

Turnuvanın bir diğer birincisi, işletme sahibi Tacettin Ay'ın oğlu Bekir Deniz (7) ise "Burada babamın dükkanında satranç oynamak gerçekten çok güzel bir his. Satranç oynamayı da babamın kaşarlarını da çok seviyorum. Birçok arkadaşımı buraya getiriyorum ve çok eğleniyorum" dedi.Turnuvanın sonunda çocuklar ve veliler, hep birlikte Kars kaşarının tadına baktı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Şarküteride düzenlenen turnuvadan görüntü

-Turnuvada yapılan maçlar ve kaşar peyniri

Tacettin Ay'ın konuşması

-Birincilere kaşar peyniri ödülü verilmesi

-Çocuklara kaşar peyniri ikram edilmesi

Haber-Kamera: Volkan KARABAĞ/Kars,(DHA)

=============================================

5) KARADENİZ’İN ZİRVELERİ, YENİ EVLİLERİN BALAYI ROTASI OLDU

DOĞU Karadeniz’in turizm merkezlerinden Rize, klasik deniz, kum ve güneş üçlüsüne alternatif arayan yeni evli çiftlerin balayı rotası haline geldi. Özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinden gelen çiftler, zirvelerine çıktıkları Karadeniz'in serin havası ve doğası eşliğinde tatil yapıyor.

Doğu Karadeniz’in zirveleri, deniz-kum-güneş üçlüsü yerine farklı tatil deneyimi arayan yeni evli çiftlerin balayı rotası haline geldi. Ege ve Akdeniz bölgelerindeki klasik tatil anlayışına alternatif arayan çiçeği burnunda çiftler, balayı tercihlerini Rize’den yana kullanıyor. Fırtına Vadisi’nin tarihi kemer köprüleri, görkemli kaleleri ve serin yaylalarında vakit geçiren çiftler, yeşilin ve temiz havanın keyfini çıkararak unutulmaz anılar biriktiriyor. Yeni evli çiftler, yeşilin bin bir tonunun hakim olduğu doğa manzaralarında fotoğraf çektirerek gezilerine ait güzel anları ölümsüzleştiriyor. Yılın her dönemi denize ve kuma doyduklarını belirten Egeli çiftler, balayında farklı deneyim yaşamak için Karadeniz'i tercih ettiklerini söylüyor.

‘DENİZ, KUM, GÜNEŞİ HER ZAMAN GÖREBİLİRİZ’

Balayı tatili için eşiyle Denizli'den Rize'ye gelen Emrecan Taylan, başlangıçta Karadeniz'e gelmek konusunda tereddüt yaşadıklarını ancak geldikten sonra çok memnun kaldıklarını belirtti. Taylan, "Ege Bölgesi'nde olduğumuz için deniz, kum ve güneşi her zaman görebiliriz. Farklılık olsun istedik. İyi ki de böyle bir tercih yapmışız. Her yer yemyeşil, baktıkça içimiz açılıyor. Zil Kale bambaşka bir güzelliğe sahip. Doğal güzellikler bizim için daha ön planda ve gerçekten çok zevk alıyoruz" şeklinde konuştu.

‘HERKESE BALAYI İÇİN TAVSİYE EDİYORUM’

Büşra Taylan ise bölgenin tam bir fotoğraf stüdyosu gibi olduğunu söyleyerek, "Muğla veya Fethiye gibi bilindik yerlere sürekli gidiyoruz. Ancak buraya ilk defa geldik ve attığımız her adım yeşillik. Tam bir doğal fotoğraf stüdyosu gibi. Herkese balayı için burayı tavsiye ediyorum" ifadelerini kullandı.

Deniz turizminin önde gelen kentlerinden Antalya'dan Karadeniz’e gelen Abdulkadir Bahçeci de yeşile ve doğaya olan hasretlerini dile getirerek, "Sürekli denizin içinde olduğumuz için buraları tercih ettik. Rize'ye geldiğimizi daha şehrin girişinden anladık. Beklediğimizden harika bir yer" diye konuştu.

Tatillerinin ikinci gününde olduklarını ve bölgedeki tarihi yerler ile doğa aktivitelerini deneyimlediklerini belirten Büşra Yılmaz da "Alanya'da deniz ve kum görmekten çok sıkıldık. Kendimizi yeşilliklere vermek istedik. Bence balayı için tercih edilmesi gereken ilk yer burası. Karadeniz’i herkese öneriyoruz" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

- Bölgeden dron görüntüleri

- Çiftlerden detaylar

- Turizm bölgesinde detaylar

- Çiftlerle röp.

Haber-Kamera: Mehmet Can PEÇE/RİZE, (DHA)

=============================================

6) KAVACIK ÜZÜMÜ BAHÇEDE 60, MARKETTE 150-200 LİRA

İZMİR'in Karabağlar ilçesinde bahçede kilogram fiyatı 60-80 lira olan coğrafi işaretli Kavacık üzümü, markette 150 ila 200 lira arasında değişen fiyatlarla satılıyor. Üretici Yusuf Ertepe (59), “Ürünü hale gönderiyoruz. Haldeki fiyatı 60 ile 80 lira arasında. İstediğimiz fiyat değil. Daha yüksek olmasını beklerdik. Aracılar kazanıyor, biz kazanmıyoruz” dedi.

Karabağlar’da yetiştirilen coğrafi işaretli Kavacık üzümünde hasat devam ediyor. Üreticiler üzümde bu yıl verimin ve kalitenin yüksek olduğunu belirtirken, bahçeden hale 60-80 liradan gönderilen üzümün tüketiciye yaklaşık 150-200 liradan ulaştığını dile getirdi. Kavacık Mahallesi'nde çocukluğundan beri bağcılık yapan Yusuf Ertepe (59), "Bu yıl üzüm verimli, kalitesi güzel ama fiyatlardan şikayetçiyiz. Bir önceki yıllarla aynı fiyat hatta daha düşük. Ürünü hale gönderiyoruz. Haldeki fiyatı 60 ile 80 lira arasında. İstediğimiz fiyat değil. Daha yüksek olmasını beklerdik. Aracılar kazanıyor, biz kazanmıyoruz. Bu her zaman herkesin şikayet ettiği bir olay. Ellerini vicdanların koysunlar. 150 liraya satılıyorsa, 100 liraya satsın, daha çok talep olsun" diye konuştu.

Kooperatifleşmenin avantaj sağlayabileceğini belirten Ertepe, "En azından herkesin malı bir yerde toplanır, satış aynı fiyat olur, üretici daha iyi kazanç elde eder. Kötüsü ile iyisi ayrılır, daha iyi olur" dedi.

'YÜZDE 100 FARK VAR'

Kavacık Mahallesi Muhtarı Hüseyin Yalçın (48) ise kendisinin de çiftçilik yaptığını ve bu yıl üzümde rekolte ve verim açısından durumun iyi olduğunu kaydetti. Yalçın, "Fiyat aşamasında ciddi sıkıntılarımız var. Toptan satışlarımız 60 ile 80 lira arası gidiyor ama değişkenlik gösteriyor. Tüketicinin aldığı fiyat ile bağdan sattığımız fiyat arasında neredeyse yüzde 100 fark var. Tüketicinin aldığı fiyat ne yazık ki 150 lira civarında" dedi.

'ARADAKİ FİYAT UÇURUMU ORTADAN KALKAR'

Hüseyin Yalçın sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üreticiler için belirli pazarlar ve satış alanları oluşturulursa ve direkt ürettiği mahsulü tüketiciyle buluşturabilirse, aradaki fiyat uçurumu ortadan kalkar. Hale göndermiş olduğumuz mahsulün fiyatını ne yazık ki biz belirleyemiyoruz. Bunu kendimiz satma şansımız olsa, üretici pazarları daha yaygın olsa, üreticiyle firmaların daha net buluştuğu ortamlar olsa eminim ki üretici çok daha memnun olur. Tüketici açısından da çok daha verimli olur. Çünkü hem taze hem de doğal mahsule ulaşır. Ama ne yazık ki mevcut şekilde üretici de tüketici de memnun değil." (DHA)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------:

-Yusuf Ertepe ile röp.

-Hüseyin Yalçın ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

-Dron görüntüsü

-Muhabir anonsu

Haber: Seza Nur ALPDÜNDAR, Kamera: Gökhan KILIÇ / İZMİR, (DHA)-

KPSS Lisans Alan Bilgisi'nin son oturumu başladı
Sıradaki Haber
KPSS Lisans Alan Bilgisi'nin son oturumu başladı
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler