1) 10 AMELİYAT GEÇİREN YAPIŞIK PARMAK ELİF LİNA’NIN AİLESİNDEN ÇAĞRI
ADANA’da sağ elinde yapışık parmak tanısıyla dünyaya gelen ve bugüne kadar yaklaşık 10 ameliyat geçiren Elif Lina Teker’in (4) tedavisi, sağlık sorunları geçiren babası Enes Teker’in (33) işten çıkarılması nedeniyle yarım kaldı. Evlerinin kirasını ve borçlarını ödeyemez hale gelen Enes Teker, kızının tedavisi için yardım isteyerek “Kızım evde oyuncak bebekleriyle oynuyor. Ellerine bakıp, ‘Sizin eliniz büyük, benim elim küçük. Ben de sizin gibi olmak istiyorum’ diyorö dedi.
Seyhan ilçesinde 2021 yılında belediyede temizlik işçisi Enes ve ev kadını Dilara Teker çiftinin ikinci çocuğu olarak dünyaya gelen Elif Lina Teker, sağ elinde yapışık parmak (sindaktili) tanısıyla doğdu. Küçük yaşlardan bu yana tedavisi devam eden Elif Lina, bugüne kadar yaklaşık 10 ameliyat geçirdi. Elif Lina’nın babası Enes Teker, yaklaşık 10 yıl önce askerdeyken yaşadığı menisküs yırtığının nüksetmesi nedeniyle sağlık sorunları yaşamaya başladı. Rahatsızlıklarının artması nedeniyle 2023 yılında ameliyat olan Teker, geçirdiği operasyonlar sonrası çalışamaz hale gelince işten çıkarıldı. Tedavi sürecinde gerekli masrafları borç alarak karşılamaya çalışan aile, Enes Teker’in çalışamaz hale gelmesiyle birlikte maddi açıdan zor duruma düştü. Aile, kirasını ve borçlarını ödeyemez hale gelirken, zamanla Elif Lina’nın tedavisi de yarım kaldı.
‘HASTALIĞIM NEDENİYLE İŞTEN ÇIKARILDIM’
Yaşadığı süreci Demirören Haber Ajansı’na (DHA) anlatan Enes Teker, kızının tedavisi için farklı şehirlerde hastane hastane dolaştıkları dönemde, hem sağlık sorunları hem de sık sık izin almak zorunda kalması nedeniyle çalıştığı iş yerinden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi. Teker, “Hem hastalığım hem de kızım için çok izin aldığım gerekçesiyle işten çıkarıldım. Mecburdum, evladım için koşturmak zorundaydım. Kızımın tedavisi için işimden oldum. Zaten bu süreçte düzenli çalışamıyordum. Maddi imkanlarımız elverişli değildi. Borç harç gırtlağa kadar battık. Kimin kapısını çaldıysak genelde altın borcu aldık. Yaklaşık 40’a yakın Cumhuriyet altını borcumuz varö dedi.
‘KIZIM OYUNCAKLARIN ELLERİNE BAKIP ÜZÜLÜYOR’
Teker, kızının parmaklarından dolayı psikolojik sorunlar yaşadığını aktardı. Teker, kızının oyuncaklara bakıp parmaklarının neden onlar gibi olmadığını sorguladığını dile getirerek, “Asıl canımızı yakan nokta burası. Kızım evde oyuncak bebeklerini yan yana diziyor, onlarla konuşuyor. ‘Sizin eliniz büyük, benim bu elim küçük. Ben de sizin gibi olmak istiyorum’ diyor. Bunları uzaktan duyuyorum ama elimden bir şey gelmiyor. Bu durum için psikolojik destek alması gerekiyor. Ancak şu an buna da gücümüz yetmiyor. Devlet hastanelerinde yoğunluk var, 10-15 dakikalık görüşmeler oluyor. Bizim sürecimiz uzun, birebir ilgi gerekiyor. Kızım, ‘Baba ben okula gitmek istemiyorum’ diyor. ‘Neden?’ diye sorduğumda, ‘Benim elimle dalga geçerler, sen niye böylesin derler’ diyor. Bu yaşta bunu kendine takıntı haline getirmiş durumda. Elimizden geldiğince anlatmaya çalışıyoruz ama bu iş uzman desteği olmadan olmuyorö diye konuştu.
