1- BAKAN URALOĞLU: İSTANBUL’UN KUZEYİNDEKİ YAZ TURİZMİ FAALİYETLERİ DAHA DA CANLANACAK
Ayşe GÜREL – Mehmet ALA/İSTANBUL (DHA) – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sarıyer-Kilyos Tünel Projesi TBM Çıkış Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Uraloğlu “Projemizin tamamlanmasıyla İstanbul’un kuzeyindeki ulaşım kökten değişecek, şehrimizin altyapısı çok daha güçlenecektir. Projemizle Maslak, Levent, Beşiktaş ve Büyükdere Caddesi gibi İstanbul’un en kalabalık, en canlı iş ve finans merkezleri; Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli ve hemen akabindeki Sarıyer-Kilyos Tüneli vasıtasıyla doğrudan Kuzey Marmara Otoyolu’na bağlanabilecek, İstanbul Havalimanı ile İstanbul’un iş merkezleri arasındaki bağlantı hızlanacaktır. Sarıyer’in 350 bin nüfuslu bölgesi, imar yolları yerine tünel ile 5 dakikada yüksek standartlı otoyola erişebilecektir. Böylelikle İstanbul’un kuzeyindeki yaz turizmi faaliyetleri daha da canlanacaktır” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Sarıyer-Kilyos Tünel Projesi TBM( Tunnel Boring machine) Çıkış Töreni’ne katıldı. Törene ayrıca Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de katıldı.
‘İLK KEZ KULLANIYORUZ’
Tören’de konuşan Uraloğlu, ‘Bugün Sarıyer-Kilyos Tüneli projemizde Karayolları Genel Müdürlüğümüz tarafından ilk kez kullanılan TBM makinemizin kazı çalışmalarını tamamlama töreninde bir araya gelmenin sevincini ve gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin coğrafyası zengin çeşitliliğiyle birlikte ağırlıklı olarak dağlık ve engebeli arazilerden oluştuğundan inşaat sektörümüz için hem büyük bir zorluk hem de yenilikçi çözümler geliştirmek için fırsat doğuyor. Dağlık ve engebeli bölgelerde yol ve tünel inşaatı yapmak; zemin etütlerinden kazı yöntemlerine, lojistikten güvenlik önlemlerine kadar her aşamada ekstra titizlik ve maliyet gerektiriyor. Ancak ülkemizin büyüyen ekonomisi, hızla gelişen şehirleşmesi ve artan ulaşım talebi de bu zorluklara rağmen altyapı yatırımlarımızı kesintisiz sürdürmemizi zorunlu hale getiriyor. İşte tam bu noktada Tünel Açma Makinesi yani TBM teknolojisi, özellikle yerleşim alanlarında uzun tünellerin kazılmasında son derece etkili, hızlı ve güvenli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Bakanlık olarak biz, özellikle metro ve demiryolu tünellerinde sıkça kullandığımız TBM teknolojisini Sarıyer-Kilyos Tüneli projesinde Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda ilk kez kullanıyoruz” dedi.
PROJENİN TOPLAM UZUNLUĞU 8,2 KİLOMTRE
Uraloğlu, “Bu proje, karayolu tünellerinde Tünel Açma Makinesi’nin ilk ve tek uygulandığı önemli bir adım olmakla birlikte; Avrasya Tüneli ve Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattı Eşme-Salihli arasındaki T-1 Tüneli’nden sonra burada 13,65 metrelik çapıyla Türkiye’nin en büyük üçüncü TBM’i kullanılarak büyük bir başarıya da imza atılmıştır. Sarıyer-Kilyos Tüneli projemizin yapım çalışmalarına 2022 yılı Mayıs ayı içerisinde başladık. Yaklaşık 7 kilometre uzunluğunda, 2 gidiş 2 geliş şeritli, sıcak karışım kaplamalı, bölünmüş yol standardında, çift tüplü olarak inşa edilen projemizin toplam uzunluğu bağlantı yolları ile birlikte 8,2 kilometredir. Projemiz; Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli’nin çıkışından başlayarak Kuzey Marmara Otoyolu bünyesinde inşa edilmiş olan Uskumruköy Modern Dönel Kavşağı’nda son buluyor. Projemiz kapsamında Sarıyer Kavşağı ve Kilyos Kavşağı olmak üzere toplam 2 adet farklı seviyeli kavşak, 1 viyadük, 2 aç-kapa yapısı ve 1 menfez de inşa ediyoruz. Çift tüp uzunluğu toplam 13.715 metre olan tünelimizin yapımını en kısa sürede tamamlamak için Yeni Avusturya Tünel Açma, kısa adıyla NATM metodu yani delme patlatma şeklinde ve TBM teknolojisi olmak üzere iki yöntemi eş zamanlı uyguluyoruz” dedi.
‘SEYAHAT SÜRESİNİ 35 DAKİKADAN 5 DAKİKAYA İNDİRECEĞİZ’
Uraloğlu, ‘Bugün itibarıyla da 2024 yılının Aralık ayında başladığımız TBM ile 4.800 metrelik kazma çalışmasını bitirerek başarıyla tamamlamış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. NATM yöntemiyle de 6.033 metre ilerleme sağladık. NATM metoduyla açılan bölümlerde kaplama betonu çalışmalarında da bugüne kadar 5.135 metre ilerleme kaydettik. Şu anda sahada 180 adet makine/ekipman ve 879 adet personel ile çalışmalara devam ediyoruz. Sarıyer-Kilyos Tünelimizin yapım çalışmalarınıza aralıksız devam ediyoruz. Bugün burada TBM kazılarının tamamlanmasıyla Sarıyer-Kilyos Tüneli’nde bir başka önemli eşiği daha aşmış bulunuyoruz. Projemizin tamamlanmasıyla İstanbul’un kuzeyindeki ulaşım kökten değişecek, şehrimizin altyapısı çok daha güçlenecektir. Projemizle Maslak, Levent, Beşiktaş ve Büyükdere Caddesi gibi İstanbul’un en kalabalık, en canlı iş ve finans merkezleri; Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli ve hemen akabindeki Sarıyer-Kilyos Tüneli vasıtasıyla doğrudan Kuzey Marmara Otoyolu’na bağlanabilecek, İstanbul Havalimanı ile İstanbul’un iş merkezleri arasındaki bağlantı hızlanacaktır. Sarıyer’in 350 bin nüfuslu bölgesi, imar yolları yerine tünel ile 5 dakikada yüksek standartlı otoyola erişebilecektir. Böylelikle İstanbul’un kuzeyindeki yaz turizmi faaliyetleri daha da canlanacaktır. En önemlisi ise olası büyük afet durumlarında İstanbul’un acil yardım ve tahliye yolu olarak kabul edilen Kuzey Marmara Otoyolu’na hızlı erişim imkânı da tesis edilmiş olacaktır. Bu açıdan da bakıldığında Kuzey Marmara Otoyolu’na entegrasyonu en hızlı ve güvenli şekilde sağlayacak Sarıyer-Kilyos Tüneli projemizin İstanbul için ne kadar önemli olduğu ortadadır. Projemiz sayesinde seyahat süresini 35 dakikadan sadece 5 dakikaya indireceğiz. Böylece zamandan 3,3 milyar lira, akaryakıttan 700 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 4 milyar lira tasarruf edeceğiz’ dedi (DHA)
Görüntü Dökümü:
————————-
-Bakan Uraloğlu’nun konuşması.
-TBM makinesiyle tünel açılışı.
=============================
2- BAŞAKŞEHİR’DE 5 METRE DERİNLİKTE YARALANIP MAHSUR KALAN İŞÇİ KURTARILDI
Özgür EREN/İSTANBUL (DHA) Başakşehir’de İSKİ çalışması sırasında 5 metre çukurda kaynak çalışması yapan işçinin üzerine taşlar düştü. Yaralanıp mahsur kalan işçi kepçe ile bulunduğu yerden çıkarıldı. Yaralanan işçi hastaneye götürüldü.
Olay, Şahiptepe Mahallesi Şehit Polis Fethi Sekin Caddesinnde saat 11.30 sıralarında meydana geldi. İSKİ’nin yola döşediği irsale borularına kaynak yaptığı sırada işçi Murat Korkmaz’ın (43) üzerine taş parçaları düştü. Korkmaz, 5 metre derinlikte yaralanarak mahsur kaldı. Diğer işçiler durumu hemen sağlık, polis ve itfaiye ekiplerine bildirdi.
Olay yerine gelen itfaiye ekipleri Korkmaz’ı sedyeye aldı ve halata bağlanan sedye iş makinesi yardımı ile bulunduğu yerden kurtarıldı. Ambulansa alınan Murat Korkmaz hastaneye götürüldü. İşçinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, polis ekipleri olay ile ilgili soruşturma başlattı.
Görüntü Dökümü:
————————
-İtfaiyenin işçiyi kurtarmaya çalışaması
-İşçinin sedyeye bağlanması
-İşçinin iş makinesi ile kurtarılması
-İşçinin ambulansa alınması
-Caddeden görüntü
-Genel ve yakın detaylar
=============================
3- BAĞCILAR’DA EV SAHİBİ KİRACI KAVGASINDA KALBİNDEN BIÇAKLANAN AZİZ, HAYATINI KAYBETTİ
Gülseren KARAPINAR/İSTANBUL, (DHA)- Bağcılar’da ev sahibi ve kiracı arasında ‘evden çıkma’ tartışmasına aileler de dahil oldu. Ev sahibi ailenin teklifiyle anlaşmak için buluşan taraflar arasında kavga çıktı. Kavgada ev sahibinin erkek kardeşi, evde 10 yıldır kiracı olan Neytullah Bilmez’in oğlu Aziz Lokman Bilmez’i (24) kalbinden bıçakladı. Yüzde 83 görme engelli olduğu öğrenilen Bilmez yoğun bakıma alındı. 6 ay yoğun bakımda tedavi gören Aziz dün akşam hayatını kaybetti. Aziz Lokman Bilmez’in ağabeyi Bilal Bilmez “Biz de olayın tam farkında değiliz. Arabanın içine girerken kardeşim ‘Ben bıçaklandım’ diyor. Kardeşimi hastaneye götürmemize izin vermediler. Önümüzü kestiler, arabayı parçaladılar. Arkamızdan, ‘Bu çocuk burada ölecek’ bağırıyorlardı” dedi.
Olay, 29 Ağustos 2025 tarihinde Bağcılar’da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ev sahibi Hasan Ceylan yaklaşık 10 yıldır kiracısı olan Bilmez ailesinin daireden çıkmasını istedi. Aile, süre talep ederek evi tahliye edeceğini söyledi taraflar arasında anlaşma sağlandı. Olay günü diş ağrısı nedeniyle eczaneye giden kiracı Neytullah Bilmez, yolda ev sahibinin kardeşi Ahmet Ceylan ile karşılaştı. Ceylan, ‘Bu evden çıkacaksın” diyerek bağırdı. Neytullah Bilmez ise, ‘Muhatabım ev sahibi Hasan’dır’ diye karşılık verdi. Yaşanan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kiracı Neytullah Bilmez ev sahibinin kardeşi ve yanındaki kişiler tarafından sokak ortasında darbedildi. Neytullah Bilmez ise oğlu Bilal Bilmez’i arayarak yardım istedi ve beraber eve gittiler. Ardından ev sahibi kiracının evine gelerek olayın unutulmasını ve tatlıya bağlanmasını istedi. Kiracı Bilmez ailesi ise olayın uzamaması için ev sahibi Hasan Ceylan’ın “Biz gidiyoruz, siz de arkamızdan geliyorsanız gelin yarım saat sonra barışalım, olayı tatlıya bağlayalım” teklifini kabul etti.
