DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 1

78 dk. okur

1) CEVDET YILMAZ: İHRACATIMIZ 270 MİLYAR DOLARI AŞTI

CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “İşsizlik oranlarımız uzun süredir tek haneli rakamlarda devam ediyor. İhracatımız Türkiye olarak 270 milyar doları aştı” dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz bir dizi ziyaretler ve iş dünyası temsilcileri bir araya gelmek için Malatya’ya geldi. İlk olarak İş dünyasından temsilciler ile buluşan Yılmaz, Türkiye’nin son 3 yılda 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmakla uğraştığı belirtti. O dönem Plan Bütçe Komisyonu Başkanı olduğunu anımsatan Yılmaz, depremin vurduğu illeri gezerek yıkımı gördüğünü anlattı. Ülke büyüklüğünde bir yıkım yaşandığını aktaran Yılmaz, “Sadece bir vilayette olsa hani işimiz daha kolay olurdu elbette ama birçok vilayetimiz de eşzamanlı bir şekilde büyük bir yıkım yaşamış olduk. 11 il, 14 milyon nüfusu ilgilendiren bir afet. İlk günleri hatırlıyorum. Yani bırakın hani 3 yılda bu işin inşa edilmesini bu enkaz yıllarca kalkmaz diyorlardı. Özellikle de tabii Hatay, Maraş, Malatya, Osmaniye gibi illerimizde bu yıkım çok daha yüksek seviyedeydi. Malatya’da diğer bölgelere göre vefat eden vatandaş sayımız biraz daha düşük oldu. Çünkü ikinci deprem daha çok vurdu. İnsanlar biraz dışarı çıkmışlardı birincinin etkisiyle. Ama yıkım çok çok yüksek oldu gerçekten. Bu vesileyle tabii depremde kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle bir kez daha anıyorum. Geride kalanlara sabırlar diliyorum. Birçok insanımız da tabii yaralandı, çeşitli sıkıntılar yaşadı. Büyük bir imtihan yaşadık gerçekten. Depremden hemen sonra Sayın Cumhurbaşkanımız çok kararlı bir irade koydu orada. Bütün imkanlarımızı seferber ederek bu bölgeyi ihya ve inşa etme iradesi koydu. O günden bugüne enkazlar kaldırıldı. İşte hukuki ihtilafların çözümü için yeni mekanizmalar devreye girdi. Hızlandırılmış bir şekilde birçok hukuki mesele çözüldü. Yeni alanlar belirlendi. Bunlar projelendirildi, planlandı. Şehirlerin ana planları gözden geçirildi. İhaleler yapıldı, inşaatlar başlatıldı ve çok şükür 455 bin hak sahibine konutları teslim edildi. Bu 3 yıllık süreçti. Bu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve Türk milletinin büyük bir başarısıdır. Devlet millet el ele bu başarı sağlanmıştır. Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde bütün kurumlarımızın merkezde ve yerellerde katkısıyla bu günlere gelinmiştir. Ben bir kez daha emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.

‘BİRÇOK ALANDA DEPREM ÖNCESİNDEN ÜST NOKTALARDAYIZ’

Sadece 455 bin konutun yapılmadığını her alanda yeni inşalar gerçekleştirildiğini aktaran Yılmaz, şunları söyledi:

” Hastaneler yeniden yapıldı. Okullar yeniden yapıldı. Üniversitelere yeniden yatırımlar yapıldı. Yollar yeniden yapıldı. Şehir altyapıları yeniden gözden geçirildi, yapıldı. Organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri yeniden inşa edildi, genişletildi. Vergisel avantajlar sağlandı, teşvikler sağlandı, sosyal destekler sağlandı. Bütün bunları dikkate aldığınız zaman topyekûn bir bölge ayağa kaldırıldı gerçekten. Üst yapısıyla, alt yapısıyla, ekonomisiyle, sosyal hayatıyla. Şu anda deprem bölgemizde derslik sayımız depremden öncesini aşmış durumda. Hastane yatak kapasitemiz deprem öncesini aşmış durumda. Birçok alanda deprem öncesinden daha üst noktalara gelmiş durumdayız. Şunu söylemeye çalışıyorum; Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz sadece deprem bölgelerinin yaralarını sarmakla kalmadık. Bu bölgelerimizi geleceğe çok daha dirençli, güçlü, planlı bir şekilde hazırlamış olduk. Ülkemiz malum riskli bir ülke. Afetlere maruz bir ülke. Bu bizim gerçeğimiz. Buna göre yaşamak durumundayız. Bunun da temeli sağlam zeminlerde, sağlam binalar, yapılar inşa etmekten geçiyor. Bunu yaptığınız zaman riskleri düşürmüş oluyorsunuz. Ben hep altını çiziyorum; kriz yönetmek istemiyorsanız riskleri iyi yöneteceksiniz. Riskleri azaltacaksınız ki kriz yaşanmasın. Bu yapılanlar işte aynı zamanda Malatya’mızın, deprem bölgemizin risklerini minimum düzeye düşürmüş durumda. Şu anda Malatya’mız Türkiye’nin bu anlamda en güvenilir illerinden bir tanesi. Çünkü yeni bir yapı stoku var. Deprem şartlarına göre yapılmış bir yapı stoku var.”

‘TÜRKİYE OLARAK İHRACATIMIZ 270 MİLYAR DOLARI AŞTI’

Dünyanın zor bir döneminden geçtiğini belirten Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bir pandemi yaşadı dünya. Diğer taraftan dünyada korumacı eğilimlerin güçlendiği, yükseldiği, uluslararası kurallara, kurumlara güvenin giderek zayıfladığı bir dönemdeyiz. Herkesin kendi ajandasını, kendi gündemini ön plana aldığı bir dünyadır. Bu artan belirsizlikler ortamında, risk ortamında istikrarlı giden ülkeler iç yapısını kuvvetli tutan, güçlü tutan, öngörülebilirliğini arttıran, istikrarını kuvvetlendiren ülkeler karlı çıkacak. Bunu yapamayan ülkeler ise maalesef çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacaklar. Güç siyasetinin ön plana çıktığı bir dünyadayız. Benim gücüm varsa istediğimi yaparım anlayışının ön plana çıktığı bir dünyadayız. Bu gerçeklerin de farkında olmamız lazım. Buna göre politikalarımızı şekillendirmemiz lazım. Biz de öyle yapıyoruz. Bunu yaparken hem merkezde makro politikalarımızı şekillendirirken, hem de her bir ilimizde, bölgemizde istişareye büyük önem veriyoruz. Biz istişarede rahmet olduğuna inanıyoruz. Modern deyimiyle ortak akıl diyorlar. Ortak akılla hareket etmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Depremi nasıl ortak akılla, ortak çabayla bu noktalara getirdiysek, depremin hasarlarını sarmayı, bu bölgelerimizi ihya etmeyi, ekonomide de aynı anlayış içinde hareket etmek durumunda işte. Farklı fikirler her zaman olabilir. Ama bir taraftan da ortak hedefler belirleyip gücümüzü o ortak hedefler etrafında toparlamamız gerekiyor. Bunu yapabilen iller, bölgeler, ülkeler bu yarışta ön plana çıkıyor. Dolayısıyla biz de bu anlayışla hareket ediyoruz. Her şeye rağmen dünyadaki bu sıkıntılar Avrupa’daki uzun dönemdir yaşanan durgunluklar, dış talepteki gerilemeler bunlara rağmen ekonomimiz istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Büyümeye devam ediyoruz. İşsizlik oranlarımız uzun süredir tek haneli rakamlarda devam ediyor. İhracatımız Türkiye olarak 270 milyar doları aştı. 2002 yılında bizim toplam ekonomik büyüklüğümüz 238 milyar dolardı. Geçen yıl sadece mal ve hizmet ihracatımız 396 milyar dolara ulaştı. Şu anda bir taraftan dengeli bir şekilde büyümemizi sürdürürken bugünkü dünyanın koşulları içinde bir yandan da enflasyonu düşürmeyi önceliklendirmiş durumdayız. Finans istikrarı önceliklendirmiş durumdayız. Bu konuda da önemli bir gelişme sağladığımızı ifade edebilirim. 2024 yılında 75.5’lara kadar ulaşmıştı enflasyon zirve nokta olarak. O tarihten bu yana yaklaşık 45 puanlık bir düşüş oldu. Ve geçen yılı 30 küsur puanla kapattık. Mevsim koşulları, lojistik bir takım sıkıntılar, şunlar bunlardan bir miktar beklentilerin üzerinde özellikle gıda enflasyonunu etkiledi. Ama yıl geneline baktığımızda özellikle yaz aylarında inşallah çok farklı bir atmosfer oluşacak. Buna rağmen ilk 9 aylık büyümemiz 3.7 civarında 4’üncü çeyrek büyümemiz de yakında belli olacak. Tarımdaki bu olumsuzluk büyümemizi de aşağı çekti bir miktar. Enflasyonu bir miktar olumsuz etkiledi. Sanayimiz yine büyümeye devam ediyor. Bu zorlu küresel koşullara rağmen. Sanayinin içinde daha çok teknolojisi yüksek alanlar daha hızlı büyüyor diyoruz. Savunma sanayi gibi işte otomotiv gibi bir elektronik gibi vesaire. Savunma sanayinde geçen yıl 10 milyar doları aşan bir ihracatımız oldu. Tekstil, konfeksiyon, deri, mobilya gibi hassas dediğimiz emek sektörlerde ise sıkıntılar var. Bunu görüyoruz. Bunun farkındayız. Dolayısıyla buralara dönük özel bazı programlar geliştirdik. Bu sektörlerimiz, hiçbir şekilde gözden çıkarabileceğimiz sektörler değil. Geçen yıl sektörlere, istihdamını koruyan işletmelerde 2 bin 500 TL destek vermiştik. Bu sene bunu 3 bin 500TL’ye çıkardık. Ve sadece KOBİ’lere değil tüm işletmelere vereceğiz. Bu sene tüm ölçeği ne olursa olsun tüm işletmelere korudukları istihdam başına da 3 bin 500 TL olmak üzere bu hassas dediğim az önce saydığım sektörlerde bu destekleri veriyoruz. Son dönemlerde yine bir finansal paket hazırladık. Bir yandan genel finansal koşullar iyileşiyor. 2026 daha iyi bir yıl olacak finans açısından. Enflasyon da daha aşağı inecek. Faizler de daha aşağı inecek. Aylık şeyler her zaman olabilir. Davranmalar, istisnalar, mevsimsel etkiler. Ben genel trendden, gidişattan bahsediyorum. Gidişat aşağıya doğru. Hem enflasyonda hem faizlerde. Dolayısıyla genel finansal koşullar iyileşecek. 18-25 yaş arası bir işletmeye gidip çalıştığında 6 ay boyunca asgari ücretini biz vereceğiz. Bütün primlerini biz ödeyeceğiz. 6 ay boyunca bu gencin bütün maliyetlerini biz ödeyeceğiz. Böylece iş gücü piyasalarına gençlerimizin geçişini kolaylaştıracağız. Bir taraftan da işletmelerimiz açısından da bu tabii ki olumlu bir etki meydana getirmiş olacak. Böyle bir programı da başlatıyoruz. Yakın bir tarihte meclisimizden bununla ilgili kanunları grubumuz çıkaracak inşallah ve bu programı da başlatmış olacağız. Esnafa yüzde 50 faizine destek oluyoruz. Bir taraftan da bu politikalarımızı hayata geçiriyoruz. Önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz.”

İFTAR PROGRAMINA KATILDI

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, iş insanları temsilcileri ile yapılan toplantının ardından AK Parti Malatya İl Başkanlığı tarafından organize edilen ‘İftar ve Vefa Programı’na katıldı.

Türkiye’nin bir afet ülkesi olduğunu ve depremlerin bu ülkenin gerçeği olduğunu aktaran Cevdet Yılmaz, şunları söyledi:

“Biz bir afet ülkesiyiz. Üç kıtanın ortasında bir coğrafyamız var. Dolayısıyla deprem bizim gerçeğimiz. Fay hatları bizim gerçeğimiz. Bize düşen sağlam zeminlere, sağlam binalar inşa etmektir. 120 bini bulan konutla adeta yeniden bir Malatya inşa edildi. Sadece yaraları sarmakla kalmadık, Malatya’mızı geleceğe de çok daha güçlü hazırlamış bulduk. Malatya şu anda Türkiye’nin deprem açısından en güvenilir yerlerinden biri olmuştur. Geçmişin yaraları sarıldı. Geleceğin riskleri bertaraf edildi. Tüm Türkiye’de de biz bunu yapmak durumundayız. Bu çerçevede de geçtiğimiz yıllarda Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nı kurduk. Yeni deprem yaşanmadan bu dönüşümü yapalım istiyoruz. Bazıları kentsel dönüşümü karalamaya çalışıyorlar. Onlara şunu söylemek lazım; kentsel dönüşüm bir lüks değil, hayat kurtaran bir ihtiyaçtır. Hiçbirimiz vatandaşımızın hayatıyla oynama hakkına sahip değiliz. Kentsel dönüşüme engel olanlar deprem sonrası yaşanan acıların da vebalini taşımak durumundalar. Dolayısıyla hep birlikte inşallah bu yaşadıklarımızdan da gerekli dersleri çıkararak çok daha hızlı bir şekilde tüm Türkiye’de bu dönüşümü yapmak durumundayız. Yapmaya da kararlıyız. Bir taraftan da Sayın Cumhurbaşkanımız sosyal seferberlik ilan etti. Daha ucuz, erişilebilir, iç mekanı iyi tasarlanmış, enerjiyi verimli kullanan, depremlere dayanıklı iki oda, bir salon şeklinde 500 bin konut. Biz israf ekonomisi olmasın diyoruz. Tasarruf ekonomisi olsun. Şu anda bizim hane halkının büyüklüğü Türkiye’de genelinde 3 kişi. O eski kalabalık aileler çok az kaldı maalesef. Keşke olsa, daha çok olsa. Ama ortalamamız bu. Dolayısıyla biz de buna uygun bu yeni demografiye uygun bir şekilde iki oda, bir salon, gayet iyi planlanmış sosyal konutlar inşa ediyoruz. Bir taraftan da organize sanayi bölgesi öngörülerinin hemen yakınına sosyal konut planlamamızda fayda var. Özellikle belediye başkanlarımız imar planlarını yaparken üretim alanıyla yaşam alanını mümkün olduğunca yakın planlamalarında fayda var. Böylece hem trafik sorunu azalır. Hem insanlar trafikte vakit kaybetmez.”

‘ENFLASYON YÜZDE 30’A KADAR GERİLEDİ’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son 23 yılda büyük projelere imza attığını hatırlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Demokraside, kalkınmada Türkiye çok farklı bir seviyeye geldi. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak vatandaşın önceliği neyse bizim de önceliğimiz odur. Vatandaşın talep ve beklentileri bizim siyasetimizin rotasını çizer. Bugün de vatandaşımız enflasyondan şikayet ediyor. Biz de bunu birinci öncelik hâle getirmiş durumdayız. Büyümemizi, istihdamımızı da belli bir dengede koruyarak, diğer bir takım dengeleri de gözeterek enflasyonu kademeli bir şekilde aşağıya düşürüyoruz. Yüzde 75’lik sunumlardan yüzde 30’a kadar geriledi. Önümüzdeki dönemde önce yüzde 20’nin altı, sonra da tekrar tek haneli rakamlara ulaşmak adına mücadele edeceğiz. Bu yönde de politikalarımızı kararlılıkla uyguluyoruz. Zaman zaman elimizde olmayan bir takım sebeplerle, kontrol edemediğimiz bir takım sebeplerle bir ay, üç ay gecikmeler olabiliyor. Ama burada ben hep altını çiziyorum. Önemli olan istikamettir. Türkiye’nin istikameti belli. Daha düşük enflasyon, daha düşük faizler, daha istikrarlı bir finansal ortam. Buna doğru gün gün gidiyoruz. Türkiye Yüzyılı dediğimiz hedefler var. Bu hedefleri Allah’ın izniyle birer birer sizlerle birlikte hayata geçireceğiz. ‘Ben güçlü isem her istediğimi yapabilirim. Benim için hukuk yok benim için ahlak yok’ diyenlerin sesinin çok daha fazla çıktığı bir dünyadayız. Biz bunu elbette tasvip etmiyoruz ama gerçekleri de görmemiz lazım. Böyle bir güç siyasetinin ön plana çıktığı bir dünyadayız. Fırtınalı bir dünyadayız. Rekabetin yoğunlaştığı, çatışmaların arttığı bir dünyadayız. Liderlik her zaman önemlidir. Güç mücadelelerinin yoğunlaştığı dönemlerde güçlü liderlik, dirayetli liderlik, tecrübeli kadrolar her zamankinden daha önemlidir. Bu anlamda dün yeni bir yaşa giren Sayın Cumhurbaşkanımıza Cenabı Allah uzun ömürler versin. Cenabı Allah başımızdan eksik etmesin. Böyle liderlerin kıymetini varken bilmek lazım. Her zaman olmuyor. İnsanlık için yaptığı hizmetlerden, çalışmalardan dolayı.”

‘BAHÇELİ’NİN ORTAYA KOYDUĞU YAKLAŞIM KIYMETLİDİR’

Dünyanın zor döneminde Terörsüz Türkiye hedefi ile yollarına devam ettiklerinin altını çizen Yılmaz, “Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu toplumda kim varsa birlik içinde, beraberlik içinde, kardeşlik içinde çok daha güçlü bir Türkiye inşa edebiliriz. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle Terörsüz Türkiye bugün artık bir devlet politikasına dönüşmüş bir ülke. Sayın Devlet Bahçeli’nin bu konuda ezber bozan hiçbir siyasi maliyet düşünmeden sadece ülkenin, milletin geleceği için ortaya koyduğu yaklaşım çok çok kıymetlidir. Diğer tüm çalışmalar meclisimizde özellikle meclis komisyonumuzda birçok partiden milletvekili bir araya gelip ortak akılla bir rapor ortaya koymaları o da gerçekten çok değerli. İnşallah böyle şeylerin sayısı artar. Siyasette tartışacağımız konular var. Ama bazı konular var ki burada bütün partilerin bir araya gelmesi lazım. Ortak aklın devreye girmesi lazım. Bu öyle bir konu. Burada katkıda bulunan muhalefet partilerine de teşekkür ediyoruz. Güzel bir çalışma oldu. Meclis Başkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz” diye konuştu.

“86 MİLYON KAZANIR, HERKES KAZANIR”

Silahların gölgesinden kurtulmuş bir şekilde bütün partilerin istisnasız Türkiye partisi olarak demokratik bir ortamda siyasetlerini yapmaları gerektiğini belirten Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizim gideceğimiz yol belli. Silahın, kavganın olmadığı, demokratik siyasetin güçlendiği, kimin ne diyeceği varsa, demokratik siyaset içinde bunu ifade edeceği, kim toplumu demokratik ortamda neye ikna ediyorsa o yönde politikaların gelişeceği bir ortam. Bundan Türkiye kazanır. Bu gelişmeden 86 milyon kazanır, herkes kazanır. Bir hesaba göre terör nedeniyle uğradığımız kayıp doğrudan ve dolaylı maliyetleri hesapladığımızda 2 trilyon doların üzerinde. Bu kaynaklar ne için buraya geldi? Bu kaynakları biz çocuklarımızı daha iyi yetiştirmek için kullanalım. Şehirlerimizi daha geliştirmek için kullanalım. Sanayimizi, teknolojimizi daha üst seviyeye çıkarmak için kullanalım. Türkiye’yi yüz yılın hedeflerine ulaştırmak için kullanalım. Ve Allah’ın izniyle bunu başaracağız. Bunu istemeyenler var. İçeride, dışarıda provokasyonlar yapabilir. Vatandaşın kafasını karıştırmak için her türlü dezenformasyonlar yapabilirler. Ben inanıyorum ki bu millet ferasetiyle, basiretiyle bu provokasyonlara, bu dezenformasyonlara da prim vermeyecektir. Biz kadim kardeşliğimizle, birliğimizle, beraberliğimizle çok daha güçlü bir ülke olarak birliğini, kardeşliğini çok daha pekiştirmiş bir ülke olarak geleceğe yürüyeceğiz. Herkesin de farklılıklarına da saygı göstereceğiz. Kimliğine, mezhebine, etnik yapısına, rengine, şekline, neyse saygı göstereceğiz. Bir arada yaşama şuuru içinde, kardeşlik şuuru içinde geleceğe yürüyeceğiz. İşte bütün bunlar ülkenin siyasi istikrarını devam ettirmesine bağlı. Bu deprem yaraları güçlü bir liderlik olmasa, siyasi istikrar olmasa sarılabilir miydi diye ben sormak istiyorum? Sizin vicdanınızı aklınıza bırakıyorum. Güçlü bir liderlik, siyasi bir istikrar olmasa o pandemiden bu şekilde çıkabilir miydi? Etrafımızdaki jeopolitik gelişmeleri, savaşları, çatışmaları görüyorsunuz. Kendi içimizde bir kargaşa olsa, Ortadoğu’daki bu gelişmelere, Kafkaslara, Kuzey Afrika’ya bu kadar müdahil olabilir miydik? Sözümüz bu kadar geçerli, etkimiz bu kadar yüksek olur muydu? Birilerinin yaptığı gibi altı boş hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek hesapsız, kitapsız vatandaşların gözünü boyamaya dönük söylemlerden de uzak duracağız. Gereksiz polemiklere girmeden gereksiz gündelik tartışmalara girmeden sağlam bir ekonomi zemininde kalıcı sosyal kazanımlarla yol ile devam edeceğiz. Vatandaşlarımız geçmişte o popülist, aldatıcı söylemlerin ülkeyi ne hale soktuğunu gayet iyi biliyor. 1994,1999 ve 2001 krizlerinde vatandaşa türlü türlü vaatlerde bulunup sonra gelip elindekini, avucundakini bile elinden alan iktidarlar gördük geçmişte. Şimdi güçlü bir iktidarımız var. İnşallah bu toparlanma süreciyle birlikte sağlıklı, kalıcı bir şekilde sosyal refah güçlendiricisi adımları da yine Recep Tayyip Erdoğan atacak, yine AK Parti ve Cumhur İttifakı atacak.”

ELAZIĞ’DA SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE KANAAT ÖNDERLERİYLE BULUŞTU

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Malatya’daki programlarının ardından Elazığ’a gelerek çeşitli temaslarda bulundu. Yılmaz, Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu, AK Parti Elazığ Milletvekilleri Erol Keleş ve Ejder Açıkkapı, CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti İl Başkanı Sencer Selmanoğlu ve MHP İl Başkanı Yunus Bal tarafından karşılandı. Elazığ Valiliği’ni ziyaret eden Yılmaz, şeref defterini imzaladıktan sonra Vali Numan Hatipoğlu ile görüşerek kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, valilik ziyaretinin ardından bir otelin toplantı salonunda sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.

’90 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE KAYNAK HARCANDI’

Yılmaz, burada yaptığı konuşmasında, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerin yeniden inşası için 90 milyar doların üzerinde kaynağın harcandığını ifade ederek, “Tarihimizin en büyük afetini yaşadık. Asrın afeti diyoruz. Ve bunu da tarihimizin en büyük dayanışmalarından biriyle aşıyoruz. Yerelde valilerimiz, belediye başkanları, yerel yöneticiler, meslek kuruluşları, sivil toplum, merkezi idare olarak da bizler bu ağır yükün altından kalkıyoruz. 455 bin hak sahibine anahtarları teslim edildi. Bu kolay bir iş değil. 3 yıllık bir süreçte dünyada bunu yapan başka bir ülke var mı? Ben bilmiyorum doğrusu. Dünyada afetler sonrası bu kadar geniş bir alanda bu kadar büyük bir inşa çalışması yapıp vatandaşa da çok düşük bir bedelle bunu sağlayan başka bir devlet yok. O yüzden Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile gurur duyuyoruz. Bu müşfik anlayış vatandaştan yana, vatandaşı şefkatle kucaklayan anlayışa liderlik yapan Sayın Cumhurbaşkanımıza, iradesiyle liderliğiyle bütün bunlara öncülük yapan Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyoruz. Aynı şekilde bakanlarımıza özellikle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız başta olmak üzere çok çok teşekkür ediyoruz. Kolay değil bu işler. İş yapan bilir, laf eden değil. En küçük bir yer yapayım deseniz ne kadar vakit alır, sıkıntı doğurur. Koca bir bölge yeniden inşa edildi. 90 milyar doların üzerinde bugüne kadar bir maliyeti ödemiş durumdayız. Finans maliyetini de saymıyorum. Yani bu ekstra bir maliyet. Bunu yapabilmek için hazinemiz ister istemez borçlandı. Daha fazla kaynak bulmak durumunda kaldı. Sadece konutlar inşa edilmedi; yollar yapıldı, tüneller, köprüler inşa edildi. Şehirlerin altyapıları, arıtma tesisleri yapıldı. Hastaneler, okullar organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi siteleri inşa edildi. Altyapısıyla, üst yapısıyla topyekün bir bölge ayağa kaldırılmış oldu. Ve bu sene Allah’ın izniyle bu çalışmalar tamamlanmış olacak. Bu sene yine bütçemizde belli bir ödeneğimiz var. Ondan sonrası biraz daha ufak tefek eksiklerin tamamlanması şeklinde gidecek” dedi.

‘KENTSEL DÖNÜŞÜM LÜKS DEĞİL, ZORUNLULUK’

Kentsel dönüşüm çalışmalarının afet öncesi hayat kurtaran zorunluluk olduğunu belirten Yılmaz, şunları söyledi:

“Elazığ’ımız da bu depremde yıkım yaşayan illerimizden biri oldu. Allah’tan fazla bir vefat olmadı. Bu vesileyle tüm vefat edenlere de Allah’tan rahmet diliyoruz. 50 binin üzerinde canımızı kaybettik. Yaralılar daha fazla bütün deprem bölgesinde. Elazığ’da daha önceki depremde de çok fazla can kaybı olmamıştı. Son depremde de olmadı ama bir yıkım gerçekleşti. Ben buna biraz iyi huylu deprem diyorum doğrusu. Vefatın az olduğu ama şehrin dönüşümüne vesile olan depremler yaşadı Elazığ. Bu da geleceğe dönük Elazığ’ımızı çok daha dirençli bir şehir haline getirdi. Her zaman altını çiziyoruz. Deprem öncesi yapılan 1 liralık harcama deprem sonrası 7 liralık bir maliyete denk geliyor. Yani o afeti yaşamadan riskleri ortadan kaldırıcı tedbirler aldığınızda çok daha düşük maliyetle bu süreçleri yönetiyorsunuz. Bu çerçevede de kentsel dönüşümün Türkiye’de bir lüks değil, bir zorunluluk olduğunu, hayat kurtaran bir zorunluluk olduğunu buradan vurgulamak istiyorum. Bununla ilgili geçtiğimiz dönem bir yeni yasal düzenleme de yaptık. Kolaylaştırıcı bir düzenleme. Kentsel dönüşüm başkanlığı kurduk. İçinde üç tane de genel müdürlük olan büyük bir başkanlık şeklinde, bakanlığın içinden çıkarıp ayrı bir kurum haline getirdik ve kurallarını da değiştirdik. Mali kaynaklarını çeşitlendirdik. İnşallah önümüzdeki süreçlerde kalan kısımlarla ilgili de bu kentsel dönüşümlerin yapılmasıyla risklerini en aza düşürdüğümüz bir şekilde yola devam ederiz. Şehirlerimizin yapması gereken bu. Yerel yönetimlerimizin de tabii bunda öncül bir rolü olduğunu ifade etmek istiyorum.”

‘REEL EKONOMİMİZ, SANAYİMİZ, İHRACATIMIZ BÜYÜDÜ’

Pandemi sürecini Türkiye’nin iyi yönettiğini belirten Yılmaz, şöyle devam etti;

“Depremin yaralarını sarıyoruz. Bir taraftan da ekonomimizle ilgili bir program uyguluyoruz. Onu da şöyle özetleyebilirim. Son 2020-2024 dönemi farklı bir dönem oldu bütün dünya için. Pandemiyi yaşadığımız ve pandemi sonrası etkileri yaşadığımız bir dönem oldu. Bütün dünyada ekonomik faaliyet yavaşladı. Bütün dünyada devletler daha borçlu hale geldiler. Çünkü bir taraftan ekonomik büyüme olmadığı için gelirleri azaldı, diğer taraftan sosyal harcamaları arttığı için giderleri arttı. Dolayısıyla devletlerin borçlandığı bir dönem yaşandı dünyada. Büyüme hızı 2020-24 döneminde yüzde 2,5 yıllık ortalama dünyanın büyümesi. Ondan önce 3,5-4’ler seviyesindeyken son bu 5 yılda ortalama 2,5 büyümüş dünya. Aynı dönemde biz yüzde 5 büyümüşüz. İki katı aşağı yukarı dünya büyümesinin. Çünkü biz pandemiyi iyi yöneten ülkelerden biri olduk. Kim ne derse desin, tezgahı dağıtmadı Türkiye. Özellikle tarımda ve sanayide olabildiğince üretimi devam ettiren bir anlayış içinde hareket ettik. Bazı ülkeler, Avrupa özellikle, hala bir ekonomik canlılık yakalayabilmiş değil. Bazı ülkeler pandemi öncesi döneme gelebilmiş durumda değiller. Ama biz hakikaten bu dönemi iyi değerlendiren ülkelerden olduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetli yönetimiyle bir taraftan hizmet sektörleri başta olmak üzere tedbirlerimizi aldık. Ama bir taraftan da üretimi koruyan, gözeten bir yaklaşım içinde hareket ettik. Bu nedenle reel ekonomimiz büyüdü. Sanayimiz özellikle büyüdü. İhracatımız büyüdü. Ancak aynı süreçte finansal piyasalarımız da dengesizlikler oluştu. Finansal istikrarımız açısından daha sıkıntılı bir tablo oluştu. Dolayısıyla şu anda içinde bulunduğumuz dönemde reel ekonomideki bu başarımızı koruyup finansal istikrarı sağlama aşamasındayız. Şimdiki önceliğimiz daha çok istikrarı sağlamak ama bir taraftan da bu reel ekonomideki kazanımlarımızı da koruyarak bunu yapmak. Dengeli bir büyüme için de enflasyonu aşağı çekmek, makro finansal istikrarımızı kuvvetlendirmek, sürdürülebilir bir zeminde büyümemizi ve sosyal refahımızı arttırmak. Şu anki önceliğimiz bu.”

‘TURİZM SEKTÖRÜMÜZ GEÇEN SENE 65 MİLYAR DOLARI AŞTI’

Bu yıl 400 milyar doların üstünde bir mal ve hizmet ihracatının hedeflendiğini belirten Yılmaz, “Enflasyonla ilgili şunu söyleyebilirim; 2024 mayıs ayında en yüksek düzeyine çıkmıştı 75,5’lere. O tarihten bugüne 45 puan bir düşüş oldu izlediğimiz politikalarla. 30’un biraz üzerine gelmiş durumda. Ocak, şubatta biraz mevsimsel etkiler var. Yağışlar iyi gidiyor çok şükür. Kar yağışı, diğer mevsimsel şartlar. Bunlar geçici bazı lojistik problemler oluşturuyorlar. Belki bir-iki ay olumsuz etkileniyor ama yılı kurtarmış oluyorsunuz. Yılın genelinde bu sene tarım sektöründe çok daha olumlu bir yıl bekliyoruz. Geçen yıl maalesef tarım sektörümüz küçüldü. Hem kuraklık yaşadık, hem don yaşadık. İkisini aynı sene yaşadık geçen sene. Bunu Elazığ da her bölgemizde hissetti. Hükümet olarak da bazı desteklerle çiftçilerimizin yanında olduk o süreçte. Bu tarımdaki büyümenin düşmesi genel büyümemizi de bir miktar aşağı çekti. Enflasyonu, gıda enflasyonunu olumsuz etkiledi. Hidroelektrik üretimini olumsuz etkiledi. Ama sonuçta bu sene olağanüstü demiyorum bakın. Normal bir tarım yılı yaşarsak bu büyümemize olumlu etki edecek. Gıda enflasyonuna olumlu etki edecek ve diğer sektörlerimizi de olumlu etkileyecek. Dolayısıyla bu sene tarımda böyle bir tablo var. Hizmet sektörlerine gelecek olursak hizmetlerde Türkiye gayet iyi gidiyor. Turizm sektörümüz geçen sene 65 milyar doları aştı. Gerçekten muazzam bir büyüklüğe ulaştı turizm. Diğer hizmet araçlarıyla birlikte geçen yıl hizmet ihracatımız 122-123 milyar dolarlara kadar yükseldi. Bir taraftan da mal ihracatımız var. İkisini topladığınız zaman yani mal ve hizmet ihracatı olarak 396 milyar dolar mal ve hizmet ihraç etmeyi başardık. geçen sene. Dünyadaki talebin kısıtlı olduğu, şartların olumsuz olduğu, bölgemizde birçok savaşın, gerilimin devam ettiği bir ortamda Türkiye bunu başardı. İnşallah bu sene yani 400 milyar doların üstünde bir mal ve hizmet ihracatı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

‘KİŞİ BAŞI MİLLİ GELİRİMİZ 17 BİN DOLARIN ÜZERİNDE’

Türkiye’nin dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi olduğunu ifade eden Yılmaz, “Milli gelirimiz henüz tam netleşmedi ama geçen yıl itibarıyla 1,5 trilyon doları aştığını tahmin ediyoruz. 1,6 ‘ya hatta yakın bir seviyeye gelebilir. Kişi başına gelirimiz aynı şekilde 17 bin doların üzerinde. Dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi oldu Türkiye geçen yıl. Satın alma gücü paritesi ile de 11’inci büyük ekonomi oldu. Sanayimize baktığınızda genel tablo sanayide fena değil. Güzel büyümemiz devam ediyor. İhracatımız devam ediyor. Ama alt sektörlerine baktığımızda bazı sektörlerde sorun görüyoruz. Teknolojisi daha yoğun, savunma sanayi gibi sektörlerimiz çok iyi gidiyor. 10 milyar doları aştı savunma ihracatımız. Orta teknoloji, yüksek teknolojili sektörler iyi gidiyor. Büyümesi, ihracatı ama teknolojik düzeyi daha düşük, emek yoğun sektörlerimiz bazı sıkıntılar yaşıyorlar. Onu da görüyoruz. Onun da farkındayız ve ona dönük olarak da tedbirler geliştiriyoruz. Genel politikamızı şöyle özetleyebilirim; makro olarak finansal istikrarımızı güçlendirip faizlerin ve enflasyonun aşağı indiği bir ortamda kalıcı bir şekilde genel finansal koşulları iyileştiriyoruz. Bu genel politikamız. Bunun içinde de daha özel alanlara spesifik, selektif dediğimiz finansal yaklaşımlar geliştiriyoruz. İşte esnafımıza yüzde 50 faizini sübvanse ediyoruz. Çiftçimizin faizinin yüzde 70’ini hazine ödüyor. İhracatçımız genel faizlerle borçlanmıyor. Yüzde 23-24’lerle reeskont kredileri dediğimiz kredilerle borçlanıyor. Yüksek teknolojili bir yatırım yaptığınızda belli bir ölçekte YTAK dediğimiz bir program var. 10 yıl vadeli, 2 yılı geri ödemesiz, düşük bir faizle destek oluyoruz. Bu çerçevede emek yoğun sektörlerle ilgili son dönemde üç tane önemli adım attık. Birincisi geçen yıl emek yoğun sektör dediğimiz tekstil, konfeksiyon, mobilya, deri gibi sektörler. Buralarda geçen yıl istihdamını koruyan KOBİ’lere 2 bin 500 TL destek vermiştik. Şimdi bu sene bu desteği 3 bin 500’e çıkardık ve KOBİ’nin dışında olanları da dahil ettik. Yani tekstil, konfeksiyon ölçeği ne olursa olsun büyük, küçük. Bütün şirketlere istihdamlarını korumaları şartıyla kişi başı 3 bin 500 lira destek veriyoruz. Bu birinci tedbirimiz. İkincisi son dönemlerde Çalışma Bakanlığımızla Sanayi Bakanlığımız güzel bir program geliştirdiler. 100 milyar liralık bir paket oluşturdular. Yine istihdamını koruyan kobilere, hassas sektörlere, işletmelere düşük faizli ve teminatlı Kredi Garanti Fonu’yla desteklenmiş bir kredi paketini hayata geçiriyoruz. Finansa erişimini bu sektörlerin güçlendirici, destekleyici bir politika izliyoruz” dedi.

‘MERKEZ BANKAMIZIN REZERVLERİ 200 MİLYAR DOLARI AŞMIŞ DURUMDA’

Türkiye’nin kamu borcunun milli gelire oranının yüzde 24-25’lerde olduğunu ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bir diğer önemli inisiyatif ise İŞKUR tarafından ortaya konan Sayın Cumhurbaşkanımızın da geçtiğimiz günlerde ilan ettiği ‘GÜÇ’ dediğimiz program. ‘Gençlerin üretim çağı’. Bu ‘GÜÇ’ programında birçok başlık var ama en önemli başlığı söyleyeceğim sadece. Bu imalat sanayini çok ilgilendiren bir başlık. Şimdi gençlerimiz iş arıyorlar. Doğal olarak İşletmeler de ‘Tecrübem var mı’ diyorlar. ‘Tecrübem yok’ diyorsa şansını kaybedebiliyor. Biz de gençlerin iş gücü piyasasına tecrübeli girişini desteklemek amacıyla yeni bir program geliştirdik. Şunu yapacağız. 18-25 arası bir genç, bir işletme tarafından istihdam edilirse 6 ay boyunca asgari ücret düzeyinde maaşını ödeyeceğiz. İşçi primini, işveren primini biz ödeyeceğiz. Yani işletmeye bir maliyet gelmeyecek. Gencimizde bir tecrübe edinme imkanı bulmuş olacak. Böyle bir programla da emek yoğun özellikle imalat sanayinin güçleneceğine inanıyoruz. Başka tedbirlerimizle buna devam ediyoruz. Finansal tarafta da çok şükür Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar doları aşmış durumda. CDS dediğimiz ülke kredi risk primi 200’lere yakın seviyelerde düşmüş vaziyette. Cari açığımız yüzde 1,6. Dünyada borçluluk yükselirken depreme rağmen, birçok harcamaya rağmen Türkiye’de kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 24-25’lerde. Yani oldukça düşük. Avrupa’da yüzde 80’in üzerinde. Dünyada büyük bir borçluluk var. Biz çok şükür borçlu bir ülke değiliz. Halkımız da çok borçlu değil. Şirketlerimiz de, devlet de. Geçici nakit problemleri yaşanabiliyor. O ayrı bir mesele. Ama stok olarak baktığınızda öyle yüksek borçlu bir ülke değiliz. Bu da önümüzdeki dönem en şanslı olduğumuz noktalardan bir tanesi. Önümüzdeki dönem inşallah para ve maliye politikalarımızı kararlılıkla uygulayıp bunları arz yönlü politikalarla da birleştirerek yolumuza devam edeceğiz.” (DHA)

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

Recep BAĞDAT/MALATYA, (DHA) – Tekin YALÇINKAYA/ELAZIĞ, (DHA)

=============================================

2) BAKAN GÜRLEK: BUGÜN BENİ BAĞRINIZA BASTINIZ

ADALET Bakanı Akın Gürlek, memleketi Nevşehir’de davul ve zurnalarla karşılandı. Bakan Gürlek, “Bugün beni bağrınıza bastınız. Ben buraya bir Adalet Bakanı olarak değil, bu topraklarda doğmuş bir kardeşiniz olarak geldim” dedi.

Adalet Bakanı olarak göreve getirilen Akın Gürlek, çeşitli ziyaretler için memleketi Nevşehir’e geldi. Gürlek, Acıgöl ilçesinde halk tarafından davul ve zurnalarla karşılandı. Dualar eşliğinde Bakan Gürlek için kurban kesildi. Bakan Gürlek, “Değerli hemşehrilerim. Bugün beni bağrınıza bastınız. Ben buraya bir Adalet Bakanı olarak değil, bu topraklarda doğmuş bir kardeşiniz olarak geldim. Nevşehir insanı her zaman yiğittir. Vatanını, milletini sever. Zorlu günde devletinin yanında olmuştur. İnşallah biz de bir olup birlik olacağız. Nevşehir’in sorunları için el ele çalışacağız. Bugün inşallah Nevşehir programında hemşehrilerimizle buluşacağız. Nevşehir’in sorunlarını biliyoruz. Hepinize hayırlı ramazanlar diliyoruz. Allah’a emanet olun” diye konuştu. Bakan Gürlek ve beraberindekiler, daha sonra cuma namazı için Köybaşı Külliyesi Hacı Süleyman Köybaşı Camisi’ne geçti.

NEVŞEHİR VALİLİĞİ’Nİ ZİYARET ETTİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, cuma namazının ardından Nevşehir Valiliği’ni ziyaret etti. Valilik şeref defterini imzalayan Bakan Gürlek, burada açıklamalarda bulundu. Bugün doğup büyüdüğü, her sokağında hatırası olduğu memleketi Nevşehir ziyaretini yapmış olduğunu aktaran Bakan Gürlek, “Öncelikli olarak değerli hemşehrilerim, Nevşehir girişinde beni çok sıcak karşıladılar. Adeta bağrına bastılar. Ben de buradan kendilerine sevgilerimi, şükranlarımı iletiyorum. 33 yıl sonra bu memleketten bir bakan çıkmak bana nasip oldu. Bu görevi tevdi eden Cumhurbaşkanımıza tekrardan güvendiği için şükranlarımı iletmek istiyorum. Doğduğum, büyüdüğüm yeri hiçbir zaman unutmadım. Nevşehir köklü mazileri olan, köklü geleneği olan bir şehirdir. Nevşehir, Kapadokya’nın kalbidir. Hoşgörünün, üretkenliğin şehridir. Bu şehrin gerçek anlamda kalkınması yalnızca fiziki yatırımlarla değil, gerçek anlamda adaletin de güçlenmesi sonucunda olacaktır. Şehrimize, ilçelerimize, belediyelerimize ne gerekiyorsa bu yönde adımlar atacağız. Bu ziyarette de Nevşehir’in sorunlarını yakından görüp, gözlemlemek için geldik. Gerekli notlarımızı alacağız” diye konuştu.

‘ÜLKEMİZE HİZMET İÇİN GELDİK’

Bakan Gürlek, “Biz bu bölgeye hizmet için geldik. Ülkemize hizmet için geldik. Değerli arkadaşlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı için gereken adımlar ilerleyerek atılıyor. Biz de kaldığımız yerden gerek adalet alanında gerekse başka alanlarda memleketimize hizmet etmeye talibiz. Nevşehirli hemşehrilerim turizmde, tarımda, eğitimde, girişimcilikte inşallah Türkiye’nin öncüleri arasına getireceğiz. Kapadokya’nın dünya çapındaki marka değerini inşallah daha da güçlendireceğiz. Hacıbektaş Veli, ‘Bir olalım, iri olalım, diri olalım’ demektedir. Biz de bu bölgede, ülkemizde, biliyorsunuz; inşallah terörsüz Türkiye süreci de çok güzel gidiyor. Meyvelerini toplamak üzereyiz. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız. Birliğimiz güçlendikçe, konumumuz güçlenecek. Türkiye inşallah daha ileriye gidecek. Nevşehir daha ileri günler görecek, büyüyecek” dedi.

Bakan Gürlek, valiliği ziyaretinin ardından Nevşehir Adalet Sarayı’nı ziyaret etti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İLE TELEFON BAĞLANTISI GERÇEKLEŞTİRDİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Nevşehir Adalet Sarayı’ndaki programın ardından AK Parti Nevşehir İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Bakan Gürlek, burada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefon bağlantısı gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ramazan’ı şerifiniz mübarek olsun. Geleceğiniz aydınlık olsun. Gerçekten 30 yılı aşkın bir süreden sonra Nevşehir’den böyle bir kardeşimizi bakan olarak açıklamış olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum. Nevşehir’imize ve ülkemize hayırlı olsun diyorum. Birliğiniz daim olsun. Gerek Valimiz, gerek Bakanımız, gerek belediye başkanlarımızla Nevşehir çok daha sağlıklı günlere ulaşır. Birliğiniz, beraberliğiniz daim olsun. Nevşehir’den gayretli olarak ses bekliyoruz” dedi. Telefon konuşmasının ardından açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Gürlek, “Nevşehir’e hizmet etmek için geldik. Az önce Cumhurbaşkanımız da sağ olsun bizi kırmadı. Özellikle 33 yıl sonra bu topraklardan bir bakan çıkmanın heyecanını bekleyen insanlar olduğunu söyledim yolda. O da, ‘Ben de bir selam vereyim’ dedi. Cumhurbaşkanımız da heyecanımızı paylaştı. Onun da size selamları var” diye konuştu.

‘ARTIK TERÖR BELASINDAN KURTULUYORUZ’

Terörsüz Türkiye sürecine girildiğini hatırlatan Bakan Gürlek “Artık terör belasından kurtuluyoruz. Sahada güçlü olmamız lazım. Teşkilatlarımızın, insanların gönlüne dokunması lazım. Ramazan ayı, bereket ayı, gönül ayı, fakir sofralarında boy göstermeliyiz. Garibanlarla oturmalıyız. Onların dertlerini dinlemeliyiz. 23 yıldan beri AK Parti üzerine koyarak gidiyor. AK Parti bir çığır açtı. Türkiye şu an bölgenin gücü. Gördünüz, etrafımız ateş çemberi. Irak’ta, Suriye’de neler oluyor? Türkiye artık oyun kurucu modeline geldi. Artık bu gömlek bize dar geliyor. İnşallah yeni anayasayla da bu süreci taçlandıracağız” ifadelerini kullandı.

28 ŞUBAT MAĞDURLARI İLE BİR ARAYA GELDİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, il başkanlığı ziyaretinin ardından bir otelde 28 Şubat mağdurları ile bir araya geldi. Devletin gerçekten zor süreçlerden geçtiğini aktaran Baman Gürlek, şöyle devam etti:

“Biz o günleri öğrenciyken hatırlıyoruz. Üniversite eylemleri vardı. Özellikle başörtüsünden dolayı üniversiteye giremeyen kardeşlerimiz vardı. Yani o günler gerçekten Türkiye çok zor bir dönemeçten geçti. Sizler de bu döneme bizzat şahit oldunuz. Gerçekten kiminiz görevinizi yapamadınız, kiminiz görevinizi bırakmak zorunda kaldınız. Baskılardan dolayı ama ilkenizden ödün vermediniz. Size dayatılan baskılara boyun eğmediniz. Bu bakımdan sizi gerçekten tebrik ediyorum. O dönemin şartlarında o kadar baskıya rağmen, onca dayatılan zulme rağmen dimdik durdunuz. Allah’ın izniyle de o günler aşıldı. Biliyorsunuz Eskişehir’de bir belediye başkanı kardeşimiz vardı, Mihalgazi. Gördünüz değil mi Zeynep hanım. Bugün de onun iddianamesi düzenlendi.”

’28 ŞUBAT BİZİM DİK DURUŞUMUZDUR’

28 Şubat’ı aştıklarını ve Türkiye’nin artık yeni bir dönemece girdiğini aktaran Bakan Gürlek, “Artık eski gömlek bize dar geliyor. ‘Terörsüz Türkiye süreci ile birlikte de artık yeni bir anayasa çalışmasına başlayalım’ diyoruz ama işte zihniyet maalesef değişmiyor değerli arkadaşlar. Yani orada bizim çok değerli belediye başkanımız, teyzemiz, çok değerli vatandaşa hizmet yapmak isteyen belediye başkanımıza karşı gördünüz yani ağızla alınmayacak küfürler, hakaretler. İnsanlar gerçekten değişmiyor. Zihniyet değişmiyor. Biz ne günlerden geldik, insanlara sürekli olarak bunları anlatmamız lazım. 28 Şubat bizim dik duruşumuzdur. Onurlu duruşumuzdur. Dayatmalara karşı, baskıya karşı Elif gibi dik duruşumuzdur. Sizler bu mücadelenin onurlu, kutlu yolcularısınız. Öncelikli olarak hepinize ayrı ayrı o günler adına, devletim adına, milletim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu süreçleri yaşamayacağız. Yaşatmayacağız, buna izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

‘MİHALGAZİ BELEDİYE BAŞKANIMIZA MAĞDUR OLARAK DAVA AÇILDI’

Başörtüsü sorununun kalktığını anlatan Bakan Gürlek, şunları söyledi:

“Kardeşlerimiz, ablalarımız üniversitelerde eğitim yapabiliyor. Bakın ben hakim savcı kökenliyim. Bizim başörtüsüyle kürsüde görev yapan hakim kardeşlerimiz var. İnsanların kılıklarına, kıyafetlerine göre bir değer yargısı gütmenin, bir ön yargı taşımanın boş şeyler olduğunu biz şu an anladık. Bu konuda hepinize teşekkür ediyorum. O zaman dik durdunuz. Zor süreçlerden geçtiniz. Taviz vermediniz. Hiçbir zaman başınız öne eğilmedi. İnşallah Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde de bu saatten sonra da başınız hiçbir zaman öne eğilmeyecek. Kanuni düzenlemeler yapıldı. Bu konuda artık hiçbir engel yok. Başörtülü kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın kamu görevine girmesinde, hizmet almada yani o günleri ben hatırlıyorum. Ramazan ayında aynı zamanda Mihalgazi Belediye Başkanımıza da mağdur olarak dava açıldı, iddianame açıldı. Adalet Bakanlığı olarak da bunun takipçisi olacağız.”

MHP İL BAŞKANLIĞI’NI ZİYARET ETTİ

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MHP İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Akın Gürlek’in burada yaptığı konuşmada, “Cumhur İttifakı, devletin varlığının bekası. Çok güzel birliktelik var. Özellikle Terörsüz Türkiye sürecinde Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkan Devlet Bey’in önderliğinde, Devlet Bey’in çok kararlı adımlarıyla birlikte önemli bir sürece geldik ve şu an artık Terörsüz Türkiye süreci meyvelerini toplama aşamasındayız. Nevşehir, bizim memleketimiz. Her zaman buraya geliriz. Burada birlik ve beraberlik olduğu müddetçe de Türkiye’de birlik beraberlik olur. MHP bizim ortağımız, dostumuz, kardeşimiz. Hep birlikte sahada çalışacağız. AK Parti ve MHP teşkilatları olarak inşallah kaybettiğimiz ilçelerimiz varsa onları geri almak için sahada çalışacağız. Ramazan ayı bolluk ve bereket ayı. Burada bizim sokağa inmemiz lazım. Vatandaşlarımızla sofralarda buluşup gönülleri kazanmamız lazım. İnşallah Ramazan ayı da gönülleri kazandığımız bir ay olarak geçer. Cumhur İttifakı’nın ilelebet sürmesini istiyoruz. Bu amaçla birlikteliğin, kardeşliğin, beraberliğinde, ruhunda devam etmesini temenni ediyoruz” dedi.

‘AK PARTİ VEFA İFTAR’INA KATILDI’

Bakan Gürlek, MHP İl Başkanlığı ziyareti ve 28 Şubat mağdurları ile bir araya gelmesinin ardından, ‘AK Parti Vefa İftarı’ programında vatandaşlar ve partililerle buluştu. Nevşehir’in sadece bir turizm şehri olmadığını, ticaret ve eğitim şehri olduğunu da aktaran Bakan Gürlek, söyledi:

“Elimizden geldiğince Kapadokya’nın tüm dünyada tanıtılması için çalışacağız. Otelci kardeşlerimle, esnaf kardeşlerimle, onların dertleriyle, sorunlarıyla birebir ben ilgileneceğim. Bu konuda gerekirse Turizm Bakanımızla da bizzat görüşeceğim. Alan Başkanlığı ile ilgili vatandaşlarımızdan çok fazla şikayet geliyor. Alan Başkanlığı’nın asıl görevi Nevşehir’imizin kültürel tarihi dokusunu korumak ama garibanın fakirin bahçesindeki ağıldan çitten Alan Başkanlığı’nın sorumluluğu yok. Bu konuda zaten bir yasa tasarısı var. Kısa sürede bu yasa tasarısını inşallah meclisten geçireceğiz. Alan Başkanlığı, asli görevini yapacak.” (DHA)

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

Haber-Kamera: Furkan KAVUKLU – Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR, (DHA)

=============================================

3) BAKAN KURUM: 2 MİLYONDAN FAZLA KONUTU DÖNÜŞTÜRDÜK

ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “Kentsel dönüşümle bugüne kadar 2 milyondan fazla konutu dönüştürdük. Her iki dönüşümden birini İstanbul’da yapıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, olası bir İstanbul depremi, bir milli güvenlik sorunudur ve yegane çözüm yolu kentsel dönüşümdür. Bu anlayışla bugüne kadar İstanbul’umuzda tam 924 bin yuvamızı dönüştürdük. 300 bin kentsel dönüşüm projesine ise hızla devam ediyoruz” dedi.

‘Yüzyılın Konut Projesi 500 Bin Sosyal Konut Ev Sahibi Türkiye’ kapsamında Edirne’de 2 bin 530 konutun kura çekimi gerçekleştirildi. Mimar Sinan Spor Salonu’nda gerçekleştirilen kura çekimine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Vali Yunus Sezer, Belediye Başkanı Filiz Gencan, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, AK Parti İl Başkanı Belgin İba, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, davetliler ile vatandaşlar katıldı.

’43 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK’

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, törende yaptığı konuşmada, 500 bin sosyal konut seferberliğinin Edirne ayağında, 2 bin 530 yeni yuvanın kura heyecanını yaşadıklarını belirterek, “Şunu tüm kalbimle söylüyorum. Bu güzel şehir için ne yapsak az. Çünkü burası, tarihiyle, tarımıyla, ticaretiyle Türkiye’nin geleceğidir, Türk milletinin göz bebeğidir. İstiyoruz ki Edirne’miz, şanına yakışır bir şehir olsun, istikbale güvenle yürüsün. Hamdolsun bu dileğimizi de sözde bırakmıyoruz. Bugün Edirne’nin hangi mahallesine baksanız konuttan altyapıya, çevreden ulaşıma, sosyal donatılardan yeşil alanlara kadar yükselen bir eserimizi görürsünüz. TOKİ’miz eliyle yaptığımız konutları, çocuklarımızın neşeyle gittiği okulları, büyüklerimizin huzurla namaza durduğu camileri, esnafımızın ‘Bismillah’ diyerek açtığı dükkanları görürsünüz. Çünkü biz, Edirne’mize çeyrek asırda 43 milyar liralık yatırım yaptık. Bununla birlikte 27 milyar liralık yatırımımıza da devam ediyoruz” dedi.

Edirne’ye 8 bin 597 konutu eğitimi, sağlık ve sosyal donatılarıyla birlikte şehre kazandırdıklarını belirten Bakan Kurum, “Bugün de yenilerini eklemek için kolları sıvıyoruz. Hamdolsun bu şehre neler yaptık neler, inanın saymakla bitmez. Şöyle hepinizin, her gün gördüğünüz, içerisinden geçtiğiniz bir kaç projemizi anlatmak isterim. ‘Sular Kenti Edirne’deki, ‘3 Nehir 1 Şehir’ projemizle; yerli ve yabancı binlerce turist için cazibe merkezi haline getirdiğimiz devasa bir alanı şehrimize kazandırdık. Meriç Nehri kenarında yürüyüş ve bisiklet yolları, kano alanları, kıraathaneler, kütüphaneler ve sosyal alanlara kadar; 7 gün 24 saat hizmet verebilen birçok hizmeti sizlere sunduk. 600 bin metrekarelik alana sahip bu projemizle beraber; Selimiye camiimizin meydan ve çevresindeki alanı da yeniden ihya ettik. Selimiye camimizin silüetini koruyan, yeşil alanlarıyla, aydınlatmasıyla, zemin düzenlemeleriyle; uzun yıllardır atıl durumda olan bu bölgeyi yaya odaklı, modern ve ferah bir görünüme kavuşturduk. Selimiye Camii’nin ihtişamını hamdolsun projemizin her santimine yansıttık. Yine Edirne deyince akla gelen ilk yerlerden olan Saraçlar caddemizi de unutmadık. Burada da eser siyasetinin mührünü caddemizin her yerine nakşeden sokak sağlıklaştırma çalışmamızı yaptık; caddemizi ışıl ışıl, capcanlı bir görünüme kavuşturduk. Tarihi tescilli binalarımızı aslına uygun restore ederek o eserlerimizin güzelliğini gün yüzüne çıkardık. Tabi durmadık, durmayacağız. Edirne’mize nefes aldıracak, 555 bin metrekarelik alana sahip Keşan’daki Büyükcami Mahallesi ve Söğütlük Millet Bahçelerimizi de hemşerilerimizin hizmetine sunuyoruz. Ayrıca Havsa ve Keşan Millet Bahçelerimiz için de çalışmalarımız aralıksız devam ediyoruz. İşte tüm bu muazzam yatırımlarla; tüm bu muhteşem eserlerle; Edirne’mizi yarınlara, daha güzel bir geleceğe taşıyacağız; daha nice projelerle sizin yanınızda dimdik duracağız” dedi.

‘HİÇ BİR VATANDAŞIMIZI GERİDE BIRAKMAYACAĞIZ’

Bakan Kurum. ülkedeki tüm dar gelirlilerin ev sahibi olması için ‘500 Bin Sosyal Konut Projesi’ni başlattıklarını belirterek, “Yüzyılın Konut Projesi kura çekimine 29 Aralık’ta Adıyaman’da bismillah dedik, hayırlı işlerde acele edilir anlayışıyla bugüne kadar 72 ilde 314 bin 496 hak sahibi kardeşimizi belirledik. Bugün de Edirne’mizde 2 bin 530 konutumuz için kuralarımızı çekiyoruz. Şimdi ben şöyle sıradan sayayım. Bu konutlarımızın 1000’ini Edirne merkezde yapacağız.100’ünü Enez’de, 90’ını Havsa’da, 200’ünü İpsala’da, 450’sini Keşan’da 80’ini Lalapaşa’da, 100’ünü Meriç’te, 60’ını Subaşı’nda, 100’ünü Süloğlu’nda ve 350’sini ise Uzunköprü’de inşa edeceğiz. Allah’ın izniyle çıktığımız bu hayırlı yolda hiçbir vatandaşımızı geride bırakmayacağız. Bugün kuralarını çektiğimiz yuvaları bitirecek, hak sahibi kardeşlerimizin evlerine misafir olacak, çaylarını içeceğiz. Ben, şimdiden hak sahibi olacak tüm kardeşlerimin, yeni yuvalarında aileleriyle birlikte sağlıkla, huzurla ve mutlulukla yaşamalarını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.

‘ASRIN İNŞASI TÜRKİYE’NİN YÜZ AKIDIR’

6 Şubat depremlerinde 11 ilde 50 binden fazla canın kaybedildiğini söyleyen Bakan Kurum, “Ama bu acı tablo karşısında asla karamsarlığa kapılmadık, ‘Asrın İnşa’ sürecini başlattık. 200 bin mimarımızla, mühendisimizle, işçimizle; gece gündüz demeden afetzede kardeşlerimizi bir an önce sıcak yuvalarına kavuşturmak için 7 gün 24 saat çalıştık. 11 ilimiz de eş zamanlı çalışarak, bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki alanı yeniden inşa ettik; 455 bin yuvamızı 2 yıl gibi kısa sürede depremzede kardeşlerimize armağan ettik. Ve son kapanışta şunu söyledik; ‘Asrın İnşası, Türkiye’nin başarısıdır, asrın inşası Türkiye’nin yüz akıdır.’ Sadece afet sonrası değil, afete hazırlık kapsamında da sağlam adımlar atıyoruz.

‘HER İKİ DÖNÜŞÜMDEN BİRİNİ İSTANBUL’DA YAPIYORUZ’

Bakan Kurum, kentsel dönüşümle bugüne kadar 2 milyondan fazla konutu dönüştürdüklerini ifade ederek, “Her iki dönüşümden birini İstanbul’da yapıyoruz. Çünkü biliyoruz ki, olası bir İstanbul depremi, bir milli güvenlik sorunudur ve yegane çözüm yolu kentsel dönüşümdür. Bu anlayışla bugüne kadar İstanbul’umuzda tam 924 bin yuvamızı dönüştürdük. 300 bin kentsel dönüşüm projesi ise hızla devam ediyoruz.

Burada tabi belediyelerimizin elini taşın altına koyması, vatandaşımızın dönüşümü istemesi hayati derecede önemli. Biz dönüşümü teşvik edecek her adımı atıyoruz. İşte son olarak İstanbul’da yaptığımız ‘Yarısı Bizden’ kampanyamızda uzun süredir beklenen bir düzenlemeyi hayata geçirdik. 31 Aralık 2026’da sona erecek ‘Yarısı Bizden’ kampanyasından aynı tarihe kadar ev ve iş yerini riskli yapı ilan ettiren tüm vatandaşlarımız faydalanabilecek. Böylelikle ruhsat, kat irtifakı ve hak sahipliği tespiti gibi zaman alan koşullar yüzünden karşılaşılabilecek mağduriyetlerinin önüne geçeceğiz. Bunu hem milletimizi dönüşüme teşvik etmek için söylüyorum hem de bir hakikati ayan beyan ortaya koymak için ifade ediyorum. Biz, şehirleri kağıt üzerinde anlatanlardan değil, sahada kuranlardanız. Bizim en büyük şahidimiz 11 ilimizdir, güzel Edirne’mizdir. Biz ‘bu devlet bu enkazın altında kalır’ diyenlerden olmadık; ‘devlet gibi devlet nasıl olur, milletine sadık devlet nasıl olur’ onu gösterenlerden olduk. Biz ‘milletin sevincini gölgeleyenlerden’ olmadık; biz, milletin çatısını kuranlardan, o çatı altında milletiyle beraber gölgeleyenlerden olduk. Ve son olarak biz, ‘devletin başarısına kara çalanlardan’ olmadık; tam aksine biz, ‘milleti sıcak yuvasına kavuşturan alnı ak adamlardan’ olduk. Devletimizle onur duyuyoruz; milletimizle gurur duyuyoruz. Milletimiz müsterih olsun; onlar ne yaparsa yapsın, biz aziz milletimizin çizdiği istikametten bir milim bile sapmayacağız. Bu milletin yarınları için gece gündüz demeden çalışmaya, 81 ilimizin her yerinde Sinan’ın izinde yürümeye, bu ülkenin her ilçesinde, her mahallesinde var olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Bakan Kurum, kura çekiminden önce restorasyonu tamamlanan Selimiye Camisi’nde cuma namazı kıldı. Kurum, namazın ardından Selimiye Meydanı’ndaki Tarihi Havlucular Hanı ve Mezit Bey Hamamı’nda tamamlanan restorasyon çalışmalarını inceleyip, esnafları ziyaret etti. Bakan Kurum daha sonra Meriç Nehri kenarındaki Söğütlük Millet Bahçesi’nde incelemelerde bulunup, burada düzenlenen

‘Sıfır Atık’ temalı çocuk şenliğine katılıp, çocuklarla fidan dikti.

İFTAR PROGRAMINA KATILDI

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Edirne’de AK Parti İl Başkanlığı’nın bir tesiste düzenlediği iftar programına katıldı. Burada konuşan Kurum, vatandaşların Ramazan ayını tebrik ederek şunları söyledi:

“Bugün bizleri bu salonda bir araya getiren iki güzel var. Biri gönüller sultanı Ramazan, diğeri Türk’ün süsü olan vefa. Evet, 12 ayın içinde sultanlık nasıl Ramazan’a yakışıyorsa; vefa da en çok bizim güzel milletimize yakışıyor. Şair ne güzel söylemiş; ‘Yırtın bütün giysileri, bize yeter vefa elbiseleri.’ Bugün aramızda şehitlerimizin evlatları var; Balkan coğrafyasında yüzlerce yıl boyunca vefanın sancağını tutmuş yiğitler var; Evlad-ı Fatihan var. Evet, biz şehitlerimizi unutmuyoruz, unutamayız. Çünkü biz, Selanik’ten Anadolu’ya göçe zorlandığı vakit; evden çıkarken kapının önündeki toprağı bir mendile saran, ‘Bu toprak evladımın beşiğinin altındaydı’ diyen; ‘Evim gitse de, toprağım benimle duracak’ diyen vatanperver annelerin evlatlarıyız. Çünkü biz; Manastır’da akşam sofrasındayken ‘Yarın sabah yola çıkılacak’ haberini alan; ama başını dik tutarak, ‘bir gün mutlaka döneceğiz’diyen ve sofrayı toplamadan evden çıkan ninelerin çocuklarıyız. Biz Üsküp’te, biz Bosna’da, biz Selanik’te ezanlar susturulunca, ‘Ezan susarsa, hafıza susar’ diyerek camilere koşan, her vakit ezan okunsun diye sıraya giren, çoğu o köylerde can veren dedelerin torunlarıyız. İşte biz buyuz. İşte Edirne budur. İşte Trakya, Balkanlar, Anadolu budur. İşte Türkiye budur.”

‘TÜRKİYE’Yİ ESKİ TÜRKİYE OLMAKTAN KURTARDIK’

Ramazan ayının bereketi ve güzelliğinin her yerde olduğunu belirten Bakan Kurum, şöyle devam etti:

“Ramazan okullarımızda çocuklarımızın kalbinde. Ramazan Külliye’de, yediden yetmişe herkes milletin evinde. Ramazan, asrın felaketinde gözyaşı silinen afetzede kardeşlerimizle beraber yaptığımız ‘Yeni Evim İlk İftarım’ sofralarında. Bu muazzam tablo asla bir tesadüf değildir, tam aksine bu milletin tercihidir, istikametidir, gerçeğe dönüşmüş hayalidir. Biz hep birlikte bir karar verdik ve bundan çeyrek asır önce ‘Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ diyen bir liderin yanında saf tuttuk. Ve bugün, Türkiye’yi eski Türkiye olmaktan kurtardık. Bugün Türkiye, kendi töresine, örfüne, kültürüne, inancına dört elle sarılan; bu bereketle; her imtihandan güçlenerek çıkan bir ülkedir. Bugün Türkiye, asrın felaketiyle sarsılsa da yıkılmayan, yarım milyon yuvayı milletine teslim eden bir ülkedir. Emin olun kardeşlerim bunu bütün dünya takdir ediyor. Bugün bütün dünya bir yandan Bayraktar TB3’ü, TCG Anadolu’suyla destan yazan Türkiye’yi; Türkiye’nin yiğit liderini, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı konuşuyor. Ben sizlerin huzurunda bu büyük vizyonun sahibi olan liderimize, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyorum. Ve elbette; çeyrek asırdır tüm badirelere göğüs geren, ve bugün ilk günkü aşkla ‘niyetimiz bir, inancımız bir, hedefimiz bir’ diyerek milletimizle kucaklaşan dava arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.”

‘ÇEYREK ASIRDA EDİRNE’MİZE 43 MİLYAR LİRALIK YATIRIM YAPTIK’

Türkiye Yüzyılı’na inananların safı genişledikçe Türkiye’nin geleceğe daha emin adımlarla yürüdüğünü söyleyen Bakan Kurum, “Bu kutlu yürüyüşün ilham kaynağı ise Edirne’mizdir. Bu şuurla çeyrek asırda Edirne’mize 43 milyar liralık yatırım yaptık. 27 milyarlık yatırımımıza da canla başla devam ediyoruz. Bugün, Ev Sahibi Türkiye diyerek başlattığımız Yüzyılın Konut Projesi’nde Edirne’miz için 2 bin 530 yuvamızın kuralarını çektik. İşte tüm bu çalışmalarımız Edirne sevdamızın, Edirne’ye olan vefamızın ispatıdır. Ama daha çok çalışacağız; yolumuza, büyük millet olmanın hakkını vererek devam edeceğiz. Bunun için de daima niyetimiz, inancımız, hedefimiz bir olacak. Evet, bizim niyetimiz birdir; o da ölene dek millete hizmet etmektir. İnancımız birdir; o da bu aziz milletin her bir ferdinin duasını almaktır. Hedefimiz birdir; Türkiye Yüzyılı’nı, Edirneli kardeşlerimizle birlikte inşa etmektir. Ben sözlerime bu duygularla son veriyor, hepinizi selamlıyor, Allah’a emanet ediyorum” diye konuştu. (DHA)

GÖRÜNTÜLER GEÇİLDİ

Haber-Kamera: Olgay GÜLER – Umut IŞIK – Batuhan SEVER/EDİRNE, (DHA)

=============================================

4) ELAZIĞ’DA KAYBOLAN ALZHEİMER HASTASI ÖLÜ BULUNDU

ELAZIĞ’da kaybolduğu bildirilen Alzheimer hastası Ömer Köksal (85) için arama çalışması başlatıldı.

Ağın ilçesine bağlı Yedibağ Mahallesi’nde yaşayan Alzheimer hastası Ömer Köksal, evden çıktıktan sonra geri dönmedi. Yakınları, Köksal’a ulaşamayınca 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. İhbarla bölgeye AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler, mahalle ve çevresinde arama çalışması başlattı. Çalışmalarda şu ana kadar Köksal’a ait herhangi bir ize rastlanmadı. Kayıp Köksal’ın bulunması için arama çalışmaları sürüyor.

CANSIZ BEDENİ ARAZİDE BULUNDU

Elazığ’ın Ağın ilçesi Yedibağ köyünde kaybolan Alzheimer hastası Ömer Köksal (85) için AFAD, İlçe Jandarma Komutanlığı ve UMKE ekiplerinden oluşan, toplam 85 personel, 8 araç, 1 arama köpeği ve 1 dron ile yaklaşık 4 kilometrekarelik alan arandı. Çalışmalarda, arazide Köksal’ın cansız bedeni bulundu. Köksal’ın cenazesi, ölüm nedeninin belirlenmesi için otopsi yapılmak üzere morga götürüldü. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————-

-Ekiplerin Olay Yerinden Detay

Yaşlı Adamın Yerde Cansız Bedeni

Haber-Kamera: Tekin YALÇINKAYA/ELAZIĞ, (DHA)

=============================================

5) REFÜJE ÇARPAN OTOMOBİL, TAKLA ATTI; 5 YARALI

ESKİŞEHİR’de sürücüsünün hakimiyetini kaybettiği otomobilin, refüje çarpıp takla atması sonucu 5 kişi yaralandı.

Kaza, Eskişehir-Sarıcakaya kara yolunda meydana geldi. İ.D.’nin (65) kontrolünü yitirdiği 26 EC 969 plakalı otomobil, refüje çarpıp takla attı. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazada ters dönen otomobilde yaralanan sürücü İ.D. ile yolcu konumundaki M.D. (57), B.D. (17), T.K. (17) ile M.N.B. (17), ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Polis, kazayla ilgili soruşturma başlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Takla atan otomobil

-Orta refüj ve otomobil

-Otomobilden detaylar

-Genel görüntüler

Haber-Kamera: ESKİŞEHİR, (DHA)

=============================================

6) PİDE KUYRUĞUNDA SİLAHLI SALDIRI; 1 YARALI

KOCAELİ’nin İzmit ilçesinde iftar için fırının önünde pide kuyruğunda beklediği sırada F.K.’nin silahlı saldırısına uğrayan İ.Y., yaralandı.

Olay, saat 19.00 sıralarında Yeşilova Mahallesi Turan Güneş Caddesi’nde meydan geldi. F.K., tabancayla, iftar için fırının önünde pide kuyruğunda bekleyen İ.Y.’ye ateş açtı. Kurşunların isabet ettiği İ.Y., yere yığılırken F.K. ise olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı, sağlık personelinin ilk müdahalesinin ardından Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Polisin çalışması sonucu yakalanan F.K., gözaltına alındı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

——————

-Polis ekiplerinin çalışmasından görüntü

-Fırından görüntü

-Detay

Haber-Kamera: Ardacan UZUN/KÖRFEZ (Kocaeli), (DHA)

=============================================

7) TUVALET İHTİYACINI GİDERMEK AMACIYLA GİRDİĞİ İNŞAATTAN DÜŞÜP, YARALANDI

AYDIN’ın Efeler ilçesinde tuvalet ihtiyacını gidermek için girdiği inşaat alanında dengesini kaybeden Ahmet K., birinci kattan zemine düşerek yaralandı.

Olay, saat 20.00 sıralarında Ata Mahallesi 645 Sokak’ta meydana geldi. Alkollü olduğu öne sürülen Ahmet K., iddiaya göre tuvalet ihtiyacını gidermek amacıyla bir inşaat alanına girdi. İnşaat içerisinde dengesini kaybeden Ahmet K., birinci kattan zemine düştü. İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Düşme sonucu bacağı kırılarak yaralanan Ahmet K., ekiplerin çalışmasıyla bulunduğu yerden çıkarılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

——————

-Ekiplerin müdahalesinden görüntü

-Ambulans ve itfaiye görüntüsü

Haber: Melek FIRAT/AYDIN, (DHA)

=============================================

8) TÜNELDE İKİ OTOMOBİLİN KAFA KAFAYA ÇARPIŞTIĞI KAZA KAMERADA

AMASYA’da Ferhat Tüneli’nde iki otomobilin kafa kafaya çarpışması sonucu 1 kişi yaralandı. Kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.

Kaza, saat 18.00 sıralarında Ferhat Tüneli’nde meydana geldi. V.K. yönetimindeki 34 TT 6060 plakalı otomobil, sürücüsünün tünel içinde trafik yoğunluğu sonradan fark edip, önde bekleyen araçlara çarpmamak için ani manevra yapması sonucu kontrolden çıkarak karşı şeride geçti ve S.Ö. idaresindeki 05 FK 593 plakalı otomobille kafa kafaya çarpıştı. Kaza anı, tünelin güvenlik kamerasına yansıdı. Kazada sürücülerden V.K. yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı sürücü, ambulansla Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan sürücünün sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————-

-Kaza anı güvenlik kamera görüntüsü

-Kaza yerinden görüntüler

Haber: Şerife Serap KARA/AMASYA, (DHA)

=============================================

9) SİİRT’TE KAR YAĞIŞIYLA KAYGANLAŞAN YOLDA ZİNCİRLEME KAZA

SİİRT-Kurtalan karayolunda etkili olan kar yağışının ardından kayganlaşan yolda 6 aracın karıştığı zincirleme kaza meydana geldi.

Kaza, akşam saatlerinde Afetevler Mahallesi Siirt-Kurtalan karayolunda meydana geldi. Kar yağışı nedeniyle kayganlaşan yolda 6 aracın karıştığı zincirleme kazada kimse yaralanmadı. Araçlarda hasar meydana gelirken, kaza nedeniyle Siirt-Kurtalan karayolunda trafik bir süre aksadı. Araçların yoldan kaldırılmasının ardından ulaşım normale döndü. (DHA)

Görüntü Dökümü

————–

Kaza yapan araçlardan detay

Haber-Kamera: Akif ÖZALP/SİİRT, (DHA)

=============================================

10) MARDİN’DE AYNI SAATTE 2 MÜSTAKİL EV, YANGINDA KULLANILAMAZ HALE GELDİ

MARDİN’in Kızıltepe ilçesinde iftar saatinde 2 ayrı müstakil ev, çıkan yangında kullanılamaz hale geldi.

İlk yangın, akşam saatlerinde Kızıltepe ilçesine bağlı kırsal Kırkkuyu Mahallesi Küme Evleri’nde bulunan tek katlı müstakil evde çıktı. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangın sonrası yapılan ihbarla olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürülen yangında ev, kullanılamaz hale geldi. Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

İkinci yangın ise yine Kızıltepe ilçesine bağlı kırsal Aysun Mahallesi’nde bulunan Enver Türk Aslan’a ait tek katlı evde meydana geldi. Elektrik kontağından çıktığı değerlendirilen yangın için ihbarla bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin uğraşları sonucu kontrol altına alınarak söndürülen yangında ev kullanılamaz hale geldi. Yangınla ilgili inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————

-Kızıltepe Aysun Mahallesi’ndeki ev yangınından görüntüler

-Yanan evden dumanların yükselmesi

-Evin penceresinden çıkan alevler

Haber-Kamera: Salih KESKİN/MARDİN, (DHA)

=============================================

11) ÇATISINDA KAR BİRİKEN 2 AHIR ÇÖKTÜ; 4 BÜYÜKBAŞ HAYVAN ÖLDÜ

KARS’ta çatılarında biriken kar nedeniyle çöken iki ahırda, 4 büyükbaş hayvan öldü.

Olay, Kars merkez ve Halefoğlu Köyü’nde meydana geldi. Yoğun kar yağışı nedeniyle Halefoğlu köyündeki bir ahırın çatısında kar birikti. Kar yüküne dayanamayan ahır, çöktü. İhbar üzerine bölgeye AFAD, İl Özel İdaresi ve jandarma ekipleri sevk edildi. Enkaz, iş makineleriyle kaldırılırken 3 büyükbaş hayvanın öldüğü belirlendi. Kent merkezinde de aynı şekilde bir ahır, kar yüküne dayanamayıp, çöktü. Burada da bir büyükbaş hayvanın öldüğü tespit edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————-

-Çöken ahırda yapılan çalışmalar

-AFAD ekiplerinin çalışması

-İş makinelerinin çalışması

Haber-Kamera: Volkan KARABAĞ/KARS, (DHA)

=============================================

12) ÜZERİNE KOLTUK DÜŞEN EBRAR’IN ÖLÜMÜ DAVASINDA SANIKLAR İÇİN HAPİS İSTEMİ

İZMİR’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalan Ebrar Aktaş’ın (9) ölümüne ilişkin görülen davada savcı, nakliye firması yetkilileri tutuklu sanıklar Efecan Güngör ve Mustafa Güngör ile firma çalışanı Y.G.’nin ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 9’ar yıla kadar hapsini talep etti.

Olay, 20 Eylül 2025’te Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi 627 Sokak’ta meydana geldi. H.Y.’ye ait evin taşınması sırasında nakliye asansöründeki koltuk, apartmanın bahçesinde bulunan Ebrar Aktaş’ın üzerine düştü. H.Y.’nin yeğeni olan Aktaş, ağır yaralandı. Menderes Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Ebrar Aktaş, yaşamını yitirdi. Olay sonrası başlatılan soruşturma kapsamında firma çalışanı Suriye uyruklu A.H.M. ile nakliye firması yetkilileri Efecan Güngör ve Mustafa Güngör, gözaltına alındı. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Güngör kardeşler tutuklanırken, A.H.M. serbest bırakıldı.

İDDİANAME HAZIRLANDI

Soruşturmanın ardından iddianame hazırlandı. Sanıkların, üçlü koltuğu koyduklarında fırtına denebilecek şiddette bir rüzgar başladığını, bu durumun koltuğun dengesini bozup, sepetten düşmesine neden olduğunu söyledikleri iddianamede yer buldu. Olayda Mustafa Güngör ile Efecan Güngör’ün kazanın meydana gelmesinde ana etken olduğunun altı çizildi. Firma çalışanı A.H.M.’nin de kazanın meydana gelmesinde dikkatsiz ve tedbirsiz davranışlarının etken olduğu belirtildi. Sanıkların olayının yaşanabileceğini öngörmelerine rağmen bu neticenin meydana gelmesini istemedikleri ancak Ebrar’ın ölümüne neden olduğunun altı çizildi ve bu nedenle sanıklar hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 9’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

SANIK SAYISI 4 OLDU

Sanıkların yargılanmalarına dün Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Tutuklu sanıklar Efecan Güngör ve Mustafa Güngör, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, tutuksuz sanık olan ve hakkında yakalama kararı çıkarılan A.H.M. duruşmada yer almadı. Ebrar’ın annesi Songül Lök ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) üyeleri ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Geçen duruşma mahkeme tarafından sanıkların babası Y.G. hakkında da suç duyurusunda bulunuldu. Y.G. de dosyaya tutuksuz sanık olarak eklendi. Böylece sanık sayısı 4 oldu.

‘TÜM SANIKLAR SUÇLUDUR’

Duruşmada sanık olarak savunma yapan Y.G., “Sanıklar benim çocuklarımdır. Şirketin sahibi benim. 4-5 yıl önce nakliye işini bıraktım. Benim yerime giden şoför var. Nakliye işi yapar. Araç boşta olduğu zaman çocuklarım evden eve nakliye işi yapar. Aracımı onlara para almadan veriyorum. Çocuklarım işçim değildir. Kiralamış oldukları asansör de bana ait değildir” dedi. Y.G.’nin ardından söz verilen Ebrar’ın annesi Songül Lök, Y.G.’den şikayetini yineleyerek, “Sanığın beyanlarını kabul etmiyorum. Tüm sanıklar suçludur. Hepsinden şikayetçiyim” diye konuştu.

TARAFLARDAN SÜRE TALEBİ

Duruşmada iddia makamı esas hakkında mütalaasını sundu. Cumhuriyet savcısı, sanıklar Efecan Güngör, Mustafa Güngör ve Y.G.’nin ‘Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan cezalandırılmaları, A.H.M.’nin ise dosyadan ayrılması yönünde görüş bildirdi. Taraflar, esas hakkında mütalaaya ilişkin süre talebinde bulundu. Tarafların süre talebini kabul eden hakim, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verip, duruşmayı 25 Mart’a erteledi. (DHA)

Görüntü Dökümü

————–

-ARŞİV

Haber-Kamera: Tolga TAHÇI/İZMİR, (DHA)

=============================================

13) ALMANYA’DA TATBİKATA KATILAN MEHMETÇİKLERE DUYGULU KARŞILAMA

ALMANYA’da icra edilen Steadfast Dart 2026 Tabikatı’na katılan Mehmetçikler, yurda dönüşlerinde Tekirdağ Çorlu Hava Meydan Komutanlığı’nda törenle karşılandı. Karşılamaya katılan aileler duygu dolu anlar yaşadı.

Almanya’da 3 hafta süren Steadfast Dart 2026 Tatbikatı’na 66’ncı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’ndan NATO Müttefik Mukabele Kuvveti bünyesine görevlendirilen birlikler, tatbikatı başarıyla tamamlayarak yurda döndü. Mehmetçikler, Tekirdağ Çorlu Hava Meydan Komutanlığı’nda silah arkadaşları ve aileleri tarafından törenle karşılandı.

Törende konuşan 3’üncü Kolordu Komutanı Korgeneral Rasim Yaldız, “Bugün burada, NATO’nun 2026 yılı içerisindeki en önemli ve en kapsamlı faaliyetlerinden biri olan Steadfast Dart 2026 Tatbikatı’nı başarıyla tamamlayarak vatanımıza dönen siz değerli silah arkadaşlarımızı karşılamaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyorum. Hepiniz hoş geldiniz. Görevinizi; aylar süren titiz planlama ve hazırlık faaliyetlerinin, yoğun ve disiplinli eğitim sürecinin doğal bir sonucu olarak başarıyla tamamladınız. Bu süreç boyunca ortaya koyduğunuz yüksek görev bilinci, fedakârlık ve azim, elde edilen sonucun en belirleyici unsuru olmuştur. Sizler, zorlu şartlar altında, yüksek tempoda ve büyük sorumluluk bilinciyle görev yaparak Türk askerinin her zaman göreve hazır olduğunu bir kez daha kanıtladınız. Ortaya koyduğunuz profesyonellik, dayanışma ve yüksek motivasyon; yalnızca birlik ruhunun değil, aynı zamanda güçlü bir liderlik ve kurumsal kültürün de en somut göstergesi olmuştur. Bu faaliyet, yalnızca bir tatbikat değil; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ulaştığı eğitim seviyesini, modern harekat anlayışını ve muharebe etkinliğini tüm dünyaya gösterdiği önemli bir fırsat olmuştur. Çok uluslu ortamda görev yapma kabiliyetiniz ve farklı unsurlarla uyum içinde çalışma beceriniz müttefiklerimiz tarafından da takdir edilmiştir. Gösterdiğiniz performans, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin gücünü ve sahip olduğu üstün yetenekleri açıkça göstermiştir. Ayrıca tatbikatta kullanılan yerli ve milli silah sistemlerimiz, araç ve teçhizatımız da etkinliğini kanıtlamış; Türk Savunma Sanayisinin ulaştığı seviyeyi bir kez daha ortaya koymuştur. Bu tecrübeler, gelecekteki görevlerimize daha güçlü hazırlanmamıza önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.

Ailelere seslenen Korgeneral Yaldız, “Sizler, bu başarının görünmeyen kahramanlarısınız. Evlatlarınız, eşleriniz ve sevdikleriniz görevde iken taşıdığınız sorumluluk ve gösterdiğiniz güçlü duruş silah arkadaşlarımızın en büyük moral ve motivasyon kaynağı olmuştur. Bu vesileyle her birinize şükranlarımı sunuyorum. Kıymetli silah arkadaşlarım; görevinizi başarıyla tamamlayarak aramıza döndünüz. Sizlerle gurur duyuyor, bundan sonraki görevlerinizde de aynı azim ve kararlılıkla ülkemize ve milletimize hizmet edeceğinize inanıyorum. Tekrar hoş geldiniz” ifadelerini kullandı.

Karşılama sırasında aileler duygu dolu anlar yaşadı. Eşini karşılayan Ayşen Karaküçüktan, duygulandığını belirterek, “Gerçekten giderken ayrı bir üzüntü hüzün oluyor tabii ki ama aynı zamanda gururluyum. Çok mutluyum, eşimin mesleğiyle de gurur duyuyorum, kendisiyle de gurur duyuyorum” diyerek yaşadığı hisleri anlattı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Uçakların inişi

-Uçakların piste yanaşması

-Uçaktan inen askerler

-Korgeneral Rasiml Yaldız’ın konuşması

-Aileleriyle askerlerin buluşması

-Ayşen Karaküçüktan ile röp.

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN – Mehmetcan ARSLAN/TEKİRDAĞ, (DHA)

=============================================

14) KENDİLERİNİ POLİS OLARAK TANITAN 4 DOLANDIRICI TUTUKLANDI

MERSİN’de kendilerini polis olarak tanıtıp korkutarak dolandırdıkları kadının 11 bin 800 dolar, 2500 TL ve 330 gram altınını alan 4 şüpheli, yakalandı. Adliyeye sevk edilen 4 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği’ne başvuran bir kişi, kendilerini polis olarak tanıtan kişilerin annesini korkutarak dolandırdığı ihbarında bulundu. Başlatılan soruşturmada kadını arayan şüphelilerin, kendilerini polis olarak tanıtıp, kimlik bilgilerinin suç örgütlerinin eline geçtiğini, ikametindeki altın ve paraları inceleme için alacaklarını, eşi ile çocuklarının emniyet müdürlüğünde olduğunu ve cezaevine gireceklerini söyleyerek korkuttukları belirlendi. Bu durumda korkan kadın ise evdeki 11 bin 800 dolar, 2500 TL ve 330 gram altını telefondaki dolandırıcıların yönlendirmesiyle eve gelen kadına teslim ettiğini beyan etti. Beyan üzerine çalışma başlatan ekipler, Mersin ve Şanlıurfa’da yaptıkları eş zamanlı operasyonlarda Ö.D, Ç.D., A.A. ve A.A.’yı gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 4 şüpheli, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Şüpheliler

-Şüphelilerin adliyeye sevki

Haber-Kamera: Soner AYDIN/MERSİN, (DHA)

=============================================

15) OSMANİYE’DE EL BOMBALI SALDIRININ FAİLLERİ 472 SAATLİK KAMERA İNCELEMESİYLE BELİRLENDİ; 4 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

OSMANİYE’de ikamete el bombası atılması suretiyle gerçekleştirilen kasten öldürmeye teşebbüs olayının şüphelileri, polisin 472 saatlik kamera incelemesiyle belirlendi. Gözaltına alınan 6 şüpheliden 4’ü tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, 27 Ekim 2025’te Osmaniye’de bir ikamete el bombası atılması suretiyle gerçekleştirilen kasten öldürmeye teşebbüs olayıyla ilgili başlattığı çalışma kapsamında bölgedeki güvenlik kameralarına ait 472 saatlik kaydı inceledi. İzlenen kamera kayıtları neticesinde polis, şüphelilerin kimlikleri, keşif faaliyetleri ve kaçış güzergâhlarını tespit etti. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen soruşturma kapsamında ekipler, 24 Şubat 2026 tarihinde 8 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Adreslerde yapılan aramalarda, 1 kurusıkı tabanca, 1 ruhsatsız tüfek, 73 adet çeşitli çap ve türde fişek ile 8 cep telefonu ele geçirirken, 6 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına şüphelilerden 4’ü tutuklanırken, 2’si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, kamu güvenliğini tehdit eden yapılanmaya yönelik etkili müdahale gerçekleştirildiğini ve olayın tüm yönleriyle aydınlatıldığını bildirdi. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————

-Polislerin adreslere baskın anı

-Şüphelilerin emniyetten çıkışları adliyeye sevk edilişi

-Adreslerde arama yapılması

-Araçlarda arama yapılması

-Ele geçirilen silah ve diğer suç aletleri

-Gece adreslere baskın dron görüntüsü

Haber: İbrahim EMÜL/OSMANİYE, (DHA)

=============================================

16) AYDIN’DA ÇOCUKLARA YÖNELİK MÜSTEHCEN İÇERİKLERİ DEPOLAYAN ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

AYDIN’ın Söke ilçesinde çocuklara yönelik müstehcen içerikleri dijital ortamda depoladığı iddia edilen ve jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınan E.A. (49), çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Aydın İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Söke İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, çocuklara yönelik müstehcen içerik bulundurduğu ve dijital ortamda depoladığı değerlendirilen şüpheli E.A., evine düzenlenen operasyon ile gözaltına alındı. Evde yapılan aramada 1 laptop, 1 cep telefonu, 1 tablet, 1 flaş bellek, 5 SIM kart, 1harici hard disk ele geçirildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Detay ve genel görüntüler

-Jandarma ekiplerinden görüntüler

-Şahıs Adliyeye getirilirken görüntüler.

Haber: Bahattin ALBAYRAK/SÖKE (Aydın), (DHA)

=============================================

17) ATÖLYEYE ÇEVRİLEN EVDE KALEM GÖRÜNÜMLÜ SİLAHLAR ELE GEÇİRİLDİ

SAKARYA’da silah tamir ve bakım atölyesine çevrilen eve baskın yapan polis, şemsiye ve benzeri aparatlar içine gizlenmiş kalem görünümlü silah ile çok sayıda ruhsatsız silah ve mühimmat ele geçirdi. Olayla ilgili 1 şüpheli tutuklandı.

Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekiplerince silah ve mühimmat kaçakçılığına yönelik soruşturma başlatıldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucu, bir evin atölyeye dönüştürülerek silah tamiri ve bakımı yapıldığı, kurusıkı tabancaların namluları açımarak gerçek silaha dönüştürüldüğü ve yasa dışı silah ticareti gerçekleştirildiği tespit edildi.

Polis ekipleri tarafından Erenler ilçesinde şüphelilere ait adreslere operasyon düzenlendi. Atölyeye çevrilen ev ile 2 adrese eş zamanlı baskın yapan ekipler, şemsiye ve benzeri aparatlar içerisine gizlenmiş kalem şeklinde silahlar, yurt dışı menşeli 6 ruhsatsız tabanca, 3 ruhsatsız av tüfeği, 141 adet 7.65 mm, 75 adet 9×19 mm ve 52 adet 6.35 mm çaplarında fişek ele geçirildi. Ayrıca polis uygulamalarında yakalanmamak amacıyla kitap görünümlü özel hazırlanmış zula, 8 şarjör, 62 kartuş, silah yapımında kullanılan çok sayıda alet ile kurusıkı tabancaları gerçek silaha dönüştürmede kullanılan ekipmanlara el konulurken, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınan 3 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakım karşısına çıkan şüphelilerden H.S. tutuklandı. Diğer 2 şüpheli hakkında ise adli işlemlerin sürdüğü bildirildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

——————

-Polis ekiplerinin yaptığı arama

-Aramalarda silah ve mühimmatın bulunması

Haber: Serhat YILMAZ/ERENLER (Sakarya), (DHA)

=============================================

18) POLİSİN ‘DUR’ İHTARINA UYMAYAN EHLİYETSİZ SÜRÜCÜYE 303 BİN LİRA CEZA

BURSA’nın İnegöl ilçesinde polisin ‘dur’ ihtarına uymayarak kaçan motosiklet sürücüsü, 5 kilometre süren takibin ardından motosikleti bırakarak yaya olarak kaçtı. Ehliyetsiz olduğu belirlenen sürücüye ve motosiklet sahibine çeşitli suçlardan toplam 303 bin lira idari para cezası uygulandı.

Olay, Sinanbey Mahallesi Zafer Caddesi üzerinde meydana geldi. İnegöl Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekiplerinin trafik uygulaması sırasında, ‘dur’ ihtarına uymayan 16 MA 5622 plakalı motosiklet sürücüsü kaçmaya başladı. Yaklaşık 5 kilometre süren sıkı takip sonrası sürücü, motosikletini bırakarak yaya olarak kaçtı. Yapılan kontrollerde motosikletin Muhammed H.’ye ait olduğu belirlendi. Olay yerine gelen motosiklet sahibi, motosikleti oğlu Abdulgani H.’nin (25) kullandığını söyledi. Sürücüye ‘dur’ ihtarına uymamaktan 200 bin lira, abart egzoz kullanmaktan 16 bin lira, sigorta ve muayenesiz araç kullanmaktan 7 bin lira, ehliyetsiz araç kullanmaktan 40 bin lira; motosiklet sahibine ise 40 bin lira olmak üzere toplam 303 bin lira idari para cezası uygulandı. Motosiklet 90 gün süreyle trafikten men edilerek otoparka çekildi (DHA)

Görüntü Dökümü

—————-

-Olay yerinden detaylar

-Ekiplerden detaylar

-Motosikletten detaylar

Haber-Kamera: Yavuz YILMAZ/İNEGÖL (Bursa), (DHA)

=============================================

19) KÖYDE KULLANDIĞI TRAKTÖRÜNE OTOYOLDA CEZA KESİLDİ, İCRALIK OLDU

DÜZCE’de köyde kullandığı traktörüne iki yıl önce Kuzey Marmara Otoyolu’nda 2750 lira ceza yazıldığını ve bundan dolayı icralık olduğunu öğrenen çiftçi Nihat Öztürk (60), “Cezayı ödediğim halde icra kalkmadı çok mağdurum” dedi.

Yığılca içesinde çiftçilik yapan Nihat Öztürk, köyde kullandığı 1970 model traktörünü kardeşine satmak için 2 ay önce notere gitti. Öztürk, noter işlemi sırasında 81 AE 104 plakalı traktörüne 2 yıl önce Kuzey Marmara Otoyolu’nda 2750 lira ceza yazıldığını ve hakkında icra işlemi başlatıldığını öğrenince şaşkınlık yaşadı. Trafik cezasını ödeyen Öztürk, İki aydır traktörün üzerindeki icranın kalkmaması nedeniyle satamadığını söyledi. Traktörünün otoyola çıkmadığı halde ceza yazıldığını savunan Öztürk, “2 yıl önce traktörüme ceza gelmiş bunu iki ay önce noterde öğrendim. Anlayamadığım bu traktör otobana çıkmadığı halde bu ceza nasıl geliyor neye dayanarak geliyor. Noterde durumu öğrendikten sonra cezayı ödedim. Cezayı ödediğim halde icra kalkmadı çok mağdurum” diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Traktörden detay

-Nihat Öztürk röp.

Haber-Kamera: Musa KESKİN/DÜZCE, (DHA)

=============================================

20) ORDU’DA ÇOCUKLARIN KAR KEYFİ

ORDU’nun Akkuş ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı sonrası kar kalınlığı yer yer 2 metreye ulaştı. Okulların tatil edilmesini fırsat bilen vatandaşlar, çocuklarıyla birlikte karın tadını çıkardı.

Akkuş ilçesinde yaklaşık 2 gün önce başlayan ve aralıksız devam eden kar yağışı, hayatı olumsuz etkilerken renkli görüntüled de oluşturdu. İlçe merkezinde kar kalınlığı 1,5 metreyi aşarken, yüksek kesimlerde bu rakam 2 metreye kadar ulaştı. Kar yağışının ardından beyaz örtüyle kaplanan ilçede, okulların da tatil edilmesini fırsat bilen çocuklar akşam saatlerinde kar topu oynayıp, karın tadını çıkardı.

Ailesiyle birlikte karın keyfini süren Süleyman Sağlam, “Yaklaşık 2 gün önce başlayan kar yağışı 1,5 – 2 metreyi buldu. Bizde keyifle tadını çıkarmaya çalışıyoruz. Okulların da tatil olmasıyla çocuklarımızla birlikte karın keyfini çıkarmaya çalışıyoruz” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————–

-Çocukların kar topu oynaması

-Bir çocuğun kar üzerinde gitar çalması

-Süleyman Sağlam’ın konuşması

Haber: AKKUŞ (Ordu), DHA

=============================================

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir