DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 1

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni - 1

📅 06.10.2026 08:05 🕐 1 saat önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
1) ERDOĞAN: AY UZAY ARACININ ÜRETİMİNİ TAMAMLADIKCUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerinin tamamlandığını, Somali'de uzay limanının inşaatına başlandığını açıkladı. Yaklaşık 3,5 tonluk Ay uzay aracının yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sah

1) ERDOĞAN: AY UZAY ARACININ ÜRETİMİNİ TAMAMLADIK

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerinin tamamlandığını, Somali'de uzay limanının inşaatına başlandığını açıkladı. Yaklaşık 3,5 tonluk Ay uzay aracının yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olduğunu belirten Erdoğan, uzayın silahlandırılmasının insanlığın ortak geleceğine yönelik açık bir tehdit oluşturduğunu söyledi.

Antalya'da düzenlenen Uluslararası Uzay Kongresi'nin (IAC 2026) resmi açılış programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya'da böylesine kapsamlı bir organizasyonda misafirleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Erdoğan, “77'nci Uluslararası Uzay Kongresi vesilesiyle dünyanın 111 ülkesinden Türkiye'ye teşrif eden siz değerli dostlarımıza ‘hoş geldiniz’ diyorum. Türkiye'nin ilk kez ev sahipliği yaptığı bu büyük buluşmanın ülkelerimiz, halklarımız ve insanlığın ortak geleceği açısından hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Kongrenin düzenlenmesine destek olan, bu önemli uluslararası etkinliğin icrasında emeği geçen tüm kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. 'Dünyanın Daha Fazla Uzaya İhtiyacı Var' temasıyla tertiplenen kongre kapsamındaki etkinliklerin yeni iş birliklerine kapı aralamasını diliyorum" dedi.

'UZAYDA YER EDİNMEK, YERYÜZÜNDE HAYATI İYİLEŞTİRMEKTİR'

Haberleşmeden güvenliğe, ekonomiden ulaşıma, tarımdan afet yönetimine kadar insanlığın her alanda katettiği mesafenin temelinde bilim ve teknolojinin bulunduğunu belirten Erdoğan, bilim ve teknolojideki ilerlemenin doğrudan yansıdığı en kritik alanın uzay olduğunu söyledi. Erdoğan, “Dolayısıyla bugün uzayda daha fazla yer edinmek, aslında yeryüzünde insanlığın hayatını daha güvenli, daha müreffeh ve daha sürdürülebilir hale getirmek anlamına geliyor. Kongre münasebetiyle yapılacak toplantı, görüşme, sunum ve istişarelerin bu minvalde ufkumuzu aydınlatan tartışmalara vesile olacağına inanıyor, değerli fikirleriyle kongreye katkı sunacak herkese teşekkür ediyorum. Türk milleti olarak gökbilimlerinde fevkalade zengin bir birikimi tevarüs ediyoruz. Atalarımız asırlar boyunca Türkistan coğrafyasının uçsuz bucaksız bozkırlarında Güneş'in ve Ay'ın hareketlerini takip ettiler, kayıt altına aldılar, yıldızların dilini çözmeye çalıştılar" diye konuştu.

GÖK BİLİMLERİNDE 15 ASIRLIK BİRİKİM

Bilim tarihinde 6'ncı yüzyılda yaşamış Göktürkler döneminden astronomik gözlemler ve takvim bilgisine ilişkin önemli izlerle karşılaşıldığını anlatan Erdoğan, “Esasında tek başına Göktürk ifadesi dahi milletimizin gökyüzü ile kurduğu güçlü bağın mahiyetini göstermesi açısından yeterlidir. Kökleri 15 asır öncesine uzanan bu ilgi, milletimizin İslam'la müşerref olması akabinde daha kurumsal bir hal almıştır. Bağdat'tan Şam'a, Semerkant'tan Buhara'ya, Meraga'dan Kurtuba'ya, Kahire'den İstanbul'a uzanan geniş medeniyet havzamızdaki pek çok âlim gök bilimlerine eşsiz katkılar yapmıştır. İlim ve bilim insanlarımız devrin karanlığında yol ve yön arayan insanlığı aydınlatmak üzere yeni kandiller yakmıştır. Düşünürlerimiz, bilginlerimiz o dönemlerde ilm-i heyet olarak adlandırılan astronomiye çok önemli eserler kazandırmıştır" dedi.

ALİ KUŞÇU'DAN TAKİYÜDDİN'E BİLİM MİRASI

Astronomi alanında önemli keşiflere imza atan bilim insanlarına değinen Erdoğan, “Mesela ayın evrelerini hesaplayıp haritasını ilk çıkaran Ali Kuşçu'dan, 16'ncı yüzyılda âlemin merkezinin yerin merkezi olduğunu söyleyen Seydi Ali Reis'e kadar bu alanda çığır açan nice isim bu topraklarda yaşamış, yetişmiş, talebe yetiştirmiş, bugün bile hayran kaldığımız ilmî keşiflere imza atmıştır. Trigonometri ilminin babası, ekliptik ile ekvator arasındaki mesafeyi ilk kez gerçeğe en yakın hesaplayan Takiyüddin ise 16'ncı yüzyılda İstanbul'da rasathane kurarak bu geleneği daha da ileri taşımıştır. İsimlerini burada tek tek sayamayacağımız binlerce bilim insanımız daha sonra gökyüzünün sırlarını çözmek için büyük uğraşlar vermiştir" diye konuştu.

'UZAY YARIŞINDA GERİ KALMAYA MÜSAADE ETMEDİK'

Prof. Dr. Fuat Sezgin'in gayretleriyle kurulan İstanbul İslam Bilim ve Teknoloji Tarihi Müzesi'nin bu zengin mirasa ışık tuttuğunu belirten Erdoğan, İstanbul'a yolu düşen misafirlere müzeyi ziyaret etmelerini tavsiye etti. Erdoğan, “Bir taraftan sahip olduğumuz bu zengin ve köklü mirasla gurur duyarken diğer taraftan bunu daha da zenginleştirmeye gayret ediyoruz. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimiz günden itibaren her alanda geçmişle gelecek arasında güçlü köprüler kurmaya çalıştık. Tarihten ilham alarak bugüne ve yarına nasıl yön verebileceğimizi, nasıl mührümüzü vurabileceğimizi, geleceğin dünyasında hak ettiğimiz yeri nasıl alabileceğimizi planlamanın çabasında olduk. Hedeflerimizi belirledik, kurumlarımızı güçlendirdik, insan kaynağımıza yatırım yaptık, sanayimizi harekete geçirdik. Üniversitelerimizi ve araştırma altyapımızı destekledik. Türkiye'nin uzay yarışında geri kalmasına asla müsaade etmedik" dedi.

'KENDİ UYDUSUNU ÜRETEN NADİR ÜLKELERDEN BİRİYİZ'

Engellere ve zorluklara rağmen kısa sürede kayda değer mesafe aldıklarını söyleyen Erdoğan, “Bugün Türkiye kendi uydusunu tasarlayan, geliştiren, üreten, test eden ve uzayda işleten nadir ülkelerden biridir. İMECE ile yüksek çözünürlüklü yer gözlem alanında önemli bir kabiliyet kazandık. Göktürk uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif kapasitesini artırdık. TÜRKSAT 5A ve TÜRKSAT 5B'yi başarıyla uzaya gönderdik. 2024 yılında ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'yı uzaya fırlattık ve hizmete aldık. TÜRKSAT 6A, Türkiye'nin mühendislik kabiliyetini, sanayi altyapısını, insan kaynağını ve uzay teknolojilerindeki öz güvenini de teyit etmiştir. Tabii burada şunun da altını çiziyorum; bizim için uzay sadece uydulardan ibaret değildir. Uzay araştırmaları ve insanlı uzay faaliyetleri de Milli Uzay Programımızın önemli unsurları arasında yer alıyor" diye konuştu.

'DAHA NİCE ASTRONOTUMUZU UZAYA GÖNDERECEĞİZ'

Türkiye'nin insanlı uzay görevlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Alper Gezeravcı'nın 2024 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderilmesiyle Cumhuriyet'in ilk insanlı uzay misyonunun gerçekleştirildiğini söyledi. Erdoğan, “Ardından Tuva Cihangir Atasever'in yörünge altı araştırma uçuşuyla mikro yer çekimi araştırmalarında yeni bir tecrübe kazandık. Bunlar ülkemiz için son derece anlamlı ama yeterli olmayan adımlar. Biz daha büyük hedeflerin peşinden koşuyoruz. Elde ettiğimiz bu tecrübeyi çok daha yukarılara taşımanın gayreti içindeyiz. İnşallah Türkiye insanlı uzay çalışmalarında daha nice görevi başarıyla gerçekleştirecek, nice bilim insanını, mühendisini ve astronotunu uzaya gönderecektir. 2021 yılında açıkladığımız Milli Uzay Programımızın en heyecan verici hedeflerinden biri de Ay'dır. Bundan 5 sene önce programı açıklarken Ay'a gitme hedefi koymuş, bunu da milletimizle paylaşmıştık" dedi.

'AY UZAY ARACININ ÜRETİMİNİ TAMAMLADIK'

Ay'a gitme hedefinin küçümseyici eleştirilere konu olduğunu belirten Erdoğan, atılan adımlarla bu iddiayı hayalden çıkarıp somut bir programa dönüştürdüklerini söyledi. Erdoğan, “Ay Araştırma Programımız kapsamında geliştirdiğimiz Ay uzay aracının üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladık. Şimdi sistem seviyesi çevresel testlerimizi gerçekleştiriyoruz. Yaklaşık 3,5 ton ağırlığındaki Ay uzay aracımızın yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip olması bizim için ayrıca büyük bir gurur kaynağıdır. Daha da önemlisi İMECE ve TÜRKSAT 6A gibi projelerde kazandığımız mühendislik tecrübesini Ay görevimize aktarıyoruz. Yani her seferinde sıfırdan başlamıyor, bir önceki görevde kazandığımız bilgi ve tecrübeyi bir sonraki hedefimize taşıyoruz. Günümüzde uzayda var olmak için yalnızca uydu üretmek yetmez, uzaya erişebilmek de gerekir" diye konuştu.

'SOMALİ'DE UZAY LİMANININ İNŞAATINI BAŞLATTIK'

Milli Uzay Programı'nda uzaya erişim ve uzay limanı hedefini özel bir yere koyduklarını belirten Erdoğan, “Türkiye'nin coğrafi şartlarını da dikkate alarak dost ve kardeş Somali ile uzay alanında tarihi bir iş birliğinin temellerini atıyoruz. Somali'de hayata geçireceğimiz uzay limanının inşaat çalışmalarını başlattık. Bu stratejik projenin hayata geçirilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Projemizde Türkiye'nin uzaya erişim kapasitesini geliştirme yanında Afrika kıtasının uzay ekosisteminin gelişmesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bizim ilkemiz şudur; uzay yarışı birkaç ülkenin kendi arasında yürüttüğü bir mücadele olamaz. Böyle olmamalı, böyle görülmemelidir. Aynı şekilde uzay, önden gidenin el koyduğu bir ganimet de değildir" dedi.

'UZAYI SİLAHLANDIRMAK İNSANLIĞIN GELECEĞİNE TEHDİTTİR'

Uzayın silahlanma yarışının bir aracı haline getirilmesine karşı olduklarını vurgulayan Erdoğan, “Özellikle uzayı silahlandırmak ve burayı silahlanma yarışının aracı haline getirmek fevkalade yanlıştır. Dahası tehlikelidir. İnsanlığın ortak geleceğine yönelik aleni bir tehdit oluşturmaktadır. Bunun son dönemde yaygınlık kazandığını görüyor ve doğru bulmuyoruz. Türkiye olarak uzayın imkânlarından daha fazla ülkenin yararlanmasını istiyoruz. Daha fazla ülkenin bilim üretmesini, daha fazla gencin uzay teknolojilerine erişmesini, daha fazla girişimcinin küresel uzay ekonomisine katılmasını arzu ediyoruz. Şurası bir gerçek ki uzay, teknoloji kapasitesi ne olursa olsun bir ülkenin tek başına şekillendirebileceği bir alan olmaktan çıkmış, ortak hedefler etrafında birlikte hareket etmeyi gerektiren küresel bir alana dönüşmüştür" diye konuştu.

ANTALYA DEKLARASYONU'NA İMZA ÇAĞRISI

Uluslararası Uzay Kongresi'nin dünyanın dört bir yanından uzmanları bir araya getirmesini, ortak geleceği birlikte şekillendirmek açısından son derece kıymetli bulduklarını belirten Erdoğan, “Uzayın geleceği aynı zamanda devletlerin, parlamentoların ve uluslararası kuruluşların ortaya koyacağı ortak irade ile şekillenecektir. Bu minvalde Uzayda Barış İçin Antalya Deklarasyonu'nu imzalayan tüm katılımcılara teşekkür ediyor, henüz imzalamayan dostlarımızı da bu adımı atmaya davet ediyorum. Bugün Türkiye'nin uzay alanındaki en büyük gücü sadece sahip olduğu uydular veya geliştirdiği teknolojiler değildir. En büyük gücümüz genç ve nitelikli insan kaynağımızdır. Mühendislerimizle, bilim insanlarımızla, girişimcilerimizle ve bunları aynı hedef etrafında buluşturan siyasi irademizle hedeflerimize doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz" dedi.

'TEKNOFEST KUŞAĞI DÜNYA İLE YARIŞAN PROJELER GELİŞTİRİYOR'

Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'da farklı yaş gruplarındaki gençlerin heyecanına şahitlik ettiğini anlatan Erdoğan, “81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takımın başvurduğu bu muazzam teknoloji festivali, gelecek adına umutlarımızı daha da artırdı. Umutlarını, heveslerini, iştiyaklarını kırmaya dönük her türlü kampanyaya rağmen TEKNOFEST kuşağı olarak yetişen pırıl pırıl gençlerimiz bugün roketlerden uydulara, yapay zekadan uzay teknolojilerine kadar pek çok alanda dünya ile yarışan projeler geliştiriyor. İnşallah bu gençler bizim açtığımız yoldan ilerleyerek yarının astronotları, mühendisleri, bilim insanları ve uzay girişimcileri olacaklar. Milli Uzay Programımızın diğer hedeflerini onlar gerçeğe dönüştürecekler. Zengin bir tarihi birikim ve güçlü bir irade ile yürüdüğümüz bu yolda daha kat edecek çok mesafemiz var" diye konuştu.

'HEDEFİMİZDEN SAPMAYACAĞIZ'

Türkiye'yi küresel uzay ekosisteminin güçlü ve saygın aktörlerinden biri haline getirene kadar hedeflerinden sapmayacaklarını belirten Erdoğan, “Biz bu yolu tek başımıza değil, işte bugün burada olduğu gibi bizimle aynı ideallere inanan dostlarımızla birlikte yürümek istiyoruz. Ev sahipliğimizde düzenlenen 77'nci Uluslararası Uzay Kongresi'nin bu ortak zemini büyütmek için çok anlamlı bir fırsat olduğuna inanıyorum. Bu düşüncelerle kongremizin ülkelerimizle birlikte tüm insanlık için hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum. Kongre vesilesiyle ülkemizi ve Antalya'mızı teşrif eden tüm dostlarımıza tekrar hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile Türkiye Uzay Ajansımız ve Uluslararası Astronotik Federasyonu başta olmak üzere tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum. Sizlerden ülkelerinizdeki tüm dostlarımıza bizden kucak dolusu selam götürmenizi rica ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum" dedi.

ASTRONOTLARLA FOTOĞRAF

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, 16’ncı yüzyıl Osmanlı bilim ve astronomi mirasını ve Takıyyüddin er-Râsıd’ın İstanbul Rasathanesi’ndeki çalışmalarını temsil eden, Şehinşâhnâme-i Murâd-ı Sâlis’te yer alan minyatürden esinlenerek hazırlanan eser takdim edildi. Ardından hem kongrenin düzenleyici kurumları hem de kongreye katılan astronotlarla IAC 2026 aile fotoğrafı çekimi gerçekleştirildi. (DHA)

IAF ÖDÜLLERİ TAKDİM EDİLDİ

Uluslararası Astronotik Federasyonu'nun (IAF) düzenlediği, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Uzay Ajansı'nın (TUA) ve SAHA İstanbul'un ortak ev sahipliğindeki Uluslararası Uzay Kongresi'nin resmi açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla yapıldı. Resmi açılış programında ilk olarak IAF 2026 ödülleri takdim edildi. IAF Dünya Uzay Ödülü, Birleşik Arap Emirlikleri Uzay Ajansı'na (UAESA), IAF Uluslararası İşbirliği Ödülü Space Foundation kurucularından Steve Eisenhart'a, IAF Astra Ödülü George Washington Üniversitesi'nden Scott Pace'e verildi. Ödüller IAF Başkanı Gabriella Arrigo tarafından takdim edildi.

'UZAY OLİMPİYATLARI BAŞLADI'

IAF Başkanı Gabriella Arrigo, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kongreye katılımının, uzayın insanlık açısından öneminin ve Türkiye'nin uluslararası uzay topluluğunda büyüyen rolünün güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi. Türkiye'nin başarıları ve geleceğe yönelik hedefleriyle uzay topluluğunda önemli bir konumda bulunduğunu belirten Arrigo, “Ve artık 'Uzay Olimpiyatları' başladı. 7 bin 500'den fazla delege, yaklaşık 4 bin konuşmacı, 40 panel oturumu ve 250'den fazla katılımcı kuruluşla bizi gerçekten unutulmaz bir hafta bekliyor. Bu yıl IAC katılımcıları yalnızca olağanüstü bir kongreyi değil, aynı zamanda olağanüstü bir destinasyonu da deneyimleyecek; güzel Türkiye'yi ve Antalya'nın unutulmaz Akdeniz atmosferini. Kongrenin sonunda birçoğunuzun Antalya'nın tadını çıkarmak, dinlenmek ve Akdeniz kıyısında biraz zaman geçirmek için fırsat bulacağını umuyorum" dedi.

80'DEN FAZLA ÜLKEDEN 600'Ü AŞKIN KURULUŞ

Federasyonun bu yıl 75'inci yılını kutladığını belirten Arrigo, birkaç ülkeden 10 üyeyle başlayan topluluğun, bugün 80'den fazla ülkeden 600'ü aşkın kuruluşu bir araya getirdiğini söyledi. Büyümenin daha büyük sorumlulukları beraberinde getirdiğini vurgulayan Arrigo, “Sadece büyümekle kalmadık. Daha güçlü, daha çeşitli ve birbirimize daha bağlı hale geldik. Büyümemiz bizi daha ileriye gitmeye, daha büyük düşünmeye ve federasyonun misyonunun kapsamını genişletmeye yöneltiyor. Günümüzde uzay, her zamankinden daha etkili bir konuma sahip. Uzay, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerin stratejik kalkınma planlarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Siyasetçiler ve karar vericiler uzay alanındaki uzmanlarla bağlantı kurmak istiyor. IAF olarak bizim de bu bağlantıların kurulabileceği gerçekten tarafsız ve uluslararası bir platform sunma konusunda eşsiz bir rolümüz bulunuyor" diye konuştu.