Yetkililerden destek beklediklerini dile getiren Enes Teker, kızının tedavi sürecinin kesintisiz şekilde devam etmesini istedi.
Küçük Elif Lina ise oje sürmeyi çok sevdiğini belirterek, elinin iyileşmesi için büyüklerden yardım beklediğini söyledi. (DHA)
Görüntü Dökümü
———————–
-Baba Enes Teker ile röportaj
-Elif Lina Teker’in konuşması
-Oyuncaklarıyla oynaması
-Makyaj yapması
-Hastane görüntüsü
-Detaylar
Haber:Yusuf YILDIZ – Kamera:Eser PAZARBAŞI/ADANA,(DHA)
=====================================================
2) DR. ÖZKAN’DAN BULUT TOHUMLAMA UYARISI: YANLIŞ BÖLGEDE SEL RİSKİ
İZMİR Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Orman Fakültesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Özkan, bilimsel temeli bulunan bulut tohumlama yönteminin yağışları anlık ya da mevsimsel olarak artırabildiğini belirtti. Ancak yanlış planlama halinde yağışın istenmeyen bölgelere düşebileceği uyarısında bulunan Dr. Özkan, “Eğer yanlış bir uygulama olursa sonucunda yanlış havzalara, İzmir dışına bir yere ya da İzmir’in altyapısında sıkıntıların yaşandığı özellikle şiddetli yağışlardan sonra sel afetine yol açabilir” dedi.
İKÇÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Havza Amenajmanı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ufuk Özkan, son yılların en kurak dönemlerinden birini yaşayan İzmir’de uygulanması gündemde olan bulut tohumlama yöntemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Dr. Özkan, bulut tohumlama yönteminin, iklim değişikliğinin krize dönmesi ile mevcut su üretimini ya da yağış potansiyelini arttırmak için alternatif çözümlerden bir tanesi olduğuna ancak belli riskler barındırdığına dikkati çekti.
‘BELİRSİZLİĞİ ÇOK YÜKSEK BİR UYGULAMA’
Dr. Özkan, daha önce 1992 ile 1994 yılları arasında İstanbul’da denenen bir teknoloji olduğunu belirtip, “Şu anda Arap Yarımadası’nda da bulut tohumlama teknolojisi deneniyor. Bulut tohumlama, alternatif çözüm yaratmak adına mantıklı ve bilimsel bir uygulama. Ancak kuraklığın sadece yağışın arttırılması ile çözülecek bir sorun olmadığını da belirtmek gerekir. Bulut tohumlama bilimsel doğruluğu kanıtlanmış ancak belirsizliği çok yüksek olan bir uygulama. Bu sıfırdan bulut yaratma işi değildir. Mevcut bulutların yoğunlaşma miktarını ve yağmur taşıma kapasitesini arttırabilecek bir uygulamadır. Dolayısıyla bizim temelinde ihtiyacımız olan şey yine buluttur. Bulut yoksa bulut tohumlama da başarısız olacak bir işlemdir” diye konuştu.
‘ANLIK YA DA MEVSİMLİK OLARAK ARTIŞ SAĞLANABİLİR’
Bu uygulamanın yapılabilmesi için doğru bir arazi planlamasının yapılması, yağmur suyu hasadını yapabilmesi ve yağmur suyu toplanabilmesi için gerekli tasarımların yapılması gerektiğini belirten Dr. Özkan, “Bilimsel olarak yağmur tohumlama, bulut tohumlama işlemi mevcut yağmur miktarını yüzde 25’lere kadar arttırabiliyor. Ama belirsizliği yüksek olan bir ihtimali de barındırdığı için riskli bir hamle olarak karşımıza çıkıyor. Yılın geneline baktığımız zaman, bulut tohumlama sonucu yapılan çalışmalarda yıllık su bütçesinin uzun dönem ortalamalarına göre ciddi anlamda artış gösterdiğini kaydeden bir çalışma yok. Anlık ya da mevsimlik olarak artış sağlanabilir” dedi.
‘SEL AFETİNE YOL AÇABİLİR’
Bu işlemi uygularken dikkat edilmesi gereken birkaç hususun olduğunu belirten Dr. Özkan, “Birincisi doğru bulutu iyi modelleyerek doğru alana yağış yağdırmak. Gelen yağışın istenen miktarda olması, istenen miktardan daha az olması ya da beklenen miktardan çok daha fazla yağış getirmesi ile sel yaşanabilme ihtimali mevcut. Bir diğeri bulutun yanlış yere giderek, yanlış yere yağmuru bırakması ile sonuçlanacak bir ihtimalden bahsedebiliriz. Bu ihtimalleri değerlendirdiğimiz zaman, maliyeti yüksek ve uygulanabilirliğindeki belirsizlik sebebiyle de fayda maliyet oranı düşük bir işlem olarak adlandırabiliriz. Dolayısıyla bunun iyi planlanması, multidisipliner bir şekilde iyi modellenmesi ve doğru alanlara uygulanması gerekmekte. Eğer yanlış bir uygulama olursa sonucunda yanlış havzalara, İzmir dışına bir yere ya da İzmir’in altyapısında sıkıntıların yaşandığı özellikle şiddetli yağışlardan sonra sel afetine yol açabilir. Doğru planlanması çok önemli, ciddi bir kaynak gerektiren bir çalışma. Bu nedenle iyi ve tutarlı bir hazırlığın yapılması gerekir” açıklamasında bulundu.
‘KİRLİLİĞİN ARTTIĞINI GÖRÜYORUZ’
Geçen yıl temmuz ayından itibaren İzmir’de başarılı bir su politikası yürütüldüğünü söyleyen Dr. Özkan, “Bu başarı biraz da halkın özverisiyle gerçekleşen bir sonuç. Çünkü uzun dönemli su kesintilere rağmen halk su okuryazarlığı konusunda ciddi bir bilince ulaştı. Bunun sanal medyanın etkisi ile yapılan doğru ve bilimsel kanıtı olan haberlerin etkisi de oldu. Ama bu tasarruf ile kazanılan su miktarını artık yılın geneline yayarak, arazi planlanmasının yapılıp özellikle sanayi kuruluşlarının belli kotalarının olduğu bir sisteme çekmek zorundayız. Böylelikle vatandaşın üzerindeki bu tasarruf baskısını biraz hafifletebilmiş oluruz. Çünkü en neticesinde su, toplumsal sağlık ve toplumsal hijyene eş değer olduğu için halkın suya erişimine ihtiyaç var. İzmir’i besleyen ana havzalarda şehirleşmenin ciddi anlamda arttığını görüyoruz. Bu şehirleşmenin geri, eski haline çevirerek özellikle su geçirimsiz olan alanların yarı geçirimli ya da tam geçirimli olarak yeşil altyapıyla entegre bir şekilde yeniden dizayn edilmesi gerekiyor. Örneğin; Gediz Havzası, İzmir’in kuzeyinde yer alıp özellikle tarımsal üretim konusunda İzmir’i ciddi alanda besleyen, çok kaliteli su kaynaklarına sahip ve özellikle göçmen kuşlar bakımından da kıymetli alanlara sahip bir havza. Ama burada giderek kirliliğin, ormansızlaşmanın ve şehirleşmenin arttığını görüyoruz” dedi.
‘ORTA VE UZUN VADELİ STRATEJİLERE GEÇMELİYİZ’
Dr. Özkan, “Şehirleşmenin artmasıyla geçirimsiz tabakaların artışı ve üst havzalarda suyu esas biriktirdiğimiz ve kaliteli su elde ettiğimiz yerlerde ormansızlaşma neticesinde suya olan erişimin ve üretilen su miktarının azalmasını örnek gösterebiliriz. Su tasarrufu ile kısa vadede yapmamız gereken her şeyi yaptık. Ancak orta ve uzun vadeli stratejilere geçmek mecburiyetindeyiz. Artık arazilerimizi yağmur suyu hasadına uygun hale getirmemiz, kentlerimizde su geçirebilir, su biriktirilebilir alanlar oluşturulması gerekiyor. Dere kanallarının artık betonlaşmadan çıkartılarak doğal kanal haline getirilmesi, yapay sulak alanlar yapılması, orman ve yeşil alan miktarının arttırılması gerekiyor. Bunun için de belediyenin, yerel belediyelerin, büyükşehrin, bakanlığın Devlet Su İşleri’nin ve sivil halk temsilcilerinin STK’ların ve vatandaşların içinde bulunduğu mekanizmalarla çok katılımcı bir şekilde ortak politikalarla, ortak stratejilerle yönetilmesine ihtiyaç var” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
—————————-
-Ufuk Özkan ile röp.
ARŞİV
-Tahtalı Barajı’nda su seviyesi
-İzmir’de sağanak
-Foça’da selde kaybolan kişinin cesedi bulundu
-Genel detay ve görüntüler
Haber: Yağmur ÖNGÜN – Kamera: Gökhan KILIÇ/ İZMİR, (DHA)-
=====================================================
3) JAK KÖPEĞİ ‘OCAK’, 8 YILDA 48 CAN KURTARDI
JANDARMA Arama Kurtarma (JAK) köpeği Ocak, 8 yılda katıldığı çok sayıda operasyonda 48 canlıyı bularak hayata tutunmalarını sağladı. 2017 yılında göreve başlayan, 6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş’ta arama çalışmalarına katılan Ocak, 2024’ün Şubat ayında emekli oldu. Ocak, şu an Antalya İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Çamyuva Jandarma Karakol Komutanlığı’nda yaşamını sürdürüyor.
Antalya İl Jandarma Komutanlığı bünyesinde 8 yıl boyunca arama kurtarma faaliyetlerinde görev alan JAK köpeği 12 yaşındaki Ocak, enkazdan araziye birçok zorlu alanda gösterdiği başarıyla görev sürecini tamamladı. Çalışma hayatı boyunca birçok operasyonda görev alan Ocak, 2024 yılında emekliye ayrılmasının ardından Çamyuva Jandarma Karakol Komutanlığı’ndan bakım ve gözetim altında yaşamına devam ediyor.
ÇOK SAYIDA UZMANLIK EĞİTİMİ ALDI
Arama kurtarma köpek eğiticisi ve kullanıcısı olarak görev yapan Jandarma Uzman Çavuş Muhammed Turan, “Ocak, 2017 yılında Nevşehir’deki Jandarma At ve Köpek Eğitim Merkez Komutanlığı’nda (JAKEM) 5 ay süren Arama Kurtarma Branş Kursu’nu başarıyla tamamladı. Ardından Antalya İl Jandarma Komutanlığı’nda göreve başladı” dedi. Turan, Ocak’ın bu kapsamda betonarme enkazda, kapalı alanlarda, arazide, toprak altında, çığ (kar) altında ve çeşitli araçlarda canlı insan arama eğitimleri aldığını söyledi.
6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE GÖREV YAPTI
Ocak’ın, 6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş’ta görev aldığını anlatan Turan, Antalya bölgesinde kaybolan kişilerin arama faaliyetlerine de katıldığını, toplam 48 canlıyı bulduğunu kaydetti. Turan, “Ocak ile beraber 6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş’ta görev aldık. Bunun yanı sıra Antalya bölgesinde kaybolan kişilerin arama faaliyetlerine katılan Ocak, görev süresi boyunca 48 canlı bulmuştur” diye konuştu.
‘HALA BİZİM EKİBİMİZİN BİR PARÇASI’
Ocak’ın 2024 yılı Şubat ayında emekli olduğunu kaydeden Turan, “Emeklilik sonrası yaşamına Antalya İl Jandarma Komutanlığına bağlı Çamyuva Karakolu’nda devam ediyor. İhtiyaçları, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından karşılanıyor. Ocak emekli olsa da hala bizim ekibimizin bir parçası ve bu bizi çok mutlu ediyor” dedi. (DHA)
Görüntü Dökümü
——————–
-Ocak köpeğin Kahramanmaraş depremindeki arama kurtarma çalışması
-Ocak köpeğin Çamyuva Karakolu’nda eğitmeniyle oyun oynaması
-DHA Muhabiri Aysu DURSUN’un anonsu
-RÖP: Jandarma Uzman Çavuş Muhammed Turan
-Ocak’ın emekli olmadan önceki eğitimlerinden detaylar
-Genel detaylar
Haber: Aysu DURSUN – Kamera: Mehmet YILMAZ/ANTALYA,(DHA)-
=====================================================
4) BİTLİS’TEKİ KÖY OKULU ÖĞRENCİLERİ ‘ERASMUS+’ İLE PRAG’A GİDİYOR
BİTLİS Merkeze bağlı Değirmenaltı Köyü Ortaokulu tarafından hazırlanan ve ‘Erasmus+’ kapsamında kabul edilen proje ile 10 öğrenci ve 3 öğretmen Çekya’nın başkenti Prag’a 5 günlük eğitim ziyaretinde bulunacak.