İKİ AİLE BARIŞMAK İÇİN BULUŞTU
Kiracı ailenin konuşmak için sokağa gelmesinin ardından ev sahibi Hasan Ceylan’ın kardeşi Ahmet Ceylan, Neytullah Bilmez ‘in kardeşi İdris Bilmez’e elini kaldırarak hakaret ve küfür etmeye başladı. Barışmak için biraraya gelen iki aile arasındaki tartışma kavgaya dönüştü.
BIÇAKLADILAR; HASTANEYE GÖTÜRÜLMESİN DİYE ARACIN ÖNÜNÜ KESTİLER
İddiaya göre, kavga sırasında ev sahibinin diğer kardeşi Fatih Ceylan Neytullah Bilmez’in oğlu Aziz Bilmez’i kalbinden bıçakladı. Ailenin “Çocuk bıçaklandı; bırakın hastaneye götürelim” uyarılarına rağmen bıçaklı saldırgan ve yanındakiler yaralı gencin bulunduğu aracın yolunu keserek camlarını kırdı; araca çekiç fırlattı. İddiaya göre bıçaklı saldırgan Fatih Ceylan ve yanındaki saldırganlar “Bu çocuk burada ölecek, hastaneye gitmeyecek” diyerek aracı engelledi. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan ve 30 Ağustos’tan bu yana yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Aziz Lokman Bilmez, dün akşam saatlerinde hayatını kaybetti. Yüzde 83 görme engeli bulunan Aziz Lokman Bilmez’in ailesi oğullarının cenazesini Adli Tıp Kurumu’ndan aldı. Aziz Lokman Bilmez’in annesi baygınlık geçirdi. Saldırgan Fatih Ceylan’ın ise tutuklandığı, Ahmet Ceylan ve Hasan Ceylan hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanarak ev hapsi kararı verildiği öğrenildi.
‘BABAM DARBEDİLİNCE BENİ ARADI; OLAYI ANLAMAYA ÇALIŞTIM’
Ölen Aziz Lokman Bilmez’in ağabeyi Bilal Bilmez, “6 ay önce, bu olayın olduğu gün; Ev sahibimiz babamı arayıp dedi ki ‘Evimden çıkın, biz geçeceğiz’ Biz de dedik ki ‘bize biraz mühlet verin, bu depremde bu durumda biz yer bulamayız’ Anlaştık. Sonra babamın dişi ağrıyor; babam eczaneye gidiyor. Eczaneden gelirken yol üstünde ev sahibinin kardeşi babamın önüne çıkıyor, dükkanın önüne çıkıyor. Çekiyorlar babamı köşeye. Babam ‘Bak benim dişim ağrıyor, benim muhatabım ev sahibi. Sen kardeşisin, Benim muhatabım Hasan.’ diyor Bunların arasında git gel oluyor. Sonra babam diyor ki ‘Ben gidiyorum, benim dişim ağrıyor.’ Babam arkasını dönerken arkasından ev sahibinin kardeşi bağırıyor ‘Sen bu evden çıkacaksın.’ diye bağırıyor. Biz ev sahibiyle anlaşmışız zaten. Babam da diyor ki ‘Ben eve gidiyorum, sen de gel o zaman.’ Ondan sonra babam arkasını dönüyor, babamı orada dövüyorlar. Babamın buraları komple kıpkırmızı olmuş, mosmor olmuş her tarafı. Benim bildiğim 1-2 kişi ona vuruyor. Babam da yaşlı bir insan, öyle genç bir insan da değil. Babam darbedilince beni arıyor. Ben gidiyorum babamı alıp evin kapısına bırakıyorum. Orada olayı anlamaya çalışıyorum” dedi.
‘KARDEŞİM “BIÇAKLANDIM” DEDİ; BIÇAK KALBE 1,5 CM KADAR GİRMİŞ’
Bilmez, “Ev sahibi de o sırada bizim kapının önüne geliyor yanında 2-3 kişiyle özür dilemek için. Biz diyoruz ki ‘Böyle bir şeyin özrü olmaz. Biz şikayetçi olmaya gideceğiz’ dedik. Ev sahibi de, ‘Kardeşim orada, gidin ne yapıyorsanız yapın’ diyor. ‘Biz vahşi insanlar değiliz, bizim öyle şeylerle işimiz yok. Biz darp raporu almaya gideceğiz.’diyoruz. Arabaya bineceğimiz sırada bize dediler ki ‘Biz gidiyoruz, siz de arkamızdan geliyorsanız gelin yarım saat sonra barışalım, olayı tatlıya bağlayalım’ dediler. Biz de ‘Olay uzamasın birşey olmasın’ Sonra biz oraya doğru gittik. Biz daha arabadan inmeden, Hasan Ceylan’ın kardeşi babamı döven kişi, amcam İdris Bilmez’e elini kaldırarak ağza alınmayacak hakaretler, küfürler etti. El kol hareketleri yapıyor küfrediyor. ‘Bıçağımı getirin, silahımı getirin, ben bunları öldüreceğim’ diyor. Biz de arabadan indik. Silah deyince biz de korktuk. Olay anı da öyle gelişti. Kardeşim bizden bir ara ayrıldı.Fatih Ceylan, onların küçük kardeşi muhtemelen, içeriden bıçak almaya gitmiş. Bıçak almış. Kardeşimle arabanın arkasında boğuşuyorlarmış, kalbinden bıçakladı. Biz de olayın tam farkında değiliz. Arabanın içine girerken kardeşim diyor ki ‘Ben bıçaklandım’ Biz arabaya koyuyoruz kardeşimi. Tam biz çıkmaya yaklaşıyoruz, bağırıyorum diyorum ki ‘Durun bak çocuk bıçaklanmış’ Dinlemiyorlar. Arabayı parçaladılar, önümüzü kestiler. Arabanın önüne çekiç fırlatıyorlar. Herşeyi yaptılar, araç paramparça oldu. Bağırıyorlardı arkamızdan ‘Bu çocuk burada ölecek.’ diyorlardı. Vurmaya devam edip bırakmadılar hastaneye gidelim. Bu kira konularında mümkün mertebe artık bir el atsınlar. Bir sürü insan mağdur oldu bu konularda” dedi.
‘AZİZ MELEK GİBİ BİR ÇOCUKTU’
Aziz Lokman Bilmez ‘in dayısı Süleyman Yaman ise, “Aziz 24 yaşındaydı, öyle bir çocuktu ki melek gibiydi. Şimdiye kadar bütün bölge biliyor, o çocuğun hiç kimseye zararı olmamış. 10 yıla yakın o evdeler kiracılar. Ev sahibi ‘Çıkacaksınız, ben geleceğim’ demiş ‘Tamam çıkacağız’ demişler. ‘Bana birkaç gün müsaade edin ev bulayım’ ev sahibi de ‘Tamam’ demiş mühlet vermişler. Çocuğun babası diş hastanesine giderken yolunu kesmişler ‘Sen niye çıkmadın’ diye. Abim ‘Evimden çık, hemen çıkacaksın eşyanı dışarı atacağız’ .özlerine karşılık ‘Birkaç gün mühlet vereceksiniz bana’ demiş, ‘Yok eşyasını hemen dışarı atacağız, sokağa atacağız’ demişler. O yüzden kavga olmuş. Aziz’in kalbine bıçak vurmuşlar. Amcasının arabasıyla hastaneye götürecekler, bunlar çete gibi yolu kesmişler, arabayı da paramparça etmişler.’Bu çocuk burada ölecek, hastaneye gitmeyecek’ demişler. O zaman kan beyne gitmiyor, beyin kendini kilitliyor. 6 aydır yoğun bakımdaydı. Dün akşam vefat etti. Birisi demiş ‘Ben vurdum’ o cezaevindedir, diğerlerine ev hapsi verilmiş. Evin sahibisin, tamam kiracıya ‘Çık’ diyorsun, mühlet vermiyorsun. ‘Ev sahibiyim ya bu kadar para vereceksin ya eşyanı aynı günden sokağa atacağım’ Böyle iş mi olur. Bilerek katlettiler. Adalet Bakanlığı el atsın bu durumlara. Heryerde maalesef bu ev sahibi kiracı olayları var” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
———-
(Cep telefonu)
-Aziz Lokman Bilmez’in görüntüsü
-Aziz Lokman Bilmez’in yoğun bakımdaki görüntüsü
-Camlrı kırılan araç
-Ölen Bilmez’in fotoğrafları
-Adli Tıp Kurumu’ndan görüntüler
-Aziz Lokman Bilmez’in ağabeyi Bilal Bilmez’in konuşması
-Aziz Lokman Bilmez ‘in dayısı Süleyman Yaman’ın konuşması
-Genel ve detay görüntüler
==========================
4- RAMAZAN SOFRALARINDA İSRAFIN ÖNÜNE GEÇMEK İÇİN ‘YARI FİKS MENÜ’
Tuğçe SEZER ODABAŞI- Emir Efe BENLİOĞLU / İSTANBUL, (DHA)- RAMAZAN ayında uzun süreli açlık iftar sofralarında hem aşırı yeme hem de gıda israfını beraberinde getirebiliyor. Restoran işletmecileri, fiks menü uygulamalarının kontrolsüz tüketime yol açtığını belirtirken, israfın önüne geçmek için çeşitli çözümler de önerdi. ‘Yarı fiks menü’ uygulaması da bunlardan biri. Şef Emircan Canatar, “Restoranın oluşturduğu menüyü misafire zaruri olarak yedirmesine biz bir önlem aldık ve ‘yarı fiks’ bir iftar menüsü yaptık. Seçim tamamen misafirimizde, ister menüden 5 kalem ürün sipariş ver, ister 10 kalem, ister hiçbir şey verme, problem yok. Bunun yanı sıra istersen 4 kişi gelip 4 farklı yemek söyle, istersen 2 tane ortaya söyle, tamamen misafirimizin tercihinde bir menü oluşturduk” dedi. Restoran İşletmecisi ve Ekonomist Nihat Bingöl ise, “Bu fiks menülerin şöyle bir sıkıntısı var. Fiks menüler tabii ki bizim sipariş etmediğimiz, tüketicinin sipariş etmediği ürünler olduğu için hepsi masanıza geliyor. Ya bu israfa yol açıyor ya da bir aşırı yemeğe sebep olabiliyor” dedi.
Ramazan ayına sayılı günler kala restoranlarda iftar ve sahur hazırlıkları da başladı. Artan maliyetler, değişen tüketici beklentileri ve israf tartışmaları nedeniyle, bu yıl Ramazan menülerinin daha esnek ve herkesin ihtiyacına uyacak şekilde planlanması gündemde. Restoran işletmecileri, ‘fiks menüler’ yerine tüketicinin talebine göre şekillenen porsiyonların hem sağlık hem de israf açısından daha doğru olacağını düşünüyor. Restoran işletmecisi ve ekonomist Nihat Bingöl ile restoran işletmecisi şef Emircan Canatar, Ramazan hazırlıklarını ve menü tercihlerini değerlendirdi.
‘FİKS MENÜLER İSRAFA VE AŞIRI YEMEYE YOL AÇABİLİYOR’
Nihat Bingöl, “Özellikle Ramazan aylarında tabii ki uzun süre aç kaldığımız için bir göz açlığı söz konusu oluyor. Bu göz açlığı da tabii tüketici davranışlarına yansıyor. İftar olduğu zaman çok hızlı bir şekilde ne kadar yiyebilirsek o kadar yemeye çalışıyoruz. Aslında tabii ki de bu çok riskli, çünkü bunları azar azar yavaş yavaş yememiz gerekiyor. Biz de restoranlarımızda bunları yaşıyoruz. Yiyebileceğinden fazla sipariş eden müşterilerimizi de görüyoruz. Restoranlar genelde üretim hacmini stabilize etmek için fiks menüler çıkarırlar çünkü çok aynı saatte bir yoğunluk yaşadıkları için. Bu fiks menülerin şöyle bir sıkıntısı var. Fiks menüler tabii ki bizim sipariş etmediğimiz, tüketicinin sipariş etmediği ürünler olduğu için hepsi masanıza geliyor. Ya bu israfa yol açıyor ya da bir aşırı yemeğe sebep olabiliyor. Ben kendi restoranımda ne yaptım. Biz sıra eti servisi yapıyoruz yani istediğiniz zaman masanıza geliyor, istediğiniz ürünler gelmeye çalışıyor. Belli bir taslak menü var evet; ama sizin istemediğiniz şeyler masanıza gelmiyor. Eğer yemek istiyorsanız yemeye devam edebiliyorsunuz ama yemek istemiyorsanız da durabiliyorsunuz ve bu da israfı büyük bir ölçüde engelliyor ama fiks menülerin direk masaya gelmesi, müşterinin talebi haricinde gelmesi hem israf hem de sağlıksız beslenmeye yol açabiliyor” diye konuştu.
‘TÜRKİYE’DE YILDA 23 MİLYON TON GIDA İSRAF EDİLİYOR’
Gıda israfının ekonomik ve kültürel bir kayıp olduğuna da dikkat çeken Bingöl, “İsrafın tabi ki de ekonomik boyutları da var. Ülkemizde yılda 23 milyon ton kadar gıda israf ediliyor. Tabii ki de bu bize hem maddi bir kayıp olarak hem de örf adetimize göre tabii ki manevi bir kayıptır; çünkü Türk kültüründe asla israf yer almaz. Tabi ki bunun maddi bir kaybı da var ülkemizde. O yüzden özellikle bu israfın en büyük olduğu yerler hane halkı ve dışarıda restoran, kafe gibi işletmelerde israfı çok yapıyoruz. Bizler de restorancılar olarak israfın önüne geçmek için porsiyonlarımızı daha seçilebilir hale getirebiliriz. Servis yapmaktan korkmayacağız. Biz müşteri ne talep ediyorsa ne kadar talep ediyorsa vermek zorundayız. Fazla fazla vermek göz doyuruculuğu bazen israfa yol açabiliyor” dedi.
‘İNSANLAR EVDE RESTORAN KEYFİ YAŞIYOR’
Bu yıl Ramazan ayının kış mevsimine denk gelmesinin menü tercihlerini de etkilediğini belirten Bingöl, “Tabii ki artık kışta yaşıyoruz Ramazan ayını. Bu tabii ki de bizim menülerimizi değiştiriyor çünkü yaz aylarında özellikle çorba ve tatlı seçimlerinde insanlar değişiklik yapabiliyordu. Çok çorba içilmiyordu veya tatlılarda çok ağır tatlılar yer almıyordu; ama kış ayının gelmesiyle daha geleneksel, bize ait çorbalarımızı daha çok servis ediyoruz. Daha çok künefe, kadayıf gibi şerbetli tatlılarımızın da çok talep edildiğini görüyoruz” dedi. Paket servisin öneminin giderek arttığını da söyleyen Bingöl, “Ramazan ayında geçmişe göre şu an paket servisin yeri de çok ağır. Özellikle paket sistemleri bunlarla ilgili çok büyük çalışmalar yapıyor. İleri tarihli siparişlerle insanlar iftar saatlerinde paketlerine ulaşabiliyor ve bütün gün boyunca bu siparişleri alıyoruz biz burada. İftar saatinde kendilerine sıcak servis ediyoruz. Eskiye nazaran çok arttı. Artık insanlar evde de dışarıdaki restoran keyfini yaşayabiliyorlar” diye konuştu.
‘2 BİN 500 LİRAYLA 5 BİN 500 LİRA ARASINDA OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM’
Geçen yıl ile bu yıl arasındaki fiyat farkına da değinen Bingöl, “Geçen sene Ramazan fiyatlarını genelde A sınıfı restoranlarda 2 bin lirayla 3 bin 500 lira arasında görüyorduk. Bu sene bizim aldığımız, kendi yaptığımız fiyatlandırmalarda 2 bin 500 lira ile 5 bin 500 lira arasında bir Ramazan mönüsü çıkacağını düşünüyorum A sınıfı restoranlarda. Aradaki farkın da ortalama yaklaşık yüzde 20 gibi bir fiyat zammı geçişi olduğunu görüyoruz. Şimdiden herkesin Ramazan ayını kutluyorum” dedi.
‘RAMAZAN’IN FELSEFESİNE AYKIRI DAVRANABİLİYORUZ’
Restoran işletmecisi şef Emircan Canatar da iftar sofralarında aşırı tüketime dikkat çekerek “Her ne kadar Ramazan ayının felsefesi azla kanaat edip kontrollü ve makul seviyelerde yemek yemek, mideyi dolu dolu şişirmemek ya da çok saltanat dolu bir sofrada yemek yemek Ramazan’ın felsefesine aykırı. Ama biz oruç tutuyoruz, insanız ve hepimiz o kadar güçlü bir iradeye, hepimiz nefse sahip olamayabiliyoruz. Bu da tabii gün içerisindeki o açlıkla beraber, özellikle bir restorana gittiğiniz zaman ya da evinizde yediğiniz zaman, insan önce bir gözünü doyurmak istiyor, sonra da gelen yemeklerden fazla fazla hepsini yemek istiyor. Normal zamanda israf zaten insanı vicdanen huzursuz eden bir şeyken, Ramazan ayında daha da vicdanı huzursuz eden bir durum oluyor; ama tabi burası bir restoran, burada neticede gelen misafirlerimize ‘Aman şu kadar yeme, aman bu kadar ye, israf etme’ gibi bir lütfumuz yok. Restoranlara kızamayız ‘Niye bu kadar çok ürün koyuyorsun’ diye de kızamayız, rekabetin çok yüksek olduğu bir sektör ” dedi.
