DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 10
BIST 100
14.917,43 2,91%
DOLAR
45,2113 -0,03%
EURO
53,1334 0,46%
GRAM ALTIN
6.811,05 2,79%
FAİZ
41,05 -0,41%
GÜMÜŞ GRAM
112,17 5,87%
BITCOIN
81.452,00 -0,24%
GBP/TRY
61,4968 0,39%
EUR/USD
1,1746 0,45%
BRENT
101,52 -7,60%
ÇEYREK ALTIN
11.136,07 2,79%

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 10

1) KAHRAMANMARAŞ'TA OKULDAKİ SALDIRIDA YAŞAMINI YİTİREN ÖĞRENCİLER TOPRAĞA VERİLDİ (4)

YAN YANA TOPRAĞA VERİLDİLER

Kahramanmaraş'ta 8'inci sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin eğitim gördüğü okuldaki silahlı saldırısında hayatını kaybeden Belinay Nur Boyraz, Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç ile Kerem Erdem Güngör, törenin ardından Şeyh Adil Mezarlığı'nda yan yana son yolculuklarına uğurlandı. Öğrencilerin yakınları, kabirlerin başında dua edip, gözyaşı döktü. Arkadaşları da öğrencilerin mezarlarına destekledikleri futbol takımlarının atkılarını yerleştirdi.

'ONLARI ÇOK ÖZLEYECEĞİZ'

Bayram Nabi Şişik'in arkadaşı Mete Culfa, "Hain saldırıyı derin bir üzüntüyle öğrendik. Mezarının başında dualarımızı ettik. Bu kayıpların bize hissettirdiklerini tarif edemem. Yaşamayan bilemez. Bayram, arkadaşımın kardeşiydi ama kendi kardeşim gibiydi. Çok üzüldük. Bundan sonra elimizden geldiğince Türkiye'nin her bir karış toprağında onun adını yaşatmak için çabalayacağız. Onları çok özleyeceğiz" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

- Mezarlardan genel ve detay görüntüler

- Mezarlara yerleştirilen atkılar

- Mete Culfa ile röportaj

- Mezar başında dua etmeleri

Haber: Anıl ATAR - Kamera: Yaşarcan SERİNTÜRK/KAHRAMANMARAŞ, (DHA)

=============================================

2) 'ŞİDDET İÇERİKLİ YAYINLARA KISITLAMA GETİRİLMELİ'

TÜRK Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kenan Barut, sanal medyada, televizyonlarda yayınlanan şiddet içerikli diziler, filmlerin çocukları şiddete yönelttiğini belirterek, "Bu tür içerikler Radyo Televizyon Üst Kurulu tarafından gözden geçirilmeli, gerekirse belirlenen saatlerde gösterilmeli veya hiç gösterilmemeli" dedi.

'Umudun Adı: Çocuk' çağrısı ile düzenlenen 61'inci Türk Pediatri Kongresi, 2 bin 500 uzmanın katılımıyla Antalya'nın Kemer ilçesi Beldibi Mahallesi'ndeki Rixos Sungate Otel'de başladı. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, Türkiye'de sayıları 8 bini bulan çocuk hekimleri olarak hem bilimsel verileri artırmak hem bir araya gelmek hem de her şeyi birlikte gerçekleştirmek için Antalya'da toplandıklarını söyledi. Prof. Dr. Kasapçopur, "Burada biz iyiliği çoğaltmaya çalışırken, çocuklarımız için iyiliği ortaya koymak, iyilik artsın, çocuklarımız iyi olsun diye uğraşırken hem Urfa'dan hem Maraş'tan gelen çok üzücü acı haberler içimizi dağladı. Özellikle çocuklar içinde suçun bu kadar aşağılara kadar inmesi, hastanelere, okullara kadar şiddetin gelmesi, üstüne düşünülmesi gereken bir şey" diye konuştu.

'ÇOCUKLAR ARASINDA SUÇ ORANI NEREDEYSE YÜZDE 10 ARTTI'

2024 verilerine göre çocuklar arasındaki şiddet, şiddete bağlı suç oranının neredeyse yüzde 10 arttığını aktaran Prof. Dr. Kasapçopur, "Bir ülkenin geleceği, şiddetsiz günler için hepimiz çabalamalıyız. Şiddetin ortadan kalkması; hayatın her alanında hem fiziksel hem sözel şiddeti ortadan kaldırarak olur. Bütün çocuklarımıza inceliği öğütlemeliyiz. Kabalıktan, nobranlıktan, kötü dilden çocuklarımızın uzak durmasını söylemeliyiz. Özellikle siber zorbalığın yansıması olarak bunlar karşımıza çıkıyor. Siber zorbalıktan çocuklarımızı korumalıyız. Dijital çağda karşımıza çıkan sosyal medyadaki terörü ortadan kaldırmak zorundayız. Çocuk hekimleri olarak önümüzde daha çok iş olduğuna inanıyorum" dedi.

'BU YÜZYILIN GÖRÜNEN EN BÜYÜK SORUNU ŞİDDET'

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Prof. Dr. Burak Doğangün, son dönem üzücü haberler duyduklarını belirterek, "Belki dünya genelinde olan şeyler bize çok daha fazla yaklaştı. Okullara olan bu saldırı hele çok naif, çok temiz, melek gibi düşündüğümüz çocuklardan yine çocuklara geliyor olması, belki hepimizi şok da etti. Bu yüzyılın artık görünen en büyük sorunu şiddet. Şiddete karşı hepimizin en baştan çok net 'hayır' diyebilmemiz gerekiyor. Ayrıca çocukların da küçük yaşlardan itibaren zor olana, zorlayanlara, zorbalayanlara 'hayır' diyebilecek kapasitelerinin olması gerekir. Değişen toplum, değişen yaşam biçimleriyle beraber çağdaşlığın artılarının yanında bu negatiflikler de oluştu. Toplumsal değerler erimeye başladı ve çocukların çok küçük yaştan itibaren kıymetli olduklarını hissetmeleri, bir taraftan da kontrol mekanizması olmalı" diye konuştu.

'ÇOCUK ÇOK İYİ RADARDIR'

O çocukların yaşadığı zorluk ve sıkıntıları çözebilecek üst merci anlamında kontrol mekanizmalarının zayıfladığını aktaran Prof. Dr. Burak Doğangün, "Bu problemlerin bir bütün olarak toplumsal, hatta global mesele olduğu söylemekte fayda var. Tabi ki akran zorbalığının artığını görüyoruz ancak çocuk unutmamız gerekir ki çok röntgencidir, çok iyi bir radardır. Etrafında olup biteni çok iyi algılar ve sezer. Hukukun üstünlüğü çok önem arz ediyor. Belki de hemen hemen her kavramın üstünde geliyor. Çünkü kendince kendi cezasını veriyor. Kendince yaşamış olduğu haksızlığın cezasını; başvuracağı, yaslanabileceği bir güç olmadığını düşünerek kendisi veriyor" dedi.

'ÇOCUK ASLINDA DEĞER KAYBINA GİDİYOR'

Dijitalin, elektronik oyunların artmasıyla beraber ailelerin çocukları kontrol edebilme gücünün azaldığını gördüklerini kaydeden Prof. Dr. Doğangün, şöyle devam etti:

"Daha önceki dönemlerde örneğin mahallede üç kişi, bir öğretmen, bir doktor bir hakim ya da üst düzeyde görünen insan, bir sanatçı identifikasyon dediğimiz çocuk için özdeşleşim nesnesiyken bugün sanal ortamlarda binlerce, milyonlarca özdeşleşebileceği identifikasyon nesnesinin olması, çocuk açısından aslında utanabilme kapasitesinin azaldığını gösteriyor. Şunu demek istiyorum; bir sorun, bir sıkıntı, bir ayıp yaşadığında kişi, birey, çocuk 'O kişinin yüzüne nasıl bakarım, bu amcamın, bu dayımın, bu teyzemin, bu öğretmenimin yüzüne nasıl bakarım' diye iç kontrol mekanizması geliştiriyordu. Bu gelenekler, yaşam biçimleri, inançlar ve kanunlarla belki çevrelenen şeyler. Her ikisinde de erime olduğunu söylemek mümkün. Dolayısıyla çocuk aslında değer kaybına gidiyor. Bir başka deyişle yaşam çocuğun gözünde değersiz oluyor. Yaşamak da değersiz, yaşatmak da değersiz ya da 'Ben ölsem ne olacağım ki', yani hayatın bir manası anlamı yok diye bakarken bir başkasının yaşam hakkını da elinden alabiliyor maalesef."

'ŞİDDET İÇERİKLİ YAYINLARA KISITLAMA İSTİYORUZ'

Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kenan Barut ise şiddet içerikli yayınlara kısıtlama getirilmesi gerektiğini belirterek, "Günümüzde artan şiddet olaylarıyla birlikte bunun nedeninin açık ve açık olarak ekranlarda, televizyonlarda, sosyal medyada yayınlanan şiddet içerikli görüntüler olduğunu, şiddet içerikli diziler, filmler olduğunun kanısına vardık. Genel olarak çocuk sağlığı hastalıklarıyla uğraşan uzmanlar olarak bunu özellikle rica ediyoruz; özellikle belirtiyoruz ve altını çiziyoruz. Bu tür içerikler Radyo Televizyon Üst Kurulu tarafından gözden geçirilmeli, gerekirse belirlenen saatlerde gösterilmeli veya hiç gösterilmemeli. Yasaklama boyutuna gidilebilir ya da gidilemez bilmiyorum, ama bu noktada yapılması gereken durum belirli saatlerde çocukların izleyemeyeceği düzeye getirilmelidir" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------------

-Prof. Dr. Özgür Kasapçopur açıklama

-Prof. Dr. Burak Doğangün açıklama

-Prof. Dr. Kenan Barut açıklama

Haber-Kamera: Levent YENİGÜN/KEMER (Antalya), (DHA)

=============================================

3) POMPALI TÜFEKLE YÜRÜYEN KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

DİYARBAKIR'da elinde pompalı tüfekle meydanda yürüyen şüpheli, devriye gezen polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. O anlar, cep telefonuyla kaydedildi.

Olay, öğle saatlerinde Sur ilçesindeki tarihi Dağkapı Meydanı'nda meydana geldi. Elinde pompalı tüfekle yürüyen kimliği henüz öğrenilemeyen kişi, devriye gezen polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin silahına el konulurken, gözaltına alındığı anlar cep telefonuyla kaydedildi.

Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------

-Pompalı tüfekle gözaltına alınan şahıs

-Çevredekiler

Haber- Kamera: Seyfettin EKEN-Hüseyin İÇLİ/DİYARBAKIR, (DHA)

=============================================

4) TAKLA ATAN OTOMOBİLDE 2'Sİ ÇOCUK 4 KİŞİ YARALANDI

KÜTAHYA'da, yol kenarındaki su kanalına düşüp takla atan otomobildeki aynı aileden 2'si çocuk, 4 kişi yaralandı.

Kaza, Kütahya-Eskişehir kara yolu 25'inci kilometrede meydana geldi. İ.Ç.'nin (37) kontrolünü yitirdiği 20 PN 142 plakalı otomobil, savrulup, yol kenarındaki su kanalına düşerek takla attı. Ters dönen otomobilin sürücüsü İ.Ç. ile yanındaki eşi N.Ç. (34), çocuklar F.Ç. (5) ve E.Ç. (8) hafif yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar, ambulanslarla kaldırıldıkları Kütahya Şehir Hastanesi'nde tedaviye alındı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Kazayla ilgili soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Trafik polisi aracındaki çocuklardan görüntü

-Yaralılardan detaylar

-Araçtan detaylar

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Oğuzhan KILIÇ/KÜTAHYA, (DHA)

=============================================

5) SİTE BAHÇESİNDEKİ DEPO ALEV ALEV YANDI

BURSA'nın İnegöl ilçesinde, sitenin bahçesindeki depoda çıkan yangını itfaiyeciler söndürdü. Yükselen alevler ile siyah duman, cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.

Yunus Emre Mahallesi Mevlana Caddesi'ndeki sitenin bahçesinde ardiye olarak kullanılan depoda, saat 14.30 sıralarında yangın çıktı. İhbarla adrese itfaiye ekipleri sevk edildi. Zaman zaman yaşanan patlamalarla büyüyen alevler ve gökyüzüne yükselen siyah dumanlar, çevredekiler tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Ekiplerin müdahalesiyle kısa sürede kontrol altına alınıp söndürülen yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için çalışma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Yangından cep telefonu görüntüsü

-İtfaiye ekiplerinin müdahalesinden görüntüler

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), (DHA)

=============================================

6) TOKAT'TA UYUŞTURUCU OPERASYONU: 1 TUTUKLAMA

TOKAT'ta polisin uyuşturucu satıcılarına yönelik düzenlediği operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheliden 1'i tutuklandı.

Tokat İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 14 Nisan'da kent merkezinde uyuşturucu madde satın aldığı tespit edilen 2 şüpheliyi yakaladı. Şüphelilerin üzerinde ekiplerin aramasında 0,36 gram sentetik kannabinoid ham maddesi, 2,72 gram esrar ve 250 içimlik peçeteye emdirilmiş sentetik kannabinoid ele geçirildi. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, uyuşturucuyu temin ettiği belirlenen N.A.'nın ikametine operasyon düzenledi. Adreste ekiplerin aramasında 28 sentetik hap ele geçirildi. N.A. ile birlikte S.P. ve M.E. 'Uyuşturucu madde imalatı ve ticareti' suçundan gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden M.E. savcılık talimatıyla, S.P. ise çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. N.A. ise 'Uyuşturucu madde ticareti yapmak' suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

- Şahsın adliyeden çıkarılması

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ / TOKAT, (DHA)

=============================================

7) SMYRNA ANTİK KENTİ KÖKENLİ HEYKEL BAŞI, ABD'DEN TÜRKİYE'YE İADE EDİLDİ

SMYRNA Antik Kenti kökenli mermer heykel başı, ABD'deki Denver Sanat Müzesi tarafından Türkiye'ye iade edildi. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, "Türkiye'deki tüm akademik camiadaki hocalarımız, çalışma arkadaşlarımız, kolluk kuvvetlerimiz, elçiliklerimiz, Dışişleri Bakanlığımız el birliğiyle çok güzel bir sistem kurguladık. Şu anda kaçakçılık ve mücadele noktasında dünyada kuralları koyan ülke olduğumuzu da gururla söyleyebiliriz" dedi.

Türkiye'nin son yıllarda eser iadesi alanındaki çalışmalarından haberdar olan Amerika Birleşik Devletleri'nin Colorado eyaletinin Denver şehrinde bulunan Denver Sanat Müzesi, koleksiyonlarında yer alan ve Anadolu kökenli olduğu düşünülen mermer heykel başını Türkiye Cumhuriyeti'ne iade etmek istediklerini Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bildirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı uzmanlarınca yapılan incelemelerde eserin Smyrna Agora kazılarından ele geçtiği teyit edildi. Bu durumun 1934 tarihli Türk Tarih, Arkeoloji ve Etnografya Dergisi'nde yayımlanan raporla belgelendiği belirtilirken bu tespitler, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Smyrna Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanlarınca hazırlanan raporlarla da desteklendi. Bu değerlendirmeler sonucunda eserin Anadolu kökenli olduğu ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı anlaşıldı. Yürütülen çalışmalar neticesinde heykel başının Türkiye'ye iadesi sağlandı. Eserin mermerden yapılmış erkek başı, milattan sonra 5'inci yüzyılın ikinci yarısına tarihlendiği ve 25 santimetre yüksekliğindeki eserin boyun kısmının altı kırık ve eksik olduğu belirlendi. Saç ve kaş kıvrımları keskiyle, göz bebekleri ise matkap darbeleriyle işlenen eserin kısa sakallı portrede yüz hatları güçlü ve etkileyici bir ifade sunduğu tespit edildi. Eserin Theodosius Dönemi heykel sanatı ile ilişkili olduğunu ve Efes-Smyrna bölgesinde faaliyet gösteren bir atölyede üretildiği belirtildi.

'ESERİMİZ DOĞDUĞU TOPRAKLARA, SMYRNA'YA GERİ DÖNMÜŞ OLDU'

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy'un koymuş olduğu hedeflere ulaşmak üzere oldukça yoğun çaba sarf ediyoruz. Türkiye'deki tüm akademik camiadaki hocalarımız, çalışma arkadaşlarımız, kolluk kuvvetlerimiz, elçiliklerimiz, Dışişleri Bakanlığımız el birliğiyle çok güzel bir sistem kurguladık. Şu anda kaçakçılık ve mücadele noktasında dünyada kuralları koyan ülke olduğumuzu da gururla söyleyebiliriz. Amerika'dan aldığımız bu son eserde işin gelecekte de nasıl şekilleneceğini göstermesi açısından önemli. Çünkü ülkemizde bilimsel süreli yayınlar yapılıyor. Bu yayınlar, yapılan arkeolojik kazılar çalışmasında ortaya çıkan bulguların bilimsel çalışması. Ancak bu heykelin ülkemize gelmesinde de bilimsel yayının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Denver Sanat Müzesi'ndeki bilinçli müze çalışanları ve idaresi de bu konuda bize oldukça yardımcı oldular. Tüm sorumlu arkadaşlarımızın yoğun gayretleri sonrasında eserimiz ülkemize doğduğu topraklara, Smyrna'ya geri dönmüş oldu" dedi.

'BÜYÜK KONSTANTİN'DEN SONRAKİ SÜRECİN BİR STİLİNİ YANSITIYOR'

Smyrna Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Akın Ersoy ise "Belli ki Agora'da herhangi bir noktada yerleştirilmiş bir heykel. Örnekte olduğu gibi bir kaide üzerinde yükseldiği anlaşılıyor. Aynı dönemde elimizde yazıtlar var. O yazıtlarda 'İsidoros' adlı bir valinin onurlandırıldığını görüyoruz. Bu heykelin 5'inci yüzyılın ilk yarısına ait olduğunu değerlendiriyoruz. Formu gereği de biraz erken Hristiyanlık dönemine ait gibi gözüküyor. Çünkü ciddi bir yüz ifadesi var ve gözbebekleri Tanrı'yla iletişim kurarcasına yukarıda resmedilmiş. Büyük Konstantin'den sonraki sürecin bir stilini yansıtıyor" diye konuştu. (DHA)

Görüntü dökümü

-------------------------------

-Birol İnceciköz ile röp.

-Akın Ersoy ile röp.

-Genel detay ve görüntüler

Haber: Yağmur ÖNGÜN - Kamera: Tekin GÜRBULAK/ İZMİR, (DHA)-

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.