Gezi öncesi, aileler, öğretmenler ve öğrenciler okulda bir araya geldi. “Kapsayıcı Eğitime Sosyal-Duygusal Öğrenme ile Güçlü Bir Adımö adlı proje, Avrupa Birliği fonlarıyla finanse edilirken Türkiye Ulusal Ajansı tarafından destekleniyor. 1-7 Şubat’ta yapılacak olan ziyaretin detayları, Okul Müdürü Fikri Bakır ve Proje Koordinatörü Utku Tutgun tarafından anlatıldı. Proje Koordinatörü Tutgun, projenin üç aşamadan oluştuğunu söyledi. İlk aşamada, okul müdürü dahil 3 öğretmen ile 10 öğrencinin Prag’da bir okulu ziyaretinde bulunacağı, bunun 5 gün süreceği, Avrupa’daki kapsayıcı eğitim ve sosyal-duygusal öğrenme uygulamalarını yerinde inceleneceği, 5 kız ve 5 erkek öğrencinin 7 Şubat’ta ise yurda döneceklerini belirtti.
Projenin ikinci aşamasında ise 5 öğretmen yine Çekya’nın Prag kentinde gerçekleştirilecek 5 günlük işbaşı eğitimine katılacak. Bu süreçte öğretmenler, farklı öğrenme modellerini inceleyerek edindikleri kazanımları kendi okullarında uygulamayı hedefleyecek. Üçüncü ve son aşamada da Hollanda’da 5 gün sürecek bir kurs faaliyeti düzenlenecek. Bu aşama ile öğretmenlerin kapsayıcı eğitim ve sosyal-duygusal öğrenme alanlarındaki mesleki yeterliliklerinin artırılması amaçlanıyor.Öğrencilerden Asmetullah Süyük, projeye katıldığı için mutlu olduğunu belirterek, “Gidecek olan grupta olduğum için çok heyecanlıyım. Bu gezi geceleri rüyalarıma giriyor” dedi.Öğrencilerden Ruken Demir ise, “Seçilme süreci benim için hızlı geçti. Çok heyecanlıydım. Seçileceğimi bile düşünemiyordum. Orada İngilizce konuşacağımız için dil sınavına girdik. Bende seçildim ve büyük bir mutluluk yaşadım. Gideceğimiz ülkeyi araştırdım. Çok güzel yerlermiş. Oraya herkesin gidebileceği bir yer olarak bakmıyorum. Ben de her akşam orayı hayal ederek uyuyorum” diye konuştu.Dezavantajlı öğrencilerin okula uyumunu ve eğitim süreçlerine aktif katılımını güçlendirmeyi hedefleyen projenin, okul tarafından hazırlandığı ve geçtiğimiz yıl Şubat ayında kabul edildiği bildirildi. Projenin bitiş tarihinin Ekim 2026 olduğu, tüm faaliyetlerin ise Türkiye Ulusal Ajansı ve Avrupa Birliği tarafından finanse edildiği kaydedildi. (DHA)
Görüntü Dökümü
——————–
-Okuldan genel görüntü
-Köyden detay
-Okulun tabelasından detay
-Proje pankartından detay
-Katılacak öğretmen ve öğrencilerden görüntü
-Velilerden detay
-Okul Müdür Fikri Bakır’ın açıklamaları
-Proje Koordinatörü Utku Tutgun’un proje hakkındaki açıklamaları
-Öğrencilerin ve velilerin protokolü imzalamaları
-Projeye katılan öğretmen öğrenci ve velilerinin toplu görüntüsü
-Genel detaylar
Haber: Özcan ÇİRİŞ /BİTLİS,(DHA)
=============================================
5) MAHALLE MAHALLE GEZEREK ‘YILDIZLARI’ İLE BULUŞUYOR
ERZURUM’da Aşkale Gençlik ve Spor Müdürlüğü’nde atletizm antrenörü olarak görev yapan Elif Eyüp, ‘Ulaşamadığımız çocuk kalmasın, dokunmadığımız kalp kalmasın’ projesiyle 80 çocuğu atletizm sporuyla tanıştırdı. Eyüp, ‘Mahalle mahalle geziyoruz yıldızlarımızla buluşuyoruz’ sloganıyla kırsalda yaşayan sporcularını evlerinde ziyaret ederek, ağır kış sezonunda yarışma sezonuna hazırlanmaları için hem antrenman programı veriyor hem de ailelerinden destek istiyor.