‘”YARI FİKS” İFTAR MENÜSÜ YAPTIK’
Canatar, “Şöyle bir şey var. Restoranın oluşturduğu bir menüyü misafire zaruri olarak yedirmesine biz bir önlem aldık ve ‘Yarı fiks’ bir iftar menüsü yaptık. Yani A’dan Z’ye kadar çorbadan başlangıca, ara sıcaklardan ana yemeğe, tatlı ve meşrubata değil. Dedik ki, insanlar geldi, oturdular, bir yarı fiksimiz var. Nedir bu. Beş çeşit meze koyduk masaya, güzel bir iftariyelik, fırından çıkmış sıcak taptaze ekmekler ve çorbalarını verdik. O süreçte de garsonlar siparişlerini aldı, mutfaktan fiş çıktı, ezan okundu ve herkes çorbasını içiyor. Bir şekilde iftariyeliklerini yiyor, humusunu pidesine sürüyor, o dürtü ve insülin direnci bir şekilde dengeleniyor. Misafir sakin bir şekilde siparişini bekliyor. Seçim tamamen misafirimizde, ister menüden 5 kalem ürün sipariş ver, ister 10 kalem, ister hiç birşey verme, problem yok. Adamın canı çok güzel bir burger yemek istiyor ama restorana gittiği için bunu yiyemiyor çünkü restoran fiks menü yapmış. Yapanın da bir suçu yok ama biz böyle bir formül geliştirdik. Yarı fiks menü adı altında. Bir ücreti var, evet, ama bu ücret makul bir ücret. Bunun yanı sıra istersen 4 kişi gelip 4 farklı yemek söyle, istersen 2 tane ortaya söyle, tamamen misafirimizin tercihinde bir menü oluşturduk. Hizmetimi iyi verdiğim, yemeğimi iyi çıkardığım sürece mutlu bir şekilde giden misafire ödediği fiyat fazla gelmiyor. Tabii her şeyin bir ortalaması var. Dükkanlar ticari amaçla açılmış bir iş yeri, restorancı para kazanmak için dükkan açıyor. Belli bir gideri de var kiralar, mal maliyeti, elektrik, su, doğalgaz, personel gideri. İşletmeci bu giderleri absorbe edecek ve aynı zamanda para kazanacak. Bunun için ürüne bir fiyat belirlemesi gerekiyor o iş yerinin sürdürülebilir olması için. Bu fiyatlar bazen haksız fiyatlar oluyor, bazen de ‘Helal olsun’ dedirtiyor. Bizim amacımız ‘Helal olsun’ dedirterek misafirimizi yolcu etmek” dedi.
Canatar, “Sahur manevi anlamda bizler için çok keyifli oluyor. Sahurda kahvaltı veriyoruz. Her şey aynı şekilde, misafir sadece sabah 10.00’da 11.00’de gelmiyor, gece 03.00’te 04.00’te geliyor. Tüketicinin de sahurda dışarı çıkıp bir yerlerde bir şeyler yemek çok hoşuna gidiyor, keyifli ve güzel oluyor” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü:
——————-
-Restorandaki yemek hazırlıkları
-Nihat Bingöl ile röportaj
-Emircan Canatar ile röportaj
-Restorandan detay görüntüler
-Genel ve detya görüntüler
===========================
5- FATİH’TE BANKADAN PARA ÇALAN SOYGUNCUNUN ÇARPTIĞI KİŞİ KONUŞTU
Emre KURT- Vehbi DEMİR- Utku CAN SÖNMEZ / İSTANBUL, (DHA)- FATİH’te bankada Ş.K. (34) tarafından silahlı soygun gerçekleştirildi. Bankadan yaklaşık 112 bin lira aldığı öğrenilen şüpheli, polis ekipleri tarafından yakalandı. Soygun sonrasında koşarak kaçan şüpheliyle karşılaştığını söyleyen Yankaçar, “Benim yanımdan geçerken ‘Ne oluyor’ diye bağırmamla birlikte daha da panik yaptı. Parayı oradaki demirlere taktı. Ben de görür görmez parayı aldım. Bankaya teslim ettim. İki silah cebinde, paraları tutmaya çalışarak koşuyordu” dedi.
Olay, dün saat 17.00 sıralarında Hacı Kadın Mahallesi Atatürk Bulvarı’ndaki bankada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bankaya gelen Ş.K, silahını çıkarıp soygun gerçekleştirdi. Bankadan yaklaşık 112 bin lira aldığı öğrenilen şüpheli kaçarken yolda yürüyen bir kişiye çarptı. Bunun üzerine, aldığı paranın yaklaşık 80 bin lirasını ve olayda kullandığı silahı düşüren Ş.K. kaçtı. Çarptığı vatandaş ise düşen parayı yerden toplayarak bankaya teslim etti. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri geldi.
ŞÜPHELİ YAKALANDI
Olayın ardından 32 bin lira parayla kaçan şüpheliyi yakalama çalışmaları başlatan polis ekipleri Ş.K.’yı Fatih Karagümrük Mahallesi’ndeki bir eve düzenlenen operasyonla yakaladı. Adreste yapılan aramalarda bankanın güvenlik görevlisine ait olduğu öğrenilen silah ele geçirildi.
‘İKİ SİLAH CEBİNDE, PARALARI TUTMAYA ÇALIŞARAK KOŞUYORDU’
Görgü tanığı Kani Yankaçar yaşananları anlattı. Soygun sonrasında koşarak kaçan şüpheliyle karşılaştığını söyleyen Yankaçar, “Dün hırsız bankayı soymuş. Tam çarşının arka tarafında aceleci ve panik halinde koşuyordu. Benim yanımdan geçerken ‘Ne oluyor’ diye bağırmamla birlikte daha da panik yaptı. Parayı oradaki demirlere taktı. Ben de görür görmez parayı aldım. O şekilde bankaya teslim ettim. Para gri bir poşetin içerisindeydi. O demirlere takıldı. Ben bankanın soyulduğunu bilmiyordum. O sırada koşuyordu. Baktım kâğıt paralar falan var. Parçaları birleştirince ortaya çıkıyor zaten. İki tane silahı vardı muhtemelen. Güvenliğin silahını almış. İki silah cebinde, paraları tutmaya çalışarak koşuyordu. Sonra sağ taraftan Süleymaniye tarafına doğru gitmiş” ifadelerini kullandı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
——
-Şüphelinin yakalanması
-Evde yapılan aramalar
-Şüphelinin emniyete götürülmesi
(Cep telefonu)
-Olay sonrası
(Aktüel- Toplu Görüntü)
-Ekiplerin çalışmaları
-Olay yerinden görüntüler
-Genel ve detaylar
////////////////
EK GÖRÜNTÜ
-Görgü tanığı Kani Yankaçar röportajı
-Genel görüntüler
==========================
6- ŞİŞLİ’DE PLAZA KURŞUNLAYAN 5 KİŞİ SİLAHLARLA BİRLİKTE YAKALANDI
Ali AKSOYER / İSTANBUL, (DHA)- ŞİŞLİ’de, bahis ve şike soruşturması kapsamında tutuklanan Erden Timur’un sahibi olduğu APA NEF’in Levent’teki binasına gece saatlerinde düzenlenen silahlı saldırı olayıyla ilgili 5 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında kaleşnikof otomatik silah ile 2 ruhsatsız tabanca ve çok sayıda mermi ele geçirildi. Gözaltına alınan şüphelilerin Kağıthane’de meydana gelen 400 gram altın ziynet eşyasının çalındığı hırsızlık olayıyla da bağlantılı oldukları belirlendi. Şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Şişli, Esentepe Mahallesi, Ali Kaya Sokak üzerinde bulunan binaya gece saat 01.45 sıralarında silahlı saldırı düzenlendi. Saldırganlar binaya ateş ettikten sonra olay yerinden sahte plaka takılmış beyaz renkli bir otomobille kaçtı. Olay yerinde yapılan incelemede binaya 7 mermi isabet olduğu tespit edildi.
POLİSİN DİKKATİ SİLAHLARI YAKALATTI
Gasp Büro Amirliği tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturmada polis güvenlik kamera görüntülerini inceleyerek saldırganları takibe aldı. Şüphelilerin kullandığı üzerine sahte plaka takılan beyaz renkli otomobilin Sultangazi’de park halinde olduğu tespit edildi. Polis otomobil çevresinde önlem alarak bir süre bekledikten sonra uzun süre kimsenin gelmemesi üzerine araçta arama yaptı. Araçta suç unsuru bulunmazken, polisin dikkati sayesinde hemen arkasında bulunan park halindeki lüks otomobilin de plakasının sahte olduğu belirlendi. Bunun üzerine bu araçta arama yapan ekipler 2 ruhsatsız tabanca, kaleşnikof otomatik silah ile çok sayıda mermi ile bir kelepçe buldu. Lüks araçta ayrıca 5 litrelik bir benzin bidonu ele geçirildi.
5 ŞÜPHELİ OTELE YAPILAN BASKINLA YAKALANDI
Soruşturmayı derinleştiren Gasp Büro Amirliğine bağlı ekipler olaya karışan 5 kişinin, Şişli’de bir otel’de kaldığını belirledi. Bu otele yapılan baskında şüpheliler M.K. (30), H.A. (33), M.B. (30), M.Ş.E. (27) ve B.Ş. (24) gözaltına alındı.
KURŞUNLANAN BİNAYLA İLGİLİ DAHA ÖNCEDEN İNTERNET ÜZERİNDEN ARAŞTIRMA YAPMIŞLAR
Asayiş Şube Müdürlüğünde sorgulanan şüphelilerin daha önceden de çok sayıda suç kayıtları olduğu belirlendi. Şüpheliler kendilerine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Polis şüphelilerin cep telefonlarında yaptığı incelemede kurşunlanan binayla ilgili arama motorları üzerinden aramalar ve incelemeler yapıldığını tespit etti.
KUYUMCU HIRSIZLIKLARIYLA DA BAĞLANTILARI ÇIKTI
Polis yaptığı incelemede şüphelilerin Bahçelievler ve Kadıköy’de meydana gelen kuyumcu hırsızlığı teşebbüsü ile Kağıthane’de 19 Ocak’ta meydana gelen 400 gram altının çalındığı hırsızlık olaylarıyla da bağlantılı olduklarını belirledi. Gasp Büro Amirliğinde işlemleri yapıldıktan sonra adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Görüntü Dökümü:
——————
-Şüphelilerin yakalandıkları anlar
-Şüphelilerin adliyeye sevki
-Şüphelilerle birlikte ele geçen malzemelerin fotoları
==========================
7- ESENYURT’TA İŞ YERİ KURŞUNLAYAN 2 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Derya EVREN KORKMAZ/İSTANBUL, (DHA)- Esenyurt’ta bir iş yerine yönelik silahlı saldırı gerçekleştiren M.S. (24) ile gözcülük yapan M.Ü. (23) yakalandı. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.
Olay, 30 Ocak’ta Esenyurt ilçesi Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan bir iş yerinde meydana geldi. İş yerinin kurşunlandığı ihbarı üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.
Olay yerinde ve çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, saldırıyı gerçekleştiren kişinin iş yerine yaya olarak geldiğini, yanında bulunan silahla ateş açtıktan sonra kaçarak uzaklaştığını belirledi. İncelemelerin devamında, saldırganın kaçış sırasında olayda kullandığı silahı yere attığı, yakın bir sokakta başka bir kişiyle buluştuktan sonra bölgeden ayrıldığı tespit edildi. Olayda kullanılan silah muhafaza altına alındı.Yapılan saha çalışmaları sonucunda, silahlı saldırıyı gerçekleştirdiği belirlenen M.S. ile gözcülük yaptığı tespit edilen M.Ü. yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler ‘Genel Güvenliği Kasten Tehlikeye Sokma’, ‘Mala Zarar Verme’ ve ‘6136 Sayılı Kanuna Muhalefet’ suçlarından sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı.
Öte yandan silahlı saldırı anı güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde şüphelinin iş yerine doğru yürüdüğü, silahlı saldırıyı gerçekleştirdikten sonra da koşarak uzaklaştığı anlar yer aldı. (DHA)
Görüntü Dökümü:
————————
-Şüphelinin işyerine yürümesi güvenlik kamerası
-Silahla ateş edilmesi
-Şüphelinin kaçması
-Şüphelinin gözaltına alınması,
===========================
8- AVCILAR’DA 4 KİŞİDEN FAZLA YOLCU KABUL ETMEYEN TAKSİ ŞOFÖRÜNÜ TEHDİT ETTİ, ARACI TEKMELEDİ
İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL, (DHA)- AVCILAR’da alkollü oldukları belirtilen 5 kişiden 1’i durdurdukları taksiye 4 kişiden fazla yolcu alamayacağını belirten taksi şoförünü tehdit etti, aracı tekmeledi. Saldırgan gözaltına alındı.
Olay, 4 Şubat’ta saat 00.30 sıralarında Ambarlı Mahallesi İskele Caddesi’nde meydana geldi. Bir mekandan çıkan ve alkollü olduğu öğrenilen kişiler, durdukları taksiye binerek, şoförden istedikleri yere kendilerini götürmelerini istedi. Taksi şoförü, yolcu sayısının 5 olduğunu görünce, yönetmeliklere göre koltuk sayısından fazla yolcu alamayacağını söyledi. Buna sinirlenen yolculardan biri sürücü ile tartışmaya ve taksiyi tekmelemeye başladı. Arkadaşları tarafından bir türlü sakinleştirilemeyen kişi aracı dikiz aynalarından birini kırdı. Kendisini durdurmak isteyer arkadaşı ile bir ara yere düşen bu kişi yeniden kalkarak saldırmaya devam etmek istedi. Taksi şoförü buradan uzaklaştıktan sonra polise giderek şikayetçi oldu. Gözaltına alınan S.Y.’nin 8 suç kaydı olduğu belirtildi. Mahkemeye sevk edilen şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
SALDIRI KAMERADA
Alkollü oldukları belirtilen kişilerin taksiyi durdurduktan sonra sürücü ile tartışmaları ve S.Y.’nin araca saldırması bölgedeki bir iş yerinin güvenlik kamerası ile kaydedildi. Şüphelinin taksiyi tekmelemesi ve yere düşmesi, sürücünün uzaklaşması güvenlik kamerasına yansıdı.
Görüntü Dökümü:
———————–
(Güvenlik kamerası)
-Mekandan çıkan grup taksiye binerken ve sürücü ile tartışırken
-S.Y. taksi şoförü ile tartışarak tekme atarken
-S.Y. taksi dikiz aynasını kırarken
-Öfkeli adam arkadaşı tarafından sakinleştirilmeye çalışılırken ve yere düşerken
-Taksi uzaklaşırken
=========================
9- BAKIRKÖY’DE DENETİM SIRASINDA DURDURULAN OTOMOBİLDEN UYUŞTURUCU ÇIKTI; 2 GÖZALTI
Uğur Samet AVCI / İSTANBUL, (DHA)- Bakırköy’de polis ekiplerinin denetim sırasında şüphe üzerine durduğu araçta uyuşturucu madde ele geçirildi. Gözaltına alınan araç sürücüsü ve yanındaki yolcu emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemede tutuklandı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 2 Şubat Pazartesi günü Bakırköy Cevizlik Mahallesi’nde denetim yaptıkları sırada şüphelendikleri bir aracı durdurdu. Araç sürücüsü H.A. (32) ve yolcu konumunda bulunan A.B.’nin (29) kimlik kontrolleri ile Genel Bilgi Taraması (GBT) yapıldı. 2 şüphelinin farklı suçlardan kayıtlarının olduğu belirlendi. Şüphelilerin araçlarında yapılan aramalarda ise zula olarak tabir edilen ve mekanizma ile çalıştığı belirlenen bölme içerisinde 179,8 gram kokain ve 42,3 gram marihuana ele geçirildi.
ŞÜPHELİLER TUTUKLANDI
H.A. ve A.B. gözaltına alınarak Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti’ suçundan sevk edildikleri adliyede tutuklandı.
Görüntü Dökümü:
——————–
(Cep telefonu görüntüsü)
-Araç içinde arama yapılması
-Ele geçirilenler
-Genel görüntüler
========================
10- ÜSKÜDAR’DA UYUŞTURUCU TİCARETİ YAPAN ŞÜPHELİLER YAKALANDI
İsa ALMAÇAYIR / İSTANBUL, (DHA)- ÜSKÜDAR’da uyuşturucu ticareti yapıldığı belirlenen adrese operasyon düzenledi. Operasyonda S.A. (30) K.K (30) ve R.Y. gözaltına alındı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Ekipleri, Üsküdar ve Ümraniye’de belirlenen 2 adreste uyuşturucu ticareti yapıldığı yönünde ihbar aldı. Ekipler yapılan çalışmaların ardından 4 Şubat Çarşamba günü tespit edilen adreslere operasyon düzenledi. Operasyonda S.A., K.K ve R.Y. isimli 3 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda ise 504 gram kokain, 40,4 gram taş kokain, 55,3 gram toz kokain, 753,9 esrar, sıvı amonyak çözeltisi olan şişe, gaz maskesi, 3 hassas terazi, öğütücü metal kutu, sigara sarma kağıdı, ruhsatsız silah, şarjör, 11 fişek, telefon, 110 bin 600 lira para ve 20 euro ele geçirildi. Öte yandan ekiplerin baskın yaptığı sırada olay yerine gelen şüpheli araç dur ihtarına uymayarak kaçtı. Polis ekipleri kaçan şüpheli aracı kısa sürede yakaladı. Araçta bulanan S.G. ve T.S. de gözaltına alındı.
ŞÜPHELİLER TUTUKLANDI
Gözaltına alınan S.A., K.K., S.G. ve T.S. emniyetteki işlemlerinin ardından 5 Şubat’ta adliyeye sevk edildi. Şüpheliler, ‘Uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti’ ile ‘6136 SKM’ suçlarından sevk edildiği adliyede tutuklanarak cezaevine gönderildi. S.M. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Görüntü Dökümü
——————–
-Polis ekiplerinin çalışması