SON DAKİKA
Özel’den Bahçeli’ye emekli maaşı çağrısı: “Buyursun versin, iki elimizle destekleyelim” • Bakan açıkladı: 3000 personel alım sonuçları açıklandı • Galatasaray 0 Fenerbahçe 2! Süper kupa Fenerbahçe’nin oldu • Trafik cezalarını artıran teklifin ilk iki maddesi geçti • Eski belediye başkan yardımcısı, bıçaklı saldırıda öldürüldü

Milletvekili Yaşar: Kamyoncu ve nakliyeci esnafı zor durumda

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar "ÖTELENEN KREDİLERİN FAİZİNİ DEVLET ÖDEMELİ" İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, "Salgın sonrası kredi borcu olan vatandaşlar için sunulan 'kredi ötelemesi'nin şekli, vatandaşa iyilik değil kötülüktür. Faiziyle ötelenen kredilerin vatandaşa ne hayrı olacak. Ötelenen kredilerin faizini devlet ödemeli" dedi. Yaşar, virüs salgını sonrası oluşan ekonomik krizde, vatandaşa sunulan paketlerin bir kısmının, ilerleyen zamanda vatandaşa daha büyük sıkıntılar yaşatacak nitelikte olduğunu söyledi. Korona virüs salgınının yayılmasıyla milyonlarca insanın mağdur olduğunu, bunlardan bir kısmının da kredi borcu olan vatandaşlar olduğunu vurgulayan Yaşar, "Salgın sonrası binlerce iş yeri zorunlu olarak kapılarına kilit vurdu. Yüzbinlerce çalışan gelir kaybına uğradı. Ekonomik anlamda büyük bir kısmı olumsuz etkileyen bu süreçte en çok da kredi borcu olanlar sıkıntıya düştü. Sonra ne oldu? Kredi borcu olanlara öteleme diye bir paket açıklandı. Açıklandı da içi boş ve ilerleyen dönemde daha büyük krizlere yol açacak nitelikte bir paket. Öteleme yapanlar sadece kamu bankaları ve onlarda ötelemeye faiz uygulayarak yapıyorlar bu işi. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Vatandaş zaten bir krizle mücadele ediyor. Ötelenen krediden madem faiz alacaksınız, bunu bir hizmetmiş gibi sunmak hangi akla hizmet. Bu milletin aklıyla dalga geçmekten vazgeçin artık" dedi. "İHRACAT HEDEFLERİNDEN BAHSETMEK HAYAL OLDU" "Artık ülkemizde ihracat hedeflerinden bahsetmek hayal oldu, üretim hedeflerinden bahsetmek hayal" diyen Yaşar, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: "Evet, hayal oldu; ama devlet de tam bugün için var. Özellikle üretim yapan müesseselere, işini kaybeden insanlara devlet yanında olduğunu göstermek zorunda. Özellikle hizmet sektörünün ciddi manada kayıpları var. Bunlara faizli kredi vermek yerine, bunlara kredi açmak yerine ciddi manada ekonomik yardım yapmamız gerekiyor. "KREDİ İÇİN ARANAN ŞARTLAR İNANILIR GİBİ DEĞİL!" Şimdi ha bire ekonomik paket açıklanıyor. Açıkladığınız 100 milyar TL limit. Bunun 'göreceksiniz' önemli bir kısmı yine bilinen mevcut insanların kredilerini ertelemekten öte olmayacak. Kaldı ki bu kredileri almak için bile hâlâ inanılmaz şartlar konuluyor. "ÖZEL BANKALAR NEREDE!" Bugün hepimiz devlet tarafına bakıyoruz. Özel bankalarının sesini hiç duydunuz mu? Bugün içinde bulunduğumuz şartlar altında özel bankalara bir bakın bakalım, hiçbir paket açıkladığını duydunuz mu, hiçbir faiz oranı açıkladığını duydunuz mu, hiç kredi kartlarıyla ilgili bir yapılanma yaptığını duydunuz mu? Ben gelmeden önce, birkaç bankayı aradım, söyledikleri şu: "Kendi kullandıkları faiz oranı çerçevesinde üç ay süreyle erteliyoruz veyahut da ertelediğimiz miktarı son taksitlerine ilave ediyoruz." Hangi faiz oranıyla? "Krediyi kullandığı faiz oranı neyse, aynı faiz oranı şartlarında ertelemeler yapıyoruz." Devletin de bugün yapmaya çalıştığı bu. Kullanılmış kredileri, belli bir faiz oranıyla, özel sektör bankaları kendi belirlediği faiz oranlarına göre, devlet de bir miktarını sübvanse etmek kaydıyla belli oranlara geri çekmeye çalışıyor. "ÜÇ AY SONRA NE OLACAK?” Değerli arkadaşlar, burada faiz ödemeleriyle, bu kredileri yapılandırmayla bizim vatandaşımızı, esnafımızı ancak geçici olarak rahatlatmış oluruz. Yani bu ertelemeden sonra; üç ay sonra, dört ay sonra da göreceksiniz Türkiye'de ekonomik meseleler, iflas eden esnaflar, evine ekmek götüremeyen yüzlerce işsiz insanla karşılaşacağız. “KREDİ FAİZLERİNİ DEVLET ÖDEMELİ" Devlet sosyal devlettir, burada karşılıksız yardım yapması gerekiyor, bu kredilerin faizlerini kendisi ödemek üzere yapılandırması gerekiyor.

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, ülkemizde sık sık artan akaryakıt fiyatlarının kamyoncu ve nakliyeci esnafının en büyük sorunlarından birisi haline geldiğine işaret ederek, “ Ayrıca yetki belgesi, vergi ve yüksek akaryakıt fiyatları bu kesimde kazancı iyice düşmüştür. Yaşanan pandemi ile birlikte, kamyoncu ve nakliyeci esnafı adeta işsiz hale gelmiştir” dedi. 

Ülkemizde özellikle yurtiçi taşımacılığın neredeyse yüzde 90’lık bölümünün kamyoncu ve nakliyeci esnafı tarafından yapıldığına da dikkat çeken İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Bu sektörde çalışan yüz binlerce kişi bulunmakta ve bu kesimden kazandıkları para ile evine ekmek götürmektedir. Kamyoncu ve nakliyeci esnafının genellikle büyük bir kısmı araçlarını taksitle ve borç karşılığı almakta ve kazandıkları paralarla bu borçlarını ve taksitlerini ödemektedir.  Kamyoncu ve nakliyeci esnafı işsiz kaldıklarında, bu ödemeler aksamakta ve aynı zamanda da eve ekmek götürmeleri zorlaşmaktadır.

Kamyoncu ve nakliyeci esnafı için trafiğe çıkmak pahalı akaryakıtın yanında ayrı bir yük ve masraf haline gelmiştir. Esnaflarımız, kullandıkları bu araçlar için Ticaret ve Sanayi Odaları aracılığıyla Karayollarından K-1 ve K-2 Belgesi almak zorunda kalmaktadır. 

Nakliyeci Esnafı Dert Küpü

Nakliyeci esnafı için zorunlu hale getirilen K-1 ve K-2 belgesinin 2019 yılında 10 bin TL olan fiyatı 2020 yılında 15 bin TL’ye yükselmiştir. Nakliyeci esnafı dert küpüne dönmüştür. Ayrıca, bu esnaflarımız bu belgelerin dışında çok sayıda belgeyi de trafikte yanlarında bulundurmak zorunda bırakılmıştır.

Yüksek Cezalar Ödüyorlar

Nakliyecilerimizin, bu belgeler yanlarında olmadan ne yazık ki trafiğe çıkma, yük ve yolcu taşıma imkânları bulunmamaktadır. Bu belgeleri yanlarında bulundurmadan araçları ile trafiğe çıkan kamyoncularımıza ve nakliyecilerimize çok büyük cezalar kesilmektedir. Eksik belge ile trafik kontrolünde yakalanan nakliyeci esnafına 2020 yılında 2 bin 300 TL, kantar geçiş noktasında yakalananlara da 7 bin TL civarında ceza kesilmektedir.

Nakliyeci esnafımız, muayene konusunda da önemli sıkıntılar yaşamaktadır. 180 gün içinde muayene yaptıramayan nakliyeci esnafının hem K-1 hem de K-2 belgesi iptal edilmektedir. Nakliyeci esnafı iptal edilen bu belgeleri yeniden çıkarmak için yeni masraf yapmak zorunda bırakılmaktadır. 

Ayrıca bütün bunların yanında her türlü ödemeye kredi kartı ve taksit imkânı getirirken gerek K-1 belgesi, gerekse K-2 belgesi için ne kredi kartı ne de taksit imkanı getirilmemiştir. Bu belgeler peşin paralar karşılığında esnafa verilmektedir. 

Yüksek KDV’den vazgeçilsin

Yine nakliyeci esnafı, bir dönem taksici esnafına yönelik uygulanan ÖTV muafiyetinden de yararlandırılmamıştır. Kademeli olarak 25, 20 ve 10 yılını dolduran nakliyeci esnafı araçlarını yenilemek için ÖTV muafiyeti beklemektedir.  Nakliye sektörü için kullanılan yüzde 18’lik KDV oranları da çok yüksektir. Bu yüksek KDV oranları daha aşağılara çekilerek kamyoncu ve nakliyeci esnafının pahalı akaryakıttan kurtulması sağlanmalıdır.”

Bu Yazıyı Paylaş