SON DAKİKA
Özel’den Bahçeli’ye emekli maaşı çağrısı: “Buyursun versin, iki elimizle destekleyelim” • Bakan açıkladı: 3000 personel alım sonuçları açıklandı • Galatasaray 0 Fenerbahçe 2! Süper kupa Fenerbahçe’nin oldu • Trafik cezalarını artıran teklifin ilk iki maddesi geçti • Eski belediye başkan yardımcısı, bıçaklı saldırıda öldürüldü

DHA Görüntülü Yurt Haber Bülteni – 4

1) ATATÜRK’ÜN KOMUTANLIĞINI YAPTIĞI 19’UNCU TÜMEN’İN KURULUŞ TARİHİ VE YERİNİN YANLIŞ OLDUĞU TESPİT EDİLDİ

ÇANAKKALE Onsekiz Mart Üniversitesi’nden (ÇOMÜ) Dr. İsmail Sabah, “Çanakkale Muharebelerinde Atatürk ile özdeşleşen ve en çok ön plana çıkan birliklerinden biri olan 19’uncu Tümen’in kuruluş yerinin ve tarihinin literatürden farklı olarak 21 Ocak 1915 tarihinde yani 111 yıl önce bugün Gelibolu olduğunu yaptığımız çalışmayla ilk defa ortaya çıkarmış olduk” dedi.

Çanakkale Muharebeleri sırasında komutanlığını Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Bey’in (Atatürk) yaptığı 19’uncu Tümen’in kuruluş tarihi ve yerinin literatürde yanlış yer aldığı tespit edildi. ÇOMÜ’den Dr. İsmail Sabah tarafından yapılan çalışmada, 19’uncu Tümen’in 1 Şubat 1915’te Tekirdağ’da değil, 21 Ocak 1915 tarihinde Gelibolu’da kurulduğu ortaya konuldu. 19’uncu Tümen’in komutanlığını Mustafa Kemal Atatürk’ün yapması sebebiyle Çanakkale Muharebeleri içerisinde en çok tanınan ve öne çıkan birliklerden olduğunu söyleyen Dr. İsmail Sabah, “Ancak 19’uncu Tümen’in kuruluşuyla ilgili literatüre baktığımız zaman sıklıkla 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ’da kurulduğu yönünde ifade edildiğini görmekteyiz. Ancak yapmış olduğumuz son çalışmayla birlikte bu kuruluş hikayesinin aslında bilinenden çok farklı olduğunu ilk kez ortaya çıkarmış olduk. 19’uncu Tümen’in kuruluş hikayesinde, bünyesinde kurulmuş olduğu 3’üncü Kolordu cerideleri ve 1’inci Ordu’nun cerideleri büyük bir önem teşkil etmekte. Biz bu harp ceridelerini okuduğumuz zaman aslında kuruluşun ifade edildiğinin aksine çok farklı bir şekilde ve farklı bir mekanda gerçekleşmiş olduğunu tespit ettik” ifadelerini kullandı.

‘KURULUŞ ÇALIŞMALARININ BAŞLADIĞINI GÖRMEKTEYİZ’

Dr. Sabah, sözlerini şöyle sürdürdü:

“3’üncü Kolordu Tekirdağ’da konuşlu bulunmuş olmasına rağmen, kasım ayında Çanakkale Boğazı’na yönelik artan tehdit nedeniyle Çanakkale’ye kaydırılıyor. 12 Kasım 1914 tarihi itibariyle 3’üncü Kolordu Karargâhı kendisine bağlı 7’nci Tümen ile birlikte Gelibolu’ya intikalini tamamlamış durumda. Bu esnada kolordunun bir diğer tümeni olan 8’inci Tümen ise Tekirdağ’dan Mısır’daki İngilizlere yönelik gerçekleştirilecek Kanal Harekatı nedeniyle 4’üncü Ordu Cephesi’ne gönderilmesi kararlaştırılınca 3’üncü Kolordu bünyesinde yeniden bir tümenin teşkili gündeme geliyor. 31 Aralık 1914 tarihinde o esnada Gelibolu’da bulunan 3’üncü Kolordu’ya ‘gizli’ ibaresiyle bir yazı gönderiliyor. 4’üncü Ordu’ya gönderilecek 8’inci Tümen’in yerine yeni bir tümenin teşkiliyle ilgili görüşleri soruluyor. Aslında bu yazışmayla birlikte, 19’uncu Tümen halini alacak olan tümenin kuruluş çalışmalarının da en azından fikri anlamında başladığını görmekteyiz.”

