DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 1

31 dk. okur

1) AK PARTİ’Lİ BÜYÜKGÜMÜŞ: KELİMELERİ İSTİSMAR EDEREK SİYASETTE SONUÇ ALMA DEVRİ KAPANDI

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş, okullardaki ramazan etkinliğine değinerek, “Neymiş? Çocuklara ramazan kültürünü okullarda öğretmek, yaymak laiklik ilkesine aykırıymış. Artık öyle bazı kelimeleri istismar ederek Türkiye’de birilerinin siyasette sonuç alma devri kapanmıştır. Ya cesur olacaklar, kafalarının arkasında esas niyetlerini milletimizle açıklıkla paylaşacaklar. Öyle kelimelerin arkasına saklanmak yok” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, Tekirdağ’da AK Parti teşkilatının düzenlediği ‘Vefa Sahuru’ programına katıldı. Eski TMBB Başkanı Mustafa Şentop, AK Parti Tekirdağ Milletvekilleri Mestan Özcan, Gökhan Diktaş, Çiğdem Koncagül, İl Başkanı Ali Gümüş ve partililerin katıldığı programda konuşan Büyükgümüş, “Biz inançlı kadrolarız. Türkiye’nin büyük ve güçlü bir Türkiye olarak yoluna devam etmesine inanmış kadrolarız. Son seçimlere itibariyle söylüyoruz. Türkiye Yüzyılı hedefleri olarak belirlediğimiz bu ana çerçeveye Türkiye’nin ulaşması için çalışan, gayret gösteren bir teşkilatımız. Onun için sıktığımız her elde zihnine, gönlüne ulaşmak için gayret gösterdiğimiz her bir kardeşimizle kurduğumuz ilişkide biz aslında o siyasi çalışmayı yapıyoruz. Ama aynı zamanda Türkiye’nin büyük ve güçlü bir Türkiye olarak yola devam etmesi için halimizle, varlığımızla, duruşumuzla bir dua ortaya koyuyoruz. İnşallah bu dualar ortaya koyduğumuz bu emek birikerek Türkiye’nin geleceğinde çok daha önemli çalışmaları hayata geçireceğimiz bir dönemin başlangıcı olacak. Buna yürekten inanıyoruz, işlerimize bu gayretle, bu samimiyetle sarılıyoruz” dedi.

‘DAHA ATACAĞIMIZ ÇOK ADIM VAR’

AK Parti olarak dünyada olup bitenleri yakından takip ettiklerini söyleyen Büyükgümüş, “İşte birkaç ay önce Gazze’de ateşkesle sonuçlanan bir süreci hep birlikte gözlemledik. İçimiz burkuldu. Orada adeta soykırıma uğrayan kardeşlerimizin elimizle duamızla varlığımızla ne kadar imkanımız varsa adeta seferber ederek yanında olmak için elimizden gelen gayreti ortaya koyuyoruz. Bu yaptıklarımız yeterli mi? Asla yeterli görmüyoruz. Daha atacağımız çok adım var. Başaracağımız çok hedefimiz var. Türkiye güçlendikçe, Türkiye’nin lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın elindeki güç ve imkan arttıkça daha adil dünyanın tesis edilmesi için çok daha güçlü bir kararlılık ortaya koyacağız Allah rızası ile. Türkistan’da kardeşlerimizin yaşadığı zulmün, çektiği acıyı yüreğimizde hissediyoruz. Ve son birkaç gündür meydana gelen gelişmeleri de büyük bir dikkatle, büyük bir özelle hem hükümet kanadındaki arkadaşlarımız büyük bir dikkatle bu gelişmeleri takip ediyor. Hem de parti olarak burada atacağımız adımları, yürüteceğimiz çalışmaları büyük bir titizlikle tespit ediyoruz. Bütün bu gelişmelerin hasılası bütün bu gelişmelerin ortaya koyduğu ortak tablo şudur. Dünyayı çok daha istikrarsızlık, çok daha güvensiz bir yer haline getirmeye çalışan bir tabloyla karşı karşıyayız. İşte Avrupa’da her gün bir başka skandalın patladığı dünyada her neredeyse gelişmeyle bir başka haksızlığın, hukuksuzluğun gün yüzüne çıktığı bir tavrı yaşıyoruz. Bunları görüyoruz. Bütün bu gelişmeler güçlü bir liderliğe Türkiye’nin adeta bir istikrar adası olarak varlığının daha da güçlenmesine ve tüm dünyaya adalet namına, insanlık namına, eşitlik namına çok daha iddialı sözler söylememizin gerekliliğini ortaya koyuyor” diye konuştu.

‘RAMAZAN AYINDA NE YAPACAKLARINI BİLEMEDİLER’

Büyükgümüş, okullardaki ramazan etkinliğine değinerek, “Neymiş? Çocuklara ramazan kültürünü okullarda öğretmek, yaymak laiklik ilkesine aykırıymış. Artık öyle bazı kelimeleri istismar ederek Türkiye’de birilerinin siyasette sonuç alma devri kapanmıştır. Açık ve net. Ya cesur olacaklar, kafalarının arkasında esas niyetlerini milletimizle açıklıkla paylaşacaklar. Öyle kelimelerin arkasına saklanmak yok. Neden çocuklarımızın, gençlerin ramazan ikliminden faydalanmasına, bunların okullarda öğretilmesine, böyle bir farkındalığın oluşmasına neden rahatsızsınız? Ya asıl niyetlerini söyleyecekler, biz de ciddiye alıp onlara cevabımızı vereceğiz. Ama şu tablo bize göstermiştir ki milletimizin değerlerine açıktan cephe alma vakitleri tamamen tükenmiş durumda. Onun için bu ramazan ayında da ne yapacaklarını bir türlü bilemediler. Yani bu söylenene sahip çıkalım. Ne söz söyleyelim? Ne yapalım? Büyük bir çaresizlik içerisindeler. Yapabildikleri ancak işte yarım ağızla vesaire birtakım bu büyük bir kazanım değerli arkadaşlar. Milletimizin değerlerine, inancına açıktan cebe alarak siyaset üretebilecekleri zemini, platformu elhamdülillah bu teşkilatın lideriyle birlikte ortaya koyduğu irade tamamen yok etmiş durumda. Nereden geldiğimizi, neyi başardığımızı, hangi istikamette ilerlediğimizi, neleri başaracağımızı asla ve asla ne kalbimizden ne de zihnimizden eksik etmememiz lazım” ifadesini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

——————————–

-Sahur programından görüntü

-Partililerle selamlaşma

-Büyükgümüş’ün konuşması

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera:Abdullah YALÇIN/ TEKİRDAĞ, (DHA)-

===========================================

2) ÜMİT ÖZDAĞ: İRAN’DAN GÖÇ OLMASI DURUMUNDA TSK İRAN İÇİNDE TAMPON BÖLGE KURMALI

ZAFER Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “Bugün İran’a karşı sürdürülen savaş, Suriye’de olduğu gibi rejimi iç savaşla düşürme politikasıdır. Bu iç savaşla düşürme politikasının neticesinde ortaya İran’da kanlı katliamlar çıkacaktır. Bu katliamlardan kaçmak isteyen milyonlar yüzlerini Türkiye’ye çevireceklerdir. Türkiye’nin şimdiden buna hazır olması gerekiyor. Böyle bir göç gerçekleştiği takdirde yapılması gereken şey, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu göçü İran içinde oluşturacağı güvenlik alanlarında tampon bölgede durdurması ve Birleşmiş Milletleri göreve çağırarak bu insanların Birleşmiş Milletler kanalıyla bütün ihtiyaçlarının karşılanmasını temin etmesidirö dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, bir dizi program kapsamında Bursa’ya geldi. İlk olarak Bursaspor Kulübü Başkanı Enes Çelik’i kulübün tesislerinde ziyaret eden Özdağ, ardından partisinin iftar programına katıldı. Buradaki programa Özdağ’ın yanı sıra Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, partililer ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. Programda konuşma yapan Genel Başkan Ümit Özdağ, daha sonra partililerle soru cevap kısmına geçti.

Türkiye’de 13 milyona yakın sığınmacı ve kaçak olduğunu söyleyen Özdağ, “Şimdi İran’da bir savaş gerçekleşiyor. Bu savaş devam ederken ve savaşın sonunda İran’dan Türkiye’ye göç tehlikesi var. İran’da, İran’dan ayrılmak üzere bekleyen milyonlarca Afgan var. İran’da hükümetin, Amerika ve İsrail bombardımanı sonrasında kontrolü yumuşatması ve İsrail’in Amerika Birleşik Devletleri’nin Irak’tan İran’ın içerisine PKK ve DEAŞ’ı itmesi içeride Afgan grupları silahlandırarak İran hükümetine karşı mücadeleye ve terör eylemlerine başlatması İran’ı bir iç savaş zeminine sokabilirö dedi.

‘TÜRKİYE’NİN İRAN’DAN GÖÇE HAZIRLIKLI OLMASI GEREKİYOR’

Bugün İran’a karşı sürdürülen savaşın, Suriye’de olduğu gibi rejimi iç savaşla düşürme politikası olduğunu iddia eden Ümit Özdağ, “Bu iç savaşla düşürme politikasının neticesinde ortaya İran’da kanlı katliamlar çıkacaktır. Bu katliamlardan kaçmak isteyen yine milyonlar yüzlerini Türkiye’ye çevireceklerdir. Türkiye’nin şimdiden buna hazır olması gerekiyor. Daha fazla insanı kabul edecek durumda değiliz. Böyle bir göç gerçekleştiği takdirde yapılması gereken şey, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bu göçü İran içinde oluşturacağı güvenlik alanlarında tampon bölgede durdurması ve Birleşmiş Milletleri göreve çağırarak bu insanların Birleşmiş Milletler kanalıyla bütün ihtiyaçlarının karşılanmasını temin etmesidir. Biz, Suriye’den gelen göç, arkasından Afganistan’dan gelen göç ve dünyanın 164 ülkesinden bu ülkeye gelen büyük göçlerle 2011 sonrasında ağır bedeller ödemiş bir ulusuz. Bugün yaşamış olduğumuz ekonomik krizin istihdam piyasalarındaki rezilliklerin en önemli nedenlerinden bir tanesi de hiç şüphesiz yılda harcadığımız 11 milyar dolardır. Bu ülkede sadece ilkokul ortaokul düzeyinde 1 milyon 5 bin yabancı öğrenci var. Bir öğrencinin maliyeti yılda 1000 dolar. Yani sadece yabancıların ilkokul ve ortaokul seviyesindeki çocukları için harcadığımız para 1 milyar dolar. Düşünün yıllardan beri bunun tedavisi var, ilacı var, sosyal yardımları var, para yardımları var. Yılda 11 milyar dolar. Buna Suriye’deki askeri harcamalarımızı saymıyorum. Bu emperyalizmin yapmış olduğu planlı bir demografik işgal ve Türkiye’nin demografisinin bozulması eylemidir. Türkiye için büyük tehdit oluşturmaktadır. Şimdi bir de İran’dan yeni bir göç gelecek ve Türk halkının sırtına bu binecek. Bu kabul edilemez. Onun için bu göçe karşı şimdi tedbir alınmalı, İran sınırının içerisinde bu göç kontrol altına alınmalı ve bu göçün maliyeti de Türk halkına değil, Birleşmiş Milletler’e devredilmelidirö ifadelerini kullandı.

‘PKK/PJAK GÜNEY AZERBAYCAN’A SALDIRIRSA RADİKAL KARARLAR ALMALIYIZ’

İran’da yaşanan savaş nedeniyle PKK/PJAK’ın Güney Azerbaycan’a saldırabileceğini söyleyen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, “PKK/PJAK yarın İran’da terör eylemlerine başladığında saldıracağı ilk yer Güney Azerbaycan ve Güney Azerbaycan Türkleri olacak. Onun için şimdiden buna karşı tedbirlerin alınması gerek. Urmiye bu noktada büyük tehdit altındadır. Çünkü PKK’nın Urmiye’de faaliyetlerinin olduğunu biliyoruz. 4 partiyi daha birleştirdi. PKK’nın yönetici kadrolarının İran istihbaratıyla 10 yıllar içinde oluşmuş çok güçlü bağları var. Kandil’in arka tarafında, İran tarafında yaşamalarını İran istihbaratı mümkün kılmış ve bu süreçte PKK’nın katil şefleriyle İran istihbaratı arasında güçlü bağlar oluşmuştur. Ama aynı güçlü bağlar Suriye’de de vardı. PKK, Suriye dara düştüğü an Beşar Esad’a sırtını döndü ve kendi hedefleri doğrultusunda gitmeye başladı. Şimdi aynı şey İran’da olacak. İran’da Türklerin silahlı olmadığını, örgütlü olmadığını biliyoruz. Bu tür bir gelişme olursa Türkiye’nin çok sofistike bir şekilde meseleye yaklaşması ve radikal önlemler alması gerekiyorö diye konuştu.

DOĞACAK ÇOCUĞA İSİM VERDİ

Konuşmasının ardından bir partili kadın, erkek çocuğu olacağını belirterek Türkçe bir isim istemesi üzerine Ümit Özdağ, “O zaman adı Kürşat olsun. Allah adıyla yaşatsın. Ama Mehmet Kürşat olsun. Çünkü her Türk çocuğu Mehmetçik doğar. Siz Atilla diye düşündüyseniz, o da çok güzel bir isim. Mehmet Atilla Kürşat da olabilir. Sizin evin adına da ‘Burası Ötüken’ diye yazarsınızö dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————————

-Salondan görüntüler

-Ümit Özdağ’ın konuşması

-Ümit Özdağ’ın doğacak çocuğa isim vermesi

-Genel ve detaylar

Haber-Kamera:Mehmet İNAN/ BURSA, (DHA)-

===========================================

3)BATMAN’DA İSRAİL VE ABD PROTESTO EDİLDİ

BATMAN’da sivil toplum kuruluşları öncülüğünde, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırıları protesto edildi.

Gülistan Caddesi’nde bir araya gelen grup, ‘Kahrolsun İsrail, Kahrolsun Amerika’ sloganları atarak İran’a yönelik saldırılara tepki gösterdi. Program, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı, edilen duanın ardından sona erdi. Sivil toplum kuruluşları adına basın açıklamasını okuyan Muhammed Habip Durmaz, “ABD, işgalci İsrail, Batılı destekçileri ve bazı Müslüman ülkelerin de desteği ile İran’a yönelik ortak saldırı düzenlediler. Bu saldırıya çocukları katletmekle başladılar. Yıllardır Irak, Suriye, Libya, Lübnan ve Filistin’de milyonlarca Müslümanın kanını döken küresel zorbalar, bitmek bilmeyen vahşetlerine bir yenisini daha eklerken, hiçbir hukuki ve somut delile dayanma gereği bile hissetmeden uluslararası tüm kurum ve kuruluşları ayaklar altına alarak pervasızca hareket ettiler” dedi.

Durmaz, Orta Doğu’nun İsrail için güvenli ve konforlu bir alana dönüştürülmek istendiğini ifade ederek, “Bu saldırılar İran’la son mu bulacak? Hayır. Şüphesiz ki bu durum Türkiye’ye yönelecek tehdidin bir habercisidir. Siyasi, diplomatik ve ekonomik alanlarda güçlü bir birliktelik ortaya konulmalı” ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————

-Toplanan kalabalık

-Sloganlar ve pankartlar

-Basın açıklaması

-Dua edilmesi

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Bayram AYHAN/BATMAN, (DHA)

===========================================

4) TRABZON’DA İSTİNAT DUVARI ÇÖKTÜ, 2 DAİRE HASAR GÖRDÜ

TRABZON’un Yomra ilçesinde çöken istinat duvarı nedeniyle binanın 1 ve 2’nci katındaki 2 dairede hasar oluştu. Hasar gören bina dron kamerasıyla görüntülendi.

Olay, sabah saatlerinde ilçeye bağlı Sancak Mahallesi’nde meydana geldi. 9 katlı binanın yanındaki istinat duvarı çöktü. İrili ufaklı kaya parçaları nedeniyle binanın 1 ve 2’nci katındaki 2 dairenin pencerelerinin camları kırıldı, odalar kaya ve toprakla doldu. Site çevresinde güvenlik önlemi alınırken, hasar gören bina dron ile görüntülendi.

‘UYUYORDUM SESİ DUYDUM, BAKTIM Kİ DUVAR ÇÖKMÜŞ’

Mahallede oturan Mustafa Şahin, “Saat 05.00 sıralarında duvar çöktü. Duvar da kopmaya meyilliydi. Evlerde kimse yaşamıyordu. Yağmur da yağınca çöktü. Yaralanan olmadıö dedi.Fatma Çiçek ise “Sabah saatlerinde sesi duydum. Uyuyordum sesi duydum, baktım ki duvar çökmüşö diye konuştu.Olaya ilişkin soruşturma sürüyor. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————————

-Çöken duvardan dron görüntüleri

-İstinat duvarı ve çevresinden görüntüler

-Evlere dolan yığından görüntüler

-Mahalle sakinleriyle röportaj

Haber-Kamera: Selçuk BAŞAR-Efnan DEMİREREN/TRABZON,(DHA)

===========================================

5) ARTVİN’DE AMATÖR MAÇTA TEKMELİ YUMRUKLU KAVGA KAMERADA

ARTVİN’de amatör lig maçında iki takımın futbolcuları arasında çıkan tekme ve yumruklu kavga kameralara yansıdı.

1’inci Amatör Lig karşılaşmasında Kemalpaşaspor sahasında Borçkaspor’u konuk etti. Kemalpaşa İlçe Stadı’nda oynanan müsabakanın 79’uncu dakikasında konuk ekip Borçkaspor öne geçti. Gol sevinci yaşandığı sırada iki takımın oyuncuları arasında başlayan gerginlik kısa sürede kavgaya dönüştü. Çok sayıda futbolcunun dahil olduğu olayda taraflar birbirlerine tekme ve yumruklarla saldırdı. Maçın hakemi oyunu durdururken, sahaya giren polis ekipleri müdahale ederek kavgayı ayırdı. Gerginliğin yatışmasının ardından devam eden karşılaşmayı Borçkaspor 2-0 kazandı. Saha içerisinde yaşanan arbede ise anbean kaydedildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

————————

– Kavga anına ait görüntü

Haber: Ziya AKYILDIZ – Kamera: / ARTVİN, (DHA) –

===========================================

6) İKRA BEBEK İLE BABASININ DARBEDİLDİĞİ OLAYA İLİŞKİN YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI

YALOVA’da Muhammet Baca (34) ile kucağındaki 14 aylık İkra Baca’nın darbedildiği olaya ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Servet Ergin ile yolda karşılaşan Muhammet Baca’nın, kucağında İkra bebek, yanında oğlu ile eve girdiği, çocuklarını bırakıp otomobiline giderek poşetleri alıp eve döndükten sonra ihbarda bulunduğu ve jandarmanın eve geldiği görüldü.

Çınarcık ilçesi Esenköy beldesinde yaklaşık 1 yıl önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesinin, binada oturan Ergin ailesiyle gürültü nedeniyle sürekli tartışma yaşadığı ve 2 aile arasında husumet oluştuğu öne sürüldü. İddiaya göre; 20 Şubat’ta Muhammet Baca evine döndüğü sırada, bina yakınında komşusu Servet Ergin ile karşılaştı. Servet Ergin’in kendisine ‘Ne bakıyorsun lan’ dediğini iddia eden Muhammet Baca, jandarmaya ihbarda bulundu. Baca, adrese gelen jandarma ekiplerine durumu anlattı. 14 aylık kızı İkra ile eşinin de kapıya gelmesi üzerine Muhammet Baca, kızını kucağına aldığı sırada, Ergin’in kardeşi Şener Ergin’ın sopalı saldırısına uğradı.

JANDARMAYA KAVGAYI GÜÇLÜK AYIRDI

Baca ve kucağındaki kızı İkra, aldıkları darbeyle yaralandı. Jandarma ekipleri, kavgayı güçlükle ayırdı. Muhammet Baca’nın burnunun kırıldığı, 14 aylık bebeğin kafasında 3 çatlak ve sağ gözünde yaralanma meydana geldiği saptandı. Ambulansla Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan baba ile kızı, tedaviye alındı.

AĞABEY SERBEST BIRAKILDI, KARDEŞİ TUTUKLANDI

Olayın ardından Şener Ergin ile Servet Ergin, jandarma ekipleri tarafından gözaltına alınıp karakola götürüldü. Muhammet Baca şikayetçi oldu, gözaltına alınan Şener Ergin tutuklandı. Servet Ergin ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Muhammet Baca’nın aralarındaki husumet nedeniyle Servet Ergin hakkında kapısına mermi bıraktığı iddiasıyla uzaklaştırma kararı çıkardığı da öğrenildi. İddiaları yalanlayan Ergin, tehdit mesajları aldığını öne sürdü.

KOŞARAK GELİP, VURDU

Olayla ilgili başlatılan soruşturma tamamlanırken, iddianame de hazırlandı. Tutuklu Şener Ergin’in, apartman girişinde bulunan çocuk skuteri alıp, koşarak geldiği ve Muhammet Baca’ya iki kez vurduğu, ilk darbenin hem babaya hem de kucağındaki bebeğe isabet ettiği iddianamede yer aldı. Çözümlemesi yapılan güvenlik kamerası görüntülerinin tutanaklarının da yer aldığı iddianamede; Şener Ergin’in bahçe kapı girişinde havada bir nesne savurduğu, 2 kez ‘çat’ diye yüksek ses duyulduğu belirtildi. Olay yerinde çocukların bulunduğunun açıkça görüldüğü, şüphelinin bunu fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu vurgulanırken; çocuk skuterinin yaralamaya elverişli olması nedeniyle ‘silah’ sayıldığı ve eylemin baba ile bebeğe karşı doğrudan kastla işlendiği değerlendirmesi iddianamede yer aldı.

SAVCI, BABA İLE KIZI İÇİN AYRI AYRI CEZA İSTEDİ

İddianamede, tutuklu Şener Ergin’in Muhammet Baca’ya yönelik eylemi nedeniyle ‘Kasten yaralama’ suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar, 14 aylık bebek İkra Medine Baca’ya yönelik eylemi nedeniyle de ‘Kasten yaralama’ suçundan 9 yıldan 27 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Savcılık, toplamda 12 yıldan 36 yıla kadar hapis cezası istedi. Ayrıca mahkumiyet halinde tutuklu Ergin hakkında hak yoksunlukları uygulanması da talep edildi.

BABANIN BURNUNDA KIRIK, İKRA BEBEĞİN KAFATASINDA ÇATLAK VAR

Öte yandan adli tıp raporu da hazırlandı. Raporda; Muhammet Baca’nın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, burnunda kırık bulunduğu ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif düzeyde olduğu belirtildi. 14 aylık İkra bebeğin ise kafatasında çatlak oluştuğu, yaralanmasının hayati tehlike arz ettiği ve kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır seviyede olduğu kaydedildi.

JANDARMANIN KAPIYA GELDİĞİ AN KAMERADA

Olay gününe ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde, Muhammet Baca’nın kızı İkra Medine’yi kucağındayken eve bıraktığı görüldü. Muhammet Baca’nın kucağındaki kızı ve yanındaki oğluyla binaya girdiği ve evin kapısından annesine bıraktığı anlar yer aldı. Baca’nın, çocuklarını bırakıp otomobiline giderek poşetleri alıp eve döndükten sonra ihbarda bulunduğu jandarmanın eve geldiği de görüldü. Jandarma ekipleriyle birlikte kapının önüne inen Muhammet Baca’ya, Diyar Ergin’in ‘Ne bağırıyorsun sen’ diyerek yumruk attığı, sokakta kadınlar arasında çıkan tartışmada eşi Bilge Baca’yı gören Muhammet Baca’nın ‘Bilge’ diye bağırarak koştuğu anlar da kameraya yansıdı.

‘KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS İLE YARGILANMALI’

Baca ailesinin avukatı Tolga Taylı, tutuklu Şener Ergin’in ‘Kasten yaralama’ suçundan yargılanması için hazırlanan iddianamedeki suç vasfının yargılama sırasında değişeceğini söyledi. Taylı, “İddianame daha çok ‘Kasten yaralama’ ve ‘Kasten yaralamanın nitelikli halleri’nden oluşturulmuş ise de sosyal medyada olayın farklı noktalara çekilmesi, sürecin ve soruşturmanın biraz daha hızlı ve ivedilikle tamamlanması neticesini doğurdu. Kovuşturmanın ilerleyen aşamalarında alınacak yeni raporlar ile olayın seyri ve suç vasfının da değişme ihtimali bulunmaktadır. Nitekim olayın gelişim kısmına baktığımızda babanın ve kucağında bebeğin kafasına doğru iki kez sopayla bir saldırı söz konusu. Bu yaralama kastından ziyade, ölürse ölsün saikiyle yapılan bir eylemdir ve bu da ‘Kasten öldürmeye’ veya ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’e vücut veren bir eylemdir. İddianamede her ne kadar ‘Kasten yaralama’dan bir istem söz konusuysa da kovuşturma kapsamında alınacak yeni raporlar ile bu olayın ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçuna vücut vereceğini düşünmekteyiz.”

‘SADECE İKRA BEBEK DEĞİL, AİLE TRAVMA YAŞADI’

Olay nedeniyle sadece İkra bebeğin değil, ailenin diğer çocuklarının da travma yaşadığını belirten Avukat Berika Kurt ise aileye psikolojik destek sağlanacağını söyleyerek, “Aile travma yaşadı ve burada aslında biz sadece İkra bebeği konuşuyoruz ama İkra bebeğin üç ağabeyi var. Ağabeylerin psikolojisi, annenin psikolojisi, babanın psikolojisi gerçekten iyi değil. Çünkü yaşadıkları süreç kolay bir süreç değil ki bu sadece son olayı değerlendiriyoruz ama bu son olayla alakalı bir durum da değil. Ailelerde devam eden bir husumet, bir baskı, bir taşım. Buna itme eylemleri gerçekleştiği için. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da sürekli arıyor aileyi ve destek sağlıyor. Biz de elimizden geldiğince hem pedagog hem çocuk psikiyatrisi desteği sağlayacağız. Aile iyi değil ama eminim çok iyi olacak. İkra bebeğin hasarıyla ilgili aslında 6 ay sonra gelecek adli tıp raporu daha net şeyler söyleyecek bize. O yüzden şimdiden o konuda yorum yapamayacağım. Ailenin toparlanması uzun bir zaman alacak” ifadelerini kullandı. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————————

-Jandarmanın kapıya geldiği ana ait güvenlik kamerası görüntüsü

-Avukat Tolga Taylı röportajı

-Avukat Berika Kurt röportajı

Haber-Kamera: Zehra BAYKAL/YALOVA, (DHA)

=========================================

7)KOCAELİ’DE BİNANIN ÇATI KATI YANDI

KOCAELİ’nin Başiskele ilçesinde 2 katlı binanın çatı katında çıkan yangın, itfaiyenin müdahalesiyle söndürüldü.

Yangın, saat 21.30 sıralarında Döngel Mahallesi Yarbay Mustafa Caddesi’ndeki 2 katlı binanın çatı katında çıktı. Alevleri fark edenlerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiyenin müdahalesiyle yangın söndürüldü. Çatı katında hasar oluşurken, yangına ilişkin inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

———————-

(Cep telefonu)

-Yanan çatı katından görüntü

(Aktüel)

-İtfaiye ekiplerinden görüntü

-Binadan görüntü

-Genel ve detay

Haber-Kamera:Ardacan UZUN/ BAŞİSKELE(Kocaeli), (DHA)-

===========================================

8) HATAY’DA ARAMA KAYDI BULUNAN FİRARİ 3 HÜKÜMLÜ YAKALANDI

HATAY Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışmalar kapsamında haklarında kesinleşmiş hapis ve para cezası bulunan firari 3 hükümlü yakalandı.

Polis ekipleri, haklarında hapis cezası bulunan şüphelilerin yakalanması kapsamında çalışma başlattı. Yürütülen çalışmalar sonucu ‘Kamu Kurum ve Kuruluşları Tüzel Kişilerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasıyla aranan S.Ç., İskenderun ilçesinde yakalandı. ‘Basit Yaralama’ suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan H.Ç. ise Defne ilçesinde gözaltına alındı. ‘Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme’ suçundan 490 bin 730 TL adli para cezası karşılığında 2 yıl 8 ay 25 gün hapis cezasıyla aranan Y.A. da Erzin ilçesinde yakalandı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 hükümlü, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine teslim edildi(DHA)

Görüntü Dökümü

——————–

– Şüphelilerin adliyeye getirilişleri

Haber:Alican GÜMÜŞ-Mehmet SOYER-Kamera: HATAY, (DHA)

=========================================

9) KAYBOLDUKTAN 4 GÜN SONRA SAĞ BULUNDU

TRABZON’un Köprübaşı ilçesinde evinden ayrıldıktan sonra kendisinden haber alınamayan Abdul Yazgan (54), arama kurtarma ekiplerinin çalışması sonucu 4 gün sonra sağ olarak bulundu.

Köprübaşı ilçesi Fidanlı Mahallesi’ndeki evinden 26 Şubat’ta ayrılan ve bir daha haber alınamayan Abdul Yazgan’ın komşuları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye jandarma, polis, AFAD, UMKE, AKUT, AD-KUR ve TTAKE ekipleri sevk edildi. Olumsuz hava koşulları ve kar yağışı altında sürdürülen arama çalışmalarında Yazgan, sığındığı bir evde bulundu. Bölgedeki sağlık ekiplerine teslim edilen Yazgan’ın yapılan ilk kontrollerinde durumunun iyi olduğu öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

—————————–

– Ekiplerden detaylar

– Kar yağışından detaylar

– Muhtar Alsancak’ın açıklamaları

Haber-Kamera: Salim SARIKOÇ/TRABZON,(DHA)-

=========================================

10) JAPON ARAŞTIRMACININ KOZLUCA KÖYÜ’NÜ ANLATTIĞI KİTAP, TÜRKÇEYE ÇEVRİLDİ

JAPON antropolog Masutake Matsubara’nın Burdur merkez Kozluca Köyü’nü anlattığı Kozluca- Ceviz Köy adlı kitap Türkçeye çevrildi.

Kitabın çevirisini yapan Kozlucalılar Derneği Başkanı Yılmaz Kaygısız, Masutake Matsubara’nın 1972 yılında araştırma yapmak için geldiği İstanbul’da, Türk- Japon iş birliğiyle kurulan denizcilik okulunda öğretmenlik yapan Kozlucalı Osman Taşdemir’in yönlendirmesiyle Kozluca Köyü’ne geldiğini belirtti. Kaygısız, “1972 yılının ağustos ayında eşi Kazuko, tercümanı Sabri Çakır ve fotoğrafçısıyla Burdur’a geliyorlar. Kozluca Köyü’nde görevli Eğitmen Rıza ile tanışıyorlar. Araştırmalar 1972, 1973, 1976, 1978 ve 1979 yıllarında yapılıyor. Son olarak 1986 yılında tekrar geliyor. Kitap 1998 yılında yazılıyor. Bu eser, Kozluca’nın geçmişten geleceğe tarihinin ve kültürünün bir Japonun gözünden kitaplaştırılmış hali. Biz Kozlucalılar Derneği olarak varlığını bildiğimiz kitabın fotokopisinden çevirisini yaptırmıştık ancak yayımlayamamıştık. Japonya’daki bir Türk öğrenci vasıtasıyla kitabın orijinalini temin ettik. Dernek olarak kitabı Türkçe yayımlamaya karar verdik ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izinlerini alarak yayımladık” dedi.

Matsubara’nın kültürel ve tarihi katkısına da değinen Kaygısız, “Kültürel ve tarihi katkısı nedeniyle köyümüzdeki parka Masutake Matsubara adını vermek istiyoruz. Kozluca- Kemer yol ayrımındaki araziye onun adına bir çeşme yaptırmayı planlıyoruz. Kitapta köyümüzün adı ‘Ceviz Köy’ olarak geçiyor. Ceviz, Farsçada ‘koz’ anlamına geliyor. Kitapta Osmanlı’nın son yılları ile Kurtuluş Savaşı öncesi ve sonrası konular ayrıntılı anlatılıyor” diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

————–

-Yılmaz Kaygısız kitabı okurken

-RÖP: Yılmaz Kaygısız

-Detay

Haber- Kamera: Mesut MADAN/BURDUR,(DHA)-

==============================================

11) YIKIM SIRASINDA BİTİŞİK BİNADAKİ DAİRENİN YATAK ODASININ DUVARI YIKILDI

BOLU’da, depreme dayanıksız olan binanın yıkımı sırasında, bitişikte bulunan binadaki dairenin yatak odasının duvarı, aldığı kepçe darbesiyle yıkıldı. Dairenin sahibi Nazım Gülenç, mevzuata göre yıkımın elle yapılması gerektiğini belirterek, “Bir baktık, 24 Şubat günü kepçeyle daldılar. İndik, konuştuk falan. Binanın arkası terastı, herhalde önce terası yıkacaklar, öyle buraya girecekler diye düşünürken, binanın ortasından daldılarö dedi.

Aktaş Mahallesi Taşhancılar Caddesi’nde, daha önce resmi kurumların kullandığı 3 katlı eski bina, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltıldı. Bina için yıkım kararı alındı. 24 Şubat’ta işi üstlenen firma, kepçeyle yıkıma başladı. 25 Şubat’ta yıkım sırasında, kepçenin darbesiyle, bitişikteki binada bulunan dairede, yatak odası olarak kullanılan odanın duvarı yıkıldı. Duvarın yıkılması sırasında dairede bulunan yabancı uyruklu öğrenciler büyük korku yaşadı.

Yaşananları öğrenen, aynı binada oturan ev sahibi Nazım Gülenç, daireye geldiğinde, duvarda 2 metre uzunluğunda ve 1 metre genişliğindeki delikle karşılaştı. Gülenç, Bolu Belediyesi’ne şikayette bulundu.

‘ELLE YIKILMASI GEREKİRKEN KEPÇEYLE DALDILAR’

Dairenin sahibi Nazım Gülenç, delik açıldıktan sonra mevzuatı incelediğini ve yıkımın elle yapılması

gerektiğini belirterek, “Bunun mevzuatı var. Bu mevzuat diyor ki, maruz kalınca ben bunu araştırdım. ‘Bitişik nizam binalarda, çatıdan başlayarak kısmen ve tamamen elle yıkım.’ Elle yıkım dediği de elle kullanılan aletlerle deniliyor. Bir baktık, 24 Şubat günü kepçeyle daldılar. İndik, konuştuk falan. Binanın arkası terastı, herhalde önce terası yıkacaklar, öyle buraya girecekler diye düşünürken, binanın ortasından daldılarö dedi.

‘BİLGİLENDİRME YAPILMADI’

Delik açıldıktan sonra, firmanın kendilerine haber vermediğini aktaran Gülenç, “Buradaki öğrenciler, Almanya’da yaşayan ablama resim atıyorlar, ablam bana atıyor. Ben adamlara söylüyorum. Böyle yani, iletişimimiz de yok. Bize zerre haber verilmedi. Bilgilendirme yapılmadı. Böyle 1 haftadır cehennemi yaşıyoruzö dedi.

Apartmanda yaşayanların, sarsıntılar nedeniyle farklı adreslere gittiğini aktaran Gülenç, “Firma yetkilisi diyor ki ben yıktığım duvarı yapacağım. Yıktığın duvarı yapacaksın, tamam bunda bir şey yok zaten. Ama 1 haftadır çektiğimiz ne olacak? Bir haftadır cehennem yaşıyoruz. 40 günlük torunum göçebe gibi, oradan oraya gidip geliyor. 7,5’ta kendimi evden atıyorum. Artık kavga etme durumuna geldikö diye konuştu.

‘UZMANLARIN DENETİMİNDE YAPILSIN’

Nazım Gülenç, yıkılan binanın temeli parçalanmadan önce alanın uzmanlar tarafından incelenmesini isteyerek, “Cuma günü belediyeye dilekçe verdik cevap yok. 50 metre mesafede Bolu Belediyesi’ne dilekçe veriyoruz, cevap yok yani. Asıl burada bizim zararımız insan yerine koyulmamak. Biz de Bolu’da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız, adam yerine koyulmuyoruz. Temele bari girmesinler. Temeli ayıklanacak zaten, inşaat mühendisleri odasının denetiminde, Bolu Belediyesi’nin, Çevre Müdürlüğü, kim varsa bu konuda uzman, o uzmanların denetiminde bu işi yapabilecek bir ekiple yapılsın. Derdimiz bu. Hiç değilse temelde zarar görmeyelim. Yoksa yıkılan duvar yapılırö diye konuştu. (DHA)

Görüntü dökümü

————————–

-Yıkılan duvarın görüntüsü

-Nazım Gülenç ile röportaj

-Yıkım detayları

Haber – Kamera: Oğuzhan EKE/BOLU,(DHA)

==============================================

12) ELLERİYLE ÖRDÜĞÜ ÇORAPLARI 2 YILDIR MEHMETÇİK’E GÖNDERİYOR

BOLU’nun Kıbrıscık ilçesinde yaşayan Gülnaz Tarhan(76), kendi elleriyle ördüğü çorapları iki yıldır mehmetçiğe ulaştırıyor.

Kıbrıscık ilçesine bağlı Dokumacılar köyünde yaşayan Gülnaz Tarhan, geçtiğimiz yıl ördüğü çorapları Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki 57’nci Komando Tabur Komutanlığı General Kazım Orbay Kışlası’nda görev yapan komandolara göndermişti. Tarhan, bu yıl da Mehmetçiği unutmadı. Soğuk kış şartlarında görev yapan güvenlik güçlerini düşünen Tarhan, kendi ördüğü çorapları Bolu İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli jandarma komandolara elden teslim etti. Tarhan’ın komandolarla bir araya geldiği anlar Jandarma Genel Komutanlığı’nın sanal medya hesaplarından paylaşıldı. (DHA)

Görüntü dökümü

—————————

-Gülnaz Tarhan’ın komandolarla bir araya gelmesi

Haber: Zübeyde ÖZMEN/BOLU,(DHA)

==============================================

13) HATAY SAHİLLERİNDE HAFTA SONU YOĞUNLUĞU

HATAY’da hafta sonu tatilinde yağmurlardan sonra gelen güzel havayı fırsat bilen vatandaşlar, sahil kesiminde yoğunluk oluşturdu.

Sabah saatlerinden itibaren sahile gelen vatandaşlar, Samandağ ilçesinde bulunan sahil bandında yürüyüş yaptı, çocuklarıyla oyun oynadı. Bazı vatandaşlar ise yanlarında getirdikleri seyyar sandalyelerle sahil kenarında oturarak sohbet etti. Deniz manzarası eşliğinde vakit geçiren aileler, hafta sonunun tadını çıkardı. Havanın mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle birlikte sahil kesiminde zaman zaman yoğunluk oluştu. Özellikle gün batımına doğru artan kalabalık, sahil boyunca hareketliliğe neden oldu.

‘DENİZ KUM GÜNEŞ’

Sahile Gelen Anıl Özdemir, “Günlerdir hava yağmurluydu. Bugün güneş açınca biz de kendimizi sahile bıraktık. Hava gerçekten mükemmel. Etraf kalabalık, herkes dışarıda. Deniz, kum, güneş. Hepsi bir arada çok güzel bir ortam var. Biraz top oynadık, arkadaşlarla birlikte eğlendik. Akşam da keyifli bir zaman geçirdik. Uzun zamandır böyle güzel bir hava yoktu. Hafta sonunu güzel değerlendirmiş olduk, mutluyuz.” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

——————-

-Sahil detay

-Araç kalabalığı detay

-Top oynayan vatandaşlar

-Sorf yapanlar

-Aktüel görüntü

-Röportaj

Haber-Kamera:Alican GÜMÜŞ/ HATAY, (DHA)

===========================================

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir