İYİ Parti’li Yaşar, öğretmen atamalarındaki şaibe iddiaları meclise taşıdı

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar "ÖTELENEN KREDİLERİN FAİZİNİ DEVLET ÖDEMELİ" İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, "Salgın sonrası kredi borcu olan vatandaşlar için sunulan 'kredi ötelemesi'nin şekli, vatandaşa iyilik değil kötülüktür. Faiziyle ötelenen kredilerin vatandaşa ne hayrı olacak. Ötelenen kredilerin faizini devlet ödemeli" dedi. Yaşar, virüs salgını sonrası oluşan ekonomik krizde, vatandaşa sunulan paketlerin bir kısmının, ilerleyen zamanda vatandaşa daha büyük sıkıntılar yaşatacak nitelikte olduğunu söyledi. Korona virüs salgınının yayılmasıyla milyonlarca insanın mağdur olduğunu, bunlardan bir kısmının da kredi borcu olan vatandaşlar olduğunu vurgulayan Yaşar, "Salgın sonrası binlerce iş yeri zorunlu olarak kapılarına kilit vurdu. Yüzbinlerce çalışan gelir kaybına uğradı. Ekonomik anlamda büyük bir kısmı olumsuz etkileyen bu süreçte en çok da kredi borcu olanlar sıkıntıya düştü. Sonra ne oldu? Kredi borcu olanlara öteleme diye bir paket açıklandı. Açıklandı da içi boş ve ilerleyen dönemde daha büyük krizlere yol açacak nitelikte bir paket. Öteleme yapanlar sadece kamu bankaları ve onlarda ötelemeye faiz uygulayarak yapıyorlar bu işi. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Vatandaş zaten bir krizle mücadele ediyor. Ötelenen krediden madem faiz alacaksınız, bunu bir hizmetmiş gibi sunmak hangi akla hizmet. Bu milletin aklıyla dalga geçmekten vazgeçin artık" dedi. "İHRACAT HEDEFLERİNDEN BAHSETMEK HAYAL OLDU" "Artık ülkemizde ihracat hedeflerinden bahsetmek hayal oldu, üretim hedeflerinden bahsetmek hayal" diyen Yaşar, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: "Evet, hayal oldu; ama devlet de tam bugün için var. Özellikle üretim yapan müesseselere, işini kaybeden insanlara devlet yanında olduğunu göstermek zorunda. Özellikle hizmet sektörünün ciddi manada kayıpları var. Bunlara faizli kredi vermek yerine, bunlara kredi açmak yerine ciddi manada ekonomik yardım yapmamız gerekiyor. "KREDİ İÇİN ARANAN ŞARTLAR İNANILIR GİBİ DEĞİL!" Şimdi ha bire ekonomik paket açıklanıyor. Açıkladığınız 100 milyar TL limit. Bunun 'göreceksiniz' önemli bir kısmı yine bilinen mevcut insanların kredilerini ertelemekten öte olmayacak. Kaldı ki bu kredileri almak için bile hâlâ inanılmaz şartlar konuluyor. "ÖZEL BANKALAR NEREDE!" Bugün hepimiz devlet tarafına bakıyoruz. Özel bankalarının sesini hiç duydunuz mu? Bugün içinde bulunduğumuz şartlar altında özel bankalara bir bakın bakalım, hiçbir paket açıkladığını duydunuz mu, hiçbir faiz oranı açıkladığını duydunuz mu, hiç kredi kartlarıyla ilgili bir yapılanma yaptığını duydunuz mu? Ben gelmeden önce, birkaç bankayı aradım, söyledikleri şu: "Kendi kullandıkları faiz oranı çerçevesinde üç ay süreyle erteliyoruz veyahut da ertelediğimiz miktarı son taksitlerine ilave ediyoruz." Hangi faiz oranıyla? "Krediyi kullandığı faiz oranı neyse, aynı faiz oranı şartlarında ertelemeler yapıyoruz." Devletin de bugün yapmaya çalıştığı bu. Kullanılmış kredileri, belli bir faiz oranıyla, özel sektör bankaları kendi belirlediği faiz oranlarına göre, devlet de bir miktarını sübvanse etmek kaydıyla belli oranlara geri çekmeye çalışıyor. "ÜÇ AY SONRA NE OLACAK?” Değerli arkadaşlar, burada faiz ödemeleriyle, bu kredileri yapılandırmayla bizim vatandaşımızı, esnafımızı ancak geçici olarak rahatlatmış oluruz. Yani bu ertelemeden sonra; üç ay sonra, dört ay sonra da göreceksiniz Türkiye'de ekonomik meseleler, iflas eden esnaflar, evine ekmek götüremeyen yüzlerce işsiz insanla karşılaşacağız. “KREDİ FAİZLERİNİ DEVLET ÖDEMELİ" Devlet sosyal devlettir, burada karşılıksız yardım yapması gerekiyor, bu kredilerin faizlerini kendisi ödemek üzere yapılandırması gerekiyor.

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar; 3 Aralık 2021 tarihinde yapılan 750 engelli öğretmen atamasındaki şaibe iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı.

Yaptığı açıklama öğretmen olabilmek için gerekli şartların başında formasyon eğitimi almak olduğunu hatırlatan Bedri Yaşar; 3 Aralık tarihinde yapılan 750 kişilik engelli öğretmen atamalarında formasyon eğitimi almamış öğretmen adaylarının ataması yapıldığı iddialarını verdiği soru önergesi ile Millî Eğitim Bakanı Sayın Mahmut ÖZER’ e sordu.
Bedri Yaşar konuya ilişkin; “; 3 Aralık tarihinde yapılan atamalarda formasyon eğitimi almamış kişilerin olduğu bilgisi bizlere ulaşmaktadır. Konuya ilişkin atanamayan öğretmen adaylarımızın sürekli Millî Eğitim Bakanlığını aradıkları, ancak sağlıklı bilgiye ulaşamadıkları tarafımıza iletilmiştir. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmamıştır. Yine atanamayan öğretmen adaylarımız tarafından; MEB memurları ile yapılan görüşmelerde formasyonsuz atamaların olduğu kabul edildiği iddia edilmektedir. Bu memurların yaptığı açıklamada İlk başta formasyonsuz 12 kişinin atmasının belirlendiği, ardından düzeltmenin yapıldığı ;12 kişinin ardından da 4 kişinin daha formasyonsuz olarak atandığı iddia edilmektedir. Daha bu şekilde kaç formasyonsuz atanmış olup; MEB tarafından tespit edilen kişi iddiası var bilinmiyor.” açıklamasında bulundu.

Atanamayan ve haklarını arayan engelli öğretmenlerin Sesi olan Bedri Yaşar; iddialar ilişkin şu soruları sordu:
*Millî Eğitim Bakanlığı formasyonsuz engelli öğretmen atamaları iddialarına ilişkin bir açıklama yapacak mıdır?
* Formasyonsuz olup ataması yapılan 16 kişiye ilişkin sonradan düzeltme yaparak bunların yerine formasyonluların atandığı iddiaları doğru mudur?
*Bilinen 16 kişi dışında başka tespit edilen formasyonsuz atama var mıdır? Varsa kaç kişidir?
*Formasyonsuz atamalar nasıl gerçekleştirilebilmiştir?
*Bakanlığınız nezdinde Formasyonsuz atamaları yapan memurlar ve bürokratlar için herhangi bir denetim süreci başlatılmış mıdır? Ya da bir hukuki süreç başlatılmış mıdır?
*MEB memurları tarafından yapılan bu düzeltmeler nasıl ve neye göre gerçekleştirilmiştir?
*Düzeltme sonrası belirlenen taban puanlar hale hazırda resmi sitenizde belirtilmemiştir. Bunu ne zaman yayınlamayı düşünüyorsunuz? dedi.

Bu Yazıyı Paylaş