'DÜNYANIN DAHA FAZLA UZAYA İHTİYACI VAR'

TUA Başkanı Yusuf Kıraç, köklü ve seçkin geçmişiyle IAC'nin küresel uzay topluluğunun en önemli buluşma noktalarından biri haline geldiğini söyledi. Uzayın, günlük yaşamın ve modern ekonominin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirten Kıraç, “Haberleşme ve ulaşımdan güvenliğe, tarımdan eğitime ve afet yönetimine kadar giderek genişleyen pek çok alanda uzay tabanlı sistemlere güveniyoruz. Ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlarımız büyümeye devam ettikçe, uzayın sunduğu imkanların önemi de her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle IAC 2026'nın 'Dünyanın Daha Fazla Uzaya İhtiyacı Var' sloganı yalnızca bir tema değildir. Bu ifade, içinde yaşadığımız çağın güçlü bir yansımasıdır. Bugün, her zamankinden daha fazla; kalkınma, bilim, teknoloji ve insanlığın ortak geleceği için dünyanın daha fazla uzaya ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.

'UZAY EKONOMİSİ 600 MİLYAR DOLARI AŞTI'

Uzayın aynı zamanda büyük ekonomik ve teknolojik dönüşümlerin merkezinde yer aldığını kaydeden Kıraç, “Halihazırda yüz milyarlarca dolar büyüklüğe ulaşan küresel uzay ekonomisi hızla büyümeye devam etmektedir. Giderek daha fazla ülke, uzayı kalkınma hedeflerinin, teknoloji politikalarının ve uzun vadeli vizyonların önemli bir unsuru haline getirmektedir. Bugün küresel uzay ekonomisinin büyüklüğü 600 milyar doları aşmış durumdadır. Önümüzdeki yıllarda hızlı büyümesini sürdürerek 1 trilyon dolar seviyesini aşması beklenmektedir. Bu durum, uzayın küresel ekonomi içindeki giderek artan önemini açıkça ortaya koymaktadır. Aynı zamanda özel sektörün rolü ve ticari uzay ekonomisi de hızla büyümektedir. 2025 yılında gerçekleştirilen uydu fırlatmalarının yaklaşık yüzde 88'i özel sektör tarafından gerçekleştirilmiş, uzay teknolojilerine yönelik küresel özel sektör yatırımları da rekor seviyelere ulaşmıştır" dedi.

UZAYA ERİŞİMDE ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ VURGUSU

Bu büyümenin uzaya erişim alanında da açıkça görülebildiğini ifade eden Yusuf Kıraç, “Dünya genelindeki yörüngesel fırlatma sayısı, 2018 yılında 114 iken 2024 yılında 324'e yükselmiştir. Yalnızca 7 yıl içinde neredeyse üç katına çıkan bu rakam, uzaya erişime ve uzay tabanlı hizmetlere yönelik küresel talebin ne kadar hızlı arttığını göstermektedir. Bu dönüşüm önemli fırsatlar sunarken, hepimize önemli sorumluluklar da yüklemektedir. Uzay faaliyetlerinin sürdürülebilir biçimde geliştirilmesi; kaynakların verimli kullanıldığı, bilgi ve kabiliyetlerin paylaşıldığı, uzayın barışçıl amaçlarla ve insanlığın ortak yararı için kullanıldığı güçlü bir uluslararası iş birliği kültürünü gerektirmektedir. Karşılıklı güvene dayalı ortaklıklar kurmak artık yalnızca bir tercih değildir. Bunlar, uzayın geleceği açısından vazgeçilmez hale gelmiştir" diye konuştu.

'1 YILLIK İHRACATI ARTIK 1 HAFTADA YAPIYORUZ'

SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, SAHA İstanbul'un üretim sahasını ve çalışma tezgahını temsil ettiğini belirterek, “Başka bir ifadeyle; mühendisleri, teknisyenleri, tedarikçileri ve girişimcileri temsil ediyor. Yaklaşık 20 yıl önce Türkiye, havacılık ve uzay teknolojilerinin alıcısı konumundaydı. Bugün ise üretici ve ihracatçı konumundayız. 2002 yılında savunma, havacılık ve uzay sektörlerindeki yerlilik oranımız yüzde 20 seviyesindeydi ve yıllık ihracatımız yaklaşık 250 milyon dolardı. Bugün yerlilik oranımız yüzde 80'in üzerine çıktı ve yıllık ihracatımız 11 milyar doları aştı. 2002 yılında 1 yıl boyunca yaptığımız ihracatı artık yalnızca 1 haftada gerçekleştiriyoruz" dedi.

‘TÜRKİYE, KÜRESEL SİHA İHRACAT PAZARININ YÜZDE 65'İNİ OLUŞTURUYOR’

Yaklaşık 20 yıl önce bir grup genç mühendisin, küçük bir atölyede insansız hava araçları geliştirmeye başladığını anlatan Bayraktar, “Önlerinde hazır bir pazar, kurulmuş bir tedarik zinciri veya izleyebilecekleri bir yol haritası yoktu. Sahip oldukları şey; ülkelerine ve insanlarına olan bağlılıkları ile bu dönüşümü mümkün kılan güçlü bir çalışma yöntemiydi; Hızlı tasarla, erken uçur, her hatadan öğrenmeye devam et ve kritik bileşenlerini kendin üret. Bu yöntem Türkiye'yi bugün dünya liderlerinden biri haline getirdi. Türkiye, küresel SİHA ihracat pazarının yüzde 65'ini oluşturuyor ve dünyanın 40'tan fazla ülkesine teknoloji ihraç ediyor" diye konuştu.

'UZAYDA TAM BAĞIMSIZLIĞA ULAŞMAYA KARARLIYIZ'

Son 10 yılda aynı çalışma kültürünü uzaya taşıdıklarını söyleyen Bayraktar, “Bunu tek bir şirketle değil, bütün bir sanayi ekosistemiyle gerçekleştirdik. Bugün yerli uydularımız TÜRKSAT 6A ve İMECE uzayda görev yapıyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii ile ASELSAN'dan ROKETSAN'a; Fergani ve DeltaV gibi girişimlere kadar tüm ekosistemimiz olağanüstü bir hızla çalışıyor. 100 kilometrenin üzerine ulaşan sonda roketlerinden yerli hibrit itki sistemlerine ve yörünge transfer araçlarına kadar yeni kabiliyetler geliştiriyoruz. Haberleşme uydularımızdan 100'den fazla uydudan oluşması planlanan Türkiye merkezli konumlandırma uydu takımına kadar güçlü bir uzay altyapısı inşa ediyoruz. Haberleşmede, dünya gözleminde, navigasyonda ve yörüngeye erişimde tam bağımsızlık. Kendi bağımsız navigasyon sistemimizi kurmaya ve uzayda tam bağımsızlığa ulaşmaya kararlıyız" dedi.

BAKAN KACIR: 2027'NİN İLK AYLARINDA AY'A GİTMEYİ HEDEFLİYORUZ

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin kendi uydularını geliştiren, üreten ve test eden, haberleşme uydusu üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu söyledi. Yeni haberleşme ve yer gözlem uydularının çalışmalarına başladıklarını, alçak yörünge uydu projelerini hayata geçirdiklerini belirten Kacır, “İnsanlı ilk uzay misyonlarımızın ardından, Milli Uzay Programımızın en iddialı hedeflerinden biri olan Ay görevini hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. 2027'nin ilk aylarında uzaya göndermeyi hedeflediğimiz, milli kabiliyetlerimizin eseri uzay aracımızla Ay yörüngesinde bilimsel araştırmalar gerçekleştirecek ve inşallah Ay'a erişeceğiz. Milli Uzay Programımızdaki hedefleri kalıcı teknolojik ve endüstriyel kabiliyetlere dönüştürecek güçlü bir uzay Ar-Ge ekosistemi oluşturmak üzere Ankara'da Uzay Teknoparkı kuruyoruz. Türkiye'nin uzaya bağımsız erişimini güvence altına alacak, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki ülkelere hizmet sunacak bir uzay limanını Somali'de inşa ediyoruz" dedi.

UZAYDA BARIŞ İÇİN ANTALYA DEKLARASYONU

Uzay çalışmalarının barışçıl, sürdürülebilir ve tüm insanlığın ortak yararına yürütülmesini amaçladıklarını belirten Kacır, iklim değişikliği, doğal afetler, su kıtlığı ve gıda güvenliği gibi sorunlara uzay teknolojileriyle çözüm üretilebileceğini söyledi. Uzayın ülkeler arasında ortak sorumluluk ve iş birliği zemini oluşturduğunu kaydeden Kacır, “Uzayın barış ve iş birliği alanı olarak korunması ve sunduğu tüm imkanlardan tüm ülkelerin adil biçimde yararlanması için dün gerçekleştirdiğimiz 16'ncı Bakanlar ve Parlamenterler Toplantısı'nda Türkiye olarak Uzayda Barış İçin Antalya Deklarasyonu'na öncülük ettik. Kongre tarihinde bir ilk olan ve şimdiden 21 ülkeden 32 bakan, parlamenter ve uzay kuruluşu temsilcisinin desteğini alan bu deklarasyon, uzayın geleceğini ortak sorumlulukla şekillendirme irademizin güçlü bir ifadesi. Beş gün boyunca kongremizde aynı anlayışla 100'ü aşkın ülkeden binlerce katılımcıyla uzay bilimi ve teknolojilerinin geleceğini tüm boyutlarıyla ele alacağız" diye konuştu.

