DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 2
1) ANTALYA KUMLUCA'DAKİ ORMAN YANGINININ ENERJİSİ DÜŞÜRÜLDÜ
ANTALYA'nın Kumluca ilçesinde dün başlayan orman yangınına müdahale gece boyunca sürdü. Yoğun çalışmalar sonunda yangının enerjisi düşürüldü. Günün ilk ışıklarıyla hava müdahalesinin yeniden başladığı yangının kontrol altına alınması için çalışmalar sürüyor.
Kumluca'ya bağlı Toptaş Mahallesi'nde dün saat 14.30 sıralarında çıkan orman yangını, kuvvetli rüzgarın da etkisiyle hızla büyüyerek, Güzören Mahallesi'ne sıçradı. Havadan uçak ve helikopterler, karadan da çok sayıda ekibin müdahale ettiği yangın, yerleşim yerleri ve seraların da bulunduğu bölgeye doğru ilerledi. Yangının yaklaştığı Güzören Mahallesi'nin boşaltılmasına karar verildi. Jandarma ekipleri vatandaşların bölgeden uzaklaştırılması için çalışma yaptı. Alevlere teslim olan 10'a yakın ev zarar gördü. Havanın kararmasıyla birlikte helikopter ve uçaklarla müdahale dururken, kara ekipleri sabaha kadar çalışmalarını sürdürdü. Kuvvetli rüzgarın etkisini azalttığı bölgede yangının enerjisi büyük ölçüde düşürüldü.
Günün aydınlanmasıyla birlikte helikopter ve uçaklar yeniden müdahaleye başladı. Yangının kontrol altına alınmasına yönelik çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-Ormanlık alandaki dumandan görüntü
-Bölgeden genel detay görüntü
-Yanan ormanlık alandan detay
-İtfaiye ekibinin görüntüsü
Haber- kamera: Ramazan SARIKAYALI/KUMLUCA (Antalya), (DHA)-
=======================================================
2) İZMİR'DE 9 EYLÜL KUTLAMALARI 'ZAFER YÜRÜYÜŞÜ' İLE BAŞLADI
İZMİR'in kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümü etkinlikleri, 'Zafer Yürüyüşü' ile başladı. 7'den 70'e İzmirlilerin katıldığı yürüyüşte 350 metrelik Türk bayrağı açıldı.
İzmir'in düşman işgalinden kurtuluşunun 104'üncü yıl dönümü kutlamaları, 'Zafer Yürüyüşü' ile başladı. İzmirliler, yürüyüş için Basmane Polis Merkezi önünde saat 09.00'da toplandı. Yürüyüşe, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, Yeni Parti İzmir milletvekilleri Seda Kaya Ösen ve Ednan Arslan, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, Yeni Parti İl Başkanı Çağatay Güç, MHP İl Başkanı Veysel Şahin, ilçe belediye başkanları, oda ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Bandosu eşliğinde Anafartalar Caddesi'nden başlayan, Cumhuriyet Meydanı'nda son bulan yürüyüşte 350 metrelik Türk bayrağı taşındı. 7'den 70'e İzmirliler de yol kenarlarından Türk bayrakları sallayıp, kentin kurtuluşunu kutladı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Yürüyüşten görüntü
-Yürüyüşten dron görüntüsü
Haber: Seza Nur ALPDÜNDAR, Kadir ÖZEN - Kamera: Tekin GÜRBULAK - CAN HAZAR / İZMİR, (DHA)
=======================================================
3) UZMANINDAN, TATİLDEN OKUL DÜZENİNE GEÇİŞTE UYKU UYARISI
ÇOCUK ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı ve Psikoterapist Uzm. Dr. Canan İnce Börekçi, yaz tatilinin ardından okula başlayacak çocukların uyku düzenine ilişkin ailelere uyarılarda bulundu. Çocukların uyku düzeninin bir günde değiştirilemeyeceğini belirten Börekçi, “Tatilden uyku düzenine geçişte uyku açısından akşam çocukları uykuya zorlamak değil de sabah kalkış saatlerini düzenlemeye çalışmak çok daha uygulanabilir” dedi.
2026-2027 eğitim öğretim yılında ilk ders zili 14 Eylül Pazartesi günü çalacak. Okulların açılmasına sayılı günler kala çocukların okul ihtiyaçlarının karşılanmasının yanı sıra, biyolojik saatlerinin de okula hazırlanması gerektiğini belirten Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı ve Psikoterapist Uzm. Dr. Canan İnce Börekçi, yaz tatilinde ileriye kayan yatış ve kalkış saatlerinin okul döneminde yeniden düzenlenmesinin zaman aldığını ifade etti. Börekçi, ihtiyaç duyulan uyku saatine ve uyku düzeninin oluşturulmasında ekran kullanımının önemine ilişkin ailelere önerilerde bulundu.
‘YATIŞ VE KALKIŞ SAATLERİ 15-30 DAKİKA ERKENE ÇEKİLMELİ’
Uzm. Dr. Canan İnce Börekçi, yatış ve kalkış saatinin okul başlamadan bir hafta önce kademeli olarak erkene çekilmesi gerektiğini belirterek, “Okulların açılışı yaklaşırken yalnızca çocukların okul ihtiyaçlarını değil, biyolojik saatlerini de okula hazırlamamız gerekiyor. Yaz döneminde çocukların büyük bir kısmında yatış ve uyanış saatleri ileriye kayıyor. Okulların açılmasıyla bizlerde akşam erken uyumalarını sabah erken uyanmalarını sabah da erken kalkmalarını bekliyoruz ancak beynin uyku uyanıklık ritmi bir günde değişmiyor ve düzelmiyor. Ailelere önerim; uykuyla ilişkili okul düzenine okulun başladığı gün değil okuldan 1-2 hafta önce geçmeye başlamalarıdır. Bunu yaparken de her gün yatış ve kalkış saatlerini 15-30 dakika erkene çekmeye çalışmak biyolojik saatin yeniden düzene geçmesini başlatabilir. Burada özellikle sabah kalkış saatlerini düzenlemek önemlidir. Akşamları, ‘hadi uyku vakti’ dediğimizde çocuklarda hemen uykuyu başlatamıyoruz. Sabah aynı saatte uyanmak, uyandıktan sonra gün ışığı almak beynin gece uykusunu yeniden düzenlemesine katkı sağlıyor. 6-12 yaş arasındaki çocuklarda genel olarak 9-12 saat, ergenlerde ise 8-10 saat uyku ihtiyacının olduğunu biliyoruz. ‘Saat kaçta yatmalı?’ sorusundan çok, sabah saat kaçta uyanmış olmalı ve ihtiyacı olan uykuyu almak için akşam kaçta uykuya dalmış olmasıdır” dedi.
‘EKRAN SÜRESİ KADEMELİ OLARAK AZALTILMALI’
Ekran kullanımının azaltılmasının önemine değinen Börekçi, çocukları uyumaya zorlamak yerine erken uyandırmanın daha etkili olabileceğini ifade ederek, “Uykunun düzenlenmesinde çocuğun ekran süresinin kontrollü olması da çok önemlidir. Okula doğru ekran süresinin kademeli olarak azaltılması ve çocuğun gün içerisinde gerçek yaşam aktiviteleriyle vakit geçirmesi de önemlidir. Çocuğun hareket etmesi, arkadaşlarıyla yüz yüze vakit geçirmesi, kitap okuması, ailesi vakit geçirmesi gibi etkinlikler yapılmalı. Son olarak şunu vurgulamak gerekir ki; iyi bir uyku düzeni aslında çocuklarda yalnızca sabah nasıl uyandıklarını değil, gün içerisinde nasıl öğrendikleri, dikkatlerini nasıl sürdürdüklerini ve gün boyunca nasıl hissettikleri önemli etkenlerdir. Tatilden uyku düzenine geçişte uyku açısından akşam çocukları uykuya zorlamak değil de sabah kalkış saatlerini düzenlemeye çalışmak çok daha uygulanabilir” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Uzm. Dr. Canan İnce Börekçi'nin açıklamaları
HABER-KAMERA: Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/TRABZON,(DHA)
=======================================================
4) MUHAMMED BEBEK, HAVA AMBULANSIYLA MALATYA’YA SEVK EDİLDİ
BİTLİS'te 3,5 ay önce 1 kilo 400 gram ağırlığında dünyaya gelen ve 2 aydır entübe olarak takip edilen Muhammed Ali Uyan, ileri tetkik ve tedavisi için hava ambulansıyla Malatya’ya sevk edildi.
Tatvan Devlet Hastanesi'nde 3,5 ay önce dünyaya gelen Muhammed Ali Uyan'ın yapılan ekokardiyografik incelemesinde pulmoner hipertansiyon tespit edildi. Yaklaşık 2 aydır entübe olarak takip edilen bebeğin, doktorların yaptığı değerlendirmeler sonucunda oksijen ihtiyacı ve pulmoner hipertansiyon bulguları nedeniyle ileri düzey çocuk yoğun bakım ve çocuk kardiyolojisi hizmetlerinin bulunduğu üçüncü basamak sağlık kuruluşuna sevk edilmesine karar verildi. Muhammed bebek, sağlık durumunun daha ileri düzeyde değerlendirilmesi ve tedavisinin sürdürülmesi amacıyla Sağlık Bakanlığı'na ait hava ambulansıyla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Hastane önünde ambulansa bindirilmesi
-Bebeğin helikopter pistine getirilişi
-Helikoptere bindirilmesi
-Detaylar
Haber: Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, (DHA)
=======================================================
5) ANTALYA'DA YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM DÖNEMİ ÖNCESİ KİRALIK EV HAREKETLİLİĞİ
ANTALYA'da üniversitelerin açılmasına kısa süre kala, Akdeniz Üniversitesi (AÜ) çevresinde kiralık konut piyasasında hareketlilik başladı. Gayrimenkul danışmanı Halit Mert, öğrencilerin tercih ettiği 1+1 dairelerde kiraların 10 bin liradan başlayıp 55 bin liraya kadar yükseldiğini söyledi. Mert, şehir dışından gelecek öğrencileri sahte ilan ve kapora dolandırıcılığına karşı uyardı.
Antalya'da AÜ çevresi başta olmak üzere öğrencilerin yoğun tercih ettiği bölgelerde 1+1 dairelerin kiraları konum, eşya durumu ve binanın özelliklerine göre farklılık gösteriyor. Gayrimenkul danışmanı Halit Mert, üniversiteye yakın bölgelerde talebin arttığını belirterek, “Akdeniz Üniversitesi'ne şehir dışından yeni gelecek öğrencileri ağırlamak üzere kentte hazırlıklar yapılıyor. Özellikle üniversiteye yakın bölgelerde kira fiyatları talebe göre artış gösteriyor. Şu anda boş 1+1 dairelerde, süit diyebileceğimiz en küçük daireler ile bodrum ve çatı katlarında fiyatlar 10-12 bin liradan başlıyor, 35 bin liraya kadar çıkıyor. Eşyalı 1+1 dairelerde ise yine çatı ve bodrum kat dairelerde kiralar 12-14 bin liradan başlıyor, konumuna, eşyanın kalitesine ve dairenin özelliklerine göre 50-55 bin liraya kadar çıkabiliyor" dedi.
İLÇE İLÇE FİYATLAR YÜKSELİYOR
İlçe ilçe fiyatların değişiklik gösterdiğini ifade eden Mert, "Konyaaltı'nda fiyatlar diğer ilçelere göre daha yüksek. Burada 1+1 daireler 20-25 bin liradan başlıyor. Muratpaşa'da ise 15-20 bin lira seviyelerinden başlayan seçenekler bulunuyor. Kepez bu noktada daha uygun fiyatlı. Ancak öğrenciler genellikle zaman ve ulaşım masrafından tasarruf etmek için üniversiteye yürüme mesafesindeki bölgeleri tercih ediyor" diye konuştu.
KAPORA DOLANDIRICILARINA DİKKAT
Şehir dışından gelecek öğrenci ve ailelere uyarılarda bulunan Halit Mert, "Öğrencilerin şehre gelmeden önce internette gördükleri cazip ve piyasanın altında fiyatlara sahip sahte ilanlara karşı dikkatli olmaları gerekiyor. Kapora ve diğer işlem dolandırıcılıkları nedeniyle mağduriyet yaşanabiliyor. Bu nedenle yetkili emlak firmalarıyla iletişim kurulmasını öneriyoruz. Yetkili firmaların vergi ve oda kayıtları ile taşınmaz ticareti yetki belgeleri bulunuyor. Vatandaşların işlem yapacakları firmanın taşınmaz ticareti yetki belgesi olup olmadığını mutlaka kontrol etmeleri gerekiyor. Böylece herhangi bir sorun yaşadıklarında karşılarında yasal muhatap bulabilirler" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------
-RÖP:
-ARŞİV
Haber: İrem BAŞDAŞ- Kamera: Burak YALMAN/ANTALYA, (DHA)
=======================================================
6) LÖSEMİYİ YENEN HAMZA’NIN SÜNNET DÜĞÜNÜNDE MAVİ VE TURUNCU BALONLAR UÇURULDU
TEKİRDAĞ'ın Çorlu ilçesinde 1 yaşında lösemi teşhisi konulan Hamza Boran Keleş (6), yıllarca süren tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Keleş için düzenlenen sünnet düğününde, araç konvoyu oluşturuldu, turuncu ve mavi balonlar uçuruldu.
Çorlu'da Baki ve Neslihan Keleş çiftinin oğulları Hamza Boran’a, 1 yaşındayken lösemi teşhisi konuldu. Yoğun bir tedavi sürecine giren Hamza Boran'ın 2025 yılının Şubat ayında aldığı kemoterapi tamamlandı. Rutin kontrolleri devam eden Keleş, geçen ay gittikleri hastanede lösemiyi yendiğini öğrendi. Aile büyük sevinç yaşadı.
Hamza Boran Keleş için ailesi sünnet düğünü yaptı. Düğünde uzun araç konvoyuyla şehir turu atılırken, kanseri yenen Hamza Boran Keleş için turuncu ve mavi balonlar uçuruldu. Etkinliğe ailenin yakınlarının yanı sıra çok sayıda Çorlulu da destek verdi.
'HASTALIĞI TESADÜFEN ÖĞRENDİK'
Hamza'nın annesi Neslihan Keleş, oğlunun hastalığının tesadüfen ortaya çıktığını belirterek, "Oğlum Hamza'nın 1 yaşında kanser hastası olduğunu tesadüfen öğrendik. Birkaç hastaneye götürdük, teşhis alamadığımızdan dolayı en son İstanbul Sarıyer Hamidiye Hastanesi'nde bir patoloji alındı ve kanser teşhisi konuldu. Sürece devam ettik, o hastanede 5 yıldır tedavimiz devam ediyordu. En son 1,5 yıl önce kemoterapimiz bitti ve şu anda kanseri yenmiş olarak, normal bir süreçte kan vermek için sadece hastaneye gidiyoruz. Normal değerlerine bakılıyor kontrol amaçlı. Sadece sürecimiz bitmiş bulunmakta. Çok şükür kanseri yendik. Her şeyle dört dörtlük, normal bir çocuk gibi hayata devam ediyor" dedi.
Hamza'nın babası, fabrika işçisi Baki Keleş de hastalığın öğrenilmesinden sonraki süreçte zor günler yaşadıklarını söyleyerek, "Tesadüfen bir doktorun sayesinde hasta olduğunu öğrendik. Sonra İstanbul Sarıyer Hamidiye Eğitim Araştırma Hastanesi'ne götürdük. Oradaki tahlil sonuçlarında Hamza'nın lösemi kan kanseri olduğunu öğrendik. Sonra burada 5 yıllık tedavi süreci yaşadık ve doktorlar bizlere mutlu bir haber verdi, Hamza'nın kanseri yendiğini söyledi. Şimdi ise Hamza'nın hem sünnet düğününü yapacağız hem de lösemiyi yendiği için turuncu balon uçuracağız" diye konuştu.
'ÇOK GÜÇLÜYÜM'
Hamza Boran Keleş de 5 yıllık tedavi sürecinin ardından lösemiyi yenmenin mutluluğunu yaşadığını söyledi. Keleş, "Ben lösemiyi yendim, çok güçlüyüm. Doktorlarıma ve ailemize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
- Hamza'nın ailesiyle yürümesi
- Hamza'nın yürümesi
- Anne Neslihan Keleş ile röp.
- Baba Baki Keleş ile röp.
- Konvoydan detaylar
- Balon uçurmadan detay
Haber-Kamera: Mehmetcan ARSLAN / ÇORLU (Tekirdağ),(DHA)
=======================================================
7) PROF. DR. GÜNDÜZ: KAZALARIN ARTTIĞI YAZ DÖNEMİNDE YOĞUN BAKIM YAŞ ORTALAMASI DÜŞTÜ
ÇUKUROVA Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Hasan Murat Gündüz, yaz aylarında motosiklet, elektrikli bisiklet ve skuter kullanımının artmasına bağlı olarak trafik kazalarında da artış yaşandığını belirterek, yoğun bakımlarda yatan hastaların yaş ortalamasının düştüğünü söyledi. Gündüz, “Her hafta 20-25’li yaşlarda birkaç genç hastamız muhakkak oluyor. Hayatı tehdit eden bu kazalar nedeniyle gençlerimizi yoğun bakıma yatırarak tedavilerini yapmak durumunda kalıyoruz” dedi.
Türkiye genelinde artan seyahat trafiği, motosiklet, elektrikli bisiklet ve skuter kullanımındaki artış trafik kazalarını da beraberinde getirdi. ÇÜ Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Murat Gündüz, insanların sağlık hizmetine erişiminin kolaylaşmasıyla birlikte genellikle kronik hastalıkları bulunan kişilerin yatışının yapıldığı yüksek yaş ortalamasına sahip olduklarını belirtirken, yaz dönemi bu durumun tersine döndüğüne dikkati çekti.
