DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 12
1) AK PARTİ'Lİ ÇELİK: HİÇBİR KARANLIK NOKTA KALMAYACAKTIR
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, fon piyasalarındaki gelişmelere ilişkin, "Hiçbir karanlık nokta kalmayacaktır. Bu işleri kimler yapmış, kim mağdur olmuş, kim dolandırmış ortaya çıkacaktır" dedi.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi'nde toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçişine ilişkin, "Bundan sonra İzmir’imiz daha güçlü hizmetlerle, merkezi hükümetle yerel hükümet arasındaki koordinasyonun tam olarak sağlandığı bir çerçeve içerisinde geleceğe güzellikle, iyilikle, iyi hizmetlerle bakacak. Görüldüğü gibi önceki partisindekilerin yaptığı sadece hakaret kampanyasından ibaret. Bütün bunlara bakıldığında o partilerde niye durulmaması gerektiğini, o partilerde niye hizmet siyasetinin söz konusu olamayacağını gösteren üslubu kullanmaya devam ediyorlar. Cemil Başkanımıza tekrardan 'Hoş geldiniz' diyoruz" dedi.
'Terörsüz Türkiye' süreciyle ilgili AK Parti’de kurulan mekanizmanın güçlü bir şekilde çalışmaya devam ettiğini dile getiren Çelik, "İşin Suriye ve Irak boyutunda da önemli gelişmeler var. Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının çerçeve yasanın yürürlüğe girdiğini, ancak uygulanmadığı yönündeki söylemleri gerçeği yansıtmıyor. Örgütün bir bütün halinde silahlarını bırakması, tüm yapılanmalarının faaliyetlerine son vermesi ve örgüt mensuplarının ortak mekanizma tarafından belirlenen yerlerde toplanmaları çerçeve yasanın uygulanmasının gerek şartıdır" diye konuştu.
'TERÖRSÜZ TÜRKİYE' BİRİNCİ GÜNDEM MADDEMİZ'
Çelik, Suriye’de SDG’nin kendini feshetmesinden sonra ortaya çıkan tablonun, 'Terörsüz Türkiye' kazanımlarından biri olduğunu, ikinci kazanımın ise Irak’taki gelişmelerin olduğunu dile getirerek, "Merkezi Irak yönetiminin Sincar’da kontrolü sağlamasının ardından 60 günlük bir süre içerisinde Başika Kampı’nın kademeli olarak ülkemiz tarafından Irak tarafına devredilmesi öngörülmektedir. Oraya gidişimizin belli sebepleri vardır, o sebeplerden bir tanesi merkezi Irak yönetiminin Türkiye’ye yönelik terör saldırılarını engelleyememesi idi. 'Terörsüz Türkiye' birinci gündem maddemiz olarak partimiz tarafından takip edilmeye devam ediliyor, Cumhur İttifakı’nın güçlü iradesi burada en net şekilde uygulanıyor" dedi.
İsrail’in Suriye’ye ve Gazze’ye yönelik saldırılarını yakından takip ettiklerini söyleyen Çelik, "İsrail’in kendini savunma hakkı var diyenlerin Filistinli kadınların, çocukların yaşama hakkı hakkında da bir şey söylemesi gerekiyor" dedi.
'BÜTÜN ÇERÇEVEYİ KARARLI BİR ŞEKİLDE YÜRÜTECEĞİZ'
Fon piyasalarındaki gelişmelere ilişkin konuşan Çelik, "Hiçbir karanlık nokta kalmayacaktır. Bu işleri kimler yapmış, kim mağdur olmuş, kim dolandırmış ortaya çıkacaktır. Türk ekonomisini hedef alan söylemler, siyasi linç kampanyalarını da görüyoruz. Biz bunlara geçit vermeden devlet adabı içerisinde herkesin gözü önünde meselenin aydınlatılması, suçluların cezalandırılması, haksızlığa uğrayanların haklarını korunması konusunda bütün çerçeveyi kararlı bir şekilde yürüteceğiz" ifadelerini kullandı. Cumhur İttifakı olarak iç siyaset bağlamında ileriki süreçte yapacakları reformların olduğunu dile getiren Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımız, önümüzdeki 10 ayın çok kapsamlı ve iyi değerlendirilmesi için talimatlar verdiler, bu talimatlar çerçevesinde MYK’mızda her arkadaşımız üzerine düşen vazifeyi yapacak" diye konuştu.
'CUMHURBAŞKANIMIZIN SURİYE’YE GİTME ARZUSU VAR'
Ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’ye gidişi ile ilgili soruya, "Cumhurbaşkanımızın Suriye’ye gitme arzusu var. Suriye ile koordine edilecek bir konu. Tarihi henüz kesinleşmedi. Çalışma devam ediyor" dedi.
Çelik, Mekke Anlaşması’na ilişkin soruya ise "Anlaşmanın hayata geçmesi için tabi ki Meclis’e gelecek. Birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderilmesi söz konusu olacak. Olağan süreçler işlerken sanki yanlış şeyler yapılıyormuş gibi kampanya başlatılıyor muhalefet tarafından. Başka ülkelerin katılımına tabi ki açık. Bu tip ittifaklar kendi prensipleri çerçevesinde zaman içerisinde olgunlaşır" diye konuştu.
'ADAYIMIZ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DIR'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden adayımızdır’ söylemi üzerine Çelik, "Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’dır. Bunu MYK’da daha önce görüştük. Bu konular herhangi bir şekilde resmi gündem maddesi olarak yer almıyor. MYK ve MKYK üyeleri olarak bu konuyu biz dile getirdik. Tüm teşkilatlarımızın ittifakla birlikte ortak kanaatimizin bu olduğunu arz ettik" ifadelerini kullandı.
'HEDEF ALDIĞI SÖZLER SİYASİ SAÇMALIKTAN ÖTEYE GİTMİYOR'
Çelik, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in, fon soruşturmalarına ilişkin yönelik açıklamalarına yanıt vererek, "Bu meselenin açığa çıkmasının, temizlenmesinin başındaki irade Cumhurbaşkanımızdır. Ne hadle ve ne hakla Cumhurbaşkanımıza bu ifadeleri kullanıyor? Bu işler defalarca ellerinde patladı. Bu işler siyasi yankesicilikle ele alınacak şeyler değil. Onların belediyelerindeki vurgunların temizlenmesinin de mücadelesini biz veriyoruz. Cumhurbaşkanımızı hedef aldığı sözler, siyasi saçmalıktan öteye gitmiyor. Elinde bilgi, belge olan yargıya versin" diye konuştu.
Çelik, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in açıklaması ile ilgili soru üzerine, Türkiye ile Azerbaycan arasında gerçek bir kardeşlik ilişkisinin olduğunu ve araya girmeye çalışan ülkelere asla izin vermeyeceklerini vurguladı. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------------
-Ömer Çelik'in konuşması
Haber-Kamera: Aybala MELEK-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA, (DHA)
===================================
2) TÜRKİYE'NİN İLK AY GÖREVİ İÇİN HEDEF 2027'NİN İKİNCİ ÇEYREĞİ
TÜBİTAK UZAY'ın İlk Türk Ay Misyonu Proje Yöneticisi Dr. Burak Yağlıoğlu, yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip uzay aracının 2027'nin ikinci çeyreğinde fırlatılmasının planlandığını açıkladı. Ay'ın 100 kilometre üzerinde görev yapacak araçla su döngüsünü etkileyen süreçler araştırılacak, potansiyel iniş alanları 70 santimetre çözünürlükle görüntülenecek.
Antalya'da düzenlenen 77'nci Uluslararası Astronotik Kongresi'nde (IAC 2026), 'İlk Türk Ay Görevi: Ay Su Döngüsü Süreçlerinin Yüksek Çözünürlüklü Gözlemevinin Geliştirilmesi' başlıklı konferans gerçekleştirildi. NEST Kongre ve Sergi Merkezi'ndeki konferansta konuşan TÜBİTAK UZAY Kıdemli Baş Araştırmacısı ve İlk Türk Ay Misyonu Proje Yöneticisi Dr. Burak Yağlıoğlu, TLM-1 uzay aracının teknik özelliklerini, bilimsel hedeflerini ve görev planını anlattı. Yağlıoğlu, Türkiye'nin uydu geliştirme çalışmalarında kazandığı deneyimi ilk kez derin uzay ve Ay yörüngesine taşıyacağını belirtti.
'ARTIK AY'A GİTMEYE CESARET EDEBİLİYORUZ'
TÜBİTAK UZAY'ın uydu projelerinde görüntüleme kameralarından haberleşme sistemlerine, güç ünitelerinden uydu yönetim sistemlerine kadar birçok bileşeni yerli olarak geliştirdiğini belirten Yağlıoğlu, Türksat 6A'da da platformun ve uzay aracını işleten yazılımların geliştirilmesinde önemli deneyim kazanıldığını söyledi. RASAT'tan Türksat'a kadar uçuş ve yer yazılımlarının enstitü bünyesinde hazırlandığını anlatan Yağlıoğlu, “Bu deneyime dayanarak, edinilen bu tecrübe ve teknoloji geliştirme süreciyle artık Ay'a gitmeye cesaret edebiliyoruz" dedi.
YÜZDE 80'İN ÜZERİNDE YERLİLİK
İlk Türk Ay görevi için geliştirilen uzay aracının yakıt dahil azami kütlesinin yaklaşık 3,6 ton olacağını açıklayan Yağlıoğlu, aracın yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip derin uzay platformu üzerine kurulduğunu kaydetti. Haberleşme, güç, veri işleme, termal kontrol ve yönelim sistemleriyle bilimsel cihazların bir araya getirildiği projede Türk şirketlerinin de görev aldığını belirten Yağlıoğlu, “Mirasa, tecrübeye ve kabiliyete sahibiz; ancak aynı zamanda sistemi adeta bir 'Milli Takım' haline getirmek için girişimler ve yeni şirketlerle bir ekosistem inşa etmeye çalıştık. Ve Ay görevimize katkı sağlayan yeni aktörlerimiz var" diye konuştu.
AY'IN 100 KİLOMETRE ÜZERİNDE GÖREV
Fırlatmanın 2027'nin ikinci çeyreğinde planlandığını belirten Yağlıoğlu, uzay aracının Dünya çevresindeki yörüngesinin aşamalı manevralarla yükseltileceğini ve her aşamada sistemlerin test edileceğini söyledi. Dünya yörüngesindeki transfer sürecinin yaklaşık 3 hafta, son kaçış manevrasının ardından Ay'a yolculuğun ise 3 ila 5 gün sürmesinin beklendiğini aktaran Yağlıoğlu, Ay yakınında yaklaşık 20 dakikalık frenleme manevrasıyla eliptik yörüngeye girileceğini anlattı. Aracın daha sonra kademeli olarak 100 kilometre irtifadaki kutupsal dairesel görev yörüngesine yerleştirileceğini belirten Yağlıoğlu, “Uzay aracımızı Ay yörüngesinde de devreye alacağız ve en az 3 ay boyunca Ay yörüngesi operasyonları yürütmeyi hedefliyoruz" dedi.
HER AŞAMADA YENİ HABERLEŞME REKORU
Bugüne kadar kullanılan sistemlerle en fazla 75 bin kilometre mesafede haberleşme deneyimi bulunduğunu belirten Yağlıoğlu, Ay yolculuğunda bu sınırın aşılacağını söyledi. Yörüngenin kademeli yükseltilmesi sırasında haberleşme ve platform sistemlerinin her aşamada test edileceğini anlatan Yağlıoğlu, “Sistemlerimiz GEO uydusunda maksimum 75 bin kilometre menzile sahipti. Dolayısıyla bundan daha uzağıyla haberleşme yapmamıştık. Bu yüzden her transfer yörüngesi bizim için rekor bir haberleşme mesafesi olacak ve Ay yolunda her transfer yörüngesinde sistemlerimizi devreye alacağız" dedi.
AY'DA SUYUN OLUŞUMU VE TAŞINMASI ARAŞTIRILACAK
Görevin temel bilimsel hedeflerinden birinin Ay'daki su döngüsünü etkileyen süreçleri araştırmak olduğunu belirten Yağlıoğlu, suyla ilişkili maddelerin yüzeyde oluşumu, salınımı, taşınması ve birikiminde farklı etkenlerin rol oynadığını söyledi. Güneş rüzgarı, mikro meteorit çarpmaları, yüzey sıcaklığı ve yerel manyetik anomalilerin birlikte inceleneceğini anlatan Yağlıoğlu, Ay'ın atmosferi olmayan gök cisimlerindeki parçacık ve yüzey etkileşimlerini araştırmak için doğal bir laboratuvar olduğunu kaydetti. Yağlıoğlu, “Bilimsel soru şu; Bu bağlantılı etkenler ve koşullar, Ay suyuyla ilgili maddelerin oluşumunu, salınımını, taşınmasını ve tutulumunu nasıl belirliyor?" diye konuştu.
İSVEÇ VE ÇİN'DEN BİLİMSEL CİHAZLAR
Uzay aracında yer alacak Ay Nötr Teleskobu'nun İsveç Uzay Fiziği Enstitüsü iş birliğiyle geliştirildiğini belirten Yağlıoğlu, cihazla enerjik nötr atomların ölçüleceğini, Güneş rüzgarının Ay yüzeyiyle etkileşiminin araştırılacağını söyledi. Yağlıoğlu, ölçümlerle yerel manyetik alanların yüksek çözünürlüklü haritasının çıkarılmasının da hedeflendiğini kaydetti. Çin'deki Shenzhen Üniversitesi tarafından geliştirilen Ay Dar Görüş Alanlı Radyometresi ise yüzeyin termal özellikleri ve ışığı yansıtma oranını inceleyerek, su döngüsü araştırmalarına katkı sağlayacak. Araçta ayrıca yerli radyasyon kalorimetresi ve farklı noktalara yerleştirilecek 3 dozimetreyle radyasyon ortamı ve bileşenlerin maruz kaldığı doz ölçülecek.
İNİŞ ALANLARI 70 SANTİMETRE ÇÖZÜNÜRLÜKLE GÖRÜNTÜLENECEK
Uzay aracında yüksek çözünürlüklü kamera ve yerli geliştirilen geniş açılı video kameranın bulunacağını belirten Yağlıoğlu, potansiyel iniş alanlarının ayrıntılı görüntülenmesinin hedeflendiğini söyledi. Yüksek çözünürlüklü kameranın 70 santimetre çözünürlüğe sahip olacağını açıklayan Yağlıoğlu, görüntüleme donanımının gelecekteki iniş görevleri açısından kritik önemdeki görüntü tabanlı seyrüsefer sisteminde de kullanılacağını kaydetti. Görevin sonunda bilimsel çalışmalar tamamlandıktan sonra kalan yakıtla belirlenen bir alana kontrollü çarpma planlandığını anlatan Yağlıoğlu, “Bu aynı zamanda iniş görevi için bir prova niteliğinde olacak. Ve son olarak, yerli sistemlerimiz için derin uzay ve Ay yörüngesi mirası kazanmak istiyoruz" dedi.
YERLİ HİBRİT MOTOR DERİN UZAYDA DENENECEK
Projede hibrit itki sisteminin DeltaV tarafından geliştirildiğini belirten Yağlıoğlu, nitroz oksit ve katı polimer yakıt kullanan motorun azami 700, ortalama 650 newton itki ürettiğini söyledi. Sistemin biri Dünya, diğeri Ay yörüngesinde olmak üzere iki kez ateşlenmesinin planlandığını kaydeden Yağlıoğlu, daha önce alçak Dünya yörüngesi ortamında gösterilen teknolojinin, bu görevle derin uzayda çalıştırılacağını anlattı. Derin uzay haberleşmesi, seyrüsefer ve otonom çalışma kabiliyetlerinin de sınanacağını belirten Yağlıoğlu, “Sonuç olarak, asıl elde ettiğimiz faydalı yük kazandığımız kabiliyettir. Derin uzay haberleşmesi, itki, görev tasarımı, bilim operasyonları ve otonomi gibi birçok kabiliyet geliştirmiş oluyoruz" diye konuştu.
İKİNCİ GÖREV İÇİN GEZGİN ARAÇ ÇALIŞMALARI
Sunumun ardından bir katılımcının, ilk görevde kazanılacak deneyimin sonraki projelere nasıl aktarılacağı sorusunu yanıtlayan Yağlıoğlu, ikinci Ay görevine yönelik resmi olmayan hazırlıkların da sürdüğünü açıkladı. Projede görev alan bursiyer öğrencilerle gezgin araç, iniş aracı ve iniş aracı itki sistemi için konsept tasarımlar ve simülasyonlar yapıldığını belirten Yağlıoğlu, Ay yüzeyinde kaynak tespiti ve kaynak kullanımına yönelik deneylerin değerlendirildiğini söyledi. Yağlıoğlu, “Öğrencilerimiz tüm bunları inceledi ve aynı zamanda genç meslektaşlarımızı bir sonraki görevler için hazırlamış olduk. Ayrıca bunları IAC'de yayımladık" dedi.
OPERASYONLAR ANKARA'DAN YÖNETİLECEK
Ay yolculuğu sırasında haberleşmenin nasıl sağlanacağı sorusuna yanıt veren Yağlıoğlu, ticari bir yer istasyonu ağı kiralanacağını ve buna ilişkin sözleşme bulunduğunu söyledi. Yağlıoğlu, farklı coğrafyalardaki antenlerin kullanılacağı ağın Ankara'daki Operasyon Merkezi'nden kontrol edileceğini, merkezdeki yazılımların da TÜBİTAK UZAY tarafından geliştirildiğini belirtti. Görevin en zorlayıcı aşamalarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Yağlıoğlu, haberleşme, aşırı sıcaklık koşullarına karşı termal tasarım, yaklaşık 1,7 ton yakıt taşıyan tankları destekleyecek yapı ve arızalara otonom tepki verecek sistemlerin geliştirilmesinin önemli mühendislik çalışmalarını oluşturduğunu kaydetti. (DHA)
Görüntü Dökümü
-------------------------
-Konferanstan görüntü
-Açıklamalardan detaylar
Haber: Mehmet ÇINAR- Semih ERSÖZLER/ANTALYA, (DHA)
=================================================
3) NASA, ARTEMİS II'NİN 800 GİGABAYTI AŞAN AY BİLİMİ VERİLERİNİ DÜNYAYA AÇTI
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Artemis II görevinin 800 gigabaytı aşan Ay bilimi verilerini uluslararası bilim topluluğunun erişimine açtığını duyurdu. Antalya'daki Uluslararası Uzay Kongresi'nde tanıtılan arşivde, 12 bin fotoğraf, daha önce yayımlanmamış mürettebat ses kayıtları, bilimsel gözlem notları ve raporlar yer aldı.
Antalya'da düzenlenen 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında, NEST Kongre ve Sergi Merkezi'nde gerçekleştirilen 'NASA'nın Artemis II Ay Araştırmaları Ön Veri Bülteni' toplantısına, kongreye katılan uluslararası katılımcılar yoğun ilgi gösterdi. Toplantıda NASA Yönetici Yardımcısı Matt Anderson, İnsanlı Uzay Uçuşu Misyon Direktörlüğü'nden Sorumlu Yönetici Yardımcısı Lori Glaze, Bilim Misyonu Direktörlüğü'nden Sorumlu Yönetici Yardımcısı Nicola J. Fox ile Artemis II Ay Bilimi Lideri ve Artemis Bilim Uçuş Operasyonları Lideri Kelsey Young konuştu. Artemis II'nin bilimsel sonuçları ve gelecek görevlerin hedeflerinin anlatıldığı toplantıda, astronotların Ay yakın uçuşu sırasında kaydettiği görüntüler, sesler ve gözlem notları da katılımcılarla paylaşıldı.
'AY BİLİMİNİN SONU DEĞİL, YENİ BİR BAŞLANGIÇ'
NASA Yönetici Yardımcısı Matt Anderson, Artemis II mürettebatının tarihteki tüm insanlardan daha uzağa seyahat ettiğini, Orion uzay aracını derin uzayda test ederek gelecek görevler için önemli bilimsel çalışmalar gerçekleştirdiğini söyledi. Ay yakın uçuşundan yaklaşık 6 ay sonra bilimsel veri arşivini ve raporları dünyayla paylaştıklarını belirten Anderson, “Bu yayın, Artemis II Ay biliminin sonunu değil, yeni bir başlangıcı temsil ediyor. Bugün sizler, daha önce duyulmamış saatlerce süren ses kayıtları ve mürettebatın yeni yayımlanan bilimsel notlarını da içeren 800 gigabaytın üzerindeki Ay bilimi verilerini derinlemesine inceleyebilirsiniz" dedi.
AY VE DÜNYA'NIN 4 MİLYAR YILLIK EVRİMİ
Verilerin Ay'ın ve Dünya'nın son 4 milyar yılda birlikte nasıl evrim geçirdiğinin anlaşılmasına katkı sağlamasını beklediklerini anlatan Anderson, mürettebat gözlemleri, görüntüler, deneyler ve derin uzayda çalışma deneyiminin bilimsel açıdan benzersiz fırsat sunduğunu kaydetti. Artemis III için 2027'ye yönelik çalışmaların başladığını belirten Anderson, her görevin uçuş sıklığını artırmak, riskleri azaltmak ve Ay yüzeyinde kalıcı bir varlığa yaklaşmak amacıyla tasarlandığını söyledi. Anderson, “NASA tam olarak bunu yapar; keşfederiz, öğreniriz ve keşfettiklerimizi şeffaf şekilde paylaşırız, böylece bir sonraki görev daha uzağa gidebilir, daha akıllıca çalışabilir ve daha fazlasını başarabilir" diye konuştu.
DERİN UZAYIN İNSAN VÜCUDUNA ETKİLERİ
Lori Glaze, Artemis programında insanlı keşiflerle yanıtlanabilecek öncelikli bilimsel sorulara odaklandıklarını söyledi. Yüzeyde ve yörüngede görev yapan robotik sistemlerin desteğiyle, Ay'ın çevresinde ve yüzeyinde gerçekleştirilecek insanlı araştırmaların derin uzayın insan vücudu üzerindeki etkilerini anlamaya yardımcı olacağını belirten Glaze, bu çalışmaların Dünya'dan uzakta yaşama ve çalışma konusunda bilgi sağlayacağını kaydetti. Artemis II'de çip üzerinde organ değerlendirmelerinden kemik iliği örneklerine, insan davranışlarının incelenmesinden Ay yüzeyinin gerçek zamanlı jeolojik gözlemlerine kadar farklı çalışmalar yapıldığını aktaran Glaze, elde edilen bulguların gelecekteki derin uzay görevlerinin planlanmasında kritik önem taşıdığını söyledi.
SLS VE ORION'UN KABİLİYETLERİ TEST EDİLDİ
Artemis II'nin donanım, görev mimarisi ve teknolojiye ilişkin test uçuşu hedeflerinin tamamını gerçekleştirdiğini belirten Glaze, Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) roketinin kabiliyetlerinin doğrulandığını, Orion mürettebat modülünün dayanıklılığı, güvenliği ve insanlı operasyonlara uygunluğunun ortaya konulduğunu anlattı. Görevdeki gözlem ve deneylerin insanlığın Ay yüzeyine dönüşünün yolunu açtığını vurgulayan Glaze, insanlı araştırmaların robotik görevlerle elde edilemeyecek bilgiler sunduğunu söyledi. Glaze, “Mürettebatımız ve bilim ekiplerimiz, Ay'da güvenle yaşamak, çalışmak ve keşif yapmak için ihtiyacımız olan temel verileri bize sundu" dedi.
ARTEMIS III'TE BULUŞMA VE KENETLENME TESTLERİ
Artemis II'den elde edilen bulguların, 2027'deki Artemis III fırlatılışına hazırlık çalışmalarında kullanılmaya başlandığını açıklayan Glaze, yeni görevde alçak Dünya yörüngesinde bir dizi teknik hedefin gerçekleştirileceğini söyledi. İnsanlı İniş Sistemi (HLS) prototiplerinden biri veya her ikisiyle buluşma, yakınlaşma ve kenetlenme operasyonlarının hedeflendiğini belirten Glaze, Orion ve iniş araçlarının gelecekteki Ay'a inişler için gerekli kritik sistemlerinin de test edileceğini kaydetti. Mürettebatın Dünya, Güneş ve uzay ortamına ilişkin bilimsel gözlemlerini, Görev Kontrol Merkezi’ndeki bilim ekibinin desteğiyle sürdüreceğini anlatan Glaze, bu çalışmaların ileride insanları Mars'a gönderme yolunda kritik bir adım olduğunu söyledi.
7 SAATLİK GÖZLEM, 40 DAKİKALIK İLETİŞİM KESİNTİSİ
Nicola J. Fox, Artemis II mürettebatının yaklaşık 7 saatlik Ay gözlemleri sırasında, Dünya'daki Kelsey Young ve ekibiyle birlikte önceden planlanan bilimsel hedefler üzerinde çalıştığını anlattı. Orion'un Ay'ın uzak tarafına geçmesiyle yaklaşık 40 dakika iletişim kurulamadığını, ardından mürettebatın tam güneş tutulmasını gözlemlediğini belirten Fox, karadaki bilim ekibiyle eşzamanlı yürütülen bu Ay yakın uçuşunun Apollo ve Uluslararası Uzay İstasyonu görevlerinde daha önce gerçekleştirilmediğini söyledi. Astronotlar Reid, Victor, Christina ve Jeremy'nin kraterler, gündüz ve geceyi ayıran sınır, çarpma parlamaları ve tutulmaya ilişkin gözlemler yaptığını aktaran Fox, Artemis II'nin bilimin insanlı uzay uçuşlarına gerçek zamanlı entegre edilebileceğini gösterdiğini kaydetti.
İNSAN GÖZÜ ROBOTİK VERİLERİ TAMAMLIYOR
İnsanlı ve robotik gözlemlerin birbirini tamamladığını vurgulayan Fox, NASA'nın Ay Keşif Yörünge Aracı'nın (LRO) 7 cihazıyla on binlerce yörünge boyunca Ay'ı ayrıntılı biçimde haritalandırdığını söyledi. İnsan gözünün ise bir yüzey özelliğini çevresiyle birlikte değerlendirip anlık olarak başka ilgi çekici alanlar belirleyebildiğini anlatan Fox, bu yeteneğin gelecekte Ay yüzeyinde sınırlı süreyle çalışacak astronotların eğitimi açısından önem taşıdığını belirtti. Fox, astronotların bilimsel açıdan en değerli bölgeleri ve su kaynakları gibi araştırma hedeflerini belirlerken hızlı karar verebilmelerinin gerekeceğini kaydetti.
12 BİN FOTOĞRAF VE AY ÜSSÜ İÇİN 700'Ü AŞKIN BİLİMSEL YÜK KONSEPTİ
Artemis II mürettebatının çektiği 12 bin fotoğrafın NASA'nın astronot fotoğrafçılığı internet sitesinde bulunduğunu belirten Fox, yayımlanan arşivin görüntülerin yanı sıra, bunlara ilişkin meta verileri, türetilmiş veri ürünlerini, ses dosyalarını ve gerçek zamanlı gözlem notlarını da kapsadığını söyledi. Açık bilim anlayışıyla verileri dünya ile paylaştıklarını anlatan Fox, NASA Yöneticisi Isaacman'ın, Dünya'dan ayrılan NASA araçlarında bilimsel yük kapasitesinin en üst düzeyde kullanılmasına yönelik talimat verdiğini aktardı. Ay üssü mimarisine 700'den fazla bilimsel yük konseptini dahil ettiklerini belirten Fox, öncü bilimsel görevlerin astronotların karşılaşacağı riskleri azaltmak ve araştırma hedeflerini belirlemek açısından önemli olduğunu söyledi.
HER FOTOĞRAF İÇİN 300 META VERİ ALANI
Kelsey Young, Artemis II'nin denize inişinden 6 aydan kısa süre sonra bilimsel verileri uluslararası topluluğa sunmanın kendisi için büyük bir onur olduğunu söyledi. Arşivdeki 12 bin görüntünün her birinde, bilimsel analiz yapılmasına olanak sağlayan 300 meta veri alanı bulunduğunu açıklayan Young, 800 gigabaytı aşan verinin hazırlanmasının kapsamlı bir ekip çalışması gerektirdiğini kaydetti. Ay yakın uçuşunun 6 Nisan'da gerçekleştiğini ve astronotların gözlemlerini ikili gruplar halinde yürüttüğünü belirten Young, bu yöntemin hem güvenliği hem de bilimsel çalışmanın niteliğini desteklediğini anlattı. Young, verilerin yalnızca Ay bilimini değil, Dünya'nın zaman içindeki evriminin anlaşılmasını da ilerletebileceğini söyledi.
SUNUMDA ASTRONOTLARIN GÖZLEM KAYITLARI İZLETİLDİ
Young'ın konuşması sırasında, Ay yakın uçuşundan seçilen anlara ilişkin görüntüler, videolar ve daha önce yayınlanmamış astronot ses kayıtları katılımcılara sunuldu. İlk kayıtta astronot Christina Koch'un, Ay bilimcilerinin önemli araştırma alanlarından Aristarchus Platosu'na ilişkin renk ve doku gözlemleri dinletildi. Koch, bölgedeki parlak kraterleri karla kaplı bir dağa benzeterek çevresindeki yüzeyin pomza benzeri, engebeli ve belirgin biçimde sarı olduğunu, yer yer yeşilimsi tonlar gördüğünü anlattı. Young, mürettebatın çektiği görüntünün renk tayfı genişletilmiş bir sürümünü hazırladıklarını, böylece astronotların tarif ettiği bilimsel ayrıntıları ortaya çıkarmaya başladıklarını belirtti. Bu gözlemlerin, uluslararası bilim topluluğunun yıllardır göreve göndermek istediği Aristarchus'un anlaşılması için yeni bir araç sunduğunu söyledi.
TUTULMA SIRASINDAKİ HEYECAN KAYITLARA YANSIDI
Sunumun bir diğer bölümünde, tutulma sırasında Victor Glover ve mürettebatın gözlemlerini içeren kayıtlar paylaşıldı. Astronotların Ay'ın görünümünü 'Ölüm Yıldızı'na benzettiği, ışık darbeleri ve Ay'ın çevresinde sis gibi görünen puslu akıntılar tarif ettiği konuşmalar dinletildi. Orion'un araç kameralarından çekilen video da mürettebatın fotoğrafları ve açıklamalarıyla birlikte gösterildi. Young, saatler süren ses kayıtlarının bilimsel içeriğin yanı sıra dört astronotun yakın uçuşu gerçek zamanlı deneyimlerken yaşadığı duyguları da yansıttığını, araç kameralarının görüntülerinin gözlemleri değerlendirmek için yararlı bir bağlam sunduğunu söyledi.
AY'IN UZAK TARAFINDA ÇARPMA PARLAMALARI
Young, yakın uçuş sırasında mikrometeoritlerin Ay yüzeyine çarpmasıyla oluşan parlamaların gözlemlenmesini de önemli keşif anlarından biri olarak paylaştı. Toplantının sonunda yeniden konuşan Matt Anderson, yüzeydeki renk tonlarının jeolojik köken ve Güneş Sistemi'nin evrimi hakkında bilgiler sunduğunu söyledi. Mürettebatın Ay'ın Dünya'dan görünmeyen uzak tarafındaki çarpma parlamalarını gözlemlemesinin, günümüzdeki Ay ortamını hem bilim hem de insanlı keşifler açısından anlamaya katkı sağladığını belirten Anderson, “İnsanlar, Güneş Sistemi'nin bilimsel keşfine inanılmaz değer katmaktadır ve burada sunulan sonuçlar da bunu yansıtmaktadır. Ancak bugünkü bu sonuçlar sadece buzdağının görünen kısmıdır; çünkü NASA henüz yeni başlıyor" diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------------
-'NASA'nın Artemis II Ay Araştırmaları Ön Veri Bülteni' toplantısından görüntü
-Toplantıdan genel detay
-Açıklamalardan detay
Haber: Mehmet ÇINAR- Semih ERSÖZLER/ANTALYA, (DHA)
====================================
4) UZAYDAN ANTALYA’YA; 11 ASTRONOT AÜ’DE GENÇLERLE BULUŞTU
ANTALYA’da 77’ncisi düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi (IAC) kapsamında 11 astronot, Akdeniz Üniversitesi’nde (AÜ) öğrenciler, akademisyenler ve uzay meraklılarıyla bir araya geldi. Astronotlar, uzay görevlerinde edindikleri deneyimleri paylaşırken, katılımcıların uzay yolculuğu ve uzay araştırmalarına ilişkin sorularını yanıtladı.
Antalya'da düzenlenen 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında farklı ülkelerden 11 astronot, AÜ'de öğrenciler, akademisyenler ve uzay meraklılarıyla bir araya geldi. Etkinliğe Türkiye’nin astronotları Tuğgeneral Alper Gezeravcı ve Tuva Cihangir Atasever’in yanı sıra, Nora Almatrooshi, Hazzaa Almansoori, Reinhold Ewald, Tibor Kapu, Julie Payette, Sian Proctor, Slawosz Uznanski-Wisniewski, Frank De Winne ve Soyeon Yi katıldı. Astronotlar, uzay görevlerinde edindikleri deneyimleri katılımcılarla paylaşırken, uzay araştırmaları ve insanlı uzay çalışmalarının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘EKİPLERİMİZ, İMKANSIZ GÖRÜNENLERİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRDÜ’
Tıp ve uzayın birbiriyle bağlantılı olduğunu belirten AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan şunları söyledi:
“Uzay uçuşları hücrelerimizi, kaslarımızı, kan damarlarımızı ve diğer biyolojik sistemlerimizi, yaşlanmanın belirli yönlerine benzeyen şekillerde etkiliyor. Bilim insanları, uzay ortamında gerçekleştirilecek biyobaskının gelecekte karmaşık dokuların ve belki de nakil amacıyla kullanılabilecek organların üretilmesine yardımcı olup olamayacağını araştırıyor. Bu soru Akdeniz Üniversitesi için özel bir anlam taşıyor. Tıp ekiplerimiz; yüz nakli, dünyanın ilk başarılı rahim nakli ve kol nakli de dahil olmak üzere öncü başarılarıyla, bir zamanlar imkansız görünenleri gerçeğe dönüştürdü."
‘BU YOLCULUĞUN BİR PARÇASI OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ’
Akdeniz Üniversitesi’nde hayata geçen ileri sağlık hizmetlerinden bahseden Prof. Dr. Özlenen Özkan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yakın zamanda kurulan Hücresel Tedavi Merkezi ile hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin kanseri tanıyıp ona saldıracak şekilde yeniden programlandığı CAR-T hücre tedavisi gibi tedavilere doğru ilerliyoruz. Bu, tıpta köklü bir dönüşümü temsil ediyor. Hasar görmüş parçaları değiştirmekten, canlı sistemleri yeniden programlamaya, bedeni onarmaktan, bedene kendisini nasıl iyileştireceğini öğretmeye doğru bir dönüşüm. İşte tam da burada uzay araştırmaları ile tıp arasındaki bağ gerçekten güçlü bir hal alıyor. Astronotlar için robotik cerrahi geliştiriyoruz ve dünyada uzman sağlık hizmetlerine erişimi genişletiyoruz. Akdeniz Üniversitesi olarak; nakillerden hücresel tedavilere, ameliyathaneden laboratuvara ve belki de bir gün dünyadan uzaya uzanan bu yolculuğun bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz."
‘ZİHİNLERİNDE YENİ HAYALLER YEŞERECEK’
Gençlere tavsiyelerde bulunan Astronot Tuğgeneral Alper Gezeravcı da şöyle konuştu:
“Gerçekleştirdiğimiz bu faaliyet de Uluslararası Uzay Kongresi kapsamında yürüttüğümüz çalışmaların bir parçası. Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü iradesiyle, uzayda hakkımız olanı almak üzere ortaya koyduğumuz Milli Uzay Programımızın devamı niteliğinde, son dört yıldır icra edilen faaliyetlerin bir yansımasını bugün burada görüyoruz. Biz, ‘Neden 2020’li yıllarda böyle yatırımlarla uzay alanına adım attık?’ sorusunu değil, ‘Neden bu zamana kadar bu işlere başlamadık?’ sorusunu sorduk. Bundan sonra kardeşlerimizin geleceğe yönelik potansiyellerini ortaya koyabilecekleri yeni alanlar açılacak; zihinlerinde yeni hayaller yeşerecek."
Astronotlar deneyimlerini anlatırken öğrenciler de uzaya dair merak ettiklerini sordu. Program sonunda ise AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, 11 astronota çeşitli hediyeler sundu. (DHA)
Görüntü Dökümü
--------------------------
-Astronotların salona girişi
-Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan'ın açıklamaları
-Alper Gezeravcı'nın açıklamaları
-Astronotların açıklamaları
-Plaket töreni
-Toplu fotoğraf çekimi
Haber: İrem BAŞDAŞ- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,(DHA)
===========================================
5) İÇKİ İÇERKEN ARKADAŞI TARAFINDAN BIÇAKLANAN KİŞİ KURTARILAMADI
ESKİŞEHİR’de dün akşam aralarında çıkan kavgada birlikte içki içtiği arkadaşı M.D tarafından bıçaklanan Serdar Saygın (46), tedaviye alındığı hastanede bu sabah saatlerinde yaşamını yitirdi.
Tepebaşı ilçesine bağlı Hoşnudiye Mahallesi Porsuk Bulvarı’nda akşam saatlerinde içki içen Serdar Saygın ve arkadaşı M.D. arasında bir süre sonra henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışma kavgaya dönüştü, M.D., Serdar Saygın’ı bıçaklayıp kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Saygın’ın kalbinin durduğu belirlendi. Kalp masajıyla kaybi yeniden çalıştırılan Serdar Saygın ambulansla Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan Saygın, bu sabaha karşı hayatını kaybetti.
Olaydan sonra kaçan şüpheli M.D. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince yakalanarak, gözaltına alındı. Sağlık kontrolünden geçirilen M.D. işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Soruşturma sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------
-Şüphelinin adliyeye sevk edilmesi
-Olayın yaşandığı park
-Parktaki polisin incelemesi
-Eskişehir Adliyesi
-Öldürülen Serdar Saygın’ın yerdeki fotosu
Haber-Kamera: Batuhan KILIÇ-Güray ATEŞ/ESKİŞEHİR,(DHA)
=========================================
6) ŞANLIURFA’DA ENGELLİ SEYYAR SATICIYI DARBEDEN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
ŞANLIURFA’da seyyar olarak parfüm satan engelli Sinan Ö.’yü, darbeden A.K. tutuklandı. Darp anı çevredeki bir kişi tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.
Olay, Atatürk Bulvarı’nda meydana geldi, Meydanda seyyar olarak parfüm satan engelli Sinan Ö., iddiaya göre bir kebapçının önünde bulunan müşterileri rahatsız ettiği gerekçesiyle iş yeri sahibi A.K. tarafından sokak ortasında tokatlanarak darbedildi. Olay sırasında çevrede bulunan bir kişi, yaşananları cep telefonuyla kaydederek sanal medyada paylaştı.
Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, olayı gerçekleştirdiği belirlenen A.K., polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen A.K., çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince 'kasten yaralama' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
-----------------------
-Adliye önünde bekleyenler
-Sokak ortasında yaşanan tartışma
-Engelli genci tokatlayan işyeri sahibi
-Genel ve detaylı görüntüler
Haber: Ali LEYLAK-Kamera: /ŞANLIURFA, (DHA)
==========================================
7) EVLİLİK VAADİYLE ALTIN DOLANDIRICILIĞINA 4 GÖZALTI
HATAY’da N.G.'yi evlilik vaadiyle dolandırarak 170 bin TL değerindeki altınlarını alan E.G. isimli kadın ile C.T., A.Ö. ve M.T. gözaltına alındı.
Olay, 6 Ekim’de Antakya ilçesi Kuzeytepe Mahallesi’nde meydana geldi. N.G., kendisiyle evleneceğini söyleyen E.G.'yi 170 bin TL değerinde altın verdi. Altınları aldıktan sonra E.G.'den haber alamayan N.G., dolandırıldığını anlayınca polise başvurdu. Olayla ilgili çalışma başlatan Hatay Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çok sayıda güvenlik kamerası görüntüsünü inceleyerek saha çalışması yaptı. Çalışmalar sonucunda E.G. ile C.T., A.Ö. ve M.T. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Şüphelilerin mağdurla konuştuğu anlar (Güvenlik kamerası)
-Şüphelilerin emniyete götürülmeleri
-Genel detaylar
Haber: Alican GÜMÜŞ - Kamera: HATAY, (DHA)
=======================================
8) ÇORUM'DA OTOMOBİL İLE CİP ÇARPIŞTI: 4 ÖLÜ, 1 AĞIR YARALI (3)
KAZADA ÖLEN 4 KİŞİDEN 3’Ü TOPRAĞA VERİLDİ
Çorum-İskilip karayolu Ceritbeli mevkisinde meydana gelen kazada hayatını kaybeden Ömer Cebeci’nin yaklaşık 7 yıldır Kazakistan’da çalıştığı belirtildi. Düğün hazırlıkları için memleketi Çorum'a gelen Cebeci’nin cenazesi, İnalözü köyünde düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Kazada hayatını kaybeden nişanlısı Zehra Betül Yılmaz da bugün öğle namazının ardından Çorum’da Ulu mezarlıkta düzenlenen cenaze töreniyle toprağa verildi.
Öte yandan kazada ölen Mert Üstünel için ise İskilip ilçesi Şeyh Yavsi Camii’nde ikindi namazının ardından cenaze namazı kılındı. Üstünel’in cenazesi, namazın ardından Hacı Karani Mezarlığı’nda toprağa verildi. Kazada ölen 6 yaşındaki Hüsra Lal’ın cenazesinin ise ailesi tarafından Antalya’da toprağa verileceği belirtildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
------------------------
-Mert Üstünel'in cenaze namazı
Haber-Kamera: Mehmet KABA-ÇORUM-DHA
=====================================
9) KARDEŞİNİ TÜFEKLE VURARAK YARALADI
KAYSERİ’de Ö.B., kardeşi Ö.Ç.B.’yi oto tamirhanesinde tüfekle vurarak yaraladı.
Olay, saat 15.00 sıralarında Kocasinan ilçesi Oymaağaç Mahallesi 3120'inci Sokak’ta meydana geldi. Ö.B. ile kardeşi Ö.Ç.B. arasında oto tamirhanesinde henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma silahlı kavgaya dönüştü. Kavgada Ö.B., kardeşi Ö.Ç.B.’yi tüfekle vurarak yaraladı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerinden kaçan Ö.B.’nin yakalanmasına yönelik çalışma başlatılırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------
-Olay yeri
-Genel detay
-Polis ekiplerinin çalışması
Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU/KAYSERİ, (DHA)
===================================
10) SOKAKTA YÜRÜYEN EŞİNİ SIRTINDAN BIÇAKLADI
ADANA’da Fatma H., sokakta yürüdüğü sırada arkasından gelen eşi Osman H. tarafından bıçaklı saldırıya uğradı. Yaralanan kadın hastaneye kaldırılırken, kaçan şüpheli eş, motosikletli polis ekibi tarafından yakalandı.
Olay, Seyhan ilçesine bağlı Kuruköprü Mahallesi Sefa Özler Caddesi’nde meydana geldi. Fatma H. kaldırımda yürüdüğü sırada arkasından yaklaşan eşi Osman H., henüz bilinmeyen nedenle bıçakla saldırdı. Fatma H., aldığı bıçak darbeleriyle acı içerisinde yere yığılırken , şüpheli ise kaçarak bölgeden uzaklaştı. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı kadın, sağlık görevlilerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak, tedavi altına alındı.
Bölgeyi adeta abluka altına alan Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Motosikletli Polis Timleri Amirliği ekipleri, şüpheli Osman H.’yi kısa sürede suç aleti bıçakla birlikte yakaladı. Gözaltına alınan Osman H., Seyhan İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.
Olayla ilgili inceleme sürdürülüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
----------------------------
- Yaralanan kadından görüntüler
- Yaralanan kadına yardım edilmesi
Haber: Serhat GÜLER- Kamera: ADANA,(DHA)

