Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Gerçek kahramanlar üretenler ve emek harcayanlardır (2)

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Gerçek kahramanlar üretenler ve emek harcayanlardır (2)

📅 24.09.2026 22:46 🕐 55 dakika önce 💬 0 yorum 📰 DHA RSS
Yazı Boyutu
🖨 Yazdır / PDF
‘405 MİLYAR DOLARA YAKIN MAL VE HİZMET İHRACATIMIZ VAR’Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa'da TEKNOSAB Lojistik Park Temel Atma Töreni ve Hepsiburada İş Birliği Protokolü İmza Töreni’nin ardından Bursa Ticaret Sanayi Odası’nda iş insanlarıyla bir araya geldi. Yılmaz’a AK Parti Genel Başkan

‘405 MİLYAR DOLARA YAKIN MAL VE HİZMET İHRACATIMIZ VAR’

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bursa'da TEKNOSAB Lojistik Park Temel Atma Töreni ve Hepsiburada İş Birliği Protokolü İmza Töreni’nin ardından Bursa Ticaret Sanayi Odası’nda iş insanlarıyla bir araya geldi. Yılmaz’a AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve BTSO Başkanı İbrahim Burkay eşlik etti. Toplantıda iş insanlarına hitap eden Cevdet Yılmaz, geçen sene Türkiye’nin ihracatta 273 milyar doları aştığını hatırlatarak, “Bu sene de ihracat çabamızı sürdürüyoruz. Ancak şöyle bir kısıtla karşı karşıya kaldık. Ticaret ortaklarımız var bizim. Türkiye ihracatının yüzde 70'ini Avrupa Birliği ve MENA dediğimiz Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerine yapıyor. Bu sene Avrupa Birliği ve MENA dahil, diğer ticaret ortaklarımızı da ilave edelim buna, yüzde 90'ından fazla ihracatımızı yaptığımız ülkelerin bu sene büyümesi yüzde 1.6 sadece. Pazarlarımızdaki büyümenin oranı bu. Küresel büyüme yüzde 3 civarında bekleniyor, Türkiye'nin pazarlarındaki büyüme ise yüzde 1.6 seviyesinde. Bu ister istemez ihracatımız üzerinde bir baskı oluşturuyor. AB'nin bu sene büyüme beklentisi yüzde 1.2. MENA dediğimiz bölge, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da bırakın büyümeyi, bu sene eksi yarım puan küçülme bekleniyor, daralma bekleniyor. Böyle bir ortamdayız. Buna rağmen, bu küresel ortama, jeopolitik gerilimlere, pazarlarımızdaki daralmaya rağmen Ağustos ayı itibarıyla yıllıklandırılmış mal ihracatımız 280 milyar doları aştı, bütün bu şartlara rağmen. Hizmet ihracatını da katarsanız, hizmetleri bazen ihmal ediyoruz, bugün 125 milyar dolar hizmet ihracatı var Türkiye'nin. 280 milyar dolar mal ihracatı, 125 milyar dolar hizmet ihracatı topladığınızda 405 milyar dolara ulaşan bir mal ve hizmet ihracatımız var bu küresel konjonktüre rağmen. Yine sevindirici olan şöyle bir husus var: İhracatımız içinde orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payı 2024 yılında yüzde 40'mış bu pay, 2026'da bu sene, bu yüzde 44'e çıktı. Hem ihracatımızı arttırıyoruz hem de ihracatın niteliğini arttırıyoruz. Miktar bazında bakarsanız ihracatımız çok fazla artmıyor aslında. Hatta bir miktar, miktar bazında gerileme var. Ama kilogram başına kazancımız artıyor, değeri artıyor ihracatımızın. Dolayısıyla doğru istikamette devam ettiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim bu zorlu şartlara rağmen. Ben bu küresel ve bölgesel konjonktürde ülkemizi ihracatta bu hedeflere taşıyan tüm sanayicilerimizi, tüm ihracatçılarımızı gönülden tebrik ediyorum. Hepsine şükranlarımızı sunuyoruz” diye konuştu.

