1- KUYUMCUKENT’TE 24 MİLYON LİRALIK SOYGUNDA GÖZALTI SAYISI 8’E YÜKSELDİ / Ek bilgiyle
Vehbi DEMİR / İSTANBUL, (DHA) – KUYUMCUKENT’e 2 araçla ellerinde uzun namlulu silahlarla gelen şüpheliler, Kapalıçarşı’ya sevk edilmek üzere hazırlanmış yaklaşık 24 milyon lirayı çalarak kaçtı. Soygun güvenlik kamerasına yansırken, yapılan çalışmalarda 8 şüpheli gözaltına alındı.
Olay, dün saat 07.20 sıralarında Bahçelievler Yenibosna Merkez Mahallesin’nde bulunan Kuyumcukent’te meydana geldi. İddiaya göre, bir otomobil ve bir hafif ticari araçla gelen maskeli şüpheliler, uzun namlulu silahlarla yaklaşık 20 milyon olduğu değerlendirilen çuvaldaki parayı çalarak kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Çevredeki güvenlik kameralarını izleyen polis ekipleri kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı. Olaydan kısa süre sonra 1 şüpheli gözaltına alındı. Soygun anı ise güvenlik kamerasına yansıdı.
ÇUVALLARDAKİ PARALAR KAPALIÇARŞI’YA GÖTÜRÜLECEKTİ
Yapılan çalışmalarda, şüphelilerin Kapalıçarşı’ya sevk edilmek üzere, bir iş yerine ait olan çuvallar içerisindeki paraların güvenlik görevlilerinin nezaretinde bulunduğu sırada, olay yerine iki aracın geldiği ve araç içerisinde bulunan şüphelilerin güvenlik görevlilerini silahlarla tehdit ederek etkisiz hale getirdikleri, 6 çuval içerisinde bulunan yaklaşık 24 milyon lirayı parayı araçlara yükleyerek olay yerinden kaçtıkları belirlendi. Soyguna ilişkin 8 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
—–
(ARŞİV)
-Şüphelilerin iki araçla gelişi
-Uzun namlulu silahlarla inişleri
-Çuvalları çalmaları
-Kuyumcukent’ten görüntü
-Genel ve detay görüntüler
=============
2- BÜYÜKÇEKMECE’DE ESKİ BOKSÖR, ARKADAŞINI YUMRUKLA ÖLDÜRDÜ İDDİASI
Derya KORKMAZ-Emir EFE BENLİOĞLU/İSTANBUL, (DHA)- BÜYÜKÇEKMECE’de iddiaya göre Seyit Göçüm(47), 2 sene önce eski boksör olan arkadaşı Gürsoy K.’den aldığı 400 bin lirayı, aradan geçen sürede faiziyle yaklaşık 4 milyon lira olarak geri ödedi. Ancak para istemeye devam eden Gürsoy K, anlaşmazlık yaşadığı Göçüm’ü darbetti. Göçüm aldığı yumruk darbesinden sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Öte yandan Gürsoy K.’nin, Göçüm’ün nikah şahitliğini yaptığı öğrenildi.
Olay, 14 Ocak 2026 Çarşamba günü Pınartepe Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre eski boksör Gürsoy K., yakın arkadaşı olan Seyit Göçüm’e 2 yıl önce 400 bin lira borç para verdi. Geçen sene nisan ayında Mona Behmeni ile hayatını birleştiren Seyit Göçüm, Gürsoy K.’yi nikah şahidi yaptı. Borç aldığı zamandan bu yana Göçüm, faiziyle birlikte Gürsoy’a yaklaşık 4 milyon lira ödedi. Ancak Gürsoy para istemeye devam etti. Seyit Göçüm bir süre sonra hastalandı ve doktorların tavsiyesiyle işi bıraktı. Göçüm’ün eşi Mona Behmeni ise sahibi olduğu güzellik merkezini çalışanlarına bırakarak, eşinin işlerini devraldı.
ALDIĞI YUMRUKTAN SONRA FENALAŞIP HAYATINI KAYBETTİ
Gürsoy K., 13 Ocak 2026’da Mona Behmeni’nin başında durduğu Göçüm’e ait iş yerine giderek yeniden para istedi. Seyit Göçüm’ün eşi Behmeni, Gürsoy K. ‘Biz sana 2 lüks araç verdik, defalarca kez hem elden hem bankadan ödeme yaptık. Bu borç niye bitmiyor. Güzellik merkezimi de sana vereyim artık bu konuyu kapat’ dedi. Bunun üzerine Gürsoy K., Behmeni’ye eşinin gelip bu işi bitirmesini söyledi.Bunun üzerine bir sonraki gün Gürsoy K. ve Seyit Göçüm, iş yerinin yanındaki bir kafede buluştu. Bir süre oturan ikili daha sonra kalktı. Caddede yürüdükleri sırada Gürsoy, Göçüm’e yumruk attı. Aldığı yumruk darbesiyle fenalaşan Göçüm’ü görenler, iş yerinde oturan eşi Mona Behmeni’ye haber verdi. Behmeni dışarı çıkınca Gürsoy K.’, ona da saldırdı. Çift polise haber verdi. Polis ekipleri olay yerinde çalışma yaparken Seyit Göçüm bayıldı ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. O anlar çevredeki iş yerlerinin kamerasına anbean yansıdı.
‘EŞİM POLİSİN YANINDA FENALAŞTI’
Yaşananları anlatan Mona Behmeni, “Benim eşim bir hastalık geçirdi. Doktorlar dedi ki; ‘Stresten uzak dursun.’ Bu yüzden eşim işi gücü bıraktı istirahat etmek için evde durmaya başladı. Ben de güzellik merkezimi bıraktım, eşimin işlerine baktım. Onun yerine çalışmaya başladım. 13 Ocak’ta Gürsoy K. eşimin iş yerine geldi. Bana, ‘Kocan nerede dedi.’ Ben de ona dedim ki; eşimin hasta olduğunu biliyorsun evde dinleniyor. O da kocamın hala ona borcu olduğunu söyledi. Ben de ona ne borcu, bu borç hala bitmedi mi diyerek, güzellik merkezimi vermeyi teklif ettim. O da ‘Eşin yarın gelsin bu işi halletsin, yoksa önce onu öldüreceğim sonra da güzellik merkezini başına yıkacağım’ dedi. Akşam eşime olanları anlattım ama Gürsoy K.’nin beni tehdit ettiği kısmı anlatmadım. 14 Ocak’ta eşimle Gürsoy, iş yerinin yanındaki bir kafede oturdu. 5-6 dakika oturduktan sonra kalktılar. Yolda yürürken Gürsoy eşime yumruk attı, hasta olduğunu bildiği halde. Kocam fenalaşınca komşular gelip bana haber verdi. Ben dışarı çıktığımda, Gürsoy bana da vurdu. Çevredekiler bizi ayırdı. Sonra eşim bana, polise ve avukata haber vermemi söyledi. Polis ve avukat geldi. Eşim her şeyi anlattı, tam o esnada polisin yanında fenalaşıp bayıldı. Ve ben eşimi kaybettim” dedi.
‘SENİ DEPORT ETTİRİRİZ DİYE TEHDİT EDİYORLAR’
Olayın ardından Gürsoy K. polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen Gürsoy K. tutuklandı. Ancak Mona Behmeni, şüphelinin ailesi tarafından tehdit edildiğini söyledi. Behmeni, “Acı kolay değildi. Biraz kendimi toparlamaya çalıştım. Ama Gürsoy’un ailesi beni tehdit etti. ‘Sen yabancısın, seni deport ettiririz; şikayetinden vazgeç’ dediler. Evden çıkamıyorum, işime gidemiyorum. Ben para istemiyorum sadece adalet istiyorum. Hayatımızı mahvetti. 9 ay evli kalabildim. Sonuna kadar şikayetimin arkasında duracağım” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
———
Güvenlik kamerası
-Gürsoy K. ve Seyit Göçüm kafede oturması
-Gürsoy’un Göçüm’e ve eşine vurması
-Mona Behmeni ve Seyit Göçüm fotoğrafları
-Mona Behmeni ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
============
3- İBB’YE YÖNELİK ‘YOLSUZLUK’ DAVASINDA 3’ÜNCÜ GÜN – 2
Ayşe GÜREL/İSTANBUL (DHA) – İBB’ye yönelik ‘Yolsuzluk’ davasında aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 105’i tutuklu 402 sanık, üçüncü kez Silivri’de hakim karşısına çıkıyor. Duruşmada sanıkların savunmalarının alınmasına bugün de devam ediliyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede ‘Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç Gelirlerinin Aklanması’, ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık’, ‘Kişisel Verilerin Kaydedilmesi’, ‘Kişisel Verileri Ele Geçirme ve Yayma’, ‘Suç Delillerini Gizleme’, ‘Haberleşmenin Engellenmesi’, ‘Kamu Malına Zarar Verme’, ‘Rüşvet Alma’, ‘Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama’, ‘İhaleye Fesat Karıştırma’, ‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanunu’na Muhalefet’, ‘Orman Kanunu’na Muhalefet’ ve ‘Maden Kanunu’na Muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
4 GÜN DEVAM EDECEK
Duruşmalar haftanın 4 günü devam edecek. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’de bulunan Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi’ndeki binada görülen bugünkü duruşmada, sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor. Duruşma saat 10.30 sıralarında başladı. Duruşmanın başında tutuklu sanıkların salona getirilmesi sıırasında gerginlik yaşandı. Jandarma tutuklu sanıkların el sallamasını engellemeye çalışırken, salonda bulunanlar duruma alkışlarla tepki gösterdi.
‘ÖDEMELER OLAĞANDIŞI HAREKET OLARAK ALGILANMIŞTIR’
İş insanı Bulut Aydöner savunmasında, “Ben sözde mağdur Serbülent’in iddiaları gerekçe gösterilerek tutuklandım. Hem de delilsiz, belgesiz bir beyanla. 2016 yılında ailemin uzun yıllardır oluşturduğu birikimle ve tecrübeleri, en önemlisi müşteri portföyünü arz-talep dengesiyle ölçerek yeni nesil kurumsal marka modernleşmesi adımlarını atmaya karar verdim. Kısa sürede ilk stratejik konsept mağazamı açtım. Hasanoğulları DTM Otomotiv’in resmi olarak her işleminin yasalara uygun olduğunu belirtirim. Ben beyaz eşya sektörüne 2016’da adım attıktan sonra 2019 yılına kadar göstermiş olduğum faaliyet neticesinde bir markanın da güvenini kazanarak Pendik’te en büyük mağazayı açma konusunda teklif aldım ve anlaşma sağladım. Şahıs şirketi olduğumdan, diğer işlerimde olduğu gibi buranın mağaza kiralanmasından diğer bütün resmi prosedürlerine kadar tüm işlemleri şahsım adına vekâleten ilerlettim. Ben şirketime bu kadar maddi ve manevi emek sarf ederken, bu kadar emeğin yok edileceğine, tek bir sözlü beyanla mağlup olacağıma kesinlikle inanmak istemiyorum. Ticaret hayatıma devam etme kararımdan sonra 2020 yılında Tuzla merkezli kendi şirketimi kurdum ve kurduğum şirkete kademeli olarak geçiş sağlamaya başladım. Bu süreçten sonra aile adına genişlettiğim süpermarket modelini devrederek buradan elde ettiğim gelirle şirketimin bayilik süreçlerinde sermaye olarak büyümesine katkı sağladım. 2025 yılında 4 adet konsept ve kurumsal işletmeye sahip oldum. Sayın Başkan, 2019 yılına kadar olan bu süreçten özellikle bahsettim. Çünkü asla kabul etmeyeceğim şekilde emeklerimin, ailemin emeklerinin yok sayıldığı; bizim etimizle, dişimizle, alın terimizle, devlet destekli ve emek odaklı büyüttüğümüz çalışmaların hiçe sayıldığı bir MASAK raporu dosyaya sunulmuştur. Burada annemin şahıs şirketi gözönünde bulundurulmadan Hasanoğulları şirketine geçiş aşamasındaki mal transferlerinin karşısında yapılan ödemelerin hepsi olağan dışı hareketler olarak algılanmıştır. Bu raporu tamamen reddediyorum. Eylem 32’ye neden dahil edildim.”diye konuştu.
‘MADEM BU ARSALAR RÜŞVET TAPU MASRAFINI NEDEN BEN ÖDEDİM’
Aydöner savunmasının devamında, “Şimdi bahsettiğim gibi ticaretin bütün adımlarında, yani otomotiv alım-satımları dâhil hepsini resmi bir şekilde, düzgün ve faturalı olarak, tek bir kayıtdışı satış dahi yapmadan yürüttüğüm için buradayım. Dünya malına tamah etmeden, herhangi bir harama ya da yanlışa bulaşmadan, küçük yaştan bugüne kadar gece gündüz çalışmış, işlerine yoğunlaşmaktan her türlü imkâna sahipken annesi ve babası yaşlı olduğundan dolayı evini onlardan ayırmamış, 30 yıldır aynı adreste annesi ve babasıyla birlikte ikamet eden, kaçma şüphesi olduğu iddia edilen tutuklu Bulut Aydöner’im. Ağabeyim CHP’de üst düzey yönetici, tarzı, siyasi düşüncesi ve fikri açıkça belli olan bir kimliktir; ama o Baykan Aydöner, ben Bulut Aydöner’im. Ne onun bana talimat vermesi gibi bir durum sözkonusudur ne de benim ona talimat verme durumum vardır. Esnafın partisi olmaz. Ben kesinlikle mağazalarımdan içeri giren müşterilere ya da çalışanlarıma hangi partiye mensup olduklarını sormadım, sormaya da ihtiyaç duymadım. Şile ve Kartal’da inşaat projesi yürütmekteyim. Şile bölgesinde projem vardı, tamamladım ve satış bölümüne geçtik. Ben Şile’de esnaf kimliğimle tanınırım. Bana arsaları rüşvet olarak verdiklerini iddia ediyorlar. Madem bu yerler rüşvet, tapu masrafını ben neden kendi şirket hesaplarımdan ödüyorum.İki tapu ödemesini de ben yaptım. Taylan ve Serbülent Danış’ın beyanları üzerine tutuklandım. Taylan Danış bu arsanın satışı için adeta takla attı. Madem Taylan ve Serbülent Danış’tan zorla rüşvet alınmış, neden 1 yıl boyunca sessiz kaldılar.Taylan ve Serbülent’in ifadeleri çelişkilidir. Ben arsaların bedelini ödeyerek aldım. Benim elimde kapı gibi tapularım var” dedi. Duruşmaya saat 14.00’e kadar ara verildi. (DHA)
=========
4- EHLİYETSİZ SÜRÜCÜ POLİSİN ‘DUR’ İHTARINA UYMADI; KAÇARKEN KAZA YAPTI
Derya EVREN KORKMAZ/İSTANBUL, (DHA)- BÜYÜKÇEKMECE’de ehliyetsiz olduğu öğrenilen sürücü polisin ‘Dur’ ihtarına uymayarak kaçmaya başladı. Bu sırada direksiyon hakimiyetini kaybeden sürücü önündeki araca çarpmamak için manevra yaptı. Hızla kasisi aşan araç yola savruldu. Sürücü polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken, o anlar başka bir aracın kamerasına yansıdı.
Olay Büyükçekmece Atatürk Mahallesi Turgut Özal Bulvarı’nda meydana geldi. Otomobiliyle yolda ilerleyen Yunus E. K. (22), polisin ‘Dur’ ihtarına uymadı. Aracıyla kaçmaya başlayan sürücü, önüne çıkan araca çarpmamak için manevra yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırıma çarptı. Araç kasisi aşıp savrularak yolda durdu. Aracın arkasından gelen polis ekipleri ise sürücü Yunus E.K.’yi gözaltına alındı. Yapılan incelemede sürücünün ehliyetinin olmadığı, bu nedenle polisten kaçtığı belirlendi.Sürücü hakkında işlem başlatılırken, kaza anı yolda ilerleyen başka bir aracın kamerasına yansıdı.(DHA)
Görüntü Dökümü
———–
(Araç kamerası)
-Kaza anı
-Aracın savrulması
(Cep telefonu)
-Kaza sonrası sürücünün gözaltına alınması
===========
5- BAYRAMPAŞA’DA 3 KATLI BİNADA YANGIN-1
Uğur ŞAHİN/İSTANBUL (DHA)- BAYRAMPAŞA’da 3 katlı binada yangın çıktı. Olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yangına müdahale sürüyor.(DHA)
Görüntü Dökümü
————————–
-Yangından alevli görüntü
===========
6- İSTANBUL’DA KAÇAK CEP TELEFONU OPERASYONU: 9 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Emre KURT/İSTANBUL,(DHA) – İSTANBUL’da yasadışı yollarla yurda sokulan kaçak cep telefonu ve cep telefonu aksesuarlarını bulunduran, satışını yaparak haksız kazanç elde eden şüphelilere operasyon düzenlendi. Eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli yakalanırken, 68 adet cep telefonu ve 28 bin 239 kaçak aksesuar ele geçirildi.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında kaçak cep telefonlarını ve aksesuarlarını yasadışı yollardan yurda sokan şüphelilere yönelik operasyon başlattı. Şüphelilerin kaçak telefonları ve aksesuarları piyasaya sürerek, haksız kazanç elde ettikleri de tespit edildi.
TEKNİK VE FİZİKİ TAKİP
Kaçakçılık Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler, Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet eden şüphelilere yönelik uzun süreli teknik ve fiziki takip yaptı. Çalışmalarda kaçak cep telefonu ve aksesuarların depolandığı ve satışının yapıldığı adresler belirlendi. Operasyonun hazırlık sürecinde yapılan ara yakalamalarda, 10 şüpheli hakkında işlem yapılırken; farklı markalara ait 68 adet cep telefonuyla şarj başlığı, batarya, kablo ve taşınabilir bataryadan oluşan toplam 28 bin 239 aksesuara el konuldu.
9 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Soruşturmayı derinleştiren polis ekipleri, elde edilen bilgiler doğrultusunda 11 Mart’ta İstanbul’da eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda ise çok sayıda kaçak cep telefonu ve elektronik ekipman ele geçirildi.(DHA)
Görüntü Dökümü
—–
-Operasyondan görüntüler
-Ele geçirilen telefon ve aksesuarlar
-Şüphelilerin gözaltına alınması
==============
7- GÜNGÖREN’DE EVE UYUŞTURUCU OPERASYONU: 3 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Özgür EREN / İSTANBUL (DHA) – GÜNGÖREN’de bir eve düzenlenen operasyonda kilolarca uyuşturucu madde ele geçirildi. Özel harekast polislerinin de destek verdiği operasyonda gözaltına alınan 3 kişi tutuklandı; ele geçirilen uyuşturucuya el konuldu.
Polis ekipleri Kartaltepe Mahallesinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığı belirlenen bir eve operasyon düzenledi. Ekipler yürüttükleri teknik ve fiziki takip sonucunda 7 Mart Cumartesi günü eve baskın yaptı. Operasyona Özel harekat polisleri de destek verdi. Evde bulunan R.Ç.(33),E.M.Ç.(36) ve E.Ö(38) gözaltına alındı.Evde yapılan aramalarda ise, 30 kilo 470 gram likit esrar, 4 kilo 471 gram marihuana, bin 415 adet ekstazi hap, 934 gram pembe toz kokain, 658 gram beyaz toz kokain, 9 adet lyrca hap, 4 adet ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Emniyette işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen 3 şüpheli tutuklandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
———-
-Ele geçirilen uyuşturuculardan fotoğraf
============
8- İL SAĞLIK MÜDÜRÜ GÜNER: 150 AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ AÇACAĞIZ
Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)- İSTANBUL İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner Bakırköy’de düzenlenen iftar programında basın mensuplarıyla biraraya geldi. Güner, “2027’nin üçüncü çeyreğinde Bayrampaşa, Beykoz, Sancaktepe Şehir Hastanesi gibi birçok açılış yapacağız. 2026 yılının içinde 150 Aile Sağlığı Merkezi açacağız. İstanbul’da büyük bir değişim var. Akşam polikliniklerine ramazan nedeniyle sadece haftasonu devam ediyoruz. Ramazan Bayramı’ndan sonra 22.00’ye kadar hizmet vermeye devam edecek. Ameliyathanelerde de hizmet vermeye devam edeceğiz” dedi.
Bakırköy’de düzenlenen iftar programında basın mensuplarıyla biraraya gelen İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, yapımı devam eden hastanelerle ilgili bilgi verdi. Güner, “2027’nin üçüncü çeyreğinde birçok açılış yapmayı düşünüyoruz; Bayrampaşa, Beykoz, Sancaktepe Şehir Hastanesi gibi. 2026 yılının içinde 150 Aile Sağlığı Merkezi açacağız. ” dedi.
‘SANCAKTEPE ŞEHİR HASTANESİ 2027 YILINDA AÇILACAK’
Doç. Dr. Güner, “Sancaktepe Şehir Hastanemiz 2027 yılının son çeyreğine inşallah yetişecek, 4 bin yataklı. Fatih Sultan Mehmet hastanemiz bin 453 yatağıyla beraber Kozyatağı bölgesinde çok büyük bir hastane olarak karşımıza çıkacak. Siyami Ersek ve Numune Hastanesi; bunların ihaleleri yapıldı, temelleri atılacak. Sancaktepe şu anda yüzde 40’lara ulaşmış durumda. Beykoz ve Bayrampaşa Devlet hastanelerimiz şu anda halihazırda projesi devam eden Mazhar Osman ve Bakırköy Sadi Konuk Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ve bin 600 yataklı projesi. Göztepe, Okmeydanı hastanelerimizin diğer ikiz blokları, ikinci etapları yapılacak. Kartal’da yapılan Lütfü Kırdar Hastanemizin onkoloji bloğu yapılacak. Haseki’de onkoloji bloğumuz ihale edildi, şu anda tekrar yapımına başlandı. Haseki’nin eski binası, asıl bildiğimiz Aksaray’daki binamız; 300 yataklı olarak şu anda inşaatı devam ediyor” dedi.
‘150 AİLE SAĞLIĞI MERKEZİ AÇACAĞIZ’
Güner, “Akşam polikliniklerini ramazan nedeniyle sadece haftasonu devam ediyoruz. Ramazan Bayramı’ndan sonra gece 22.00’ye kadar hizmet vermeye devam edecek. Ameliyathanelerde de hizmet vermeye devam edeceğiz. 2027’nin üçüncü çeyreğinde birçok açılış yapmayı düşünüyoruz; Bayrampaşa, Beykoz, Sancaktepe Şehir Hastanesi gibi. Bunların sırf 2026 yılının içinde 150 Aile Sağlığı Merkezi açacağız çünkü hastanenin aslında bir sonu yok” ifadelerini kullandı.
