Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TÜİK ziyaretine ilişkin olarak “Bir insan davet edilmediği yere gidemez. Devletin kurumları senin şamar oğlanın değil. Buralar ciddi kurumlardır, senin gibi ciddiyetsiz değil.” açıklamasını yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Siirt’te yapımı tamamlanan projelerin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, spordan sosyal hizmetlere her alandaki altyapımızı, insanımızın hak ettiği hizmetleri alabileceği seviyeye getirdik. Şimdi de, bu güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde, Türkiye’yi dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına dâhil etmek için yeni bir atılım başlattık” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen Zarova Köprüsü, Şirvan Barajı ve HES, Lineer Metal Çinko Üretim Tesisi ile yapımı tamamlanan diğer projelerin açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 33 aylık bir aranın ardından tekrar Siirt’te olmaktan, Siirtliler ile kucaklaşmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.
“ÜLKEMİZİN BAŞINA TOPLANAN BASKI VE ZULÜM BULUTLARINI SİZİNLE BERABER DAĞITTIK”
Milletin, AK Parti’yi iktidara getirdiğinde kendilerinden bu engelleri aşmasını beklediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları bildirdi: “Evet, Allah’ın yardımı ve sizlerin desteğiyle adım adım bu engellerin üstesinden geldik. Fakat bu CHP’nin, maalesef ana muhalefetin başında bir zat var. Bu zat, Merkez Bankasından randevu istiyor. Merkez Bankası ona göre bağımsız değil ya ve Merkez Bankası, bu beyefendiye randevu veriyor. Gidiyorlar Merkez Bankasından brifing aldıktan sonra dışarı çıkıp Merkez Bankasının aleyhinde konuşmaya başlıyor. Hani bağımsız değildi? Bak sana randevu verdiler. Fakat bunlarda edep, adap yok. Dün de Türkiye İstatistik Kurumuna, randevu filan almadan gitmek istedi. Türkiye İstatistik Kurumu da buna randevu vermedi. Gittiler İstatistik Kurumu’nun önünde bir genel başkan gösteri yapıyor. İnsan utanır. Bir insan, davet edilmediği yere gidemez. Devletin bu kurumları senin şamar oğlanın değil. Buralar, ciddi kurumlardır. Senin gibi ciddiyetsiz değil. Ne oldu? Randevu vermediler ve randevusuz olarak gidip kapıda gösteri yaptı.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bak Bay Kemal, bundan sonra da devletin kurumlarına böyle randevusuz gidilemeyeceğini öğren, bunları bileceksin. Sen, terör örgütleriyle omuz omuza gidebilirsin, onlara randevusuz gidebilirsin ama devletin kurumları ciddidir, buralara öyle rastgele gidemezsin ve gidemeyeceksin de. Devletin kurumları zaten yapmaları gereken açıklamaları sürekli olarak yapıyorlar” diye ekledi.
Alanda bulunanların “Dik dur eğilme, bu millet seninle” şeklindeki sloganına Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç merak etmeyin, biz dimdik ayaktayız. Yeter ki siz bize bu gücü verin ve biz de bunula beraber yola devam edelim. Ülkemizin başına toplanan baskı ve zulüm bulutlarını sizinle beraber birer birer dağıttık. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan enerjiye, spordan sosyal hizmetlere her alandaki altyapımızı, insanımızın hak ettiği hizmetleri alabileceği seviyeye getirdik. Şimdi de, bu güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde, Türkiye’yi dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasına dâhil etmek için yeni bir atılım başlattık” cevabını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mücadeleyi tıpkı daha önceki demokrasi, hak, özgürlük, kalkınma alanlarındaki mücadeleler gibi milletin tamamı için verdiklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençleri çok sevdiğini ve onların TEKNOFEST gençliği olarak yapay zekâyı oluşturacağını söyleyerek, “Bay Kemal’in dediği gibi değil, evelallah siz AK Parti’nin yeni dizayn ettiği ve ileri sürdüğü TEKNOFEST gençliği olarak inşallah geleceğe hazırlanıyorsunuz. Ben sizin gözlerinizden bunu okuyorum” diye konuştu.
“ÇIKTIĞIMIZ BU YOLDA TEK GÜVENCEMİZ MİLLETİMİZİN DESTEĞİDİR”
Şimdiye kadar yaptıkları hizmetler ve ortaya koydukları eserler gibi yeni dönemdeki atılımlardan da istisnasız insanların tamamının yararlanacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çıktığımız bu yolda tek güvencemiz Allah’ın yardımı ve aziz milletimizin desteğidir. Elbette herkes destek vermek mecburiyetinde değildir ama hiç olmazsa köstek olunmamasını beklemenin de hakkımız olduğunu düşünüyorum. Maalesef birilerinin tek işi, tek gücü, tek mesaisi ülkemize kazandırdığımız her eseri ve hizmeti engellemeye çalışmak olmuştur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) dünyada ilk 20’de yer alan bir kuruluş olduğunu vurgulayarak, “Geçmişleri milletimizin inancına, kültürüne, tarihine, değerlerine karşı uyguladıkları faşizan baskılarla dolu bir kesim var. Üstelik bunların ‘Bu da bizim hizmetimizdir’ diye gösterebilecekleri tek dikili ağaçları, inşa ettikleri tek bir eserleri, insanların hayatını kolaylaştıran tek bir adımları yoktur” ifadelerini kullandı.
CHP’nin hem merkezi hem sembolü olduğu bu zihniyetin arsızca ortada dolaşarak siyaset adı altında milleti ve devleti tahkir edecek işler yaptığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “CHP’nin başındaki zat da siyasette bize gücü yetmeyince anayasa ve yasalar dışında hareket etme, dolayısıyla kendisine mukabele imkânı olmayan devlet memurlarına saldırmaya başladı. Öğretmenlere saldırıyor. Kılıçdaroğlu’nun kendi partisinde kliklere, hiziplere dişi geçmiyor ama memurlara çemkirmeyi iyi biliyor. Bunun adı siyaset değildir. Siyaset yanına topladığın azgın bir güruhla Merkez Bankası, TÜİK gibi kamu kurumlarını basmak, ağzından köpükler saçarak memurlara hakaret etmek hiç değildir. Siyaset er meydanında, kendi mecrasında yürütülür. İşte siyaset burada.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bugün Mersin’de miting yaptığını hatırlatarak şunları söyledi: “Mersin’de bu kadar kalabalık toparlayamadı. Çünkü burası Siirt. Diyor ki ‘Bize daha büyük alan verilseydi orayı doldururduk’ Şu anda topladığın kalabalık ortada. Resmî rakamlar elimizde. İşte bak Siirt burada. Buradan Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum, bırak kamu kurumlarını basıp memurları tehdit etmeyi de siyaset meydanında çık karşımıza. Tabii bu işler kaset kumpasıyla genel başkanlık koltuğuna oturmaya benzemez. Gerçi bu zat sürekli yalan söyleyerek, sürekli iftira atarak sürekli çark ederek siyaseti de kirletiyorlar. Hiç değilse orada biz kendisine hak ettiği cevabı verme imkânına sahibiz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Siyasette bu zat, aslında bizim sıkletimiz değil. Genel başkan olduğu günden beri tek bir seçimi bile kazanamayarak bunu ortaya koydu. Üstelik kaybettiği her seçimin ardından ‘gereğini yapacağım’ dediği hâlde hâlâ pişkince orada oturmaya da devam etmiştir. Buna rağmen kendisini asıl mücadele alanına çağırıyorum. Kılıçdaroğlu’nun kendi partisi içindeki meselesi bizi ilgilendirmez ama milletimizin değerlerine saldırı, ülkemizin çıkarlarına zarar verirse karşısında bizi bulur. Aynı şekilde polisiyle askeriyle hâkim, savcısıyla memurumuza işçimize, iş insanımıza, esnafımıza, çiftçimize, muhtarımıza sataşırsa karşısında yine bizi bulur. Gitsin kendi çöplüğünde eşelensin. Bu ülkenin tertemiz insanlarına, çalışanlarına, üretenlerine bulaşmasın” dedi.
“TÜRKİYE, 70 YILLIK DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE TARİHİNİN EN ÜST SEVİYESİNDE BULUNUYOR”
Ülkeyi tarihinin en kritik ekonomik atılımına hazırlamak için her türlü riski aldıklarını, yedi düvele meydan okuduklarını ve gece gündüz çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun küçük şovlarla siyasi çıkar peşinde koştuğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaseti çirkeflik sananların ülkeye de millete de hayrı dokunmayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Biz, diyoruz ki ‘Ülkeyi yatırımla, istihdamla, ihracatla büyüteceğiz’ Bunların yanında varsa kim var? Terör örgütünün beslediği malum parti var. Bunların varsa daha iyi bir alternatifleri söylesinler, onu tartışalım. Ülke ve millete söyleyecek sözünüz yoksa bırakın devletin memuruyla uğraşmayı, bırakın size oy vermeyen herkese hakaret etmeyi. Düşünün ‘gayri millî’ diyor. Kime? Erdoğan’a oy verene. Erdoğan’a bu milletin yüzde 52’si oy verdi. Sen kimsin de Erdoğan’a oy verenlere ‘gayri millî’ diyorsun. Adama ne derler, ‘hadi oradan, hadi oradan’ Sen önce seçim kazanma nedir bunu öğren. Bunu bilmeyenden herhangi bir şey olmaz. Bırakın yeminli Türkiye düşmanlarına göz kırpmayı, bırakın yalan yanlış bilgilerle töhmet altına sokmayı, bırakın üç kuruşluk siyasi kar hesabı için memlekete çeyrek asır kaybettirecek zararlar vermeyi.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunların daha siyasette kimlerle yürüdüklerini açıkça söylemeye cesaretleri yok. Terör örgütünün beslemeleriyle beraber yürümüyorlar mı? Bir yanlarına terör örgütünün güdümündeki partiyi almışlar, bir yanlarına hala kendini tanımakta zorlanan bir başka partiyi almışlar, arkalarına da kırık dökük kim varsa takmışlar, ülkeyi tek parti faşizmine sürüklemeye çalışıyorlar. Ortada ne demokrasi ne hak ve özgürlükler ne ekonomi dış politika konusunda herhangi bir program yok. Sadece lafügüzaf var, sadece laklak var, sadece ucuz kabadayılık var. Soruyorum size, bu kadar vizyonsuz, bu kadar çapsız, bu kadar küçük, hesapçı bir ekip ülkenin bölgesel ve küresel düzeydeki çıkarlarını nasıl savunacak? Hepsini de üç günde şamar oğlanına çevirirler. Gerçi milletimiz, her seçimde bunları şamar oğlanına çeviriyor ama anlamazlıktan gelip işlerine bakıyorlar. Hep söylediğim gibi Türkiye’nin en büyük sorunu işte bu çapsız muhalefet anlayışıdır. İnşallah 2023 seçiminde milletimiz bunlara nihai derslerini verecek.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 70 yıllık demokrasi mücadelesinde tarihinin en üst seviyesinde bulunduğunu ve asırlara sari kalkınma mücadelesinin en güçlü altyapısına sahip olduğunu söyledi.