IRAK – SURİYE TEZKERESİ KABUL EDİLDİ
TBMM’de, Lübnan Tezkeresi’nin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkan Vekili Celal Adan, birleşime 30 dakika ara verdi. Yeniden toplanan Genel Kurul’da, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak ve Suriye’deki görev süresini 3 yıl daha uzatan Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi üzerine görüşmelere başlandı.
‘MİLLİ GÜVENLİĞİMİZ AÇISINDAN HAYATİ ÖNEM ARZ ETMEKTEDİR’
Türkiye’nin güney kara sınırına mücavir bölgelerde terör tehdidinin sürdüğü belirtilen Tezkerede, “Terör tehdidinin sürüyor olması ve kalıcı istikrarın henüz tesis edilmemesi, milli güvenliğimiz açısından risk ve tehdit oluşturmaya devam etmektedir. Türkiye, komşumuz Irak’ın toprak bütünlüğünün, milli birliğinin ve istikrarının korunmasına büyük önem atfetmektedir. Diğer taraftan, Irak’ta PKK ve DEAŞ unsurlarının varlığını sürdürmesi, etnik temelli ayrılıkçılığa yönelik girişimler, bölgesel barışa, istikrara ve ülkemizin güvenliğine doğrudan tehdit oluşturmaktadır. Suriye’de PKK/PYD-YPG ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütleri mevcudiyetini sürdürmekte ve ülkemize, ulusal güvenliğimize ve sivillere yönelik tehdit oluşturmaya devam etmektedir. PKK/PYD-YPG, Suriye merkezi yönetime entegre olmaya yönelik adım atmayı ayrılıkçı ve ayrıştırıcı gündemi dolayısıyla reddetmekte, ülkede kalıcı istikrarın tesisine yönelik sürecin ilerletilmesini de engellemeye çalışmaktadır. Diğer taraftan, Suriye’de mevcut yönetimin beklenti ve gereksinimi doğrultusunda, ülkenin terörle mücadele imkan ve kabiliyetlerinin geliştirilmesi, sivillerin günlük yaşamlarını ve geri dönüşlerini olumsuz etkileyen mayınların temizlenmesi, ülkedeki kimyasal silahların yerlerinin tespiti ve imhası süreçlerinde de ulusal çabalara eşlik eden uluslararası çalışmaların desteklenmesi ihtiyacı bulunmaktadır. Bütün bu gelişmeler çerçevesinde, Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü bozmaya, istikrar ve güvenlik tesis çabalarını sekteye uğratmaya ve sahada gayrimeşru oldubittiler oluşturmaya yönelik milli güvenliğimize tehlike oluşturabilecek her türlü risk, tehdit ve eyleme karşı uluslararası hukuktan doğan haklarımız doğrultusunda gerekli önlemlerin alınması ve Suriye’deki istikrarın tesisine dair çabaların pekiştirilmesi milli güvenliğimiz açısından hayati önem arz etmektedir” ifadeleri kullanıldı.
‘TEZKEREYİ DESTEKLİYORUZ’
Yeni Yol grubu adına söz alan Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, “Suriye’nin mevcut durumu bölgemizin gerçekleriyle beraber düşünüldüğünde, hükümetin olası çatışmalarda hızlı adım atabilmesi için bu tezkereyi destekliyoruz. Ancak bu tezkerenin, Suriye’de yaşanmasını, tüm bölgeye yayılmasını beklediğimiz barış iklimi ve diyalog zeminine zarar verecek şekilde kullanılmaması gerektiğini ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
‘TEZKEREYE OLAN DESTEĞİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR’
Türkiye’nin milli güvenliğini ve bölgesel çıkarlarını korumak için gerekli her türlü tedbiri alması gerektiğini savunan İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, “Bu tezkereye olan desteğimiz devam etmektedir ancak bu destek gerçekçi bir milli güvenlik konsepti, diplomatik akıl, liyakat, kurumsal düzen ve uluslararası hukuka sadakat zemininde hareket edilecekse geçerlidir. Tüm bunlar dikkate alındığında İYİ Parti olarak bizim iktidara çağrımız şudur; Dış politikamız iç siyasetten arındırılmalı ve kararlar ideolojik saplantılardan uzak, rasyonel ve millî mutabakata dayalı devlet politikaları temelinde alınmalıdır. Zira, modern devletler kurumların ortak aklıyla yönetilir” dedi.
‘HAYIR OYU VERECEĞİZ’
DEM Parti grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Saruhan Oluç ise ateşi ateşle söndürmenin mümkün olmadığını kaydederek, “Her acının yeni bir acıyı çağırdığını ve Orta Doğu halklarının yaşamını hedef aldığını gördüğümüz günleri yaşıyoruz hep birlikte. O nedenle sonunda söyleyeceğimi başında da ifade edeyim; bu coğrafyada huzuru tesis etmenin en doğru yolunun demokratik ve barışçı siyaseti esas almak olduğunu düşünüyoruz. Orta Doğu’da şiddetin, ölümün değil halkların bir arada eşit ve barışçıl bir yaşamın tarafıyız. Demokratik ve barışçıl yaşamı bu topraklara hakim kılmanın her zamankinden daha güçlü bir şekilde kendisini dayattığını düşünüyoruz. O nedenle, bu anlayışı içermeyen Irak, Suriye tezkeresine ‘hayır’ oyu vereceğiz” değerlendirmesinde bulundu.
‘KOMİSYON İMRALI’YA GİDECEKSE TSK NEDEN IRAK VE SURİYE’YE GİDECEK’
Partisinin tezkerelere yönelik bakışının tarihsel süreç içerisindeki gelişmeler nedeniyle değişimlere uğradığını ifade eden CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, “PKK’nın silahsızlandırılması amacıyla yüce Meclisimizde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu adıyla bir oluşumu meydana getirdiniz. Partimize yönelik bütün hukuk dışı saldırılarınıza rağmen bizler bir karar verdik, ülkemizi terörden arındırmayı amaçladığı ve demokrasiye geri dönülmesine zemin hazırlayacağı beklentisiyle komisyona katıldık. Bugün Komisyon İmralı’ya gidecekse TSK neden Irak ve Suriye’ye gidecek? Yok, TSK Irak ve Suriye’de askeri harekata ve ucu açık konuşlandırmaya devam edecekse komisyonun adaya gitmesi hangi amacı gütmektedir? Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ortada süreç yokmuş gibi davranıyor, YPG’yi Türkiye’nin her an yeni bir askeri harekat yapabileceği yönünde tehdit etmekten geri durmuyor” ifadelerini kullandı.
TEZKERELER KABUL EDİLDİ
Siyasi parti temsilcilerinin tezkereler üzerinde yaptığı değerlendirmelerin ardından Meclis Başkan Vekili Celal Adan, tezkereli oylamaya sundu. Tezkereye; AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi ‘evet’ oyu verirken CHP ve DEM Parti ise ‘hayır’ oyu verdi. Oylama sonucunda tezkereler Genel Kurul’da kabul edildi.
GENEL KURUL KAPANDI
Tezkerelerin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkan Vekili Celal Adan, birleşimi 22 Ekim Çarşamba günü toplanmak üzere kapattı. (DHA)
Ali Ekber METE/ ANKARA, (DHA)-