‘TÜMENİN NUMARASI DA AYNI GÜN VERİLİYOR

Bu sırada Sofya’da askeri ateşe olarak görev yapan Mustafa Kemal Bey’in ısrarla faal bir görev istediğini belirten Dr. Sabah, “Kendisi yeniden kurulması düşünülen bu tümenin komutanlığına atanacaktır. Mustafa Kemal Bey’in atanma yazısına baktığımızda ’19’ numarasının geçmediğini sadece yeniden teşkili düşünülen tümen komutanlığına atandığı ibaresinin geçtiğini görmekteyiz. Çünkü 20 Ocak 1915 tarihinde Mustafa Kemal Bey, tümen komutanlığına atandığında tümenin numarası da aynı gün veriliyor. Bunun üzerine 1’inci Ordu Komutanı Mareşal Liman Von Sanders ertesi gün 3’üncü Kolordu’ya emir veriyor. 21 Ocak 1915 tarihinde 3’üncü Kolordu ceridelerine baktığımızda Liman Paşa’dan gelen bu emrin ‘kesin’ bir emir kabul edildiğini ve tümenin teşkilat çalışmalarına başlandığını, yani resmen kurulmuş olduğunu görmekteyiz” dedi.

’19’UNCU TÜMEN GELİBOLU’DA KURULDU’

Bu sırada kolordu Gelibolu’da bulunduğu için 19’uncu Tümen’in kuruluş çalışmalarının da burada başlandığına dikkat çeken Dr. Sabah, “19’uncu Tümen’in alaylarından biri olan 57’nci Alay 1’inci Tabur’unun da Gelibolu’da kurulduğunu görüyoruz. Tümenin resmi kuruluş emrinin verilmiş olması, tümenin tam anlamıyla hemen vücuda geldiği anlamına gelmiyor. Çünkü ikmal askerleri, farklı birliklerden alınan askerlerle, bölükler ve taburlar meydana getirilmeye, yani teşkilatlanma çalışmalarının başlandığını söyleyebiliriz. Peyderpey farklı birliklerden subay atamalarıyla Tümen vücuda getirilmeye başlanıyor. 19’uncu Tümen’in kuruluş tarihi ne 1 Şubat ne de Tekirdağ. 21 Ocak 1915 tarihinde resmi olarak Gelibolu’da kurulduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.

‘HERKES YÜZÜNE HAYRETLE BAKIYOR’

Mustafa Kemal Bey’in bu süreçte Sofya’dan İstanbul’a geldiğini belirten Dr. Sabah, “Atatürk, İstanbul’a gelir gelmez atandığı tümeni aramaya başlıyor. Ancak burada büyük bir şaşkınlık yaşandığını görüyoruz. Çünkü kendisini herkese 19’uncu Tümen Komutanı olarak takdim ediyor. Fakat 19’uncu Tümen’in varlığından henüz kimsenin haberi olmadığı için herkes yüzüne hayretle bakıyor. Son olarak 1’inci Ordu Kurmay Başkanı Kazım Bey ile görüşmesinde bu durumu anlatıyor. Kazım Bey de kendisine, Gelibolu’daki 3’üncü Kolordu’nun yeni bir tümen teşkilatlanması yaptığını ve bir kez de oraya müracaat etmesi gerektiğini söylüyor. Bunun üzerine Mustafa Kemal Bey, ‘Komutan olduğum tümen var mıdır yok mudur, bunu anlamak için Gelibolu’ya mı gideceğim?’ diye soruyor. Kazım Bey ise ‘Evet, doğrusu budur’ cevabını veriyor” açıklamalarında bulundu.

‘İLK DEFA ORTAYA ÇIKARMIŞ OLDUK’

Dr. Sabah, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Harp ceridelerine baktığımızda, Mustafa Kemal Bey’in 31 Ocak 1915 tarihinde Gelibolu’ya geldiğini görüyoruz. Kendisine kadar teşkilatlanma çalışmaları başlamış ve bazı unsurları oluşturulmuş olan 19’uncu Tümen’i ilk kez Gelibolu’da görüyor. Ancak burada kalmadan, aynı gün akşam hareket ederek 1 Şubat 1915’te Tekirdağ’a varıyor. Tekirdağ’da teşkilatlanma çalışmaları sürdürülüyor ve hızla eğitimlere başlanıyor. Buna rağmen 19’uncu Tümen’in tam anlamıyla vücut bulduğu yerin Tekirdağ olduğunu da söyleyemiyoruz. Çünkü 22 Şubat 1915 tarihinde verilen emirle, tümenin bünyesindeki 58 ve 59’uncu alaylar alınıyor; bunun yerine 72 ve 77’nci alaylar Eceabat’a gönderiliyor. Tümen, Eceabat’a geldikten sonra 72 ve 77’nci alayların katılımıyla son şeklini alıyor. Özetle, Çanakkale Muharebelerinde Atatürk ile özdeşleşen ve en çok ön plana çıkan birliklerinden biri olan 19’uncu Tümen’in kuruluş yerinin ve tarihinin literatürden farklı olarak 21 Ocak 1915 tarihinde yani 111 yıl önce bugün Gelibolu olduğunu yaptığımız çalışmayla ilk defa ortaya çıkarmış olduk.” (DHA)

Görüntü dökümü

——————————-

-Eceabat ilçesindeki Atatürk heykelinden görüntüler.

-İsmail Sabah ile röp.

Haber-Kamera: Nazif Cemhan ŞEN/ ÇANAKKALE, (DHA)-

===============================================

2) AMASYA’DA EMEKLİLİĞE AYRILAN POLİS MEMURU MESLEKTAŞLARIYLA TELSİZ ANONSUYLA VEDALAŞTI

AMASYA’da polis memuru Fazlı Candan (55), meslekteki son gününde telsizden yaptığı anonsla mesai arkadaşlarına veda ederek emekliliğe ayrıldı.

Yaklaşık 30 yıllık meslek hayatını noktalayan ve son 10 yılını ise Amasya İl Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğü’nde geçiren Fazlı Candan, emeklilik dilekçesinin ardından telsiz başına geçti. Mesai arkadaşları ve amirlerine seslenen Candan, duygusal bir veda anonsu gerçekleştirdi. Candan anonsunda, “30 yıllık meslek hayatımı bugün itibariyle sonlandırmış bulunuyor, isteğe bağlı emekliliğe ayrıldım. Mesleğim süresince beraber çalıştığım mesai arkadaşlarıma ve amirlerime hakkım helal olsun. Rabbim sizlerin ayağına taş değdirmesin, sizleri korusun. Allah’a emanet olunö ifadelerini kullandı.

Fazlı Candan’ın veda anonsuna Haber Merkezi de telsiz üzerinden karşılık verdi. Merkezden yapılan anonsta, “Merkez olarak bizim de hakkımız helal olsun. Size emeklilik hayatınızda ailenizle birlikte huzurlu, sağlıklı bir emeklilik hayatı diliyorum. Yolunuz açık olsunö denildi.

Görüntü Dökümü

————————–

– Emekliye ayrılan polis memuru Fazlı Candan’ın veda anonsu

– Genel detaylar

Haber: Şerife Serap KARA – Kamera: AMASYA, (DHA)

===============================================

3) KEMER, 2025’TE NÜFUSUNUN 90 KATINI AĞIRLADI

ANTALYA’nın Kemer ilçesi, 2025 yılında yerli ve yabancı 3 milyon 479 bin 730 ziyaretçi ağırladı. Günübirlik ilçeye gelen ziyaretçi sayısının 1 milyonun üzerinde gerçekleşmesi ile toplam 4 milyon 500 bin kişiyi misafir eden ilçe, 50 bin 436 olan nüfusunun 90 katını ağırlamış oldu.

Antalya’nın en önemli turizm destinasyonlarından Kemer ilçesinde 2025 yılı verileri açıklandı. 2024 yılında yerli ve yabancı 3 milyon 389 bin 321 ziyaretçi ağırlayan ilçede, geçen yıl bu rakam yüzde 2,66 artış ile 3 milyon 479 bin 730 oldu. Antalya’ya gelen turist sayısının yüzde 21,96’sını ağırlayan ilçede ilk sırayı Ruslar alırken, ikinci yerli turistler, ardından Almanya, Ukrayna, Polonya, Kazakistan, İngiltere vatandaşları sıralandı. Yaklaşık 180 ülkeden turist ağırlayan ilçede günübirlik ziyaretçilerle bu sayı 4 milyon 500 bini buldu. Kemer, geçen yıl 50 bin 436 olan nüfusunun 90 katı turist ağırlamış oldu. Özellikle günübirlik ziyaretçi sayısında Antalya’nın en çok ziyaret edilen ören yeri olan Phaselis Antik Kenti, 481 bin turist ile yine zirvede yer aldı.

‘180 ÜLKEDEN MİSAFİR AĞIRLADIK’

Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, 2025 sezonuna biraz geç başladıklarını belirterek, “Çünkü mayıs ayında hava koşullarının olumsuzluğundan dolayı haziran ortası gibi sezon başladı. Kasım sonuna kadar da güzel bir sezon geçirdik, beklentilerin üzerinde. Resmi konaklamalarımızla ve günübirliklerle beraber yaklaşık 4,5 milyon misafir ağırlaması yaptık. Geçen yılla beraber rakamların sevindirici olması ve ilçemize ilginin devam ediyor olması bizlere hem heyecan hem de mutluluk veriyor. Biz de bunun devamı noktasında her yıl planlamalarımızı bu doğrultuda yapmaya gayret ediyoruz. Bakıldığında yaklaşık 50 bin nüfusumuz var. Ağırladığımız misafir sayısına baktığımızda 90 katı nüfusu, yaklaşık 4-5 aylık sürede misafir ettik. Geçen yıllarda olduğu gibi yine 180 ülkenin vatandaşlarını ilçemizde misafir ettik. Dünyanın 7 kıtası, her bölgesinden, azından çoğuna çok sayıda misafirimiz oldu. Bizler de bu çeşitlilikten dolayı ziyadesiyle mutluyuz. 2026 yılıyla ilgili erken rezervasyonlar, bu gidişatın belirleyicisi oluyor. Piyasadan ve sektörden aldığımız ilk veriler, 2026 için bizi umutlandırıyor. Hem sayısal hem de çeşitlilik anlamında şu anda ilk rezervasyonlar elimizdeki verileri koruyacağımızı ve bunun üzerine çıkabilme ihtimalimizin yüksek olduğunu gösteriyor” dedi.

RUSYA YİNE İLK SIRADA

Kemer ve Yöresi Tanıtım Vakfı (KETAV) Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Yorulmaz da 2025 yılında Kemer özelinde kötü başlayıp, iyi bir sezon yaşadıklarını belirterek, “Yaklaşık 3,5 milyon turist ağırlamışız. Bunun ana pazarı Rusya, iç pazar, Almanya olarak sıralanıyor. Avrupa pazarındaki sayılarımızı ciddi anlamda artırmamız gerekiyor. Rusya’da ve Ukrayna’da marka bilinirliğimiz ve doluluğumuz iyi gidiyor. Diğer pazarları da geliştirmemiz gerekiyor. Onda da ciddi yol katedildi. Gerek Almanya gerek İngiltere, Polonya, Çekya, Sırbistan gibi Avrupa ve alternatif pazarlarda ciddi yol katettik, devam da ediyoruz yol katetmeye” diye konuştu.

‘2026 SEZONUNDAN UMUTLUYUZ’

Çok ekstrem bir şey olmazsa 2026’da 2025’e yakın bir sezon yaşayacaklarını kaydeden Yorulmaz, “Buradaki ana kriter; nisan ve mayısı iyi geçirirsek daha farklı rakamlara ulaşmamız kolay olacak. Burada da rakip destinasyonlar devreye giriyor. Hem fiyat avantajı hem hava avantajı deniz, kum, güneş anlamında. Özellikle Mısır bizi çok yoracak gibi gözüküyor. Hem hükümetin acentelere verdiği destekler, yeni açılan tesisler bayağı bir yol katetti. Bunların hepsini bir araya getirdiğinizde bizi hayli yoracak gibi gözüküyor. Özellikle mayıs ayı içerisinde. Haziran 15 itibarıyla orada da sezon biraz yavaşlıyor, bize doğru kayıyor profil. Ama ana hatlarıyla nisan ve mayısı aşarsak iyi bir sezon bekliyoruz” dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

————————-

-RÖP: Kaymakam Ahmet Solmaz

-RÖP: Volkan Yorulmaz

-ARŞİV

Haber: Levent YENİGÜN – Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/KEMER (Antalya), (DHA)

===============================================

4) SİVAS’TA UYUŞTURUCU OPERASYONU; 5 TUTUKLAMA

SİVAS’ta jandarma ekipleri tarafından yapılan uyuşturucu operasyonunda yakalanan 5 şüpheli, tutuklandı.

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Gemerek ilçesinde örgütlü olarak ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti’ suçunu işleyen şüphelilere yönelik çalışma başlattı. Gemerek ilçesinde 9, Kayseri ilinde 1 olmak üzere toplam 10 ayrı adreste arama yapıldı. Aramalarda; 15 gram metamfetamin, 10 gram bonzai, 9 gram esrar, 5 uyuşturucu madde kullanma aparatı ve 1 plakasız çalıntı motosiklet ele geçirildi. 9 şüpheli, gözaltına alındı. İşlemleri sonrası sevk edildikleri adliyede mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 5’i tutuklandı, 4’ü adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Ayrıca 11 kişi hakkında ‘Uyuşturucu madde kullanmak ve bulundurmak’ suçundan adli işlem yapıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

————————

-Operasyon görüntüleri

Haber: Arife Defne DOĞAN/SİVAS, (DHA)

===============================================

5) MUĞLA’DA MOLOTOFLU SALDIRI, PAZARLIKLA 20 BİN LİRAYA YAPILMIŞ

MUĞLA’nın Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın dedesi ile anneannesinin yaşadığı evin balkonuna molotofkokteyli atıldığı olayla ilgili, savcılık iddianame hazırladı. İddianamede, Orhan Karafoğlu’nun (37) molotof atılması işi için şüphelilere 10 bin lira teklif ettiği, pazarlıklar sonucu tutarın 20 bin liraya çıktığı, saldırıyı gerçekleştirenlerin yanlış balkona molotof attıkları, asıl hedefin ise Yunanistan’da cezaevinde olan Yunus Emre Fer olduğu yer aldı.

Olay, geçen yıl 1 Eylül’de, saat 22.00 sıralarında, Menteşe ilçesi Muslihittin Mahallesi’nde meydana geldi. Şapkalı 2 kişi, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras’ın dedesi Halit Kazan (94) ve anneannesi Mevlüde Kazan’ın (87) yaşadığı birinci kat 4 numaradaki evin balkonuna molotofkokteyli attı. Çevredekiler çıkan yangını söndürürken, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarla adrese polis ekipleri sevk edildi. Muğla Valisi İdris Akbıyık ile Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve eşi Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras da adrese geldi.

Bu arada olay, bölgedeki güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, siyah giyen 2 kişinin, saldırı için hazırlık yaptıkları ve sonra molotofkokteylini atıp bölgeden kaçtıkları yer aldı. 2 kişinin eşyaları yaklaşık 300 metre uzaklıkta, Güneş Evi Parkı yanındaki evin bahçesinde bulundu.

5 KOLONYA ŞİŞESİ ÇALMIŞLAR

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Yalçın D.K., Menteşe ilçesindeki Kent Meydanı’nda saat 02.00 sıralarında, Mesut Can Ç. ise evinde saat 04.15’te gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, çıkarıldığı mahkemede ‘Kasten yangın çıkarma suretiyle mala zarar verme’ ve ‘Nitelikli hırsızlık’ suçlarından tutuklandı. Şüphelilerin, Recai Güreli Caddesi’ndeki zincir marketten de 5 kolonya şişesi çaldıkları tespit edildi.

TUTUKLU SAYISI 4’E ÇIKTI

Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 saat içinde şüphelilerin banka hareketleri, telefon görüşmeleri, sosyal medya yazışmaları ve ifadelerinden, saldırı talimatını yurt dışında yaşayan Orhan Karafoğlu’nun verdiğini belirledi. Savcılık tarafından Karafoğlu hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. Soruşturma kapsamında İzmir’de yakalanan Emirkan Uslu (25) ile Menteşe’de gözaltına alınan Tugay Konya (32) da tutuklandı. Böylelikle tutuklu sayısı 4’e yükseldi.

Savcılık tarafından olayla ilgili hazırlanan iddianamede, saldırıyı gerçekleştirenlerin yanlış balkona molotof attıkları, asıl hedeflerinin Yunus Emre Fer olduğu anlatıldı. İddianamede, İngiltere’de yaşayan Orhan Karafoğlu’nun yaklaşık 1 milyon lira alacağı olduğunu öne sürdüğü Yunus Emre Fer’e ulaşamayınca, Türkiye’deki bağlantılarını kullanarak korkutma amaçlı eylem için Emirkan Uslu ve Tugay Konya aracılığıyla Mesut Can Ç. ve Yalçın D. ile irtibat kurduğuna yer verildi. Karafoğlu’nun molotof atılması işi için çocuklara 10 bin lira teklif ettiği, yapılan pazarlıklar sonucu tutarın 20 bin liraya çıktığı, eylem öncesi ise ‘masraf’ adı altında 5 bin lira gönderildiği belirlendi.

ŞÜPHELİLER MOLOTOF ATTIKLARI ANLARI KAYDA ALMIŞ

Olay günü keşif yapan ve hedef evi şaşıran şüphelilerin, Yunus Emre Fer’in ailesinin oturduğu daire yerine, aynı apartmanda yaşayan Mevlüde-Halit Kazan çiftinin balkonuna 3 molotofkokteyli attığı tespit edildi. Çiftin balkonunda zarar oluşurken, o anlar şüpheliler tarafından cep telefonuyla kaydedildi.

Soruşturma kapsamında ifadesine başvurulmak istenen Yunus Emre Fer’in ise olay tarihinde Türkiye’de olmadığı, Interpol üzerinden yapılan araştırmada, Yunanistan’a cezaevinde tutuklu olduğu ve Türkiye’de farklı suçlardan 7 ayrı arama kaydının bulunduğu ortaya çıktı.

İddianamede, Orhan Karafoğlu, Emirkan Uslu ve Tugay Konya hakkında ‘Mala zarar verme’, ‘Birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit’ ve ‘Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması’ suçlarından toplamda 3 yıldan 11 yıla kadar Mesut Can Ç. ile Yalçın D. için ise ‘Kasten yangın çıkarma suretiyle mala zarar verme’, ‘Nitelikli hırsızlık’ suçlarından 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi. İddianame, Muğla 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

————————

-ARŞİV

Haber-Kamera: Cavit AKGÜN/MUĞLA, (DHA)

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir