1) ÜNİVERSİTEDE POMPALI TÜFEKLE VURDUĞU ESKİ EŞİNİN SON ANLARINI KAYDEDİP YAKINLARINA GÖNDERMİŞ
KAYSERİ’de, Erciyes Üniversitesi kampüsünde 3 yıl önce boşandığı Meliha Keskin’i (39), pompalı tüfekle vurarak öldüren Ferhat Karakaya’nın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanmasına başlandı. Karakaya’nın, olaydan sonra eski eşi Keskin’in başına gelip cep telefonu ile kayda aldığı o anları, bazı yakınlarına gönderdiği öne sürüldü.
Olay, geçen yıl 23 Ekim’de saat 11.30 sıralarında, Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Edebiyat Fakültesi’nde meydana geldi. ERÜ Edebiyat Fakültesi Türk Halkbilimi öğrencisi, 3 çocuk annesi Meliha Keskin, fakülte binasının girişinde, olaydan 3 yıl önce boşandığı Ferhat Karakaya tarafından pompalı tüfekle vuruldu. İhbar üzerine fakülteye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Keskin, ekiplerin ilk müdahalesinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Keskin, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olay sonrası otomobiliyle kaçan Karakaya, polis ekipleri tarafından yakalanıp, çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
Meliha Keskin, otopsi işlemleri sonrası Talas ilçesi Başakpınar Mahallesi’nde toprağa verildi. Öte yandan Keskin’in hayalinin öğretmenlik olduğu ve boşandıktan sonra tekrar üniversiteye döndüğü öğrenildi. Meliha Keskin’in 3 çocuğunun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından koruma altına alındığı bildirildi.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanıp, iddianame hazırlandı. Kayseri Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede Ferhat Karakaya için ‘Tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi.
DAVA BAŞLADI
Kayseri 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanık Ferhat Karakaya ile ölen Meliha Keskin’in şikayetçi yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da davaya müdahil oldu. Dava nedeniyle adliye içinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Sanık Ferhat Karakaya, duruşmada, “2008 yılında evlenmiştik. Anne-babamla birlikte yaşıyorduk. Bu süreçte babamın ziynet eşyalarını ve parasını çalmaya başlamıştı. Uyarmıştık. Ailesine de söylemiştik. Bu huylarına devam ettiği için ayrı eve taşındık. Öldürecek olsam boşanma davası açtığı zaman öldürürdüm. Bunlar babamın ve benim malıma kastettiler. 2022 yılında boşandık. Nafaka ödüyordum. 10 yıl evli kaldık. Aldattığı için de boşandık. Olayda kullandığım tüfeği 2 yıl önce köyde kullanmak amacıyla internetten almıştım. Ruhsatsızdı. Aracı köye gitmek için kiraladım. Meliha’yı evden çıkarken taksiye binerken gördüm. Üniversiteye gittiğini ve 4’üncü sınıf okuduğunu yemin ederim bilmiyordum. Kötü arkadaşlarla geziyordu” diye konuştu.
‘ÇOCUKLARIMIN CAN GÜVENLİĞİ YOKTU’
Mahkeme başkanının, ‘Boşanmışsın sana ne?’ sorusu üzerine ise Karakaya, “Eskortluk yapan kadınlarla gezdiğini duydum. Çocuklarımın can güvenliği yok düşüncesiyle CİMER’e ve emniyete başvurdum. Komşularına da sordum. Onlar da ‘2-3 gün eve gelmediği günler oluyor’ dediler. Psikolojim bozuldu. 3 yıldır psikiyatri ilacı kullanıyordum. Konuşmak için kapısının önüne gitmiştim” cevabını verdi.
MAKTÜLÜN EVİNE YAKIN MESAFEDEN 1500 KEZ BAZ KAYDI ORTAYA ÇIKTI
Mahkeme başkanı tarafından sanığa, eski eşi Keskin’in oturduğu evin 500, 650, 800 ve 850 metre mesafedeki farklı baz istasyonlarından çeşitli tarihlerde HTS kaydının olduğunu ve farklı zamanlarda toplam 1500’e yakın cep telefonu baz kaydının çıktığının hatırlatılması üzerine ise sanık Karakaya, “Bu olay olmadan 2-3 ay öncesinde komşularına inanmadığım için takip edip kendi gözümle görmek istedim. Birkaç kez otelden ve rezidanstan çıktığını gördüm. Uzaklaştırma kararı vardı. 3 kez 4 gün cezaevine girmiştim. Taksiye bindi ya otele ya da kötü arkadaşları ile buluşacak diye takip ettim” diye konuştu.