‘BÜTÇE AÇIĞIMIZ MAKUL SEVİYELERDE’

Türkiye’nin önünde büyük bir fırsat olduğunu dile getiren Cevdet Yılmaz, “Şimdi geldiğimiz noktada risklerimiz var ama aynı zamanda sağladığımız ilerlemeler var ve fırsatlar var önümüzde. Nedir en büyük fırsat? İstikrarsızlığın arttığı bir dünyada istikrarınızı korumak. En büyük mesele bu. Öngörülebilirliğin azaldığı bir dünyada öngörülebilirliğinizi korumak. Bugün neredeyse istikrarlı bir şekilde istikrarsızlık yaşayan bir ortamdayız, bir dünyadayız. Krizler artık istisna olmaktan çıktı neredeyse kural haline geldi. Pandemiden başlayın, işte yaşadığımız savaşlara varıncaya kadar. Dolayısıyla böyle bir ortamda istikrarınızı koruduğunuz sürece eskisinden daha avantajlı hale geliyorsunuz. Türkiye'de de çok şükür siyasi istikrar var, güçlü bir liderlik var, yetişmiş kadrolar var. Özellikle bu zor zamanlarda tecrübenin ve liderliğin önemi bir kat daha artmış durumda. Ekonomik temellerimiz de sağlam, kim ne derse desin. Bütçe açığımızın milli gelire oranı yüzde 3 civarında, bazen biraz altında bazen biraz üstünde. Büyük bir deprem yaşadığımız halde, bugünkü fiyatlarla, 2026 fiyatlarıyla 5,4 trilyon Türk lirası depreme harcama yaptığımız halde bütçe açığımızın milli gelire oranı oldukça makul seviyelerde. Dolar olarak söylersem bu yılsonu itibarıyla 104 milyar dolar deprem bölgemize harcamış olacağız. Buna rağmen bütçemiz sağlam, bütçe açığımızın milli gelire oranı son derece makul seviyelerde, dünyayla mukayese ettiğimizde de gayet olumlu bir noktadayız” ifadelerini kullandı.

‘CARİ AÇIK BU SENE 2,6’YA ÇIKABİLİR’

Cari açığın geçen yıla göre biraz daha arttığını belirten Yılmaz, “Cari açığımız geçen yıl yüzde 2'nin altına düşmüştü. Bu yıl savaşın etkisiyle petrol fiyatı arttı, enerji fiyatları arttı, biz de ithalatçı bir ülkeyiz, 2,6 seviyelerine kadar çıkabileceğini tahmin ediyoruz. Ama bu geçici bir yükseliş. Gelecek yıldan itibaren yine yüzde 2'nin altına geleceğini düşünüyoruz. Cari açığımız da gayet makul seviyelerde, yönetilebilir seviyelerde. Kur Korumalı Mevduat tasfiye edildi. Bir koşullu yükümlülükten kurtulmuş olduk. O dönem bir dönem, geçici olarak ihtiyaçtı; şu anda artık ihtiyacımız kalmadı ve sıfırlanmış durumda. Rezervlerimiz, Merkez Bankası rezervlerimiz hem brüt olarak hem net olarak oldukça iyi seviyelerde ve dış şoklara karşı bize korunak sağlayan bir durumda. Bankacılık sistemimiz yine çok güçlü, sermaye yeterlilik oranlarımız uluslararası gerekliliklerin oldukça üstünde, sağlam bir bankacılık yapımız var” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN MAKRO EKONOMİ TEMELİ SAĞLAM’

Tüm bu gelişmelere rağmen Türkiye’nin ekonomik temellerinin sağlam olduğunu dile getiren Cevdet Yılmaz, “Bütün bunlara baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Makroekonomik temellerimiz sağlam, Türkiye'nin ekonomik temelleri sağlam. Dönemsel sorunlar her zaman yaşanabilir. Özellikle bugünlerde sermaye piyasalarımızda belirli bir alanda, sermaye piyasalarımızın tümünde değil, kısıtlı bir alanında bir sorun yaşıyoruz. Bu yapısal bir sorun değil, ekonomimizin genelinden kaynaklanan veya sermaye piyasalarımızın genel yapısından kaynaklanan bir sorun değil; kısıtlı bir alanda yaşanan bir sorun. Bu soruna dönük olarak da gerekli müdahaleler yapılıyor. Hem idari olarak hem adli olarak gerekli müdahaleler yapılıyor. İnanıyorum ki bu müdahalelerin sonunda yapısı çok daha güçlenecek sermaye piyasalarımızın. Yapısal bir sorun yaşamıyoruz. Belli bir alana ilişkin, kısıtlı bir alana ilişkin bir sorun yaşıyoruz. O sorunu aşma yönünde de ciddi bir gayret içindeyiz. Bu sorunu aştığımızda sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecektir” dedi.

‘BU SENE YÜZDE 3,3 BÜYÜME BEKLİYORUZ’

Türkiye’nin büyüme oranları hakkında da bilgi veren Yılmaz, “Büyümemiz yine sağlıklı bir şekilde devam ediyor. Geçen yıl yüzde 3,6 büyümüştük. Bu sene bir miktar büyüme beklentimizi az önce bahsettiğim o tüm faktörlerle birlikte 3,3'e çekmiş durumdayız. Ama şunu ifade edeyim; sağlıklı bir büyüme yapımız var. Yine sevindirici bir haber, yatırımların büyümemize katkısı tüketimden daha fazla bir süredir böyle devam ediyor. Özellikle verimliliği arttırmaya dönük yatırımların bu dönemde hızlandığını görüyoruz. Bu da toplam faktör verimliliğine de yansıyor. Büyümemizde son dönemlerde bunun payının arttığını görüyoruz. Bu da sevindirici çünkü kalıcı bir şekilde büyüme potansiyelimizi yukarı taşıyor. Temel meselemiz ne? Enflasyon. Enflasyona yoğunlaşmış durumdayız. İnşallah enflasyondaki başarı çok daha istikrarlı, yüksek bir büyüme zeminini de oluşturacak” ifadesini kullandı.

‘SAVAŞTAN ETKİLENEN KALEMLER AZALDIKCA ENFLASYON DÜŞECEK’

Enflasyonun son dönemde yatay seviyeye geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Enflasyonla ilgili son dönemde bir yataylaşma var. İşte en son 31,5 gibi bir rakamımız var, son enflasyon rakamı. Bu yataylaşmanın analizini yaptığınız zaman, unsurlarına baktığınız zaman büyük oranda savaş kaynaklı kalemlerden geldiğini görüyoruz. İkisini ayrıştırdığımızda, savaştan etkilenen kalemlerle etkilenmeyen kalemleri ayrıştırdığımızda etkilenmeyen kalemlerin aşağı doğru gitmeye devam ettiğini, enflasyonun ana yönünün aşağı doğru olduğunu ama etkilenen kalemlerin geçici bir şekilde enflasyon oranını yataylaştırdığını görüyoruz. İnşallah bu etkiler kalktıkça enflasyonumuz aşağı doğru gitmeye devam edecek. Merkez Bankamızın yaptığı bir hesaba göre savaşın etkisi 7 puan civarında. O olmasaydı bugün işte 23, 24, 25 gibi rakamlardan bahsedecektik ve yıl sonunda da yüzde 21, 22 gibi rakamlar olacaktı. Finansal koşullar da buna göre şekillenecekti ve çok daha elverişli bir ortam olacaktı açıkçası. Ama bu kontrol edebildiğimiz bir mesele değil, bir etki var; bu geçici bir etki yine, konjonktürel bir durum, yapısal bir durum değil. Şunu ifade edebilirim, enflasyonla mücadele programımıza kararlı bir şekilde devam edeceğiz. Bundan hiç kimsenin tereddüdü olmasın. İstikametimiz doğru, ana çerçevemiz doğru, geçici etkilenmeler içerden, dışardan her zaman olabilir ama ben hep şunun altını çizerim; asıl olan programınızdır. Dışsal etkiler biraz geciktirebilir, biraz maliyetlerinizi etkileyebilir ama sizin programınız doğruysa eninde sonunda hedefinize ulaşırsınız. Biz de bu programı kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz. Genel finansal koşulları iyileştirme mücadelemizden, ana çerçevemizden vazgeçmeden selektif olarak, seçici olarak imalatçımızı, ihracatçımızı, KOBİ'lerimizi, esnafımızı, çiftçimizi; kısacası üretken kesimleri koruma gayreti içindeyiz. Ana politikamız budur” dedi.

‘TEKNOSAB’IN YANINA YERLEŞİM ALANLARI KURULMALI’

500 bin sosyal konut programını hükümet olarak başlattıklarını hatırlatan Yılmaz, konut konusunda merkezi hükümetin yanı sıra yerel yönetimlerin ve özel sektörün de destek vermesi gerektiğini söyledi. Nüfusun yüzde 20’sinin tek başına yaşadığını belirten Cevdet Yılmaz, “Böyle bir demografiye gelmiş durumdayız. Dolayısıyla konut politikalarımızı daha ucuz, daha nitelikli ama daha küçük ölçekli konut üretimini hem enflasyonla mücadele bakımından hem yeni demografik gerçeklerle yapmak zorundayız. Ben Bursa'da bu noktada biraz daha gayret olması gerektiğine inanıyorum. Mesela TEKNOSAB var; üretim alanlarıyla yaşam alanlarını orada buluşturmalıyız. Belki 50 bin-100 binlik bir alan düşünülmeli orada. Bir taraftan da Bursa'nın kendi iç kentsel dönüşümünü de destekleyecek şekilde Bursa'nın bize burada güç vermesini bekliyoruz. Gaziantep bence güzel bir örnek koyuyor ortaya. Geçtiğimiz gün gitmiştik, Organize Sanayi Bölgesi'nin hemen yakınında büyük bir yaşam alanı inşa ediyor. Belediyeler sosyal konut kampanyaları yürütüyorlar, bizim yaptığımıza ilave olarak. Dolayısıyla Bursa'dan da bu çabayı beklediğimizi ifade etmek istiyorum. Hem iş dünyamız kazansın, iş yapsın hem de halkımız daha ucuza, daha nitelikli konuta ulaşsın. Böylece yaşam standardı yükselsin.” dedi.

‘İSTİYORUZ Kİ KALICI HUZUR ORTAMI BÖLGEMİZE YAYILSIN’

'Terörsüz Türkiye' projesine de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yaptığımız bir hesaba göre doğrudan ve dolaylı maliyetleri 2,3 trilyonu buldu. Can kaybını saymıyorum, onun hesabı olmaz zaten, o en büyük kayıp. Bu vesileyle şehitlerimize de Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. Onlar sayesinde çok şükür bugün bu noktalara geldik, bu huzur ortamını yaşıyoruz. Ama istiyoruz ki biz bu kalıcı olsun bu huzur ortamı ve bölgemize de yayılsın. Ekonomik kaynaklarımızı birtakım emperyalist güçler gelip bu bölgenin kaynaklarını alıp götürmesin. Etnik kimlikler üzerinden, inanç kimlikleri üzerinden insanları çatıştırıp bölgemizin kaynaklarını alıp götürmesinler, sömürmesinler. Bu bölgenin kaynaklarını bu bölgenin insanları kullansın. Bu bölgenin insanının refahı artsın. Suriyeli kullansın Suriye'nin kaynağını, Iraklı Irak'ın kaynağını kullansın ve zenginleşsin, refah düzeyi yükselsin. Bölgemizin huzuru ve refahı artsın. Bunun için gayret ediyoruz ve inşallah bu farklı kimliklerin barış içinde, huzur içinde, demokrasi içinde bir arada yaşadığı; milli birliğimizin, beraberliğimizin pekiştiği bir ortamda kaynaklarımızı kalkınmaya ve demokrasiye yoğunlaştırarak yolumuza devam edeceğiz.”

Mehmet İNAN- Cennet PORSUK- Kutay SALİ/ BURSA, (DHA)-

FOTOĞRAFLI

Avrupa Boks Şampiyonası'nda dereceye giren milliler madalyalarını aldı
Sıradaki Haber
Avrupa Boks Şampiyonası'nda dereceye giren milliler madalyalarını aldı
Etiketler: #Bursa #Politika

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

💬 Yorumlar 0

💬 Yorum Yap (üyeliksiz — yorumunuz onaylandıktan sonra görünür)
Üye girişi yap →
💭

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlgili Haberler