'674 BİLDİRİYLE EN GENİŞ BİLİMSEL KATILIM TÜRKİYE'DEN'

Uzay teknolojileri alanındaki 310 girişimde ve araştırma merkezlerinde 24 bini aşkın araştırmacının istihdamını desteklediklerini belirten Kacır, Milli Uzay Programı'yla uzay ve havacılık alanında 40 binden fazla bilim insanı, araştırmacı ve gencin yer aldığı projelere katkı sunduklarını söyledi. Kongrede girişimlerin ve TEKNOFEST şampiyonlarının projelerini dünya sahnesine taşıdıklarını anlatan Kacır, “9 Ekim'de düzenleyeceğimiz Halk Günü'nde kongremizin kapılarını milletimize açacak, özellikle çocukların ve gençlerin uzay bilimi ve teknolojileriyle buluşmasına imkan sağlayacağız. Bu yıl kongreye ülkemizden 1810 akademik bildiri özeti gönderildi. Bu sayı aynı zamanda kongre tarihinde tek bir ülkeden yapılan en yüksek başvuru sayısı. Kabul edilen 674 bildiri ile Türkiye, kongrenin bilimsel ayağına en geniş katılım sağlayan ülke oldu. Türkiye'nin kapıları, bizimle birlikte araştırmak, teknoloji geliştirmek ve üretmek isteyen herkese açık" dedi.

Bakan Kacır'ın konuşmasının ardından 'Yerden Göğe, Gökten Yere' isimli gösteri sunuldu. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

-Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşması

-IAF 2026 detay

-Gabriella Arrigo'nun ödül takdim etmesi

-Steve Eisenhart ile Scott Pace ödül takdim edilmesi

-TUA Başkanı Yusuf Kıraç'ın açıklamaları

-SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar'ın açıklamaları

-Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın açıklamaları

Haber: Mehmet ÇINAR- Semih ERSÖZLER- İrem BAŞDAŞ/ANTALYA, (DHA)

=====================================

2) BAKAN TEKİN: OECD ÜLKELERİ ARASINDA PARMAKLA GÖSTERİLECEK DURUMDAYIZ

MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin derslik ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı bakımından Ekonomik işbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında parmakla gösterilecek bir noktaya geldiğini belirterek, "2002'de Hakkari'de bin 527 öğretmenimiz varmış. Şu anda 4 bin 176 öğretmenimiz var. Öğrenci sayısı yüzde 3 civarında artmış olmasına rağmen öğretmen sayımız yaklaşık 3 katına çıkmış durumda" dedi.

Çeşitli ziyaret ve programlara katılmak üzere Bakan Yardımcısı Celile Eren Ökten ile birlikte Hakkari'ye gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilk olarak Hakkari Valiliği'ni ziyaret etti. Valilik önünde Vali İbrahim Taşyapan, AK Parti Hakkari İl Başkanı Zeydin Kaya ve protokol üyeleri tarafından karşılanan Bakan Tekin, şeref defterini imzaladı. Tekin, daha sonra Vali Taşyapan ile basına kapalı görüştü. Görüşmenin ardından İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı'na katılan Tekin, kentteki eğitim yatırımları, yürütülen çalışmalar ve ihtiyaçlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'HAKKARİ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRMELERİMİZİ YAPTIK'

Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, çeşitli programlar vesilesiyle Hakkari'ye geldiklerini söyledi. İl programları kapsamında bakanlığın merkez teşkilatındaki birim amirleriyle de bir araya geldiklerini belirten Tekin, genel müdürler, il ve ilçe milli eğitim müdürlerinin katılımıyla 'İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı' gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Toplantıda ilçelerde incelemelerde bulunan genel müdürlerin tespitlerini dinlediklerini belirten Bakan Tekin şöyle konuştu:

"İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz sunumunu yaptı. İlçe müdürlerimizi dinledik ve Hakkari ile ilgili değerlendirmelerimizi yaptık. Burada hizmet eden, katkı veren eğitim yöneticilerimize, öğretmenlerimize, bize destek olan sivil toplum örgütlerine, siyasi partilere ve bütün bu çalışmaları koordine eden mülki idare amirlerimize, valimize bilhassa teşekkür ediyorum" dedi.Mülki idare amirlerinin eğitimi öncelikli bir ilgi alanı olarak görmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Bakan Tekin, "Eğitimi her gittiğim yerde öncelikli bir ilgi alanı olarak ele almalarından dolayı inanılmaz derecede mutluyum. Bu vesileyle bütün mülki idare amirlerimize de teşekkür etmiş olayım" dedi.

'ÖĞRETMEN SAYIMIZ YAKLAŞIK 3 KATINA ÇIKTI'

2002'den itibaren Türkiye genelinde eğitimde fiziki kapasite, insan kaynağı ve teknolojik altyapı açısından önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini ifade eden Bakan Tekin, OECD'nin 2025 Eğitim Raporu'na dikkat çekti. Tekin, "Türkiye'de derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı itibarıyla en son OECD'nin 2025 Eğitim Raporu'nda Türkiye, OECD üyesi ülkeler arasında parmakla gösterilecek bir noktaya gelmiş durumda. Bilhassa insan kaynağı açısından eksiği bulunmayan veya en az eksiği bulunan iki OECD ülkesinden bir tanesi" bilgisini verdi.

Hakkari'deki öğretmen ve öğrenci sayılarına ilişkin de açıklama yapan Tekin şunları kaydetti:

"2002 yılında Hakkari'de bin 527 öğretmenimiz varmış. Şu anda 4 bin 176 öğretmenimiz var. 2002'de öğrenci sayısı 58 bin 457 imiş. Şu anda yaklaşık 61 bin öğrencimiz var. Yani öğrenci sayısı da yüzde 3 civarında artmış. Buna rağmen öğretmen sayımız yaklaşık 3 katına çıkmış durumda. Bu, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı açısından bizi uluslararası rakamlara ulaştıran bir başarıdır. Ben bunun için bütün öğretmen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum."

DERSLİK SAYISI DA YAKLAŞIK 3 KAT ARTTI

Hakkari'de derslik sayısında da önemli artış yaşandığını belirten Tekin, 2002 yılında kent genelinde 1148 derslik bulunduğunu, bu süreçte 2 bin 139 ilave derslik yapıldığını söyledi. Tekin, "Şu anda Hakkari'de 2 bin 916 dersliğimiz var. Derslik sayımız yaklaşık 3 kat artmış durumda. Sadece derslikler için harcadığımız kaynağın yatırım karşılığı 18 milyar Türk lirası" dedi.

Eğitim altyapısındaki diğer yatırımlara da değinen Tekin, 2002 yılında Hakkari'de Bilim ve Sanat Merkezi bulunmadığını, bugün ise 3 merkezin hizmet verdiğini söyledi. Tekin, "2002'de sadece 9 okulumuzda spor salonu varken, şimdi 31 okulumuzda spor salonu var. 2002'de 52 laboratuvarımız varken bugün 190 laboratuvarımız var. 2002 yılında sadece 39 okul kütüphanesi varken, şu anda 170 okul kütüphanemiz var. Bunlar her açıdan önemli göstergeler" ifadelerini kullandı.

'PISA SONUÇLARI TÜRKİYE'NİN BAŞARISINI TEYİT ETTİ'

Eğitimde fiziki altyapının yanı sıra akademik başarıya da önem verdiklerini vurgulayan Tekin, 2025 PISA sonuçlarının Türkiye'nin uluslararası alandaki yükselişini ortaya koyduğunu söyledi. Tekin, "OECD, PISA skorlarını açıkladı. OECD'nin ölçtüğü her alanda; matematik, okuma becerileri ve fen bilimlerinde ortalamasını yükselten tek OECD ülkesi Türkiye. 2003 sınavlarında 38 OECD ülkesi arasında ilk 30'a giremezken, şu anda 91 ülke arasında ilk 15'in içerisindeyiz. Bu çok önemli bir başarı" diye konuştu.

'MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZİ ÖNCELEYEN BİR KUŞAK YETİŞTİRMEK İSTİYORUZ'

Eğitimin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını belirten Bakan Tekin, öğrencilerin milli ve manevi değerlerle yetişmesinin de önem taşıdığını söyledi. Bakan Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:

"Toplumun bizden beklediği ikinci boyut, eğitim öğretim süreçlerinde çocuklarımızın içinde yetiştikleri topluma, toplumsal değerlere, devlet ve millet geleneğimize, birlik ve beraberliğimize sahip çıkacak bir kuşak yetiştirmemiz. Hem akademik başarıları sağlayan hem de milletin bir ferdi, milletin bir parçası olmaktan gurur duyacak ve değerlerimizi gelecek kuşaklara taşıyacak bir eğitim vermemiz gerekiyor."

Bu perspektifle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni hayata geçirdiklerini belirten Tekin, model kapsamında tüm derslerde öğrencilerin milli ve manevi değerleri benimsemelerini sağlayacak bir müfredat oluşturduklarını ifade etti.

'HAKKARİ'DEKİ EĞİTİM HİZMETLERİMİZE YENİLERİNİ EKLEYECEĞİZ'

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin insan hakları, kardeşlik, demokrasi, temel hak ve özgürlükler, anayasal devlet ve hukuk devleti gibi değerlere vurgu yaptığını belirten Tekin, eğitim alanındaki çalışmaların Türkiye'nin sosyal ve ekonomik kalkınmasına da katkı sağlayacağını söyledi. Tekin, Hakkari'deki eğitim çalışmalarına katkı sunanlara teşekkür ederek, "Hakkari'deki eğitim öğretim süreçlerine destek veren siyasi parti il başkanlarına, İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz çalışanlarına, okul yöneticilerimize, öğretmenlerimize ve mülki idare amirlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Hakkari'deki eğitime yönelik hizmetlerimize yenilerini ekleyeceğiz" ifadelerini kullandı.

Bakan Tekin, onuruna verilen akşam yemeğinin ardından AK Parti Hakkari İl Teşkilatı'nı ziyaret edecek, daha sonra gençlerle bir araya gelecek. (DHA)

BAKAN TEKİN, TARİHİ MEDRESEDE GENÇLERLE BULUŞTU

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, valilik ziyareti ve İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı sonrası AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Bakan Tekin, daha sonra Biçer Mahallesi'nde bulunan tarihi Meydan Medresesi'nde gençlerle buluştu. Tekin, söylenen şarkılara eşlik etti. Geceyi Hakkari'de geçirecek olan Bakan Tekin, yarın Şemdinli ve Yüksekova ilçelerindeki programlara katılacak. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Bakan Yusuf Tekin'in Hakkari Valiliği önüne gelişi

-Karşılanması

-Şeref defterini imzalaması

-İl Eğitim Değerlendirme toplantısı sonrası açıklama yapan Bakan Tekin

-Genel ve detaylar

-Bakan Yusuf Tekin'in Ak Parti ziyareti

-Meydan Medresesinde gençlerle buluşması

-Söylenen şarkılar

-Bakan Tekin, şarkılara eşlik ederken

-Detaylar

Haber: Yaşar KAPLAN- Mehmet ÖZKAN/ HAKKARİ, (DHA)

======================================

3) NASA’NIN ADANA DOĞUMLU ASTRONOTU DENİZ BURNHAM: UZAYDAN HEMŞEHRİLERİME EL SALLAYACAĞIM

NASA’nın Adana doğumlu astronotu Deniz Burnham, 2027 yılında gerçekleştirilmesi planlanan ilk uzay görevi öncesinde yayınladığı video mesajıyla Türkiye’de yaşayan ailesine ve Adanalı hemşehrilerine seslendi. Burnham, “Uzaydan anneannem ile dedeme, Adanalı hemşehrilerime ve bütün dünyaya el sallayacağım” dedi.

Annesi Türk babası ile ABD'li bir asker olan, babasının bir dönem görev yaptığı İncirlik Hava Üssü’nde dünyaya gelen NASA astronotu Deniz Burnham, 2027 yılında katılacağı ilk uzay görevine ilişkin açıklamalarda bulundu. Deniz Burnham, yayınladığı video mesajda ailesi ve Türkiye ile bağlarını anlattı. Burnham, mesajında özellikle anneannesi ve dedesinin çocukluğundaki etkisine dikkat çekti.

DEDESİNİN TELESKOBUYLA YILDIZLARI İZLEDİ

Asker bir ailenin çocuğu olarak büyüyen Deniz Burnham, Türkiye’deki çocukluk anılarını şu ifadelerle paylaştı:

“Benim Aynur anneannem Eceabatlı. Kadir dedem Afyonlu. Anneannem bizi çok güzel Türk yemekleriyle büyüttü. Dedemin uzaya olan merakı tüm ailemizi etkiledi. Kendi teleskoplarını yaptığını hatırlıyorum. Arka bahçemizde yıldızları ve gezegenleri izleyerek sayısız saatler geçirirdik. Anneannem ve dedem Türkiye’deler. Tatillerimde onları ziyaret etmeyi çok seviyorum. Uzaydan anneannem ile dedeme, Adanalı hemşehrilerime ve bütün dünyaya el sallayacağım.”

DENİZ BURNHAM KİMDİR

Deniz Burnham, NASA tarafından 2021 Astronot Adayı Sınıfı'na katılmak üzere seçildi ve Ocak 2022'de görevine başladı. Daha önce NASA Ames Araştırma Merkezi'nde staj yapan Burnham, lisans derecesini Kaliforniya Üniversitesi, San Diego'da kimya mühendisliği alanında, yüksek lisans derecesini ise Los Angeles'taki Güney Kaliforniya Üniversitesi'nde makine mühendisliği alanında tamamladı. Burnham, ABD Donanması Yedek Kuvvetleri'nde Mühendislik Görev Subayı olarak hizmet verdi. Kendisi, tek motorlu kara ve deniz uçağı, aletli uçuş (instrument rating) ve döner kanatlı hava aracı (helikopter) yetkilerine sahip, lisanslı bir özel pilottur. Burnham şu anda, kozmonotlar Dmitri Petelin ve Konstantin Borisov ile birlikte Roscosmos'a ait Soyuz MS-30 uzay aracıyla gerçekleştirilecek olan Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki ilk görevi için eğitim görmeye devam ediyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------------

- Deniz Burnham'ın açıklamaları

Haber:Gülşah ATICI-Kamera: ADANA,(DHA)

=======================================

4) ŞANLIURFA’DA ‘UÇAKTA PATLAYICI VAR’ NOTU EKİPLERİ HAREKETE GEÇİRDİ

ANKARA’dan Şanlıurfa’ya gelen yolcu uçağında görevlilerin ‘uçakta patlayıcı var’ notu bulması üzerine yolcular ve mürettebat tahliye edildikten sonra görevliler arama çalışması başlattı. Şanlıurfa GAP Havalimanına inen uçakta ekiplerin arama çalışmaları sürüyor.

Ankara’dan saat 19.00’da Şanlıurfa’ya hareket eden A JET Havayolları’nın 4180 sefer sayılı yolcu uçağında patlayıcı madde olduğuna ilişkin bir not bulundu. Saat 20.05’te Şanlıurfa GAP Havalimanı’na iniş yapan uçaktaki 136 yolcu ve 7 mürettebat tahliye edildi. İhbar üzerine havalimanına çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı havalimanında ekiplerin uçaktaki arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak konuyla ilgili açıklama yaptı. Vali Şıldak, yolcuların güvenli bir şekilde tahliye edildiğini belirterek, “Devamında uçakta güvenlik birimlerimiz tarafından patlayıcı madde araması gerçekleştirilecektir.” dedi.

PATLAYICIYA RASTLANILMADI, HAVA TRAFİĞİ AÇILDI

Ankara’dan Şanlıurfa’ya gelen yolcu uçağında görevlilerin ‘uçakta patlayıcı var’ notu bulması üzerine polisin uçaktaki arama çalışmaları tamamlandı. Konu ile ilgili açıklamada bulunan Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmadığını ifade ederek, hava trafiğinin normale döndüğünü bildirdi.

Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini ve delil toplama aşamalarının sürdüğünü de belirten Şıldak, ‘’Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan hareket eden AJET yolcu uçağında yapılan ihbar üzerine emniyetimiz tarafından gerçekleştirilen patlayıcı madde araması çalışması sonuçlandı, herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmadı. Bu tespit üzerine uçağı park alanına alıyoruz. Ve hava trafiğini tekrar normale döndürüyoruz. Ben olaydan etkilenen bütün yolcularımıza ve mürettebatımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Herhangi bir olumsuzluk bulunmamaktadır. Konu ile ilgili adli süreç devam ediyor. Başsavcılığımız tarafından yürütülen adli soruşturma kapsamında gerekli araştırma ve incelemeler yürütülecek. Konu ile ilgili bütün delil toplama faaliyetleri devam ediyor. Herhangi bir güvenlik sorunu bulunmuyor. Hava trafiğini de başlatmış bulunuyoruz” dedi.

Görüntü Dökümü

----------------------------

Şanlıurfa GAP Havalimanı detay

Yolculardan detay

Genel detaylar

-Havalimanındaki hareketlilik

-Bekleyen uçaklardan görüntü

-Polislerin gelişi

-Alınan önlemlerden görüntü

-Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak'ın gelişi

-Vali Şıldak'ın açıklaması

-Genel ve detay

Haber-Kamera:Ali LEYLAK- Ömer ŞULUL/ ŞANLIURFA, (DHA) –

=======================================

5)GÜMÜŞHANE'DE MİNİBÜS İLE OTOMOBİLİN ÇARPIŞTIĞI KAZA KAMERADA: 4 YARALI

GÜMÜŞHANE'de otomobil ile minibüsün çarpıştıktan sonra yolcu durağına savrulduğu kazada 4 kişi yaralandı, durakta bekleyen bir kadın ise araçların altında kalmaktan son anda kurtuldu. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, sabah saat 10.00 sıralarında merkeze bağlı Kale köyü mevkisinde meydana geldi. Kara yolunda seyir halinde olan O.K. (37) yönetimindeki 34 NZD 926 plakalı otomobil ile T.A. (68) idaresindeki 26 FM 091 plakalı minibüs çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle kontrolden çıkan iki araç, savrularak yol kenarındaki kapalı yolcu durağına daldı. Kaza anında durakta bekleyen bir kadın, hızla üzerine gelen araçları fark ederek refleksle geriye doğru kaçtı. Kadın, son anda araçların altında kalmaktan kurtulurken, cam durak araçların çarpmasıyla yıkıldı. Kazanın ardından çevredeki vatandaşlar yardıma koşarken, ihbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Kazada, sürücüler O.K. ve T.A. ile minibüste yolcu olarak bulunan G.K. (51) ve G.Y. (60) yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Tedavisi süren 4 kişinin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Duraktaki kadının araçların altında kalmaktan kurtulduğu anlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------

-Kaza anına ait güvenlik kamera görüntüsü

Haber-Kamera: Selda FIRAT/GÜMÜŞHANE,(DHA)

===================================

6) ADIYAMAN'DA OTOMOBİLLER ÇARPIŞTI; 5 YARALI

ADIYAMAN'ın Kahta ilçesinde iki otomobilin kafa kafaya çarpıştığı kazada 5 kişi yaralandı.

Kaza, öğle saatlerinde Kahta-Adıyaman kara yolunun 5'inci kilometresinde meydana geldi. Ahmet K.'nin (23) kullandığı 02 AGZ 051 plakalı otomobil ile Hanifi A. (47) yönetimindeki 63 AR 298 plakalı otomobil kafa kafaya çarpıştı. Kaza sonrası sürücüler ile araçlardaki Serkan U.(23), Türkan A. (41) ve Umut A. (16) yaralandı. Kazayı görenlerin ihbarıyla olay yerine jandarma, sağlık ve trafik ekipleri sevk edildi. Ambulanslarla Kahta Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alınan yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Jandarma, kaza ile ilgili soruşturma başlattı. (DHA)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------------

- Kaza yeri

- Sağlık ekiplerinin yaralılara müdahalesi

- Kaza yapan araçlar

- Toplanan vatandaşlar

- Ambulanslar

- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Şevket BOZKURT-ADIYAMAN-DHA)

========================================

7) OTOMOBİL VE MOTOSİKLET ÇARPIŞTI; 1 ÖLÜ, 2 YARALI

KÜTAHYA'nın Tavşanlı ilçesinde, otomobille çarpışan motosikletin sürücüsü Osman Öztürk hayatını kaybetti, 2 kişi ise yaralandı.

Kaza, öğleden sonra Domaniç-İnegöl kara yolu Durabey köyü kavşağında meydana geldi. R.E. idaresindeki 43 AAS 015 plakalı otomobil ile Osman Öztürk yönetimindeki 43 AIF 976 plakalı motosiklet çarpıştı. Otomobil sürücüsü R.E. ile motosikletli Osman Öztürk ve arkasındaki arkadaşı E.N.K. yaralandı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı yaralılar, ambulansla kaldırıldıkları Tavşanlı Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı. Yaralılardan Osman Öztürk, tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Kazayla ilgili soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Kaza yeri ve polis ekipleri

-Kazaya karışan motosiklet

-Yaralıların ambulansa alınması

-Ambulansın olay yerinden çıkışı

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Mustafa YİĞİT/DOMANİÇ(Kütahya),(DHA)

========================================

8) MOTOSİKLETLER KAVŞAKTA ÇARPIŞTI; 1 ÖLÜ, 2 YARALI

ADANA'da iki motosikletin kavşakta çarpıştığı kazada Çınar Kişin (16) hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. Kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, dün Seyhan ilçesi Küçükdikili Mahallesi'nde meydana geldi. Sürücülerinin ismi öğrenilemeyen 2 motosiklet kavşakta çarpıştı. Kazada, motosikletlerdeki 2 kişi ile Çınar Kişin, yaralandı. İhbarla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekibinin müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan Çınar Kişin, bu sabah hayatını kaybetti. Kişin'in cansız bedeni otopsi için morga kaldırıldı.

Güvenlik kamerasına yansıyan kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

-Kaza anı

-Çevredekilerin yardıma koşması

Haber: Serhat GÜLER - Kamera: ADANA, (DHA)

========================================

9) TÜNELDE BETON MİKSERİNE ÇARPAN OTOMOBİLİN SÜRÜCÜSÜ ÖLDÜ

TRABZON'un Maçka ilçesindeki tünelde beton mikserine çarpıp, takla atan otomobildeki sürücü hayatını kaybetti. Kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, saat 14.00 sıralarında, Maçka ilçesi T2 Tüneli'nde meydana geldi. Sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 61 RA 272 plakalı otomobil, tünelde seyir halindeyken Y.B. (36) yönetimindeki beton mikserine arkadan çarptı. Takla atıp ters dönen otomobil alev aldı. İhbarla bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Otomobildeki yangın, itfaiyecilerin müdahalesiyle söndürüldü. Yapılan kontrolde, otomobildeki sürücünün yaşamını yitirdiği belirlendi. Sürücünün kimliğini belirleme çalışmaları sürerken, dumandan etkilenen beton mikserinin şoförü ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Bu arada kaza, güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntüde, tünelde seyreden otomobilin beton mikserine arkadan çarpıp, devrildiği ve aracın yandığı anlar yer aldı.

Kazayla ilgili inceleme sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

-Güvenlik kamera görüntüsü

-Olay yerinden cep telefonu görüntüleri

Haber-Kamera: TRABZON,(DHA)

========================================

10) BURSA'DA OTOMOBİLİN ÇARPTIĞI YAYA ÖLDÜ

BURSA'da yolun karşısına geçmek isterken otomobilin çarptığı yaya, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Kaza, saat 23.00 sıralarında Bursa-İzmir yolu Ertuğrul Mahallesi mevkisinde meydana geldi. İddiaya göre 16 BTY 497 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmeye çalışan yayaya çarptı. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ağın yaralı olarak hastaneye kaldırılan kişi, doktorların çabalarına rağmen kurtarılamadı. Polis ekipleri kaza ile ilgili inceleme başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------------

-Yayaya çarpan otomobilden görüntü

-Ekiplerin çalışması

-Olay yerinden genel ve detay

Haber-Kamera:Barış YILMAZ- Muhammet SEZGİN/ BURSA, (DHA)-

========================================

11) BURSA'DA KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİL BARİYERİN ÜZERİNDE YAN DURDU

BURSA’nın İnegöl ilçesinde sürücüsünün kontrolden çıkan otomobil, bariyerlerin üzerine çıkarak yan durdu. Sürücü, kazadan yara almadan kurtuldu.

Kaza gece yarısı Bursa-Ankara karayolu üzerinde İnegöl girişinde meydana geldi. Konya’dan Bursa istikametine seyir halinde olan sürücü Ömer E. (36) idaresindeki 06 BC 9452 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu savrularak yol kenarındaki bariyerlerin üzerine çıkıp, yan şekilde durdu. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Otomobil sürücüsü, kazadan yaralanmadan kurtuldu.Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Bariyerde yan duran otomobilden görüntü

-Olay yerinden genel ve detay

Haber-Kamera:Yavuz YILMAZ/ İNEGÖL(Bursa), (DHA)-

========================================

12) ASANSÖR BOŞLUĞUNA DÜŞEN İŞÇİ AĞIR YARALANDI

BURSA’nın İnegöl ilçesinde bir imalathanede yaklaşık 10 metre yükseklikten asansör boşluğuna düşen işçi Nihat T. (29) ağır yaralandı.

Olay, saat 19.00 sıralarında Mahmudiye Mahallesi Karaağaç Caddesi üzerinde faaliyet gösteren sandalye imalathanesinde meydana geldi. İddiaya göre üretim işçisi Nihat T., asansörün bulunduğu kata geldiğini düşünerek adım attı. Ancak asansörün kabinini fark edemeyen işçi, yaklaşık 10 metre yükseklikten beton zemine düştü. İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından bulunduğu yerden çıkarılan yaralıya ilk müdahale sağlık ekiplerince olay yerinde yapıldı. Ağır yaralanan Nihat T., ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralının hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenildi.

Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Olayın olduğu işletmeden detaylar

-Yaralının hastaneye geitirilmesi

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa),(DHA)

=====================================

13) BURSA'DA SEVGİLİSİ TARAFINDAN BOĞAZI KESİLEREK ÖLDÜRÜLEN GÖKÇE İÇİN YÜRÜYÜŞ DÜZENLENDİ

BURSA'nın Karacabey ilçesinde erkek arkadaşı Mustafa B. (24) tarafından otomobilde boğazı kesilerek öldürülen Gökçe Alkan (18) için yürüyüş düzenlendi.

Karacabey Mustafa Fehmi Gerçeker Stadyumu önünde toplanan ilçe sakinleri, Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüdü. Ellerinde Türk bayrakları ve Gökçe Alkan'ın fotoğraflarıyla yürüyen kalabalık, ‘Gökçeler ölmesin’ sloganları atarak tepkilerini ifade etti.

ANNE: ADALET İSTİYORUM

Cumhuriyet Meydanı'nda son bulan yürüyüşün ardından açıklamada bulunan Gökçe Alkan’ın annesi Zeynep Alkan, "Ben annesiyim. Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın" dedi.

'EN AĞIR CEZAYI ALMASINI İSTİYORUZ'

Gökçe Alkan'ın dayısı Gökhan Akbay da şüphelinin en ağır cezaya almasını istediklerini belirterek, şunları söyledi:

"Şu anda cezaevinde değil, ufak sıyrıkları yüzünden hastanede. Hastanede kendim gördüm. En kısa sürede adalet istiyoruz, en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz. Kadına şiddet için özel bir ceza çıkartılsın. Gerekirse idam edilsin, kısasa kısas yapılsın. Öyle bir ceza verilsin ki hiç kimse bir kadına el dahi süremesin."

Yürüyüş, öldürülen tüm kadınlar için yapılan bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sona erdi.Olayın ardından hastaneye kaldırılan şüpheli Mustafa B.'nin tedavisinin sürdüğü belirtildi.

Görüntü Dökümü

-----------------------------

- Yürüyüşten detay

-Yürüyüşten cep telefonu kamerası görüntüsü

-Aile yakınlarının açıklamalarının cep telefonu kamerası görüntüsü

Haber-kamera: Yasin KESKİN/KARACABEY (Bursa),(DHA)

======================================

14) 12 YIL ÖNCEKİ CİNAYETE 2 TUTUKLAMA

KİLİS'te 12 yıl önce bir sulama kuyusunda cesedi bulunan Khaled Tayson’un ölümüne ilişkin dosyanın yeniden incelenmesi sonucu gözaltına alınan 3 şüpheliden 2’si tutuklandı. Olayla ilgili o dönem takipsizlik kararı verilmişti.

Merkeze bağlı Acar Köyü’nde 12 yıl önce Khaled Tayson'ın bir sulama kuyusunda cesedi bulundu. O dönem yapılan soruşturmada olayla ilgili takipsizlik kararı verildi. Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı ve Kilis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosya yeniden ele alındı. Adli Tıp incelemesi, tanık beyanları ve baz analizleri sonucu daha önce verilen takipsizlik kararı kaldırıldı. Tayson'un ölümüyle ilgili 3 şüpheli tespit edildi. Şüpheliler C.İ., R.U. ve D.U., jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonla yakalandı.

Jandarmadaki işlemlerinin ardından C.İ., R.U. ve D.U. adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden C.İ. adli kontrol ile serbest bırakılırken, R.U. ve D.U. çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Zanlılar adliyeye çıkarılırken

-Adliyede Alınan tedbirler

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA

===================================

15) BIÇAK YARASI İLE ÖLEN EMİNE'NİN TUTUKLU EŞİ İÇİN İKİNCİ DURUŞMA

MALATYA'nın Akçadağ ilçesinde 13 ay önce evinde bıçakla yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren Emine Kolay'ın (25) tutuklu eşi Yusuf Kolay'ın yargılanmasına devam edildi.

Olay, 9 Eylül 2025'te ilçeye bağlı Bahri Mahallesi'nde meydana geldi. Yusuf Kolay'ın eve geldiğinde eşi Emine Kolay'ın mutfakta bıçakla yaralanmış halde bulduğu ihbarı üzerine adrese ekipler sevk edildi. Sağlık ekibinin müdahalesi sonrası 1 çocuk annesi Emine Kolay, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırdı. Yoğun bakım ünitesinde tedaviye alınan Emine Kolay, doktorların çabasına karşın kurtarılamadı.

Olayın ardından jandarma ekipleri eşi Yusuf Kolay'ı gözaltına aldı. Yusuf Kolay ifadesinde 2 yıllık evli olduklarını, eşinin sara hastası olduğunu ve zaman zaman baygınlık geçirdiğini, eve geldiğinde de mutfakta bıçağın üzerine düşmüş halde bulduğunu söyledi. Yusuf Kolay, jandarmadaki işlemlerinin ardından tutuklandı.

Emine Kolay'ın cinayete kurban gittiğine dair şüpheler ile Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eşi Yusuf Kolay'a 'nitelikli kasten öldürme' suçundan, Yusuf Kolay'ın annesi Münire Kolay'a 'Suçluyu kayırma' suçundan, Yusuf Kolay'ın amcası Yusuf Kolay'a ise 'Suçluyu kayırma, suç delilerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan dava açıldı.

Malatya 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün davanın ikinci duruşması görüldü. Duruşmaya taraf avukatları ile birlikte tutuklu sanık, Yusuf Kolay ile yaşamını yitiren Emine Kolay'ın yakınları katıldı.

Emine Kolay'ın avukatı Mahmut Sevindi, olay yerinde keşif, maktul Emine Kolay'ın yakınlarının duruşmaya dahil olması, maktulün özel araçla ambulansa kadar taşınan kısmının PTS kayıtları ile yeniden incelenmesi, ses kayıtlarının incelenmesinde yetersizliğin ve buna bağlı olarak yeniden Adli Tıp Kurumu ile müzakere edilmesini talep etti. Talepleri ret eden mahkeme heyeti, dosyada var olan ses kayıtlarının yeterli olduğunu ve bu ses kayıtlarının sanıkların sesleri ile uyumluluk raporunun Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından beklenmesine, Yusuf Kolay'ın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 29 Aralık 2026 tarihine erteledi.

'MAHKEME SONRASI GERGİNLİK'

Mahkemenin sona ermesi ile birlikte adliye önünde bekleyen Emine Kolay'ın yakınları avukatları tarafından verilen taleplerin reddedilmesinden dolayı taşkınlık çıkardı. Jandarma ekiplerinin müdahale ettiği taşkınlık sonrası açıklamalarda bulunan Avukat Mahmut Sevindi, olayın 13 ay önce yaşandığını belirterek şunları söyledi:

"Sanık eşin tutukluluk haline karar verildi. Dosya içerisinde karşı tarafın inkar ettiği bir ses kaydı vardı, bu ses kaydının kişilere ait olup olmadığı hususunda adli tıptan bir rapor talep edildi. Sanıkların sesleri ile bir karşılaştırma yapılacak ve şu anda bu rapor bekleniyor. Bu ses kaydı önemli bir delil. Savcılık makamı bu ses kaydını dosyaya koymuş ve bu ses kaydının önemli olduğunu dile getirmiştir. Ses kaydından anne ile oğlu arasında geçen bir takım konuşmalar vardı. Bunun da olayla ilgili önemli deliller olduğunu düşünüyoruz. Büyük ihtimalle de onlara ait olduğu çıkacaktır. Mahkeme ilk celsede Emine Kolay'ın annesinin ve kardeşlerinin dosyaya dahil olmasını reddetti. Bu celsede de yine talep ettik ama maalesef yine reddedildi.''

Yakınları, Emine Kolay'ın eşi tarafından bıçaklanarak öldürüldüğünü iddia ederek bu olayla ilgili her şeyi görüp delil karartanların hesap vermesini istediklerini ifade etti.

Açıklamalardan sonra adliyeden çıkan mahkum transfer midibüsünün önünü kesen kalabalığa jandarma ekipleri müdahale etti. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------------

-Adliye önünde gerginlik görüntüleri

-Müşteki avukatı Mahmut Sevindi açıklama

-Emine Kolay'ın yeğeni Nidanur Uçurum kısa açıklama

-Emine Kolay'ın abisi Mehmet Uçurum kısa açıklama

-Emine Kolay'ın kız kardeşi Medine Yahşi kısa açıklama

-Adliye çıkışı mahkum transfer midibüsünün önünün kesilmesi

-Emine Kolay'ın fotoğrafları

Haber- Kamera: Recep BAĞDAT-MALATYA-DHA

========================================

16) BURSA BÜYÜKŞEHİR DAVASININ 2'NCİ DURUŞMASI BAŞLADI

BURSA Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, Nilüfer ilçesi belediye başkanlığı yaptığı döneme ilişkin 'Usulsüzlük’ ve 'Rüşvet' suçlamalarıyla tutuklanıp, Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 16'sı tutuklu 63 sanığın yargılanmasının 2’nci duruşması görüldü. Gazetecilerin alınmadığı duruşma yarın, diğer tanıklar sanıklar ve sanık avukatlarının savunmalarıyla devam edecek.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme', 'Suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma', 'Rüşvet’, 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' ve 'İmar kirliliğine neden olma' suçlarından yürüttüğü soruşturma kapsamında; Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve tutuklu bulunan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 59 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 31 Mart sabahı şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi. Bursa merkezli İstanbul, Balıkesir, Diyarbakır, Aksaray olmak üzere 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda Mustafa Bozbey, eşi, kızı ve kardeşlerinin da aralarında olduğu 57 kişi gözaltına alındı.

30 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Soruşturma kapsamında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında olduğu 23 kişi tutuklandı. Ayrıca Turgay Erdem’in Nilüfer Belediye Başkanlığı yaptığı döneme ilişkin 'Rüşvet' ve ‘Usulsüzlük' soruşturması kapsamında cezaevinde bulunan, aralarında Turgay Erdem'in de bulunduğu 8 kişinin de bu soruşturma kapsamında ifadeleri alındı. Bu kişilerden 7'si de tutuklandı. Böylece soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 30 oldu.

33 ŞÜPHELİ HAKKINDA ADLİ KONTROL KARARI

Şüphelilerden Bozbey'in eşi, kızı ve kardeşi ile cezaevinde bulunan 1 tutuklunun da olduğu 29 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Şüphelilerden 4'ü ev hapsine çarptırılırken, 2'si savcılık ve nöbetçi mahkeme tarafından serbest bırakıldı. Mustafa Bozbey, tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.

TUTUKLU SAYISI 37'YE YÜKSELDİ

Soruşturma sürerken, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen şüphelilerden 5'inin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca itiraz edildi. Bursa 6’ncı Sulh Ceza Hakimliği’nce itiraz kabul edildi. Haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan şüpheliler, gözaltına alındı. Mustafa Bozbey'in erkek kardeşinin eşinin de aralarında olduğu şüpheliler işlemleri sonrası tutuklandı. Böylece 2 kişinin daha tutuklanması ile soruşturmada tutuklu sayısı 37 oldu.

16 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

Görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davada Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesince görülen ilk duruşma 11 gün sürdü. Duruşma sonrası Mustafa Bozbey, Turgay Erdem’in de aralarında bulunduğu 21 kişinin tutukluluk halinin devamına, 16 sanığın da adli kontrol şartıyla tahliye edilmelerine karar verildi.

5 KİŞİ DAHA TAHLİYE EDİLDİ

Tutuklu sanıklardan Batuhan Abay, Berat Göral, Serkan Bayram, Şener Arslan ve Doğan Gündüz çıkan ara kararla adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

GAZETECİLER ALINMADI

Görevden uzaklaştırılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 16’sı tutuklu 63 sanığın duruşmasının ikinci celsesi Bursa 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonu’nda görülen ve tanıkların dinleneceği duruşmada mahkeme başkanı gazetecileri duruşmaya kabul etmedi.

BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ ETTİLER

Duruşmada davayla ilgili tanıklar dinlendi. Tanıkların ardından mahkeme heyeti imar kirliliğine ilişkin bilirkişi raporunu okudu. Rapora ilişkin savunmasını yapan Mustafa Bozbey, Turgay Erdem ve Ayşegül Erkol, rapora itiraz etti. Mahkeme heyetinden söz alan Bozbey, raporun gerçeği yansıtmadığını dile getirdi.

Cumhuriyet Savcısı tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Talebi değerlendiren mahkeme sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşmanın ilk günü tanıklar, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem’in savunmalarının ardından sona erdi. Yarın, diğer tanıklar sanıklar ve sanık avukatlarının savunmalarıyla devam edecek. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Mustafa Bozbey’in eşi Seden Bozbey’in adliye koridorunda beklemesi

-YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın gelmesi

-CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal’ın gelişi

-Adliye koridorundan görüntüler

Haber-Kamera: Mehmet İNAN-Kutay SALİ/BURSA, (DHA)

==================================

17) CİNAYET SANIĞI: OLAY KARANLIKTA KALMASIN, YAPANLAR ORTAYA ÇIKARILSIN

DİYARBAKIR’da geçen yıl kaybolduktan 6 gün sonra Dicle Nehri’nde cansız bedeni bulunan Sedat Karagöz’ün (48) ölümüne ilişkin davada tutuklanan Necati Çetin, 3’üncü duruşmada suçlamaları reddetti. Çetin, “Olay karanlıkta kalmasın, yapanlar ortaya çıkarılsın. Bir gün bile birbirimize küfür dahi etmedik. Ben cezaevinde olmasam, şimdiye cinayeti işleyenleri ortaya çıkarmıştım” dedi.

Olay, 26 Mart 2025’te Sur ilçesinde meydana geldi. Sedat Karagöz’den haber alamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Karagöz’ün en son Kırklar Dağı mevkisinde olabileceği bilgisi üzerine, Dicle Nehri’nde AFAD ekipleri tarafından arama çalışması başlatıldı. 2 dalgıç ve 4 arama kurtarma personeli ile dalgıç ve arazi araçları kullanılarak yapılan aramalar sırasında 31 Mart 2025’te Sedat Karagöz’ün cansız bedeni suda bulundu. Karagöz’ün cenazesi, otopsi için Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Soruşturma kapsamında hazırlanan adli tıp raporunda, Sedat Karagöz’ün ölümünün; silah yaralanmasına bağlı kafatası kemik kırıkları, beyin kanaması ve beyin doku hasarı sonucu meydana geldiği belirtildi. Raporda yer alan bulgularla Karagöz’ün cinayete kurban gittiği ortaya çıktı.

CİNAYET ŞÜPHELİSİ TUTUKLANDI

Olayla ilgili başlatılan soruşturmada, Karagöz’ün kaybolduğu günün akşam saatlerinde uzun süre birlikte olduğu belirlenen Necati Çetin, ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklandı. Hazırlanan iddianamede, olay günü sanık Necati Çetin ile Sedat Karagöz’ün saat 18.00’den itibaren birlikte güvenlik kameralarına yansıdığı, saat 21.03’te birlikte kamera açısından çıktıktan sonra Karagöz’ün bir daha görülmediği, cesedinin ise 31 Mart’ta Dicle Nehri’nde bulunduğu kaydedildi. İddianamede ayrıca olayda kullanılan silahın da bulunamadığı belirtildi.

‘BİRBİRİMİZE KÜFÜR BİLE ETMEDİK’

Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 3’üncü duruşmasına tutuklu sanık Necati Çetin ve taraf avukatları katıldı. Savunma yapan Çetin, suçlamaları kabul etmedi. Sedat Karagöz ile arasında herhangi bir husumet bulunmadığını belirten Çetin, “Sedat’ın ölüm olayıyla ilgili benim uzaktan yakından ilgim yok. Kendisi benim hasmım değil, düşmanım değil. Onunla ticaretim yok. Bir gün bile birbirimize küfür dahi etmedik. Benim hasımlar vardı. Kolejlere giden oğlum gözümün önünde vuruldu. Ben onları Allah’a havale ettim. Benimle rahmetli arasında bir sorun olmaz. Olay karanlıkta kalmasın, yapanlar ortaya çıkarılsın. Ben cezaevinde olmasam, şimdiye cinayeti işleyenleri ortaya çıkarmıştım. En azından ailesine yardımcı olmuştum. Bana göre ailesi, onu öldürenleri illaki biliyordur. 20 aydır boşu boşuna tutukluyum. Ailesinden daha çok üzülüyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

Mahkeme heyeti, cinayette kullanılan silahın tespit edilmesi ve yeni tanıkların dinlenmesine karar vererek, sanık Necati Çetin’in tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma 9 Aralık’a ertelendi. (DHA)

Görüntü Dökümü

-----------------------

-Adliye arşiv

-Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Seyfettin EKEN-Hüseyin İÇLİ/DİYARBAKIR, (DHA)

=====================================

18) GAZDAN ETKİLENEN 26 FABRİKA ÇALIŞANI HASTANEYE KALDIRILDI

TOKAT'ın Turhal ilçesindeki şeker fabrikasında gazdan etkilendiği belirtilen 26 çalışan, hastaneye kaldırıldı.

Olay, saat 15.00 sıralarında Turhal Şeker Fabrikası’nda meydana geldi. Çalışanların baş dönmesi ve bulantı şikayetleri yaşaması üzerine fabrikaya polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 26 çalışandan bazıları kendi imkanlarıyla bazıları ise ambulanslarla Turhal Devlet Hastanesi'ne gitti. Fabrikada yapılan incelemede; çalışanların, kireç ocağından sızan karbonmonoksit ve karbondioksit gazından etkilendiği tespit edildi.

FABRİKA MÜDÜRÜNDEN AÇIKLAMA

Fabrika müdürü Serkan Korkmaz, yaptığı açıklamada "Her yıl yaptığımız rutin, kireç yakma işlemiydi. Karbonmonoksit ve karbondioksit gazlarından dolayı 26 tane arkadaşımız etkilenmiştir. 1 tanesinin durumu kritiktir" dedi.Olayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)

VALİ KÖKLÜ: 45 KİŞİ ETKİLENDİ

Tokat Valisi Adullah Köklü ve İl Emniyet Müdürü Kenan Şengül, Turhal Şeker Fabrikası’nda kireç ocağından sızan karbonmonoksit ve karbondioksit gazından etkilenen işçileri Turhal Devlet Hastanesinde ziyaret ederek durumları hakkında bilgi aldı. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Vali Köklü, "Turhal Şeker Fabrikamızda bugünkü karbonmonoksit zehirlenmesiyle ilgili hastalarımızı ziyaret ettik. Şu an için endişe edilecek bir durum bulunmuyor. 45 kişi etkilendi. 45 kişinin 35’inin durumu iyi diyebileceğimiz düzeydedir. 10 kişinin durumu ise orta derecededir. Entübede olan bir kişi vardı, o da normal hale döndü. Herkese geçmiş olsun" dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------------

- Dron görüntüsü

- Hastane dışından detay

- Ambulanslardan detay

- Tokat Valisi açıklama

- Sivas'a sevk edilen işçilerin ambulansa bindirilmesi

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ/TOKAT,(DHA)

====================================

19) 13 YAŞINDAKİ ŞAMPİYON GÜREŞÇİ TOPRAĞA VERİLDİ

İSTANBUL'da beynine pıhtı atması sonucu tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Yıldırım Belediyespor’un şampiyon güreşçisi Yusuf Taha Turp (13), Bursa'da toprağa verildi.

Yıldırım Belediyespor’da güreşçi olan Yusuf Taha Turp, 26 Eylül’de düzenlenen Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı takip etmek için gittiği İstanbul'da fenalaştı. Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Turp’un beynine pıhtı attığı öğrenildi. Burada yoğun bakımda tedavisine devam edilen Yusuf Taha Turp, dün sabah saatlerinde hayatını kaybetti. Adnan Menderes İmam Hatip Ortaokulu’nda 8’inci sınıf öğrencisi olan ve bu yıl düzenlenen U13 Yaş Türkiye Şampiyonası'nda serbest ve grekoromen stilde şampiyon olduğu belirtilen Yusuf Taha Turp’un cenazesi ailesi tarafından alınarak Bursa'ya getirildi.

Yusuf Taha Turp için, Yıldırım ilçesi Yeşilyayla Mahallesi Mevlana Camisi’nde düzenlenen cenaze törenine Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan ile Yusuf Taha Turp’un ailesi, yakınları, öğretmenleri ve arkadaşları katıldı.

Yusuf Taha Turp, kılınan cenaze namazının ardından Hamitler Mezarlığı’nda toprağa verildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Cenaze töreninden görüntüler

Haber-Kamera: Kutay SALİ/BURSA, (DHA)

=================================

20) BOĞULMA TEHLİKESİ GEÇİREN TURİSTİ DENİZ POLİSİ KURTARDI

AYDIN'ın Kuşadası ilçesinde, dalış yapmak için girdiği denizde fenalaşıp boğulma tehlikesi geçiren Polonya uyruklu Mateusz Damian Losick, Kuşadası Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından kurtarıldı.

Olay, saat 10.30 sıralarında Kadınlar Denizi Mahallesi Yılancı Burnu Koyu'nda meydana geldi. Polonya uyruklu Mateusz Damian Losick, tüplü dalış yapmak için denize girdiği sırada fenalaşıp boğulma tehlikesi geçirdi. Dalış teknesinden yardım talep edilmesi üzerine bölgeye Kuşadası Deniz Limanı Şube Müdürlüğü Gemi Adamları ve Seyir Hizmetleri Büro Amirliği bot ekipleri sevk edildi. Ekipler, Losick'i sudan çıkarıp, marinada bekleyen sağlık görevlilerine teslim etti. Ambulansla Kuşadası Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Polonyalı turistin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. (DHA)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Deniz polisi botunun bölgeye hareket etmesinden drone görüntüsü

-Kurtarma operasyonundan drone görüntüsü

-Polonyalı turistin ambulansa bindirilme görüntüsü

Haber: Oğuzhan BOYSAN/ Kuşadası (AYDIN), (DHA)

=====================================

21) TRAFİK DENETİMİNDEN KAÇAN SÜRÜCÜYE 11 BİN LİRA CEZA

KIRIKKALE'de dronlu trafik denetimini fark edip, ara sokaklardan kaçmaya çalışan 'sürücü belgesi yetersiz' minibüs sürücüsüne 11 bin 629 lira ceza uygulandı.

Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Millet Bulvarı üzerinde dronlu trafik denetimin yapıldı. Denetimi fark eden minibüs sürücüsü, ara sokaklara girerek denetimden kaçmaya çalıştı. Polis ekipleri tarafından durdurulan sürücünün ehliyetinin yetersiz olduğu tespit edildi. Araç sürücüsüne 11 bin 629 lira cezai işlem uygulandı. (DHA)

Görüntü dökümü

-------------------------------

-Dron görüntüsü

-Polis denetiminden kaçan sürücünün görüntüsü

-Genel ve detaylar

Haber: Burak ÇALIŞKAN/KIRIKKALE, (DHA)

=================================

Bayraklı Belediyesi’ne operasyon: 45 gözaltı
Sıradaki Haber
Bayraklı Belediyesi’ne operasyon: 45 gözaltı
Etiketler: #Gündem

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler