DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 1
BIST 100
14.329,34 -1,81%
DOLAR
45,0714 0,04%
EURO
52,8658 0,15%
GRAM ALTIN
6.666,34 0,15%
FAİZ
40,86 0,00%
GÜMÜŞ GRAM
106,85 0,91%
BITCOIN
76.445,00 -0,03%
GBP/TRY
61,1329 0,31%
EUR/USD
1,1709 -0,03%
BRENT
110,74 -0,47%
ÇEYREK ALTIN
10.899,46 0,15%

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 1

1) VAN GÖLÜ'NDE KAYBOLAN BORAN ÖNER'İN CANSIZ BEDENİ BULUNDU

VAN Gölü'nde kaybolan Boran Öner'in(17) cansız bedeni, sabah saatlerinde deniz polisi, sahil güvenlik ve polis dalgıç ekiplerince gölde bot ve teknelerle yapılan arama çalışmaları sonucu sudan çıkarıldı.

Olay, dün akşam saatlerinde Edremit ilçesindeki liman bölgesinde meydana geldi. Boran Öner'in göle düştüğü yönündeki ihbar üzerine bölgeye deniz polisi, sahil güvenlik, polis dalgıç ve sağlık ekipleri sevk edildi. Akşam saatlerinde başlatılan arama çalışmalarından sonuç alınamayınca ekipler, çalışmalara sabahın erken saatlerinde yeniden başladı. Deniz polisi, Sahil Güvenlik, Van Gölü Grup Komutanlığı ve dalgıç ekiplerinin koordineli şekilde yürüttüğü çalışmalar sonucu Boran Öner'in cansız bedeni sudan çıkarıldı. Öner'in cenazesi, otopsi işlemleri yapılmak üzere morga kaldırılırken, işlemlerin ardından ailesine teslim edileceği belirtildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.(DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Suda arama çalışması yapan deniz polisi ve sahil güvenlik ekipleri

-Boran'ın suda çıkartılan cansız bedeni

-Detaylar

Haber: Behçet DALMAZ/VAN, (DHA)

==================================================

2) ERZİNCAN'DA 4 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM

ERZİNCAN'ın Kemah ilçesinde Richter ölçeğine göre 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre saat 19.15'te merkez üssü Erzincan'ın Kemah ilçesi olan 4 büyüklüğünde deprem oldu. Yerin 7,12 kilometre derinliğinde meydana gelen depremde ilk belirlemelerde göre her hangi bir hasar veya can kaybı yaşanmadı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------

-Erzincan merkezden görüntüler

ERZİNCAN, (DHA)-

==================================================

3) OTOMOBİLLE ÇARPIŞAN MOTOSİKLETİN SÜRÜCÜSÜ ÖLDÜ

İZMİR'in Karşıyaka ilçesinde otomobille çarpışan motosikletin sürücüsü Mehmet Akif Karaoğlu (18), hayatını kaybetti.

Kaza, saat 22.00 sıralarında Yalı Bulvarı Yunuslar mevkisinde meydana geldi. A.K. (22) idaresindeki 10 LK 058 plakalı otomobil ile Mehmet Akif Karaoğlu yönetimindeki 35 BVE 018 plakalı motosiklet çarpıştı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Karaoğlu'nun yaşamını yitirdiği belirlendi. Karaoğlu'nun cansız bedeni, kaza yerindeki incelemenin ardından morga kaldırıldı.

Otomobil sürücüsü A.K.'yi gözaltına alan polis, kazayla ilgili soruşturma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

Kaza yerinden görüntü

Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Kadir ÖZEN / İZMİR, (DHA)

==================================================

4) ERZURUM'DA BUZLANMA NEDENİYLE MEYDANA GELEN KAZALARDA 5 KİŞİ YARALANDI

ERZURUM'da buzlanma kazalara neden oldu. Aynı yolda 8 aracın karıştığı 4 ayrı kazada 5 kişi yaralandı.

