Bakan Bolat, AB ülkelerinin Ankara büyükelçileri ile bir araya geldi
ANKARA, (DHA)- TİCARET Bakanı Ömer Bolat, Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Aivo Orav'ın ev sahipliğinde, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Ankara büyükelçileri ile kentte bir araya geldi.
Nisan ayında Ticaret Bakanlığı'nda gerçekleştirilen toplantının devamı niteliğindeki görüşmede; Türkiye-AB ticari ve ekonomik ilişkilerinin mevcut durumu, Avrupa Birliği’nin 'Made in EU' politikaları kapsamında hazırlanan Sanayi Hızlandırma Yasası taslağı, Gümrük Birliği’nin işleyişi ve iş dünyasının karşı karşıya kaldığı ticari engeller değerlendirildi.
'TÜRKİYE-AB EKONOMİK ENTEGRASYONU STRATEJİK BİR NİTELİK TAŞIYOR'
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, toplantıda yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik entegrasyonun derin ve stratejik niteliğine dikkat çekti. Türkiye ile AB arasındaki ikili ticaret hacminin 2025 yılında 233 milyar dolar ile tarihi bir seviyeye ulaştığını belirten Bakan Bolat, Türkiye’nin geçen yıl toplam ihracatının yüzde 43’ünü AB ülkelerine gerçekleştirdiğini, ithalatının ise yüzde 32’sini AB ülkelerinden yaptığını ifade etti. Bakan Bolat, ayrıca, Türkiye’deki doğrudan yabancı yatırım stokunun yaklaşık yüzde 62’sinin Avrupa şirketlerinden kaynaklandığını vurgulayarak, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin karşılıklı bağımlılık ve güçlü entegrasyon temelinde ilerlediğini belirtti.
'TÜRKİYE’NİN AB DEĞER ZİNCİRLERİNDEKİ KONUMU KORUNMALI'
Avrupa Komisyonu'nun Sanayi Hızlandırma Yasası taslağına ilişkin Türkiye’nin değerlendirmelerini de paylaşan Bakan Bolat, Türkiye’de üretilen araç ve parçaların birlik menşei kapsamında tam olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. AB tarafından otomotiv sektörüne yönelik montaj şartı, kurumsal filo destek programları ve karbondioksit emisyon uyum mekanizmaları gibi alanlarda Türkiye’nin kapsam dışında bırakılmasının, 30 yılı aşkın süredir Gümrük Birliği çerçevesinde oluşan ve iki tarafın sanayilerini birbirine bağlayan entegre değer zincirlerini zayıflatabileceğine dikkat çeken Bakan Bolat, Türkiye’nin beklentisini şu sözlerle dile getirdi:
"Talebimiz Türkiye için ayrıcalıklı muamele değildir. Talebimiz, Türkiye’nin eşsiz konumunun ve AB ile 30 yıllık Gümrük Birliğimizden doğan hakların tanınmasıdır."
'AB-TÜRKİYE OTOMOTİV TİCARETİ 54,3 MİLYAR AVROYA ULAŞTI'
Otomotiv sektörünün Türkiye-AB ticaret ve yatırım ilişkilerinin merkezinde yer aldığını belirten Bakan Bolat, iki taraf arasındaki otomotiv ticaretinin 54,3 milyar avro seviyesinde bulunduğunu ve toplam ikili ticaretin dörtte birinden fazlasını oluşturduğunu ifade etti. Bakan Bolat, söz konusu ticaretin iki taraf açısından dengeli bir yapı sergilediğine de dikkat çekerek, Türkiye ve AB arasındaki otomotiv değer zincirlerinin karşılıklı bütünleşmiş yapısının korunmasının önemini vurguladı.
'TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİNDE SOMUT ÇÖZÜMLER ÜRETİLMELİ'
Toplantıda Türk iş dünyasının AB pazarında karşılaştığı ticari engeller de gündeme geldi. Bakan Bolat, iş insanlarının karşı karşıya kaldığı uzun ve zorlu vize süreçleri ile ticareti doğrudan kısıtlayan kara yolu geçiş kotalarının, Gümrük Birliğinin gerçek potansiyeline ulaşmasını zorlaştırdığına dikkat çekti. Türkiye’nin kamu alımları piyasalarının karşılıklı olarak açılmasına yönelik mütekabiliyet esasındaki adımlarını da hatırlatan Bakan Bolat, bu konuların yanı sıra Türkiye-AB ticari ve ekonomik ilişkilerinin gündemindeki diğer önemli başlıkların, 13 Ekim 2026 tarihinde Brüksel’de AB Komisyonu Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic ile eş başkanlık yapacağı Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu (YDTD) toplantısının ana gündem maddelerini oluşturacağını belirtti. Bakan Bolat, söz konusu toplantının Türkiye-AB ticari ve ekonomik ilişkilerinde yapıcı ve somut çözümler geliştirilmesi açısından önemli bir fırsat teşkil ettiğini belirtti.
2026 YILINDAKİ ÜST DÜZEY TEMASLAR DEĞERLENDİRİLDİ
Görüşmede ayrıca, 2026 yılı boyunca AB üyesi ülkelerle gerçekleştirilen Karma Ekonomik ve Ticaret Komitesi (JETCO) toplantıları ile üst düzey temaslar değerlendirildi. Bakan Bolat, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin karşılıklı çıkar ve ortak kazanım temelinde daha da derinleştirilmesinin önemine işaret ederek, "AB, küresel rekabet gücünü ancak Türkiye gibi yakın ve güvenilir ortaklarıyla entegrasyonunu ve ilişkilerini derinleştirerek başarabilir" dedi. (DHA)