‘İSTANBUL’DA BÜYÜK BİR DEĞİŞİM VAR’
Güner, “Sağ olsun Sağlık Bakanımız Sayın Kemal Memişoğlu gündeme aldı. Selimpaşa’da 650 yataklı ve bin yatağa çıkabilecek bir şehir hastanesi konseptinde bir hastane yapmayı düşünüyoruz. Bununla beraber hastane ihtiyacı tamamlanmış olacak. Esenler’de 500 yataklı bir hastane açılacak. Hastaneden ziyade biz artık aile hekimliklerinde çoğu işi bitirmeyi düşünüyoruz. Aile hekimliğinde kan tahlillerinin çoğu yapılabiliyor. İhtiyacınız olursa sizi üçüncü basamaktaki bir hastaneye aile hekimi, siz randevu almaksızın kendi randevusunu alıp yönlendirebiliyor. İstanbul’da büyük bir değişim var. Zaten Sağlık Bakanımız İstanbul’dan gitti, İstanbul sorunlarını en iyi bilen kişi. Sayın Cumhurbaşkanımız İstanbullu. Ondan dolayı İstanbul her açıdan olduğu gibi sağlıkta da devrim yaratmaya devam edecek” ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü
———–
-Doç. Dr. Abdullah Emre Güner ile röportaj
-Genel ve detay görüntüler
=============
9- İSTANBUL’DA ETKİLİ OLAN SİS HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ
Ali AKSOYER/İSTANBUL(DHA)- İSTANBUL’da sabah saatlerinde bazı bölgelerde yoğun sis etkili oldu. Sis nedeniyle TEM OtoyoluSeyrantepe mevkiinde görüş mesafesi 10 metreye kadar düştü. Gökdelenler beyaz örtünün altında kaldı. Kentte etkili olan sis havadan görüntülendi
İstanbul’da sabah saatlerinde bazı semtlerde yoğun sis etkili oldu. TEM Otoyolu Seyrantepe mevkiinde etkili olan yoğun sis nedeniyle görüş mesafesi 10 metreye kadar düştü. Otoyolda araçlar sis nedeniyle yavaşlayarak ilerlemek zorunda kaldı. Etkili olan sis nedeniyle gökdelenler beyaz örtünün altında kaldı. Sis havanın ısınmasının ardından yoğunluğunu azaltırken, havadan da görüntülendi.
Görüntü Dökümü
——
(Dron)
-TEM karayolu Seyrantepe mevkii
-Gökdelenlerden detay
==========
10- AVCILAR’DA ‘CABBAR’ İSİMLİ BALIKÇIL KUŞU BARINAĞIN MASKOTU OLDU; YAREN LEYLEK GİBİ O DA BURADA
İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR Balıkçı Barınağı’na 5 yıldır gelen, balıkçıların ‘Cabbar’ ismini verdiği balıkçıl kuşu barınağın maskotu oldu. Balıkçı Eyüp Arda, Bursa’da her yıl balıkçı Adem Yılmaz’ın yanına giden ‘Yaren’ leyleği hatırlatarak, “Adı Cabbar 3-4 sene oldu geleli. Biz besliyoruz onu. Sürekli burada, gitmiyor. Alıştı artık. Yaren leylek gibi bu da burada.” dedi.
Avcılar Balıkçı Barınağı’na 5 yıl önce gelen ve kısa aralıkların dışında hemen hergün balıkçı barınağına uğrayan balıkçıl, barınağın maskotu oldu. Bazı balıkçılar, balıkçıla ‘Safinaz’ ismini verirken, bazı balıkçılar ise ‘Cabbar’ adıyla seslenmeye başladı. Ambarlı Mahallesi’ndeki barınağa sabah erken saatlerde gelerek teknelerin üzerinde duran, zaman zaman karaya çıkan balıkçıl, kendisini düzenli olarak hergün besleyen balıkçıların gözdesi haline geldi.
‘İLGİMİZE BÖYLE KARŞILIK VERİYOR’
Avcılar Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Aytaç Saydam, ‘Maskotumuz’ dediği balıkçılla çok iyi anlaştıklarını, onu kendilerinden biri olarak görmeye başladıklarını, balıkçıların sürekli onu beslediğini söyledi. Bazı balıkçıların ‘Safinaz’, bazılarının ise ‘Cabbar’ ismini verdiği balıkçılla ilgili konuşan Eyüp Arda, “Misafirimiz oluyor. Burada arkadaşlarımız ona iyi davranıyorlar. O da halinden hoşnut sürekli bizi ziyaret ediyor. Bizim maskotumuz oldu. Balıkçılar denizden geldiği zaman balık olduğu zaman saat 10.00 – 11.00 gibi buraya geliyor. Balıkçılarımız onu besliyorlar. O da bizim ilgimize böyle karşılık veriyor.” dedi. Bir teknenin tentesinde güneşlenen ve kendini temizleyen balıkçılla ilgili konuşan bir balıkçı ise “Senelerdir geliyor buraya. Safinaz bu. Ona biz bakıyoruz balıkçılar bakıyor. Yaren Leylek var ya. Bu da bizim Safinazımız. ” dedi.
‘ALIŞTI ARTIK GİTMİYOR’
Balıkçılın belirli aralıklarla barınağa uğraması, Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç köyüne her yıl giderek, balıkçı Adem Yılmaz ile buluşan Yaren Leylek’i hatırlattı.Cabbar’ı kendilerinin beslediğini söyleyen balıkçı Eyüp Arda, “Adı Cabbar 3-4 sene oldu geleli. Biz besliyoruz onu. Sürekli burada, gitmiyor. Alıştı artık. Yaren leylek gibi bu da burada.” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü:
———–
-Barınaktaki balıkçıldan görüntü
-Balıkçıla balık verilmesi
-Kooperatif Başkanı Aytaç Saydam ile röportaj
-Balıkçı Eyüp Arda ile röportaj (Beyaz saçlı)
-Genel ve detay görüntüler
===========
11- BAŞAKŞEHİR’DE TİKİ GÖRENLER ŞAŞKINLIĞINI GİZLEYEMEDİ
Baran AKKAYA/İSTANBUL,(DHA)-BAŞAKŞEHİR’de Millet Bahçesi’nin yanındaki su kanalının kenarında vatandaşlar bir tilkiye rastladı. Tilki gördükleri anları kayda alanlar şaşkınlıklarını gizleyemezken, tilki millet bahçesine doğru kaçtı.
Olay 8 Mart Pazar günü saat 20.30 sıralarında Başakşehir Kayaşehir Millet Bahçesi’nde meydana geldi. İftar sonrası millet bahçesinde vakit geçiren vatandaşlar, su kanalı kenarında bir tilki gördü. Tilkiyi cep telefonuyla kayda almaya başlayan vatandaşlar şaşkınlıklarını gizleyemedi. Görüntülendiğini fark eden tilkiyle kaydı yapanlar uzun süre karşı karşıya kaldı.Kaydı yapanlardan bir kişi “Tilkiyle karşı karşıyayız şu anda” diyerek şaşkınlığını dile getirdi. Kaydı yapan kişilerden diğeri ise, “Gel gel” diyerek tilkiyi yanına çağırdı. Tilki ise kaçarak uzun süre bir ağacın altına gizlendi.(DHA)
Görüntü Dökümü
————-
(Cep telefonu)
-Su kanalı kenarında görülen tilki
-Tilkinin bahçeye koşması
-Tilkinin uzaklaşması