Kazalar saat 19.30 sıralarında Doktor Refik Saydam Caddesi'nde meydana geldi. Kar yağışı sonrası buzlanan yolda kayan araçlar duramayarak çarpışmaya başladı. Toplam 8 aracın karıştığı kazalardan birinde Hüseyin Nar idaresindeki 25 AEB 889 plakalı servis minibüsü; önünde meydana gelen kazalar nedeniyle yavaşlayan 55 AZY 80 plakalı TIR'a arkadan çarptı. Minibüsle yan yana ilerleyen 25 AFF 722 plakalı hafif ticari araç ise refüje çıktı. Servis minibüsü şoförü Hüseyin Nar, İtfaiye ve AFAD ekiplerinin uzun uğraşları sonrası sıkıştığı yerden çıkarıldı. Nar ve diğer 3 yaralı, ambulanslarla Erzurum Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı. Caddenin farklı noktalarında meydana gelen kazalarda ise 1 kişi yaralanırken 5 araçta hasar oluştu. Araçlar çekicilerle kaldırıldıktan sonra buz pistine dönen yolda karayolları ekipleri tuzlama çalışması yaptı. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------

-Kaza yerinden genel ve detay görüntüler

-Sıkışan sürücüyü kurtarma çalışması

-Diğer yaralılara ilk müdahale

-Sıkıştığı yerden çıkarılan sürücünün ambulansa taşınması

-Hasar gören araçlardan detay

-Karayolları aracının tuzlama yapması

-Buz pistine dönen yolun görüntüsü

Haber - Kamera: Oktay POLAT / ERZURUM, (DHA)

==================================================

5) BURSA'DA ASANSÖR BOŞLUĞUNA DÜŞEN GENÇ, AĞIR YARALANDI

BURSA'nın İnegöl ilçesinde bir mobilya fabrikasında asansör boşluğuna düşen Fırat S. (17), ağır yaralandı.

Olay, saat 22.00 sıralarında kırsal Cerrah Mahallesi Kalburt mevkisindeki bir mobilya fabrikasında meydana geldi. İddiaya göre Fırat S., işyeri sahibi olan yakınını ziyaret etmek için gittiği fabrikada 3'üncü kata çıktı. Yük asansörüne yönelen Fırat S., kabinin katta olmaması nedeniyle adım attığı sırada dengesini kaybederek yaklaşık 8 metre yükseklikten aşağı düştü. Zemin katta bulunan asansörün üzerine düşen Fırat S., ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çalışmasıyla bulunduğu yerden çıkarılan yaralı, ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastanede tedaviye alınan Fırat S.'nin vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar olduğu ve hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Yaralının hastaneye getirilmesi

-Yaralanın yakınlarının hastanede bekleyişi

-Düşen asansörden detaylar

Haber - kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), (DHA)

==================================================

6) İLAÇLAMA SONRASI ÖLEN TOPRAK BEBEĞİN DAVASINDA BİR SANIĞA TAHLİYE

İZMİR'in Konak ilçesinde, dairede yapılan ilaçlama sonrası Altay Toprak Kınalı'nın (1) ölümüne ilişkin tutuklu sanıklar ilaçlama şirketinin sahibi ziraat mühendisi Bülent Öz ile ilaçlamaya yardımcı olan Eyüp Gödelezli hakim karşısına çıktı. Heyet, sanıklardan Eyüp Gödelezli'nin adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi.

Olay, 11 Kasım 2024'te Konak ilçesi Kahramanlar Mahallesi 1413 Sokak'taki apartmanda meydana geldi. 4 katlı binanın en üst katında oturan aile, dairede ilaçlama yaptırdı. Tüm bina sakinleri ilaçlamanın ardından rahatsızlandı. İhbar üzerine adrese AFAD Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) uzmanları ile itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. 3'üncü katta oturan 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı, annesi Raziye Kınalı, babası Recep Kınalı ve apartmanda yaşayanlardan üniversite öğrencisi Gizem Umay ile Yurdaer Çelikörs hastaneye kaldırıldı. 5 kez kalbi duran ve yeniden çalıştırılan Altay Toprak Kınalı, 3 gün sonra hayatını kaybetti. Kınalı çifti ile Gizem Umay ve Yurdaer Çelikörs, tedavileri sonrası taburcu edildi. Altay bebek, otopsisinin ardından Pınarbaşı Mezarlığı'nda toprağa verildi.

ÖNCE TUTUKLAMA SONRA TAHLİYE

Olaya ilişkin soruşturma kapsamında 3 kişi, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Temizlik ve ilaçlama şirketinin sahibi ziraat mühendisi Bülent Öz ile ilaçlamaya yardımcı olan Eyüp Gödelezli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, işe aracılık ettiği belirlenen Ethem Gödelezli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bir süre sonra Öz ve Eyüp Gödelezli de adli kontrolle serbest kaldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında AFAD ekiplerinin incelemesinde; binanın ilaçlanmasında kullanılan maddelerin yerleşim merkezinde kullanılmaması gereken tarım ilacı niteliğinde maddeler olduğunun tespit edildi. Evdeki ilaçlamada, insan sağlığına zararlı olan 'Kingphos' ve 'Grainphos' adlı tarım ilaçlarının kullanıldığı belirlendi.

YENİDEN TUTUKLANDILAR

Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 1'inci Adli Tıp İhtisas Kurulu'nca hazırlanan raporda bebeğin ölümünün, binadaki böcekler için uygulanan ilaca bağlı zehirlenmeyle meydana geldiği belirtildi. Adalet Bakanlığı 5'inci Adli Tıp İhtisas Kurulu ise Toprak'ın kimyasal fosfin gazına maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği yönünde rapor hazırladı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, daha önce tutuklanıp, adli kontrol şartıyla serbest bırakılan ilaçlamayı yapan şirketin sahibi ziraat mühendisi Bülent Öz ile ilaçlamaya yardımcı olan Eyüp Gödelezli hakkında yeniden gözaltı talimatı verdi. Gözaltına alınan şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Hazırlanan iddianamede AFAD görevlileri tarafından yapılan incelemeler neticesinde yapılan gaz ölçümünde gaz değerlerinin olması gerektiğinden çok yüksek seviyede olduğu yer aldı.

'İNSAN YAŞAM ALANINA UYGUN İLAÇ SEÇİLMEDİ'

İddianamedeki bilirkişi raporunda, fumigasyon ilaçlama yapılan dairede ve binada sistematik bir şekilde çalışılmadığı, insan yaşam alanına uygun ilaç-fumigant seçilmediği ve fumigasyon-ilaçlama adımlarına uyulmadığı yer aldı. Ayrıca binada yaşayanlarla toplantı düzenlenip, işin ciddiyetinin anlatılmadığı, binadaki insanların tam olarak binadan çıkarılmadan ilaçlanacak yerde diğer dairelere gaz sızıntısını önleyecek gerekli izolasyon sağlanmadan ve binadaki diğer dairelerde gerekli önlemler alınmadan ilaçlama yapıldığı belirtildi. İlaçlama yapılırken ve sonrasında binada zehirli gaz ölçüm ve kontrolleri yapılmaksızın, binada bazı dairedekilerin yaşamlarını sürdürdükleri, bazılarının da gaz değerleri bilgisinden mahrum olarak bekleme süresi dolmadan binaya döndüğü ve neticede elim vakanın meydana geldiğinin altı çizildi. Sanıklar hakkında 'Kimyasal silah kullanarak kasten öldürme' suçundan ayrı ayrı müebbet ile 5 kişinin zehirlenmesine yönelik ise 'Silahla kasten yaralama' suçundan 20'şer yıla kadar hapis isteminde bulundu. İddianame İzmir 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.

'UYGULAMAYI BÜLENT BEY YAPTI'

Sanıkların yargılanmalarına bugün İzmir 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlanıldı. Duruşmaya tutuklu sanıkların yanı sıra Altay bebeğin ailesi ile müştekiler ve avukatlar katıldı. Kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasıyla birlikte duruşma başladı. Celsede ilk söz tutuklu sanık Eyüp Gödelezli'ye verildi. Olay günü ilaçlama yapmadığını, yalnızca yardım için gittiğini savunan Gödelezli, "İlaçlamayı yapacak bilgiye sahip değilim. İlacın etkisini, zararını, ne gibi önlemler alınacak ben bilmem. Yardım için gitmiştim Bülent beyin işyerinden birlikte adrese geçtik. Daire sakinleriyle görüşüp bilgilendirelim dedi. İlaçlamayı yaptıran Semra Hanıma binadakilerin bilgilendirilip bilgilendirilmediğini sorduk. Bilgilerinin olduğunu, iki dairenin evde olmadığını söyledi. Bunun üzerine Bülent bey onlar evde yoksa uygulamayı yapamayacağını belirtti. Bülent Bey dairede olmayan Recep Beyin aranmasını ve müsaitse gelmesini söyledi. Recep Bey müsait olmadığını, kardeşi Şaban'ı göndereceğini söyledi. Bülent bey, Şaban beye ilaçlama sonrasında 72 saat daireye kesinle girilmemesi gerektiğini söyledi. Şaban Bey dairenin kapısını açtı, Bülent Bey banyonun izolasyonunu yaptı. Sonrasında Şaban Bey, Recep Beyi aradı ve ilaçlama ardından 3 gün girilmemesi gerektiğini söyledi. Uygulamayı Bülent Bey yaptı. İlaçlamaya dahil olmadım. Hem ailem hem de ben mağdur oldukö dedi.

'EVDE KALACAKLARINI BİLSEM İLAÇLAMA YAPMAZDIM'

Celsede savunma yapan tutuklu sanık Bülent Öz, sözkonusu ilacın kamu ve özel sektörde sıkça kullanıldığını savunarak, "Gerekli tedbirleri ve önlemleri almama rağmen meydana gelen olay beni çok üzmüştür. Tarım Bakanlığı bu maddenin kullanma izni ve uygulama noktasında tarafıma yetki vermiştir. Bu ilaç kimyasal silah değildirö dedi.

Olay gününü de anlatan sanık Öz, "Tüm binanın boşaltılması gerektiğini söylemiştik. Gerekli önlemler alınmadan ilaçlama yapılmayacağını kendilerine anlattım. Recep Beyin ağabeyi Şaban Bey geldi. Durumun riskini kendisine anlattım. Sonra daireye girip sızma olmasın diye banyo penceresinin yalıtımını yaptım. Birkaç camı açık bırakmalarını söyledim ama yağmur yağacak diye kapatmışlar. Bana kesinlikle eve girilmeyeceğini söylediler. Dairelerin kapılarına uyarı işaretleri astık. Sonradan öğrendiğim kadarıyla Recep Beyin bilgisi olmasına rağmen evde kaldığını, ertesi gün eşini ve çocuğunu getirdiğini öğrendim. Evde kalındığına dair bilgim olsaydı bu uygulamayı kesinlikle yapmazdım. Bana bu konuda kimse bilgi vermediö ifadelerini kullandı.

'BİTKİSEL HAYATA GİRMİŞ GİBİ OLDUM'

Duruşmada söz verilen Altay Toprak bebeğin babası Recep Kınalı, sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi. Kınalı, "Zirai ilaç kullandığı yönünde bilgilendirilmedik. Ağabeyim telefonda bana bir veya iki gün eve girilmemesi gerektiğini söyledi. Ben evde kaldım ama eşimle oğlumu ağabeyime gönderdim. Zirai ilaç olduğunu bilseydim 112'ye durumu ihbar ederdim. Daire herhangi bir uyarı yoktu. Olay günü vücudumu hissetmememe başladım. Bitkisel hayata girmiş gibi oldum. Eşim de aynı şeyi söyleyince ağabeyimi aradım ve yengemi gönderdi. Yengem gelince oğlumu alıp hastaneye gitmiş. Ben kusunca kendime geldim ve sonrasına ambulansla hastaneye kaldırıldım. Bizi kimse bilgilendirmedi. O yüzden camları da açmadık. O gün o binadan bir cinayet çıkacaktıö diye konuştu. Toprak bebeğin annesi Raziye Kınalı da sanıklardan sonuna kadar şikayetçi olduğunu söyledi.

HAZİRAN'A ERTELENDİ

Savunmalar ve beyanların ardından mütalaa sunan iddia makamı, sanıkların tutukluluk hallerinin devamı yönünde görüş bildirdi. Mütalaaya ilişkin söz verilen sanıklar ve avukatları tahliye talebinde bulundu. Sanıklardan Eyüp Gödezeli'nin adli kontrol şartıyla tahliyesine karar veren heyet, diğer sanığın tutukluluk halinin devamına, eksikliklerin giderilmesi ve dinlenilmeyen tanıkların dinlenilmesine hükmedip duruşmayı 18 Haziran tarihine erteledi.(DHA)

Görüntü Dökümü

------------

-Arşiv görüntülerle

Haber-Kamera:Tolga TAHÇI/İZMİR,(DHA)

==================================================

7) TELEFERİK KAZASI DAVASINDA 7 SANIĞA CEZA TALEBİ

ANTALYA'da 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı ve mahsur kalan 174 kişinin kurtarıldığı teleferik kazasına ilişkin davanın 7'nci duruşmasında mütalaasını açıklayan savcı, aralarında Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün de yer aldığı 5 sanık hakkında beraat talep etti. 7 sanığın ise 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan cezalandırılması istendi.

Konyaaltı ilçesinde 12 Nisan 2024'te meydana gelen, 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı ve mahsur kalan 174 kişinin 23 saatte kurtarıldığı teleferik kazasıyla ilgili, teleferik işletmecisi ANET'in önceki yönetim kurulu başkanı, mevcut Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün de aralarında olduğu 6 kişi tutuklandı. 36 sayfalık iddianamede, kazada hayatını kaybeden Memiş Gümüş'ün yakınları dahil olmak üzere 150 kişi, şikayetçi sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Mesut Kocagöz, ANET Genel Müdürü Vekili Ahmet Buğra Samsunlu, Okan Erol ve Serkan Yellice'nin de aralarında olduğu 12 kişi sanık olarak kabul edildi. Savcılık, 12 sanığın 'Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 27'şer yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Başkan Kocagöz, Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada, tutuklu tüm sanıklar ise 5'inci duruşmada tahliye edildi.

SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI

12 tutuksuz sanığın yargılanmasına Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Davanın 7'nci duruşmasında, savcı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E., Serkan Y., Suphi K. ve Edip Kemal B. hakkında 'Taksirle ölüme neden olma' suçundan mahkumiyet talep etti. Savcı, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz'ün olayın olduğu dönemde fiili yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile Mesut Kocagöz, K.K., O.K., H.A. ve A.A. hakkında beraat istedi. Savcı ayrıca, tüm sanıklar hakkında 'Trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma' suçundan beraat talebinde bulundu. (DHA)

ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE

Haber: Tunahan KIR/ANTALYA, (DHA) -

==================================================

8) OTEL YANGININDA 8 YAKININI KAYBEDEN AVUKAT: ÇIKARIN MAHKEMEYE SUÇLARI YOKSA AKLANSINLAR

BOLU'daki Grand Otel'de 78 kişinin yaşamını yitirdiği yangın faciasında ailesinden 8 kişiyi kaybeden avukat Yüksel Gültekin, kamu görevlileri ile ilgili devam eden soruşturma kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilisine uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına ilişkin, "Çıkarın mahkemeye suçları yoksa aklansınlar" dedi.

Grand Otel'de geçen yıl 21 Ocak'ta çıkan yangında 36'sı çocuk 78 kişi yaşamını yitirdi. Bolu Barosu avukatlarından Yüksel Gültekin, aralarında çocukları, gelinleri ve torunları olmak üzere 8 kişiyi yangın faciasında kaybetti. 31 Ekim 2025'te 20'si tutuklu 32 sanığın yargılandığı davada karar açıklanırken; kamu görevlileri ile ilgili soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında haklarında yurt dışı çıkış yasağı olan 3 Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilisi ile ilgili Bolu 2'nci Sulh Ceza Hakimliği'nce adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildi.

'ÇIKARIN MAHKEMEYE AKLANSINLAR'

Bolu Adliyesi önünde açıklama yapan Avukat Gültekin, "Toplumun gözünün içine baka baka, bu kararlar resmen bizimle dalga geçme kararlarıdır. Yapmayın, vicdanlı olun. Çıkarın mahkemeye aklansınlar. Aklansınlar bu vicdansızlar. Çıkarın mahkemeye suçları yoksa aklansınlar. Nasıl bir tertiple karşı karşıyayız arkadaşlar? Nasıl bir adalet? 14 ay 23 gün olmuş. Bak buradan bağırıyorum. 14 ay 23 gün olmuş. Ne zaman açacaksınız davayı? 78 tane can, 14 ay 23 gündür herkes kulağının üstüne yatmış, zaman geçiyor diye koydukları tedbiri de böyle kaldırmışlar. Biz bu işin peşini bırakmayız. Adaletin peşini bırakmayız. Ben, diğer soruşturmalarda nasıl süratli, cengaver bir şekilde tutum sergileniyorsa, evlatlarımın soruşturmasında da sergilenmesini istiyorum. Biz bu işin takipçisiyiz. Ayın 18'inde ailelerle birlikte Bolu'da toplanacağız ve bir eylem kararı alacağız" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------

-8 yakınını kaybeden Yüksel Gültekin açıklama

Haber-Kamera: Mutlu YUCA-Zübeyde ÖZMEN/BOLU,(DHA)

==================================================

9) ELAZIĞLI İŞ İNSANI, İSVİÇRE BANKASINDAKİ BABA MİRASI 6 TON ALTINI ÜLKEYE GETİRMEK İÇİN MÜCADELE EDİYOR

İSVİÇRE'deki bir banka kasasında babasından miras kaldığını iddia ettiği 6 ton altının varlığını Türkiye'ye getirmek için hukuk mücadelesini sürdüren Elazığlı iş insanı Sait Ali Bayrak, "İsviçre Büyükelçisi evime gelip, 'Konfederasyon Başkanı adına buradayım, konuşmayın, çözeriz' dediği için sustum. Bugün o yemini bozuyorum, o varlıklar Elazığ'a gelecek" dedi.

İş insanı Sait Ali Bayrak, rahatsızlanan annesinin 2005 yılında hastane odasında kendisine babasından kalma 6 dev sandık içerisinde yaklaşık 6 ton altının İsviçre'deki bir bankada olduğunu söylemesi üzerine, Zürih'e giderek altınları almak istedi. Altınların ülke dışına çıkarılmasına izin verilmemesi üzerine Bayrak, hukuk mücadelesi başlattı. Dönemin İsviçre'nin Ankara Büyükelçisi Raimund Kunz'un Elazığ'a gelerek kendisine misafir olduğunu belirten Bayrak, büyükelçiden konunun çözüleceğine dair söz aldıklarını ancak yıllardır bir sonuca ulaşamadıklarını ifade etti.

'BÜYÜKELÇİ EVİMDE KONAKLADI, SÖZ VERDİ'

Hukuk mücadelesinde bugüne dek önemli bir gelişme olmadığını ifade eden Bayrak, "Bilindiği gibi kamuoyu tarafından çok iyi bilinen ve bizim İsviçre Credit Suisse Bankası'yla olan sorunumuzla ilgili uzun bir süre oldu. Konu sessizliğe büründü. Nedenine gelince, bundan 14 sene önce İsviçre'nin Ankara Büyükelçisi Sayın Raimund Kunz ilk önce beni İsviçre'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nun konutuna davet etti. Orada bir görüşme yaptık İsviçreli yetkililerle. Devamında, 'Ben Elazığ'a senin evine gelmek istiyorum' dedi. Sayın Büyükelçi Elazığ'a geldi. İki gün misafir ettik. Bir gece de benim kendi evimde misafir kaldı. Biz kendi aramızda bir akit yaptık. Sayın Büyükelçi dedi ki; 'Ben şu anda İsviçre Konfederasyonu Devletinin Başkanı adına, devlet adına şu anda sizin evinizde bulunuyorum. Bize bir akit yapın. Biz sizin kültürünüzü biliyoruz. Bize bir söz verin. Bu konuyla ilgili lütfen konuşmayın. Biz bu sorunuzu çözeriz' diye. Biz bekledik, yıllar geçti. Maalesef yaptıkları hiçbir şey olmadı" dedi.

'O VARLIKLAR ELAZIĞ'A GELECEK'

Söz konusu bankanın el değiştirmesinin ardından sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini belirten Bayrak, "Maalesef bugün bu meydandan bu akidi, bu sözü, bu yemini bozarak oluşan gelişmeleri anlatmak istiyorum. Bilindiği gibi Credit Suisse Bankası bu baskılara dayanmayarak iflasını vermek zorunda kaldı ve iflas etti. Bu bankanın külli yönünü örtmek için bunu getirip UBS Bank'a devrettiler. UBS Bank bu sorumluluğu üstlendi. Şu anda bizim muhatabımız UBS Bankası'dır. Ama bunu çok iyi bilsinler ki bu UBS Bank'ın da akıbeti, sonu, umarım ki Credit Suisse gibi olur. Şu anda biz bu aşamadayız ve öyle inanıyorum ki bugün aldığımız bu startla beraber bu sonu bütün dünya kamuoyunun önüne çıkacaktır ve bu sorunun altından çıkmayacaklardır. Bu meydanda diyorum ki, o varlıklar Elazığ'a gelecek. Biz o varlıklara ulaşacağız. Biz o varlıkları alacağız" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------

-Sait Ali Bayrak'tan röp

-Kuyumculardan arşiv

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Tekin YALÇINKAYA/ELAZIĞ, (DHA)

==================================================

10) FRENİ BOŞALDIĞI ÖNE SÜRÜLEN MİNİBÜSÜN ÇARPTIĞI 1'İ ÇOCUK, 2 KİŞİ YARALANDI

EDİRNE'de, freninin boşaldığı öne sürülen minibüsün çarptığı 1'i çocuk, 2 kişi yaralandı.

Kaza, öğleden sonra Sarıcapaşa Mahallesi Şah Davut Sokak'ta meydana geldi. F.Y. idaresindeki minibüs, iddiaya göre frenin boşalması sonucu kontrolden çıkarak park halindeki 3 araca, ardından sokakta yürüyen A.Ö. (59) ve yanındaki çocuğa çarptı. Kazada, minibüsün altında sıkışan A.Ö. ile ismi öğrenilemeyen çocuk yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle A.Ö. bulunduğu yerden çıkarıldı. Yaralılar, ambulanslarla Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. A.Ö.'nün durumunun ağır olduğu öğrenildi. Sürücü F.Y., ifadesine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.

Olaya ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

-Olay yerinden genel

-Olay yeri inceleme ekibi

-Polislerden detay

-Minibüs ve çarptığı araçlardan detay

-Polis ve vatandaşlardan detay

-Ambulanstan detay

Haber - Kamera: Olgay GÜLER / EDİRNE, (DHA)

==================================================

11) YÜKSEK SESLE KONUŞAN MÜŞTERİYİ UYARAN GARSON, BIÇAKLA AĞIR YARALANDI

AKSARAY'da bir çay bahçesinde yüksek sesle konuştuğu öne sürülen müşteri Ramazan Ö. (55), kendisini uyaran garson Samet Can Yıldız'ı (22) göğsünden ve sırtından bıçaklayarak ağır yaraladı. Şüpheli, polis ekipleri tarafından bıçakla birlikte yakalanıp gözaltına alındı.

Olay, saat 18.00 sıralarında Sarıyahşi ilçesindeki bir çay bahçesinde meydana geldi. Çay bahçesinde garson olarak çalışan Samet Can Yıldız, iddiaya göre yüksek sesle konuşan Ramazan Ö.'yü uyardı. İkili arasında çıkan tartışma büyüyünce Ramazan Ö. yanında taşıdığı bıçakla Yıldız'ı göğsünün 2 yerinden ve sırtından yaraladı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri Ramazan Ö.'yü bıçakla birlikte yakalayıp gözaltına aldı. Yıldız ise ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Ameliyata alınan yaralının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı. (DHA)

Görüntü dökümü

----------------------

-Hastaneden görüntüler

-Detaylar

Erkan ALTUNTAŞ / AKSARAY, (DHA)-

==================================================

12) ALKOLMETREYE ÜFLEMEYEN EHLİYETSİZ SÜRÜCÜYE 200 BİN TL CEZA

BOLU'da polis ekiplerinin şüphe üzerine durdurduğu otomobilde uyuşturucu madde ele geçirildi. Ehliyetsiz olduğu belirlenen ve alkolmetreyi üflemeyi reddeden sürücüye toplam 200 bin TL idari para cezası uygulandı.

Olay, akşam saatlerinde Çıkınlar Mahallesi 3732'nci Sokak'ta meydana geldi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Yunus ekipleri, devriye görevi sırasında durumundan şüphelendikleri Muharrem C. yönetimindeki 14 GM 008 plakalı otomobili durdurdu. Araçta yapılan aramada uyuşturucu madde ele geçirildi. Durumun bildirilmesi üzerine bölgeye Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Trafik ekipleri tarafından yapılan kontrollerde sürücünün ehliyetsiz olduğu tespit edildi. Alkol kontrolü için alkolmetreyi üflemeyi reddeden sürücüye, 'Ehliyetsiz araç kullanmak', 'Alkolmetre ölçümünü kabul etmemek' ve çeşitli trafik ihlallerinden toplam 200 bin TL idari para cezası kesildi.

Gözaltına alınan Muharrem C., işlemleri için Polis Merkezi'ne götürüldü. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Alkollü sürücünün yakalanması detay

-Şüphelinin gözaltına alınması detay

Haber: Zübeyde ÖZMEN/BOLU,(DHA)

==================================================

13) OKŞAYIP SEVDİĞİ KARGA PEŞİNİ BIRAKMADI

DÜZCE'de, Hakan Çicekoğlu'nun (43) okşayıp sevdiği karga kendisini takip ederek omzuna kondu. Çiçekoğlu, o anları cep telefonuyla görüntüledi.

Kentte çiçekçilik yapan Hakan Çiçekoğlu, merkeze bağlı Gölormanı bölgesinde bir okulun önünde dururken aracına konan kargayı fark etti ve okşayarak sevdi. Bir süre sonra aracına binip hareket eden Çiçekoğlu, karganın da otomobilin ön kaputunda kendisiyle geldiğini görünce durdu. Araç durduğunda karga içeri girerek Çiçekoğlu'nun omzuna kondu. Karga bir süre Çiçekoğlu'nun omzunda kaldıktan sonra uçarak uzaklaştı. Çiçekoğlu o anları cep telefonu kamerası kaydetti. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

-Karganın otomobilin üstünde geldiği anlar

-Omzuna konması

-Diyaloglar

Haber: Musa KESKİN/DÜZCE,(DHA)

==================================================

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.