Aşkale ilçesinde 2010 yılında okul takımında katıldığı 29 Ekim Cumhuriyet Koşusu ile başladığı atletizmde onlarca kupa ve madalya aldıktan sonra Fenerbahçe’ye transfer olan Elif Eyüp, geçirdiği sakatlık sonucu aktif spor hayatını sonlandırdı. Atatürk Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünü okuyan Elif Eyüp, Ankara’da katıldığı kursu da başarıyla tamamlayarak atletizm antrenörü belgesi aldı. Aşkale ilçesinde Gençlik ve Spor Müdürlüğü bünyesinde göreve başlayan Elif Eyüp, atletizme yeni sporcular kazandırmak amacıyla ‘Ulaşamadığımız çocuk kalmasın, dokunmadığımız kalp kalmasın’ sloganıyla ilçedeki tüm okulları ve kırsal mahalleleri tek tek gezdi. Yaptığı birebir görüşmeler sonunda ilçe merkezinde 50, kırsal mahallelerde ise 30 çocuğu atletizm sporuyla tanıştıran Eyüp, antrenörlüklerini de gönüllü olarak üslendi.
İlçe merkezindeki sporcularıyla haftada 3 gün, kırsalda gelen çocuklarla ise hafta sonları antrenman yaparak onları yarışmalara hazırlayan Eyüp, kış mevsiminde de yalnız bırakmadı. Kırsaldan ilçe merkezine ulaşımın zorlaşması sebebiyle Eyüp, ‘Mahalle mahalle geziyoruz yıldızlarımızla buluşuyoruz’ projesi kapsamında kırsal mahallelerde yaşayan 30 sporcusunu evlerinde ziyaret etti. Çocukların aileleriyle görüşen Eyüp, kış aylarında yapılacak antrenman konusunda destek oldu. Ailelere verdikleri destek için teşekkür eden Eyüp, “Yetenekli çocuklarımız çok fazla. Bizim için başarı önemli olduğu kadar ilçemize faydalı disiplinli sporcular kazandırmak da önemli. Sporcularımızı milli formada yarışmaları için yetiştiriyorum. Neden atletizme yeni şampiyonlar bizim ilçemizden çıkmasın” dedi.
Antrenör Elif Eyüp’ün ziyaretinden memnun olan aileler, çocukların başarılı olması için gereken desteği sağlayacaklarını söyledi.
10 KIRSAL MAHALLEDE AİLE ZİYARETİ
‘Mahalle mahalle geziyoruz yıldızlarımızla buluşuyoruz’ projesi kapsamında Aşkale ilçesine bağlı 10 kırsal mahallede yaşayan 30 sporcusunu ziyaret ettiğini söyleyen Elif Eyüp, şunları söyledi:
“Atletizm sporuna kazandırdığımız çocukları kış aylarında yalnız bırakmak istemedim. 10 kırsal mahallede yaşayan 30 çocuğumuzu ziyaret ederek hem ailelerle görüştüm hem de kış mevsiminde yarışma sezonuna yönelik yapacakları antrenmanların programını verdim. Ailelerimiz de çocuklara bu konuda gereken desteği sağlayacak. Kış sezonunun ardından başlayacak yarışmalarda çocukların hazır olmasını istiyorum.”
Geçirdiği sakatlık sebebiyle sporu bıraktığını belirten Eyüp, “Atletizmde yazacağım hikayem sakatlığım sebebiyle yarım kaldı. O yarım kalan hikâyeyi yetiştirdiğim sporcularla tamamlamaya çalışıyorum. ‘Ulaşamadığımız çocuk kalmasın, dokunmadığımız kalp kalmasın’ diyerek çocuklarımızı spora kazandırdım. Şimdi yıldızlarla evlerinde buluşarak onları bu alanda başarılı kılacak antrenman konusunda yardımcı oluyorum. Onlar başarılı oldukça ben de onlarla birlikte mutlu oluyorum” diye konuştu. (DHA)
Görüntü Dökümü
—————————-
-Kırsal mahalle tabelaları ve Elif Eyüp
-Evleri ziyaret eden Elif Eyüp’ün ailelerle görüşmesi
-Elif Eyüp’ün ev ziyaretlerinden detay görüntüler
-Ailelerin ziyaretle ilgili konuşmaları
-Elif Eyüp’ün konuşması
Haber: Salih TEKİN/AŞKALE(ERZURUM),(DHA)
=====================================================
6) YASA DIŞI BAHİS ÇETESİ, AYDA 50 MİLYON LİRAYI YURT DIŞINA KAÇIRMIŞ
ADANA merkezli 6 ilde yasa dışı bahis çetesine yönelik düzenlenen operasyonunda 21 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin suçtan elde ettikleri aylık 50 milyon lirayı, kripto paraya çevirip yurt dışına kaçırdığı tespit edildi.
İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, yurt dışı bağlantılı bir internet sitesi üzerinden yasa dışı bahis oynatan çeteyi 3 aylık teknik ve fiziki takiple deşifre etti. Yabancı bir şirketten satın aldığı yasa dışı bahis paneliyle oyun oynattığı belirlenen çetenin, banka hesaplarında aylık 50 milyon liralık para hareketliliği olduğunu belirlendi. Şüphelilerin, suçtan elde ettiği parayı da kripto hesaba aktardığı saptandı. Polis, yaptığı takibin ardından 4’ü kadın, 21 şüphelinin kimliklerini tespit etti. Operasyon düzenleyen ekipler, Adana merkezli Mersin, Kayseri, Bursa, Diyarbakır ve Şanlıurfa’da belirlenen çok sayıda adrese eş zamanlı baskın yaptı. Operasyonda şüpheliler gözaltına alınırken, adreslerinde ele geçirilen çok sayıda dijital materyale de el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 13’ü çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı, 5’i adli kontrol şartı, 3’ü de savcılık talimatıyla serbest bırakıldı. (DHA)
Görüntü Dökümü
————————
-Şüphelilerin adliyeye sevki
-Emniyet Müdürlüğü dış görüntüsü
Haber: Anıl ATAR – Kamera: ADANA, (DHA)
=====================================================
7) GÖRÜNTÜLEMEK İSTEDİKLERİ KURDUN SALDIRISINDAN ARAÇLARINA BİNEREK KURTULDULAR
MUŞ’ta bir arkadaş grubu, cep telefonuyla görüntülemek istedikleri kurdun saldırısına uğradı. Grup, araçlarına binerek kurtulurken, o anlar saniye saniye görüntülendi.
Olay, gece saatlerinde Derecik köyü kırsalında meydana geldi. Otomobilleriyle köye doğru giden Fuat Bozkurt ve arkadaşları, arazideki kurtları fark etti. Araçtan inen Fuat Bozkurt, kurtları cep telefonu kamerasıyla görüntülemek istedi. Elinde fenerle kurdu görüntülemeye çalışan Fuat Bozkurt, başka bir kurdun yaklaştığını görünce arkadaşıyla birlikte panikleyerek otomobile doğru koşmaya başladı. Üzerlerine doğru gelen kurt nedeniyle büyük panik yaşayan Bozkurt ve arkadaşları, son anda araca binerek kurtuldu. Otomobilde ilerleyen arkadaşlar, yolda kendilerine saldıran kurdu görüntüledi. Bozkurt ve arkadaşları, yaşadıkları korku dolu anları, cep telefonuyla görüntüledi. (DHA)
Görüntü Dökümü
———————–
-Fenerle arazide kurtları izlemeleri
-Panik halinde koşmaya başlamaları
-Otomobille önlerinde giden kurdu izlemeleri
Haber: Muhammed Sami MARAL/MUŞ,(DHA)