‘YAZ DÖNEMİ ARTAN TRAFİK YOĞUNLUĞU KAZALARI BERABERİNDE GETİRDİ’
Yazın okulların tatil olması ve izin ayları olması dolayısıyla seyahatlerin arttığını söyleyen Prof. Dr. Hasan Murat Gündüz, bu durumun trafik yoğunluğuyla birlikte kazaları da beraberinde getirdiğinin altını çizdi. Yoğun bakımda tedavi gören genç hasta sayısında da artış yaşandığını belirten Gündüz, “Yaz aylarında ne yazık ki trafik kazalarının artışı nedeniyle özellikle motosiklet, elektrikli bisiklet, skuter gibi araçların kullanımında artıştan kaynaklı yoğun bakımda yatan hastaların yaş ortalaması ne yazık ki aşağı düştü. Aşırı sıcak günlerde çok nemli ortamlarda çok gerekmedikçe trafik yoğunluğunu artırmamak gerekiyor” diye konuştu.
‘YOĞUN BAKIM YAŞ ORTALAMASI 20-25’Lİ YAŞLARA KADAR DÜŞTÜ’
Yüksek sıcaklıkların insanların odağını bozarak konsantrasyonlarını etkilediğine dikkat çeken Prof. Dr. Gündüz, “Nem oranı da yüksek olunca hissedilen sıcaklık daha da artıyor. Ayrıca yaz tatilleri genellikle izin ayı olmasından kaynaklı yolculuklar; yorgunluk ve uykusuzlukla birlikte olduğunda yine konsantrasyon eksikliği ya da dikkat bozukluğu meydana gelebiliyor. Dolayısıyla her hafta 20-25’li yaşlarda birkaç genç hastamız muhakkak oluyor. Hayatı tehdit eden bu kazalar nedeniyle gençlerimizi yoğun bakıma yatırarak tedavilerini yapmak durumunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.
'BİTKİSEL HAYATA GİDEN TABLOLAR OLUŞABİLİYOR'
Prof. Dr. Hasan Murat Gündüz, “Özellikle kafa ve göğüs travmaları ölüm oranı çok yüksek durumlar oluyor. Bunun yanında karın içi yaralanmaları, kemik kırıklarından kaynaklı başka sorunların da ortaya çıkması insanların yoğun bakımlarda yatmasını gerektiriyor ve hayatı tehdit ediyor. Kişisel koruyucu ekipmanların kullanılmadığı motosiklet ve elektrikli bisiklet kullanımlarında kafa travmaları son derece ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Beyinde kanama ve cerrahi gerektiren durumlar ortaya çıkabiliyor. Tüm bunların yanında beyinde şiddetli yaralanmalar insanları ömür boyu yatağa bağımlı bırakabiliyor. Bitkisel hayata giden tablolar oluşabiliyor” dedi.
'GENÇLERİMİZİ YOĞUN BAKIMDA GÖRMEK İSTEMİYORUZ'
Trafik kazalarının ağır sonuçlarından korunmada en önemli unsurun kaza sonrası müdahaleden önce alınacak koruyucu tedbirler olduğunu vurgulayan Gündüz, şöyle konuştu:
“Özellikle motosiklet ya da elektrikli bisiklet kullanıcılarının kişisel koruyucu ekipmanlarını eksiksiz bir şekilde mutlaka kullanmaları gerekiyor ki olası bir kazada hayati organlarını koruyabilsinler. Trafikte şerit ihlali yapmamak ya da takip mesafesini korumak, kör nokta olabileceğini düşünerek ani hızlanmalar yapmamak gibi ekstra tedbirler alarak yoğun bakımlarda yatan hastalarımızın yaş ortalamasını düşürmememiz gerekiyor. İleri yaşlar belki bazen kaçınılmaz oluyor ama biz genç yaşlarda yoğun bakımlarda insanlarımızı görmek istemiyoruz. Tabii ki sonuna kadar tedavilerini sürdürüyoruz ama insanlarımıza tedbiri elden bırakmamak gerektiğini hatırlatmak gerekiyor.” (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
- Prof. Dr. Hasan Murat Gündüz ile röportaj
- Kaza görüntüleri (ARŞİV)
- Detay görüntüler
Haber:Gülşah ATICI-Kamera:Eser PAZARBAŞI/ADANA,(DHA)
=======================================================