’10 DAKİKALIK İŞİM VAR’ DİYEREK GİRMİŞ
Meliha Keskin’in taksi ile üniversite kampüsüne girdiğini ancak kendisinin nizamiye dışında kaldığını da anlatan Karakaya, “Girişteki kepenk kapandı. Görevliye ‘Eşim içeri girdi. 10 dakika konuşup çıkacağım’ diyerek ben de içeri girdim. Meliha fakülte içerisine girdi. 15-20 dakika çıkmadı. Oradan birine ne amaçla geldiğini bilmediğim için sordum. O da öğrencilerin geldiğini söyledi. Etrafa sıkıntı olmasın diye tüfeği eşofmanıma sardım. Arkasından bağırdım. ‘Kaçma bir şey yapmayacağım’ dedim. Panik halinde kaç el ateş ettiğimi bilmiyorum. Çevreden bağıranlar oldu. Telefonun tuş kilidini açamadım. Çevredekiler, ‘Sen tüfeği bırak ambulansı biz ararız’ dedi. Yanına gidip video çekmedim. Videonun başkasına gittiğini emniyette öğrendim. Emniyete giderken polislere teslim oldum. Çok pişmanım. Hala etkisindeyim. Ben de çok kötüyüm. 3 çocuğumu annesiz bırakmak istemezdim” ifadelerini kullandı. Sanık Ferhat Karakaya’nın cep telefonu incelemesinde ölen Keskin’i ‘kahbenin çocuğu’ diye kaydettiği de ortaya çıktı. Sanık buna ilişkin savunmasında ise “Bana 2 sefer kelepçe taktırdığı ve paramı yiyip nankörlük yaparak çocuklarıma bakmadığı için böyle kaydettim” dedi.
‘ŞİKAYETÇİYİM’
Meliha Keskin’in babası İ.K. ise şikayetçi olduğunu belirterek, “Kızımın okula devam etmesini bunlar hazmedemediler. ‘Kızını öldüreceğim’ diyordu. Can güvenliğini sağlamak için okula taksi ile gönderiyorduk. Şikayetçiyim” diye konuştu. Keskin ve sanık Karakaya’nın oğlu H.K. ise “Annem her zaman bizim yanımızdaydı. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmadı. Biz, bu kişi ile hiçbir şekilde görüşmek istemiyorduk. Ama mahkeme kararı olduğu için zorunlu olarak görüşüyorduk. Görüştüğümüzde de ‘Ona yedirmeyeceğim, en kısa zamanda gününü görecek, ölümü elimden olacak’ diyordu. ‘Annen ülke ve şehir dışına çıkıp namussuzluk yapıyor’ diye iftira atıyordu. Şikayetçiyim” ifadelerine yer verdi. Maktul taraf avukatları da sanık Karakaya’nın olay sonrası cep telefonu ile Keskin can çekişirken başına gelip, video kaydı aldığını ve bu kaydı da bazı yakınlarına attığını öne sürdü.
AKIL SAĞLIĞI RAPORU ALDIRILACAK
Mahkeme heyeti verdiği ara karar ile sanık Ferhat Karakaya’nın tutukluluk halinin devamına karar verip, sanığın cezai ehliyetinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için Kayseri Şehir Hastanesi’ne sevk edilerek akıl sağlığı raporu aldırılmasına karar verdi. Heyet, ayrıca Karakaya’nın cinayet sonrası video kaydı alıp gönderdiği iddia edilen bazı yakınlarının da tanık olarak dinlenmesine karar verip, duruşmayı erteledi. (DHA)
Görüntü Dökümü
———————-
-ARŞİV
Haber: Samed Aydın SUN/KAYSERİ, (DHA)
=============================================
2) EVİNDE EŞİYLE GÖRDÜĞÜ KİŞİYİ ÖLDÜREN BAŞKOMİSERE 10 YIL 2 AY HAPİS
ELAZIĞ’da, evine geldiğinde eşi F.K. ile gördüğü Orhan Ö.’yü (44) tabancayla vurarak öldüren başkomiser Metin K., çıkarıldığı mahkemede 10 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Olay, 5 Eylül 2025’te öğle saatlerinde, Çaydaçıra Mahallesi’ndeki sitede meydana geldi. Evine gelen başkomiser Metin K., içeride eşi ve Orhan Ö.’yü görünce tartışma çıktı. Metin K., belindeki tabancayla Orhan Ö.’ye ateş etti. Kurşunların isabetiyle Orhan Ö. yığıldı. İhbarla adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlıkçıların kontrolünde Orhan Ö.’nün öldüğü belirlendi. Orhan Ö.’nün cenazesi, otopsi için Fırat Üniversitesi Hastanesi’nin morguna götürüldü. Gözaltına alınan başkomiser Metin K., işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi mahkemede adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Savcılığın itirazı üzerine Metin K., tutuklandı. F.K. ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
KARAR DURUŞMASI
Elazığ 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, tutuklu sanık Metin K., eşi F.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Duruşmada Metin K., Orhan Ö.’nün bıçakla kendisine saldırdığını ve kendisini savunmak için ateş ettiğini belirterek, “Şahısla karşılaştığımızda bağırarak ‘Sen kimsin, ne arıyorsun’ dedim. O da bana ‘Benim kim olduğumu eşine sor’ dedi. Eşim o esnada ‘Durun yapmayın, biz arkadaşız. Konuşmak için çağırdım’ diye bağırıyordu. Maktul ‘Seni geberteceğim’ diyordu. Kadınla maktul arasındaki gayriahlaki boyutu boğuşurken idrak ettim. Kendi evimde böyle bir ahlaksız durumun yaşandığını anladım ve bıçaktan kendimi kurtarmaya çalışıyordum. O esnada kadından da bir hamle gelir mi diye düşünürken eşim F.’ye ‘Odaya girme’ diye bağırdım. Bağırmamın sebebi bunların arasındaki ilişkiden dolayı ‘kadın odaya girerse bana saldırır mı’ diye düşünmemden dolayıdır. O anda korku, telaş ve panik vardı. Daha sonra boğuşarak yere düştük. Bıçağı almak için müdahale ettim ama alamadım. Kendimi geriye iterek şahıstan o esnada ayrıldım. Şahıstan uzaklaştıktan sonra beylik silahımı çekme fırsatı yakaladım. Maktul de yerdeyken elindeki bıçakla bana doğru hamle yaptığı esnada hedef gözetmeksizin yerdeyken, yere doğru 3 veya 4 el ateş ettim. Mermilerin maktule isabet ettiğini anladım. Yaşanan vahim olayın telaşıyla silahımı güvenli hale almak istedim, şarjörü çıkarmayı unutmuşum, sürgüyü çekip bıraktım. O sırada silahta kalan 4-5 mermi yere düşmüşö diye konuştu.
‘HİÇBİR ZAMAN KUŞKUM OLMADI’
F.K.’ye dair daha önce şüphesi olmadığını belirten Metin K., “Hem psikolojik olarak hem de fiziksel olarak kendimi toplamaya çalıştım. Sonra kadına döndüm, ‘Bu yaşadığımız olaya bak. Polisi arayacağım’ dedim. Sonra ‘Eşlik görevini yapamadın, bundan sonraki süreçte bari çocuğa iyi bak’ diyerek polisi aradım. Polislerin ardından ablamı aradım. Asayiş birimi müdürünü aramıştım, olayı anlattım. ‘Silah kullanmak zorunda kaldım’ dedim. Daha sonra polis ekipleri geldi, ifade için emniyete gittik. Olay bu şekilde olmuştur. Yaşanan bu olayda öldürme kastım yoktur. Tamamen hayatıma yönelen tehditten kurtulmak, kendimi savunmak amacıyla son çare olarak üzerimde bulunan beylik silahını kullandım. Yaşanan bu olayda sanık pozisyonunda bulunuyorum ama benim konudan dahi haberim yoktu. Kimseyi öldürme kastım yoktur. Olayın böyle sonuçlanmasını istemedim. Geldiğimiz nokta itibarıyla işimden, çocuğumdan ayrı kaldım. Böyle bir duruma kimse düşmek istemez. Eşimin kafasındaki şişlikle benim bir alakam yoktur. Eşimin beni aldattığına dair hiçbir zaman bir kuşkum olmadı. Olay günü de, önceki zamanlarda da ailevi huzursuzluğumuz vardı ama aldattığı yönünde hiçbir şüphem oluşmadı. Maktulü ilk defa gördüğüm yer olay yeridir. Daha önce hiçbir şekilde tanışmadık. Maktul eşime ‘Eşin eve gelecek mi, gelirse de tanışırız’ demiş zaten mesajlarda. Olayda maktulle aramızda 70 santimetre mesafe vardır tahminen. Ben onu öldürmesem o beni öldürecektiö diye konuştu.
‘SOSYAL MEDYADAN TANIŞTIK’
F.K. ise duruşmada, “İsmini ‘Serdar’ olarak bildiğim şahısla sosyal medya üzerinden tanıştım. 2025 Mayıs ayında tanıştık, 1 ay kadar yazıştık. Daha sonra temmuz ayında yüz yüze 1 defa parkta, 1 defa da arabada görüştük. Ben bu şahısla görüşmek istemedim. Ağustos ayında ve olaydan 1 gün önce maktul bana mesajlar atmış, ben mesajları görmedim. Elazığ’a gelerek konuşmak istediğini söylemiş. ‘Eşinin karşısına çıkarım, gerekirse onunla konuşurum’ dedi. Ben mesajları olay günü saat 07.00-09.00 arasında gördüm. Dışarıda görüşmenin tehlikeli olacağını düşündüğüm için ‘Evde görüşelim’ dedim. Evde konuşma devam ederken Metin beni aramış, o sırada aramızdaki ilişkinin bitmesi gerektiğini anlatıyordum. 20 dakika falan konuştuk. Daha sonra kapı çalmaya başladı. ‘Metin içeri girdiğinde onu balkona alacağım. Sen giyinme odasına saklan, o sırada kapıdan çıkarsın’ dedim. Vestiyerden Serdar’ın ayakkabılarını aldım ve giymesini söyledim. ‘Metin balkondayken çıkarsın’ dedim. Kapıyı açtım. O arada kapıyı kilitlediğim için Metin içeri girememişti. Metin giyinme kapısı kapalı olduğu için açmaya çalıştı. O sırada ‘Kapı niye kapalı’ dedi. Kapıyı aralayınca içeri bıçakla giren Serdar, kapının aralığından bıçakla Metin’e saldırmaya başladı. Aralarında boğuşma başladı. Serdar bıçağı Metin’in omuz ve boyun bölgesine doğru saplamaya çalışıyordu. Eşime Serdar için ‘Biz arkadaşız’ dememe rağmen Serdar halen saldırıyordu. Serdar bıçağı bırakmayınca boğuşma devam etti. Metin, Serdar’a ‘Sen kimsin, ne işin var’ diye soruyordu. Serdar da bıçağı savurarak ‘Sen bunları karına sor’ diyerek saldırmaya devam ediyordu. Serdar ve Metin yüzüstü pozisyonunda yere düştü. Serdar bıçakla saldırmaya devam ediyordu. Metin bir ara geri çekilince silahı çekip yere doğru aralıksız ateş etmeye başladı. Silah seslerini 2 veya 3 defa duydum. Kurşunların Serdar’a gelip gelmediğini görmedim” dedi.
Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Metin K.’ye iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi. (DHA)
Görüntü Dökümü
—–
– Arşiv görüntülerle
Haber-Kamera: Tekin YALÇINKAYA/ELAZIĞ, (DHA)
========================================
3) VİRAJDA SOLLAMA KAZASI KAMERADA; 3 YARALI
BURSA’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde sürücüsünün virajda kamyonu solladığı otomobil ile karşı yönden gelen minibüs çarpıştı. 3 kişinin yaralandığı kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.
Kaza, saat 08.00 sıralarında Çavuş Mahallesi’nde meydana geldi. Mustafakemalpaşa istikametine seyir halinde olan, virajda önündeki kamyonu sollamak isteyen K.G. (74) yönetimindeki otomobil ile karşı yönden gelen S. K (55) idaresindeki minibüs çarpıştı. Sürücüler ile minibüsteki M.Y.’nin (25) yaralandığı kaza çevredeki güvenlik kamerasına yansırken, yaralılar ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
————————-
-Kazanın güvenlik kamerası görüntüsü
Haber: Gökhan ÖZHAN Kamera: MUSTAFAKEMALPAŞA (Bursa), (DHA)
==========================================
4) MOTOSİKLETİN OTOMOBİLE ÇARPTIĞI KAZA KASK KAMERASINDA
BURSA’da motosikletin dönüş yapan otomobile çarptığı anlar, kask kamerasına yansıdı.
Kaza, 14 Şubat’ta Osmangazi ilçesi Çekirge Mahallesi’nde meydana geldi. Sola dönmek için manevra yapan sürücünün kullandığı otomobile, motosiklet çarptı. O anlar kask kamerasına yansırken, devrilen motosikletten düşen sürücü yaralandı. (DHA
Görüntü Dökümü
————————
-Kaza anı kask kamerası görüntüsü
-Haber-Kamera: Yiğithan HÜYÜK/BURSA, (DHA)
=============================================
5) SÜRÜCÜ, EŞİ VE KIZI KAZADA YARALANDI
ANTALYA’da kontrolsüz kavşakta iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada sürücü, eşi ve kızı yaralandı. Kazaya karışan araçlarda hasar oluştu.
Kaza, saat 12.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Yenigün Mahallesi 1054 Sokak ile 1067 Sokak kesişiminde meydana geldi. Abdullah B.’nin kullandığı 07 AUA 14 plakalı otomobil ile İsmail Y. idaresindeki 07 AIK 53 plakalı hafif ticari araç kontrolsüz kavşakta çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle araçlar savrulurken kazayı görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla kaza yerine polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Kısa sürede kaza yerine ulaşan sağlık ekipleri otomobildeki sürücü Abdullah B., eşi Feyza B. ile kızları Nisanur B.’ye ilk müdahaleyi yaptı. Anne, baba ve kızları, ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. Diğer araç sürücüsü İsmail Y.’nin kazayı yara almadan atlattığı belirtildi. Polis kaza yerinde güvenlik önlemi alarak trafik akışını kontrollü şekilde sağladı. Hasar gören araçlar çekici yardımıyla kaldırılırken, bölgede bir süre aksayan trafik çalışmaların ardından normale döndü. (DHA)
Görüntü Dökümü
————–
-Ambulans ve itfaiye aracının görüntüsü
-Yaralı sürücünün ambulansa götürülmesi
-Yaralı kadın ve kızının diğer ambulansa binmeleri
-Kazaya karışan araçların görüntüsü
-Ambulansların hastaneye gidişi
Haber: Adem AKALAN- Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA, (DHA)
=============================================
6) OTOMOBİLDE BAŞINDAN SİLAHLA VURULMUŞ HALDE ÖLÜ BULUNDU
ADANA’da otoyolda duran otomobilde kimliği belirsiz kişi, başından silahla vurulmuş halde ölü bulundu.
Olay, öğle saatlerinde Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) Otoyolu’nun Çukurova ilçesi Yüzüncüyıl Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Emniyet şeridinde park halindeki 01 BUM 32 plakalı otomobilin kapısından kan sızdığını gören sürücüler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbarla bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekibinin camını kırdığı otomobilde, sürücünün başından silahla vurulduğu görüldü. Ruhsattaki fotoğraf ile ölen kişinin aynı olmadığı belirtilirken, kimliğinin belirlenmesi için çalışma başlatıldı. Cansız beden Adana Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, soruşturma sürüyor. (DHA)
Görüntü Dökümü
————————
– Park halindeki otomobil
– Polislerin inceleme yapması
– Otoyoldan genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Anıl ATAR/ADANA, (DHA)