DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 1
BIST 100
14.442,56 0,92%
DOLAR
45,1713 -0,03%
EURO
53,2051 0,32%
GRAM ALTIN
6.712,61 -0,05%
FAİZ
41,22 0,76%
GÜMÜŞ GRAM
110,05 2,66%
BITCOIN
78.370,00 2,49%
GBP/TRY
61,4221 -0,17%
EUR/USD
1,1724 -0,06%
BRENT
108,44 -1,78%
ÇEYREK ALTIN
10.975,12 -0,05%

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 1

1) MARMARİS BELEDİYESİ'NDE 'RÜŞVET' SORUŞTURMASI: 13 GÖZALTI

MUĞLA'nın Marmaris İlçe Belediyesinde, imar ile ruhsat işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet alındığı iddiası üzerine polis ekipleri tarafından geç saatlerde operasyon düzenlendi. Aralarında belediye başkan yardımcısı ve birim müdürlerinin de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı.

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Marmaris Belediyesinde görevli bazı personellerin otel, restoran ve işletmelerin yeni iskan ile ruhsat süreçlerinde usulsüzlük yaparak maddi menfaat temin ettikleri iddiaları araştırıldı. Belediye içerisindeki bazı yöneticilerin, kendi belirledikleri personel üzerinden işlemleri yönlendirerek çıkar sağladıkları da öne sürüldü.

Yürütülen operasyon kapsamında gece saatlerinde İmar Müdürlüğü'nde görevli bir personel, 4 bin dolar rüşvet aldığı sırada polis tarafından suçüstü yakalandı. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve Marmaris Belediyesi'ndeki ofislerinde eş zamanlı arama kararı çıkarıldı.

BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISIYLA BİRLİKTE 13 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Belediye Başkan Yardımcısı Ö.H., İmar Müdürü İ.P., mühendisler V.Ç., T.D. ve C.C., Zabıta Müdür Vekili M.K., esnaf T.K., muhtar F.T., müteahhit M.G., muhasebeci F.K., serbest meslek sahibi M.Ş. ile belediye çalışanları N.C. ve H.P., gözaltına alındı.

Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü yapılan operasyonla ilgili belediye binası önünde açıklamalarda bulundu. Ünlü, "Belediyemiz, Marmaris Belediyesi Başkanı ve yönetimiyle birlikte çalışmalarına devam edecektir. Umuyoruz ki bu soruşturma en kısa sürede sonuçlanır. Hepinize teşekkür ediyoruz. Konuyla ilgili yeni bir bilgi geldiğinde biz de sizlerle paylaşacağız" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------

-Belediye binasından görüntü

-Polise ekiplerinden görüntü

-Toplanan kalabalık

-Gözaltına alınanlar

-Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü'nün açıklaması

Haber-Kamera: Yaren ÖZDEMİR/MARMARİS (Muğla), (DHA)

==================================================

2) İZMİT'TE EĞLENCE MEKANINA SİLAHLI SALDIRI; 2 ÖLÜ, 3 YARALI

KOCAELİ'nin İzmit ilçesinde cadde üzerinde bulunan bir eğlence mekanının önüne gelen otomobilden ateş açıldı. Saldırıda kurşunların isabet ettiği 2 kişi öldü, 1'i ağır 3 kişi de yaralandı.

Olay, saat 00.30 sıralarında Ömerağa Mahallesi Şahabettin Bilgisu Caddesi'nde meydana geldi. Cadde üzerinde bulunan eğlence mekanının önüne otomobille gelen kişi ya da kişiler tarafından silahlı saldırı gerçekleştirildi. Silah sesleri üzerine mekanda bulunanlar panik ve korku yaşadı. Saldırıda C.Ö. ve V.B. ile isimleri öğrenilemeyen 3 kişi kurşunların isabet etmesiyle vuruldu. Saldırganlar kaçarken, çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

2 ÖLÜ, 3 YARALI

Sağlık personellerinin yaptığı kontrolde C.Ö.'nün hayatını kaybettiği belirlendi. Yaralanan V.B. ve 3 kişi ilk müdahalelerinin ardından Kocaeli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralılardan V.B., kurtarılamadı. Yaralılardan birinin ise hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi. C.Ö'nün cenazesi de otopsi işlemleri için morga kaldırıldı.

Olay yeri inceleme polisi eğlence mekanı ile cadde üzerinde çalışma gerçekleştirdi. Kaçan saldırganların yakalanması için çalışma başlatılırken, çevredeki güvenlik kamera kayıtları da incelemeye alındı. Soruşturma sürüyor.

Görüntü Dökümü

--------------

-Olay yerinden görüntü

-Eğlence mekanından görüntü

-Polis ekiplerinin çalışmaları

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Ardacan UZUN/İZMİT (Kocaeli), (DHA)

==================================================

3) İZMİR'DE 2 ÇOCUĞUNUN ANNESİ ESKİ EŞİNİ ÖLDÜRÜP, İNTİHAR ETTİ

İZMİR'in Bayraklı ilçesinde ayrıldığı eşi 2 çocuğunun annesi Havva Çubukçu'yu (34) tabanca ile öldüren Uğur Baycan (37), olay yerinden kaçtıktan kısa süre sonra intihar etti.

Olay, gece saatlerinde Bayraklı ilçesi Muhittin Erenler Mahallesi 2169 Sokak'taki bir evde meydana geldi. İddiaya göre, Havva Çubukçu, evine gelen eski eşi Uğur Baycan ile henüz belirlenemeyen sebeple tartıştı. Evde yaşanan ve sokağa taşan tartışma sırasında Baycan, yanında bulunan tabancayla Çubukçu'ya ateş ederek kaçtı. Çubukçu kanlar içerisinde yere yığılırken, gürültü ve silah seslerini duyan komşuları durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi.

İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlisinin yaptığı kontrolde Çubukçu'nun hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yerinden kaçan Baycan ise kısa süre sonra Refik İnce Mahallesi'nde 1925 Sokak'ta suç aleti tabanca ile kendisini vurarak intihar etti. Baycan ve Çubukçu'unun cansız bedenleri savcının incelemesinin ardından otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırdı.

İki çocukları olduğu öğrenilen çiftin ölümüyle ilgili soruşturma sürdürülüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

-Olay yerinden görüntüler

-Ekiplerden görüntüler

-Toplanan kalabalık

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Mustafa İÇ/İZMİR, (DHA)

==================================================

4) 3 GÜNDÜR HABER ALINAMAYAN KADIN, EVİNDE ÖLÜ BULUNDU

KARAMAN'da 3 gündür kendisinden haber alınamayan Nermin Duruk (33), ihbar üzerine eve giren polis ekibi tarafından ölü bulundu. Vücudunda darp ve yara izi bulunmayan Duruk'un kesin ölüm nedeni yapılacak otopsi sonucu belirlenecek.

Olay, dün saat 20.00 sıralarında Tabduk Emre Mahallesi 1550 Sokakta meydana geldi. Bir eğlence mekanında çalışan Nermin Duruk'tan 3 gündür haber alamayan mesai arkadaşları durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine adrese polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. Kapıyı açıp içeri giren ekipler, Duruk'u yatağında hareketsiz halde buldu. Yapılan kontrolde Nermin Duruk'un öldüğü belirlendi. Duruk'un cansız bedeni otopsi için Karaman Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Vücudunda darp ya da yara izi bulunmayan Duruk'un kesin ölüm nedeni yapılacak otopsi sonucu belirlenecek. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Ekiplerin çalışması

-Cenaze aracından detay

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Muammer ŞEN/KARAMAN, (DHA)

==================================================

5) OTOMOBİLİN SİTENİN DEMİR KAPISINI KIRDIĞI KAZA ANI KAMERADA

KOCAELİ'nin İzmit ilçesinde yokuştan hızla inen otomobilin, bir sitenin demir kapısını çarparak kırdığı kaza anı güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, Alikahya Cumhuriyet Mahallesi'nde meydana geldi. Sürücüsünün ismi ve plakası henüz öğrenilemeyen otomobil, yokuş aşağı hızla indiği sırada kontrolden çıkarak bir sitenin demir kapısına çarptı. Kapıyı kırarak site bahçesine giren otomobil, park halindeki 3 otomobile çarptıktan sonra Altıncıoğlu Caddesi'ne savruldu. Çarpmanın etkisiyle sürüklenen park halindeki otomobillerden biri ise caddeye devrildi.

Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan sürücü, sağlık personelinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan sürücünün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Kaza anı ise sitenin güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, otomobilin yokuştan hızla indiği, sitenin demir kapısına çarptığı ve kırılan kapının savrulduğu anlar alıyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

(güvenlik kamerası)

-Otomobilin yokuştan hızla inmesi

-Otomobilin sitenin demir kapısına çarpması

Haber: Ardacan UZUN/İZMİT (Kocaeli), (DHA)

==================================================

6) BURSA'DA ALKOLLÜ SÜRÜCÜNÜN KULLANDIĞI OTOMOBİL, ZEYTİNLİĞE UÇTU

BURSA'nın İznik ilçesinde alkollü sürücünün kullandığı otomobil, takla atarak yol kenarındaki zeytinliğe uçtu. Kazayı yara almadan atlatan sürücü G.A.'ya, 50 bin lira para cezası uygulanırken, ehliyetine ise 2 yıl 2 ay süreyle el konuldu.

Kaza, saat 23.30 sıralarında Bayındır Mahallesi'nde meydana geldi. G.A. yönetimindeki 77 AL 482 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu takla atarak yol kenarındaki zeytinliğe uçtu. G.A., kazayı yara almadan atlattı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Polis ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü G.A.'nın alkollü olduğu tespit edildi. G.A.'ya 50 bin lira idari para cezası uygulanırken, ehliyetine 2 yıl süreyle el konuldu. Sürücünün ceza puanının 100'e ulaşması üzerine ehliyetine uygulanan ceza süresi 2 ay daha artırılarak toplam 2 yıl 2 aya çıkarıldı.

Jandarma, kazayla ilgili soruşturma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------

-Kaza yerinden görüntüler

-Ekiplerden detay

Haber: Semih TÜRKER/İZNİK (Bursa), (DHA)

====================================================

7) HATAY'DA SAĞANAK; CADDE VE SOKAKLAR GÖLE DÖNDÜ

HATAY'ın İskenderun ilçesinde etkili olan sağanak nedeniyle bazı cadde ve sokaklarda su birikintisi oluştu, sürücüler trafikte zor anlar yaşadı.

İskenderun'da dün akşam saatlerinde şiddetini artıran sağanak, günlük hayatı olumsuz etkiledi. Sağanak nedeniyle bazı cadde ve sokaklar göle dönerken, oluşan su birikintileri nedeniyle sürücüler trafikte ilerlerken zor anlar yaşadı. Bazı bölgelerde alt geçitler suyla doldu. Belediye ekipleri, su basan caddelerde çalışma başlattı. Öte yandan yağış, gece saatleri itibarıyla etkisini yitirdi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

-Göle dönen caddeler

-Caddede ilerlemeye çalışan araçlar

-Yağıştan görüntü

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN (HATAY), (DHA)

==================================================

8) 7 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ FABRİKA YANGININDA YARALANAN GÜLHAN: YANGIN MERDİVENİ İÇİN ÇOK PARA DEDİ, VERMEDİ

KOCAELİ'nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği kozmetik fabrikası yangınıyla ilgili 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, 3'üncü gününde de devam etti. Duruşmada, patlamada yaralanan Gülhan Bendi (40), "Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal, 'Çok para' dedi. İkinci kez gelenler, 500 bin istedi ancak yaptırmadıö dedi.

Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi'ndeki bir kozmetik fabrikasında, 8 Kasım'da saat 09.00 sıralarında yangın çıktı. Yangında Şengül Yılmaz (55), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17), Cansu Esetoğlu (16), Esma Gikan (65), Hanım Gülek (65) ve Tuncay Yıldız (48) hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheliden şirket sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör, 'Olası kastla öldürme' suçlamasıyla, Ali Osman Akat ve Onay Yürüklü, 'Suçluyu kayırma' suçlamasıyla tutuklandı. Şüphelilerden G.B., H.E., Ö.A. ve G.D, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 30 Kasım'da tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi'ne kaldırılan fabrika sahibi Kurtuluş Oransal, hayatını kaybetti.

4 SANIĞA 'OLASI KAST'TAN, 8 SANIK İÇİN 'BİLİNÇLİ TAKSİR'DEN CEZA İSTENDİ

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 91 sayfalık iddianamede; İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında 'Olası kastla öldürme' suçundan 7'şer kez müebbet, 'Nitelikli mala zarar verme' suçundan 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istendi. İddianamede ayrıca Ünal Arslan, Muhammet Dayıoğlu, Seyfullah Çelik, Caner Özgür Yıldırım, Özcan Yıldırım, Özkan Yıldırım Ü. Ç., ve G.D. hakkında 'Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar hapis istenirken, Ali Osman Akat, Onay Yürüklü, Ö.A. ve A.B.'nin ise 'Suçluyu kayırma' suçundan 5'er yıla kadar hapsi talep edildi. İddianame, Gebze 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

ÜÇÜNCÜ OTURUM BUGÜN GÖRÜLDÜ

16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması, önceki gün Gebze Adliyesi'ndeki salonun yetersiz olması nedeniyle Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'nde yer alan 250 kişilik salonda görülmeye başlandı. İlk duruşma bugün de devam etti. Sanıklardan Ü.Ç. ve A.B.'nin firari olması nedeniyle 14 sanık duruşma salonunda hazır bulundu. Duruşma geniş güvenlik önlemleriyle başlarken, salona sanıkların yanı sıra müşteki ve mağdur yakınları ile taraf avukatları da alındı.

'AİLEM BENİMLE GÖRÜŞMEYİ KESTİ'

'Suçluyu kayırma' suçundan tutuklu sanık Onay Yürüklü (38), ilk kez dinlendi. Yürüklü, "Ali Osman Akat bana, 'Orası yeğenlerimin babasının fabrikası' dedi ve can güvenliklerinin olmadığını söyledi. Ben de vicdanen bu durumu kabul etmeyeceğimi söyledim. Ailem bu davayla anıldığım için benimle görüşmeyi kesti. Bile isteye bu durumun içine girmedim. Fabrikanın yandığı ve fabrikanın sahibi olduğu sonradan bilgisi geldi. Can güvenliğinden buraya geldiklerini söylemelerine rağmen duruma tepki gösterdim. Ali Osman Akat, bana 'Emniyetle irtibat halindeyim, başlarında dur, bir yere dağılmasınlar' dedi. Şahısları ben ihbar edip ben yakalattım. Böyle bir dosyayla yargılanmanın utancı içerisindeyim" diye konuştu.

'KENDİ İRADEMLE İHBAR ETTİM'

Yürüklü, "Ali Osman Akat, 'Rahat olsunlar, kaçmasınlar, her türlü gücümüz var' dedi. Onları rahatlatma konusunda konuşmamı istedi. Ali Osman Akat, kesinlikle 'Emniyete ihbar et' demedi. Ben kendi irademle ihbar ettim. Olayı öğrendikten 3-4 saat sonra ihbarda bulundum. Polise konum atmama rağmen internetim olmadığı için iletişim kopukluğumuz oldu, kesinlikle oyalamadım" dedi.

'EV TUTTUĞUM İÇİN YARGILANMAKTAN UTANIYORUM'

Başka bir suçtan hükümlü olan ve 'Suçluyu kayırma' suçundan yargılanan Ömer Aktan (46) da suçlamaları reddetti. Aktan, "Arkadaşıma ev tuttuğum için yargılanmaktan utanıyorum. Olay günü beni saat 13.30 gibi Onay aradı. Onay ile ailecek tanışırız, başka cezaevinde kaldık beraber. Bana, 'Senin orada kiralık ev var, hala ilanda duruyor mu?' dedi. Öğrendim ve sonrasında durduğunu söyledim. 15-16 gün kiralamak istediklerini söylemeleri üzerine ev sahibini aradım, o da bana günlük kiralamayacağını söyledi. Bunun üzerine başka bir ev olduğunu söyledim ve ona yöneldik. 15 bin TL'ye anlaştılar ancak ev sahibine 5 bin TL verdiler. Yarın 10 bin TL daha vereceklerini söylediler. Sonrasında biz oradan ayrıldık. Kiralanan ev turistik olan bir yerdi" diye konuştu.

'OLAYDAN 1 HAFTA ÖNCE ELEKTRİKTE SIKINTI VARDI'

Patlamada yaralı kurtulan ve tedavisinin ardından taburcu edilen Gülhan Bendi (40) ise olaydan 1 hafta önce elektrik tesisatında sıkıntılar başladığını ve şalterlerin sürekli attığını söyledi. Yaklaşık 5 yıldır Ravive Kozmetik'te çalıştığını söyleyen Bendi, "Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Çıktığımda ben de yanıyordum; sesleri de duyuyordum. Fabrika saniyeler içinde tutuştu. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi.

'1 HAFTA BOYUNCA ŞALTER ATTI'

Kurtuluş Oransal'ın kendilerine, "Hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var" dediğini de aktaran Bendi, bazı markalara ait ürünlerin o gün yapılacağını belirterek, "Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk hatta Ataşehir'deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız, Defacto'nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Alana ürünü Tuncay getirdi. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu.

'ORANSAL BANA PARA TEKLİF ETTİ'

Tutuklu sanık Aleyna Oransal'ın iş yerine hiç gitmediği yönündeki savunmasını da yalanlayan Bendi, "Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" dedi.

Kurtuluş Oransal'ın kendisine para teklif ettiğini de söyleyen Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede, 'Gülhan başını kaldır, bana bak. İşçilerin SGK'lı olduğu söyle' diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu.

'ZABITALAR ÇAYLARINI İÇİP GİDİYORDU'

Tekirdağ'dan ürünler geldiğini, dolumunu tesiste yaptıklarını da belirten Bendi, "Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal, 'Çok para' dedi. İkinci kez gelenler, 500 bin istedi ancak yaptırmadı. Fabrikaya hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Koku ve çöplerle ilgili çevreden şikayet geliyordu. Kurtuluş Oransal, Kartepe'ye taşınmak istemişti, o da tehlikenin farkındaydı, gelen zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" dedi.

‘ÇOK BÜYÜK ACI YAŞADIK’

Kocaeli’de 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangının duruşmasında müştekilerin dinlenmesine devam edildi. Fabrika işçilerinden Keriman Miskin yaklaşık 4 yıldır tesiste çalıştığını, bazı dönemlerde işi bırakıp yeniden başladığını belirterek olay günü yaşananları anlattı. Çalışırken patlama olduğunu belirten Miskin, “O sırada Tuncay Yıldız yanıyordu ve dışarı çıktık. Geriye baktığımda arkadaşlarımı göremedim. Çok büyük acı yaşadıkö ifadelerini kullandı.

Kendisini işe Kurtuluş Oransal’ın aldığını belirten Miskin, mutfakta görevli olduğunu ancak her işi yaptığını belirterek, “Eski fabrikada kolonya ve parfüm dolumu yapılıyordu, ürünleri firma gönderiyordu. Emir ve talimatları Kurtuluş Oransal veriyordu. İsmail ve Altay Ali Oransal, eski fabrikaya geliyorlardı ama sadece babalarıyla görüşüyorlardıö dedi.

‘ZABITALARA HEDİYE VERİLİYORDU’

İsmail ve Altay Ali Oransal'ın fabrikanın yeni yerine ürün getirip götürdüğünü de ifade eden Miskin, Aleyna Oransal’ı fabrikada bir kez gördüğünü, çalışmak için değil öylesine geldiğini belirterek, “Yeni fabrikada 'sheliq' kremleri üretiliyordu. Yeni yerde İsmail ve Altay Ali bize emir vermiyordu. Eski yerde 'shauran' parfümü üretiliyordu ama yeni yerde üretilip üretilmediğini bilmiyorumö dedi.

İş güvenliği eğitimi almadıklarını, koruyucu ekipman ve malzeme verilmediğini de söyleyen Miskin, “Zabıtalar geliyordu, Kurtuluş Oransal ile görüşüp gidiyorlardı. En son grup halinde gelmişlerdi. Zabıtalara hediye veriliyordu. Hiç iş güvenliği ve uzmanı gelmediö diye konuştu. Miskin, fabrikada çalışma şartlarından dolayı tartıştıkları Kurtuluş Oransal'ın "Böyle kabul edin" dediğini ve kendilerine kızdığını da anlattı. Sigortasız çalıştığını da söyleyen Miskin, sigorta denetimi olacağı zaman sigortasız çalışanların gönderildiğini, bazı zamanlarda çocuk ve göçmen işçi çalıştırıldığını da sözlerine ekledi.

‘ÜZERİME DOĞRU ATEŞ TOPU GELDİĞİNİ GÖRDÜM’

Fabrika çalışanlarından Ayten Aras da duruşmada dinlendi. Pandemiden beri Ravive Kozmetik’te çalıştığını belirten Aras, “Tuncay Yıldız’ın parfüm hazırladığı saat 09.10 sıralarında patlama oldu. Başımı kaldırdığımda üzerime doğru bir ateş topu geldiğini gördüm. Daha sonra kendi imkanlarımla dışarı çıktımö dedi.

‘PİSLİĞİN İÇİNDE YEMEK YİYORDUK’

İş yerinde talimatları Kurtuluş Oransal’dan aldıklarını belirten Aras, “İsmail ve Altay Ali çok geliyordu. Gökberk de geliyordu. Sigortam yoktu. Sigorta yapılmasını çok istedim. Sigorta yapacağını söyleyerek kimliğimi istedi ancak yapmadı. Yemek, çay yoktu. Yemeği evden getiriyorduk, pisliğin içinde yemek yiyordukö diye konuştu.

‘KIZIMIN BİR KEFENİ OLMADI’

Müştekilerin ardından olayda hayatını kaybedenlerin yakınları dinlendi. Yangında hayatını kaybeden Nisanur Taşdemir'in (15) annesi Altun Taşdemir, kızının 1 yıldır çalıştığını, 11-12 bin lira maaş aldığını, sigortasının olmadığını belirtti. Eşinin kanser hastası olduğu için kızının okumak istemediğini de söyleyen Taşdemir, “Kızım çalışmak için gitti ama cesedini çıkardım. Gülhan ve Kurtuluş oradaydı. Gülhan'ı tanıyordum, kızımı işe almalarını istedim. Bunun üzerine Kurtuluş Oransal 'Yarın gelip başlasın.' dedi. Tuğba Taşdemir ve Cansu Esatoğlu kızımın kuzenleriydi. Kızımın kefeni olmadı hakim bey. İçimiz yanıyor. Olaydan sonra babası kendini toparlayamadı, sürekli hastanelerdeyizö dedi.

Baba Vedat Taşdemir ise kızı çalışırken hastanede tedavi gördüğünü belirterek, “Ben hastanedeyken bayramda maaşlarını vermediler. Dilovası'ndan İzmit'e hastaneye geldi, orada bayram harçlığını verdim. Mahkemeden adalet bekliyorumö dedi.

‘ÖLÜMÜ HAK ETMEDİ’

Yangında hayatını kaybeden Tuğba Taşdemir'in (17) annesi Saliha Taşdemir kızını sağ verdiğini ancak ölüsünü aldığını belirterek, “Çocuklarımın hakkını yediler. Maddi imkansızlıklardan dolayı çalışmak zorunda kaldılar. Sigortalarını yapacaklarını söyleyerek sürekli oyaladılar. 18 yaşındaydı, ölümü hak etmedi. Ölüm Allah’tan gelir ancak buna onlar sebep oldu. Sonuna kadar şikayetçiyim. Acımızın bir nebze olsun azalması için suçluların en ağır cezayı almasını istiyoruzö diye konuştu. Baba Şahin Taşdemir ise çocuklarının birbirine sarılarak öldüğünü belirterek, “Çocuğumu torbaya koydum getirdim. Tuğba 4 yıldır çalışıyordu. Biz paketleme işi olarak gönderdik. Kimyasal olduğunu bilmiyordukö dedi.

‘KASITLI OLARAK CİNAYET İŞLEDİNİZ’

Olayda hayatını kaybeden Cansu Esetoğlu'nun (15) annesi Filiz Esetoğlu, kızının kötü çalışma şartlarından bahsettiğini, zorla mesai yaptırıldığını belirterek, “Kızım kömür oldu. Kötü çalışma şartlarından bahsediyordu. Mesaiye kalmazsa işten çıkartılacağı yönünde tehdit ediyorlardı. Sigortası yoktu, şikayetçiyimö dedi. Baba İbrahim Esetoğlu da şikayetçi olduğunu belirterek, “Para hırsı ile çocuklarımızın hayatını aldılar. Çalıştıkları yer mayın tarlası gibiydi. Oturup yemek yiyecek yerleri bile yoktu. Bu kasıtlı bir cinayet. Yangın merdiveni, iş güvenliği uzmanı ve ekipmanı yok. Hangi vicdanla kendinizi savunuyorsunuz? Kasıtlı olarak cinayet işlediniz. Sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum. Suçu ölmüş babalarının üstüne atıyorlar. Babaları ile ortaktılar" dedi.

‘DOKTORLAR YAŞATMAK İÇİN ÇOK ÇABALADI’

Tuncay Yıldız'ın eşi İlknur Yıldız ise eşinin 2024 yılının Temmuz ayından beri Kurtuluş Oransal’ın yanında çalıştığını, eşi ve Oransal'ın, Düzce'de aynı fabrikada çalıştıkları dönemde tanıştığını belirtti. Yıldız, “Bunlara finansal desteği veren Ali Osman’dır. Kurtuluş başta olmak üzere herkesten şikayetçiyimö dedi. Yangının ardından eşinin hastane sürecini de anlatan Yıldız, "Eşimi yoğun bakımda gördüğümde tanıyamadım. Doktorlar yaşatmak için çok çabaladıö diye konuştu. Yıldız ayrıca, dava başlamadan bir süre önce tutuklu sanık Ali Osman Akat'ın kardeşinin kendileriyle iletişim kurmak istediğini ama görüşmek istemediklerini söyledi.

‘KİMSE ÖLDÜĞÜNÜ SÖYLEMEDİ’

Yangında ölen işçilerden Şengül Yılmaz'ın (59) kızı Emine Nur Aldeniz, evinin fabrikaya yakın olduğunu belirterek, “Hastane hastane annemi aradım, kimse öldüğünü söylemedi. Allah kimseye annesini o şekilde göstermesin. Annemin yanan kemikleri sayılıyordu. Kremlerin arkasında Tekirdağ’daki adresler yer alıyordu" dedi. Eşi Salih Yılmaz da sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.

‘YEMEK, SİGORTA, İŞ GÜVENLİĞİ YOKTU’

Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut ise 2023 yılında yaklaşık 1 ay tesiste çalıştığını, kendilerine hiçbir koruyucu ekipman verilmediğini belirtti. Bulut, “Sağlıksız koşullar yüzünden işi bıraktım. Ravive’deki parfüm dolum makinelerinin üstünde İsmail Oransal’ın adı yazıyordu. Kurtuluş, insanlara hakaret ederek iş yaptırıyordu. Yemek, sigorta, iş güveliği yoktu. Asgari ücret 18 bin liraydı, maaşımı almaya gittiğimde elime 9 bin 500 lira verdiler. Sebebini sorduğumda kesinti yaptıklarını söylediler. Bu nedenle işten ayrıldımö dedi.

‘HİÇ DENETİM YAPILMIYORDU’

Yangında ölen işçilerden Hanım Gülek'in (52) kızı Dilek Gülek, Ravive Kozmetik'in eski ve yeni fabrikasında belirli sürelerle çalıştığını, İsmail ve Altay Ali Oransal'ı her iki fabrikada da gördüğünü belirtti. Fabrikada herhangi bir iş güvenliği önlemi olmadığını söyleyen Gülek, "Kurtuluş Oransal üretim alanında sigara içiyordu, izmaritini yere atıyordu. Çalıştığım sürede hiç denetim yapıldığını görmedim. Zabıtaların geldiğini görüyordum ama hiç denetim yapılmıyordu. İşten ayrılmak isteyen herkese 'Sana sigorta yapacağız' diyerek kandırıyorlardı. Çalışanlar maaşlarını elden alıyorduö dedi.

‘YOĞUN ALEVLER NEDENİYLE YAKLAŞAMADIK’

Duruşmada, olayda yaşamını yitirenlerin yakınlarının dinlenmesinin ardından tanık ifadelerine geçildi. Mahkemede ifade veren tanıklardan C.D., evinin patlamanın meydana geldiği fabrikaya yaklaşık 6-7 metre mesafede bulunduğunu belirtti. Patlama günü saat 08.45 sıralarında büyük bir gürültü duyduğunu anlatan C.D., bazı fabrika çalışanlarını tanıdığını ifade ederek, “İçeride insanların olduğu söylendi ancak yoğun alevler nedeniyle yaklaşamadık. Polis ekipleri gelene kadar kimsenin içeri girmemesi için bekledik. Müdahale etme şansımız olmadıö diye konuştu.

OTO TAMİRCİSİ İFADE VERDİ

Tanık E.A., oto tamircisi olduğunu ve firari sanık A.B.’yi çocukluktan tanıdığını belirtti. A.B.’nin kendisini arayarak bir aracın arızasına bakmasını istediğini, kısa süre sonra polislerin gelmesiyle olay yerinden ayrıldığını anlatan E.A., aracın yanan fabrika sahiplerine ait olduğunu sonradan öğrendiğini ifade etti.

ELEKTRİK TESİSATINA İLİŞKİN BEYAN

Tanık A.Ç. ise fabrikanın üst katı henüz boşken makineler için elektrik panosu kurduğunu ve kablolama yaptığını söyledi. Alt kattaki ana panoda topraklama hattı bulunduğunu belirtti.

‘İMZALAR BANA AİT DEĞİL’

Yangından yaklaşık bir hafta önce ön muhasebeci olarak işe başladığını ifade eden G.Ş.S., olay günü hafta sonu mesaisi için geldiğini, kapıda çalışanlardan biriyle konuşurken bir işçinin IBC tankıyla geçtiğini ve kısa süre sonra patlamanın meydana geldiğini söyledi. Kendisine gösterilen ruhsat başvuru formundaki imzaların kendisine ait olmadığını da dile getirdi.

‘ALEVLER İÇİNDE KOŞARAK GELDİ’

Tanık H.E. ise yangından birkaç ay önce işe başladığını, olay günü normalde çalışma olmamasına rağmen sonradan karar değişikliğiyle fabrikaya gittiklerini anlattı. Patlama anında bir işçinin alevler içinde koşarak geldiğini gördüğünü belirten H.E., müdahale ederek alevleri söndürmeye çalıştıklarını ve ardından itfaiye ile sağlık ekiplerine haber verdiklerini söyledi.

UZMANDAN ‘KUSUR YOK’ GÖRÜŞÜ

Mahkeme heyeti, iş güvenliği uzmanının da tanık olarak dinlenmesine karar verdi. Uzman, olayın yaşandığı adres ile sistemde kayıtlı adresin farklı olduğunu belirterek, ilgili sorumlunun kusurlu olmadığı yönünde görüş bildirdi.

MERDİVEN VE ASANSÖR YAPTIRILMAMIŞ

Bir diğer tanık ise fabrika sahibinin kendisinden yangın merdiveni ve yük asansörü yapımı için fiyat aldığını ancak maliyet nedeniyle bu işin yapılmadığını söyledi. Duruşmaya, tanık ifadelerinin ardından saat 11.30’a kadar ara verildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------

-Duruşmanın görüldüğü cezaevinden detay görüntü

Haber-Kamera: Nazım Özgün ERBULAN - Ardacan UZUN/KOCAELİ,(DHA)

==================================================

9) CAMİDE KOMŞUSUNU BIÇAKLAYIP ÖLDÜREN SANIĞA 16 YIL HAPİS

KAYSERİ'de daha önce tartıştığı komşusu Şevki Tanrıkulu'nu (63), camide namaz kılarken bıçaklayıp öldüren Yasin Şanlı (32), ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılandığı davada 'tahrik' indirimi uygulanarak 16 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, geçen yıl 19 Temmuz'da saat 17.00 sıralarında, Melikgazi ilçesi Selçuklu Mahallesi Metin Yüksel Caddesi'ndeki Sami Ramazanoğlu Camisi'nde meydana geldi. Yasin Şanlı daha önce otomobil park etme nedeniyle tartıştığı komşusu Şevki Tanrıkulu'nun ikindi namazına gittiği camiye geldi. Şanlı, yanında getirdiği bıçakla namaz kılan Şevki Tanrıkulu'nu vücudunun çeşitli yerlerinden bıçakladı. Çevredekilerin ihbarıyla adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin kontrolünde Şevki Tanrıkulu'nun hayatını kaybettiği belirlendi. Tanrıkulu'nun cansız bedeni, Kayseri Devlet Hastanesi'nin morguna götürüldü. Tanrıkulu, yakınları tarafından teslim alınıp Hulusi Akar Camisi'nde kılınan namazın ardından toprağa verildi. Olaydan sonra polise teslim olan Yasin Şanlı ise emniyetteki işlemlerinin ardından tutuklandı.

Bu arada olay, güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, Yasin Şanlı'nın namaz kılan Şevki Tanrıkulu'na bıçakla saldırdığı görüldü. Cami cemaatinin ayırdığı Şanlı'nın bir süre sonra Tanrıkulu'na yeniden saldırdığı da kameraya yansıdı.

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianameyle Yasin Şanlı hakkında 'Tasarlayarak kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı.

KARAR DURUŞMASI

Kayseri 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında tutuklu sanık Yasin Şanlı ile taraf avukatları hazır bulundu. Önceki ifadelerini tekrar ettiğini ve pişman olduğunu söyleyen sanık Şanlı, "Eylemimin savunulacak bir tarafı yok. Her şeyi kabul ediyorum. Ama, tasarlama ya canilik durumunu kabul etmiyorum. Benim asker olduğum yönünde, eğitimli olduğum yönünde savunma yapıyorlar. 8 yıllık mesleğim vardı. Tasarlamadım. Spontane oldu. Tasarlasam kaçmaz mıydım? Denemez miydim? Askeri personel olmam nedeniyle sınır ötesinde birçok operasyonda sızma girişimi yaptım. Günlerce, aylarca aç susuz kaldım. Eğer ben bu olayı tasarlayarak yapsaydım, işlediğim cinayet hukuk literatürüne girerdi. Bu şekilde ithamlarda bulunarak benim sinir uçlarımla oynuyorlar. Rahmetli de aynısını yapardı. Tamam, öldürücü bir darbe ama eğitimli bir askeri personel vuruşu böyle olmaz. Olayı asla tasarlamadım. Canavarca veya tasarlama eylemini kabul etmiyorum. Ben yaptığım eylemin cezasını çekip çocuklarıma kavuşmak istiyorum. Maktulün yakınlarından bile benim için tanıklık yapanlar oldu. Madem ben caniyim insanlar neden benim için tanıklık yapıyor? Bana yardım etmek istiyor? Her iki tarafın avukatlarının da ek süre taleplerinin kabul edilmemesini istiyorum. Reyhan Yenge (maktulün eşi) hakkını helal etsin. Kendisi burada değil ama ikimizin de ocağı söndü" diye konuştu.

TAHRİK İNDİRİMİ UYGULANDI

Duruşma savcısı sanığın 'Canavarca hisle tasarlayarak kasten öldürme' suçundan cezalandırılmasını istedi. Taraf avukatlarının savunmalarının ardından mahkeme heyeti, sanık Yasin Şanlı'nın eyleminin 'Kasten öldürme' kapsamında kaldığı gerekçesiyle bu suçtan müebbet hapisle cezalandırılmasını kararlaştırdı. Heyet, daha sonra sanık hakkında 'tahrik' indirimi uygulayarak cezasını 16 yıla düşürdü ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

ARŞİV

-Olay anı güvenlik kamerası görüntüleri

-Ekiplerin çalışmaları

-Cenazenin çıkarılması

Haber: Samed Aydın SUN/KAYSERİ, (DHA)

==================================================

10) SİVAS'TA 125 KİŞİ 'UMRE' DOLANDIRICILIĞI İDDİASIYLA POLİSE ŞİKAYETTE BULUNDU

SİVAS'ta N.T. tarafından umre vaadiyle dolandırıldıklarını iddia eden 125 kişi, polis merkezi önünde toplanarak, tepki gösterdi.

Kentte umre ibadetini yerine getirmek için bir firma ile irtibata geçen 125 kişilik grup, kişi başı ortalama 1500 dolar ödedi. Ödemeyi yaptıkları firma görevlisi N.T.'den bir daha haber alamadıklarını iddia eden ve 26 Mart akşamı umre uçuşunun olması gerektiğini söyleyen vatandaşlar, Üçlerbey Polis Merkezi önünde toplandı. Şikayet dilekçesi veren vatandaşlar, firmaya tepki gösterdi

'BİR MUHATAP BULAMIYORUZ'

Umre vaadi ile dolandırıldığını söyleyen Hüseyin Canhisar, "Umreye gitmek için yazıldık. Ramazandan önce müracaat etmiştik. Sonra da paralarımızı ödedik. Eşim ve ben toplamda 3 bin dolar ödedik. 26 Mart akşamı uçuş var dediler. Şu an bir muhatap bulamıyoruz. Uçuşumuz ile ilgili bir bilgi vermiyorlar. Karakola şikayet dilekçesi vermek için geldik. Firmanın buradaki acentesi tarafından dolandırıldık. Bizden alınan paralar nerede, belli değil" dedi.

Gülümser Canhisar ise "Artık bu son günler. Suudi Arabistan hac dönemi yaklaştığı için umreyi kapatacak. Gitsek bile süremiz eksik olacak. Gitsek bile umremizi yapamayacağız" diye konuştu.

Toplanan kalabalık, polis ekiplerinin konuyla alakalı gerekli incelemenin yapılacağını söylemesinin ardından dağıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------

-Polis merkezi önündeki kalabalık

-Hüseyin Cansever'in konuşması

-Gülümser Canhisar'ın konuşması

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS, (DHA)

==================================================

11) KULAĞINA GİZLEDİĞİ UYUŞTURUCUYLA YAKALANDI

KAYSERİ'de polisin şüphe üzerine durdurduğu ve hastanede beden muayenesi yapılan bir kişinin kulak iç kanal kısımlarına gizlenmiş 0,25 gram uyuşturucu ele geçirildi.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Motosikletli Polis Timleri Amirliği (Yunus) ekipleri, yaptıkları uygulama sırasında durumundan şüphelendikleri M.Ç.'yi durdurdu. Şüpheliye Kayseri Devlet Hastanesi'nde yapılan beden muayenesinde, kulak iç kanal kısımlarına saklanmış vaziyette 2 parça halinde toplam 0,25 gram uyuşturucu ele geçirildi. Gözaltına alınarak polis merkezine götürülen M.Ç. hakkında 'Uyuşturucu madde bulundurmak' suçundan adli işlem başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Şüpheliye yapılan beden muayenesi

Haber-Kamera: KAYSERİ, (DHA)

==================================================

12) KAYSERİ'DE POLİSTEN KAÇAN ALKOLLÜ İKİ SÜRÜCÜYE TOPLAM 920 BİN TL CEZA

KAYSERİ'de iki ayrı ilçede yapılan denetimlerde 'dur' ihtarından kaçan 2 sürücü takip sonucu yakalandı. Alkollü oldukları belirlenen sürücülere toplamda 920 bin TL para cezası uygulandı.

İlk olay, dün saat 23.30 ıralarında Kocasinan ilçesi Osman Kavuncu Bulvarı'nda meydana geldi. Denetleme yapan polis ekipleri, E.T. idaresindeki 34 DTN 965 plakalı kamyonete 'dur' ihtarında bulundu. Uyarıya rağmen denetleme noktasından kaçan sürücü ve yanındaki arkadaşı yaklaşık 10 kilometrelik takibin ardından Ziyagökalp Mahallesi Ihlamur Köprüsü'nde yakalandı. Yapılan kontrolde sürücü E.T.'nin alkollü olduğu belirlendi. Sürücüye 'Alkollü araç kullanmak', 'dur' ikazına uymamak, 'birden fazla kez tehlikeli şerit değiştirmek', 'ehliyetsiz araç kullanmak' gibi ihlaller nedeniyle toplam 685 bin TL ceza uygulanırken, 5.5 yıl ehliyetine el konuldu. Kamyonet de 60 gün trafikten men edildi. Gözaltına alınan E.T. ve arkadaşı polis merkezine götürüldü.

Diğer olay ise saat 00.30 sıralarında Melikgazi ilçesinde meydana geldi. Tacettinveli Mahallesi'nde kontrol noktası oluşturan polis ekipleri, A.D. yönetimindeki 01 AUS 424 plakalı cipi durdurmak istedi. Polisin 'dur' ihtarı üzerine sürücü hızla bölgeden uzaklaşmaya çalıştı. Sürücü A.D., polisin yaklaşık 15 dakikalık takibi sonucu Küçükali Mahallesi'nde yakalandı. Yapılan kontrolde alkollü olduğu belirlenen araç sürücüsüne, 'dur' ikazına uymamak, 'alkollü araç kullanmak' ve 'birden fazla kez tehlikeli şekilde şerit değiştirmek' gibi ihlallerden dolayı toplam 235 bin lira para cezası uygulandı. Ayrıca sürücü hakkında trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu gerekçesiyle adli işlem başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

-Kocasinan ilçesinde polisten kaçan kamyonet

-Melikgazi ilçesinde polisten kaçan cip

Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU/KAYSERİ, (DHA)

==================================================

13) RESTORAN SAHİBİ, NEFES BORUSUNA YİYECEK KAÇAN BEBEĞİ HEİMLİCH MANEVRASIYLA KURTARDI

KAYSERİ'nin Talas ilçesinde bir restoranda nefes borusuna yiyecek kaçan 1,5 yaşındaki bebek, işletme sahibi Serkan Kahraman tarafından Heimlich manevrasıyla kurtarıldı. O anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.

Olay, önceki gün saat 21.30 sıralarında Talas ilçesinde bir restoranda meydana geldi. Ailesiyle birlikte mama sandalyesinde yemek yiyen 1,5 yaşındaki bebeğin nefes borusuna yiyecek kaçtı. O sırada restorandan içeri giren işletme sahibi Serkan Kahraman, durumu fark etti. Kahraman, bebeği kucağına alarak Heimlich manevrası uyguladı. Yaptığı manevrayla bebeğin nefes borusuna kaçan yiyeceğin çıkmasını sağlayan Serkan Kahraman, çocuğu aileye teslim etti. Aile, Kahraman'a bebeklerinin hayatını kurtardığı için teşekkür etti.

DAHA ÖNCE İLK YARDIM KURSUNA GİTMİŞ

Olayı anlatan Kahraman, "Dün akşam saatlerinde işletmeye girdiğim esnada olayın olduğu yere doğu yaklaşırken, annesinin panikle çocuğun sırtına vurduğunu gördüm. Daha önceden ilk yardım kursu aldığım için Heimlich manevrasını orada öğrenmiştik. Çocuğu o esnada oturduğu yerden kaldırarak sırtına vurmaya başladım. Yediği madde çıkmayınca biraz daha eğimle manevrayı devam ettirdim. Çocuk rahatladıktan sonra ağlamaya başladı. Babasına teslim ettim ve içeriye doğru devam ettim. Öncelikle aileye geçmiş olsun diyorum. Olay esnasında onlar da çok sakin davrandılar. Bağırış çağırış falan yaşanmadı. Çocuğa çok geçmiş olsun. Aile de olayın şaşkınlığını yaşıyordu o esnada. Sonrasında teşekkür ettiler. Biz de onları misafir edip biraz konuştuk, rahatladılar. Tekrardan çok geçmiş olsun diyorum" dedi.

Öte yandan o anlar restoranın güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, mama sandalyesinde oturan bebeğin nefes almakta zorlandığını gören annenin müdahale etmeye çalışması ve daha sonra restorandan içeri girip durumu fark eden Serkan Kahraman'ın, bebeğe Heimlich manevrası uyguladığı görüldü. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

-Güvenlik kamera görüntüsü

-Serkan Kahraman'ın konuşması

Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU/KAYSERİ, (DHA)

==================================================

14) OTOBÜS ŞOFÖRÜ, KALP KRİZİ GEÇİREN YOLCUYU HASTANEYE YETİŞTİRDİ

ELAZIĞ'da belediye otobüsü şoförü Samet Babamir, kalp krizi geçiren yolcuyu güzergahını değiştirerek hastaneye ulaştırdı. O anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.

Elazığ Belediyesi'ne bağlı 10 numaralı Doğukent hattında görev yapan otobüs şoförü Samet Babamir, sefer sırasında bir yolcunun fenalaştığını fark etti. Yolcunun kalp krizi geçirdiğini düşünen Babamir, vakit kaybetmeden güzergahını değiştirip, hastaneye yöneldi. Diğer sürücülerin de yol vermesiyle ilerleyen Babamir, yolcuyu kısa sürede hastanenin acil servisine ulaştırdı. O anlar, otobüsün güvenlik kamerasına yansıdı. Tedavi altına alınan yolcunun kalp krizi geçirdiği ve durumunun iyi olduğu öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------

-Vatandaş'ın rahatsızlanması

-Çevredeki kişilerin yardım etmesi

-Hastaneye ulaştırma anı

-Ekiplerin vatandaşı sedyeye taşıma anı

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Tekin YALÇINKAYA/ELAZIĞ, (DHA)

==================================================

15) KAZA KURBANI TIP ÖĞRENCİSİ YAREN'İN OKULUNDA ANI KÖŞESİ

KAYSERİ'de alkollü sürücünün kullandığı otomobilin motosikletine çarptığı kazada hayatını kaybeden tıp fakültesi öğrencisi Yaren Mercan'ın (22) eğitim gördüğü Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi dersliklerinde anı köşesi oluşturuldu.

Kaza, 19 Mart'ta akşam saatlerinde Talas ilçesi Mevlana Mahallesi Sayer Caddesi'nde meydana geldi. Kadir Efe yönetimindeki 38 YE 008 plakalı otomobil ile Yaren Mercan idaresindeki motosiklet çarpıştı. Kazada metrelerce savrulan motosikletin sürücüsü Mercan yaralandı. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi 4'üncü sınıf öğrencisi olan Yaren Mercan, kaldırıldığı hastanede 1 gün sonra hayatını kaybetti. Gözaltına alınan Kadir Efe'nin yapılan kontrolünde 1.05 promil alkollü olduğu belirlendi. Mercan, otopsi işlemlerinin ardından 21 Mart'ta şehir mezarlığında toprağa verildi. Cenazede Yaren Mercan'ın tabutunun üzerine doktor önlüğü örtüldü. Diğer yandan alkollü otomobil sürücüsü Efe, tutuklandı.

'BABAM SAĞ OLSUN'

Diğer yandan, Yaren'in kazadan 4 saat önce babası ile görüntülü görüştüğü ardından ders çalıştığı mekandan babası Mehmet Mercan'a fotoğraf gönderdiği ortaya çıktı. Fotoğraf karesinde masada Yaren'in motosiklet kaskının da olduğu, baba Mercan'ın da Yaren'i telefonuna 'doktor kızım' şeklinde kaydettiği görüldü. Yaren'in, babasına fotoğraf gönderdiği mesajda 'Babam sağ olsun' ifadesi de yer aldı. Yaren Mercan'ın kaza öncesi son fotoğraflarını yine babasına gönderdiği belirtildi.

EN BÜYÜK HAYALİ CERRAH OLMAKMIŞ

Öte yandan, Yaren Mercan'ın ailesinin Kayserili olduğu ama babasının görevi nedeniyle Muğla'da oturduğu, final sınavları nedeniyle bayramı Kayseri'de geçirerek sınavlara hazırlandığı ve ailesinin yanına gitmediği belirtildi. Mercan'ın en büyük hayalinin ise beyin cerrahı olmak olduğu belirtildi.

HATIRA DEFTERİ KONULDU

Yaren Mercan'ın eğitim gördüğü ERÜ Tıp Fakültesi dersliklerinin olduğu bir bölüme hatıra köşesi oluşturuldu. Mercan'ın önlüğü ile çekilen fotoğrafının konulduğu anı köşesinde ayrıca Yaren'in evine astığı motivasyon notu da çerçeveletilmiş halde yer aldı. Önlüğü ve ve karanfillerin bırakıldığı anı köşesinde ayrıca arkadaşlarının ve hocalarının anılarını yazması için bir de anı defteri konuldu.

Mercan'ın evinde yer alan motivasyon yazısında ise şu ifadeler yer aldı:

"Sen bir makine değilsin. Müziğe, bağ kurmaya, gün batımlarına, gülümseme de var hayatta. Ruhunu yorma. Hayat bir süreç ve gökyüzüne bak. Sadece koşuşturmak değil, yaşamak için buradasın. Hayat bir yapılacaklar listesi değil. Bir hediye, daha yavaş yürü, daha uzun sarıl, daha sesli gül, daha derin sev. Saat işliyor olabilir ama senin varlığın zamansız. Relax. Ne istiyorsan onu yapabilirsin. Ne fırtınalar atlattın sen. Çiseleyen yağmur mu şimdi rahatsız edecek? Gün batımlarında kaybol. Güneşin sen olduğunu bul. Dünyanın gürültüsüne sus, içindeki en güzel şarkının çaldığını duymak için. Daha fazlasını bekleme, bugününü güzelleştir. Sadece bir anlığına değil, her gün biraz daha kendine yaşamayı hatırlat. Bu hayat senin, daha oturacağız. Tanışacağın birçok mutluluk, adım, yol, söyleyecek, yazacak kelime.ö

Diğer yandan, Yaren Mercan için yarın saat 15.45'te ERÜ Tıp Fakültesi Gevher Nesibe dersliklerinde anma programı düzenlenecek. Anma törenine, Mercan'ın dönem arkadaşları ile hocalarının yanı sıra ailesi ve sevenleri katılacak. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

-Arşiv görüntüler

Haber: Samed Aydın SUN/KAYSERİ, (DHA)

==================================================

16) SAHİBİNDEN KAÇAN BUZAĞIYI POLİS MEMURU YAKALADI; O ANLAR KAMERADA

SİİRT'in Baykan ilçesinde sahibinden kaçan buzağı, polis memuru tarafından yakalandı. O anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

Olay, dün akşam saatlerinde Baykan ilçesine bağlı Veysel Karani beldesinde meydana geldi. Mehmet Sani Cengiz'e ait buzağı, kaçarak dereye yöneldi. Olay yerinin yakınında bulunan polis memuru ile sahibi, buzağının peşine düştü. Dere kenarında bir süre devam eden kovalamaca sırasında polis memuru dereye girip buzağıyı yakaladı. O anlar çevredekiler tarafından cep telefonu kamerasıyla kayda alındı. Yakalanan buzağı sahibine teslim edilirken, Mehmet Sani Cengiz polis memuruna teşekkür etti. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

-Buzağının polis emmuru tarafından yakalanması

-Buzağının dereden çıakrtılması

Haber-Kamera: Akif ÖZALP/SİİRT, (DHA)

==================================================

YORUM YAP

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.