SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Prof. Dr. Yusuf Demir, “Elimizdeki göstergeler bu yıl veya bu dönemde son yılların en yüksek sıcaklıklarını yaşayacağımızı ortaya koyuyor. Bu durum hem kuraklık hem de ülkemizin artan çölleşme riski açısından bizi endişelendiriyor” dedi.
‘YAZ, KURAKLIK VE SICAKLIK AÇISINDAN ENDİŞE VERİCİ ŞEKİLDE İLERLİYOR’
Fındık, kiraz ve incir gibi meyvelerin kuraklık dönemlerinde büyük tehlikede olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yusuf Demir, “Elimizdeki göstergeler, bu yıl veya bu dönemde son yılların en yüksek sıcaklıklarını yaşayacağımızı ortaya koyuyor. Bu durum hem kuraklık hem de ülkemizin artan çölleşme riski açısından bizi endişelendiriyor. Bu kuraklık ve yağış rejimindeki düzensizlik, tarım ve tarımsal üretim açısından da büyük risk teşkil ediyor. Nisan ayında yaşanan don olayları tarımsal üretime zarar verdi. Yaz aylarında ise kuraklık riski hızlı bir şekilde etkisini göstermeye başladı. Özellikle hububat üretiminde, mercimek, buğday, arpa gibi ürünlerde son zamanlarda medyada da gördüğümüz gibi tarlada verimin düşmesi, çiftçinin ürününü neredeyse kaldıramayacak duruma gelmesi tarımsal üretim açısından kaygılarımızı artırıyor. Ülkemizin fındık, incir, kiraz gibi özel ürünlerinin de bu süreçten etkilenmesi hem bu ürünlerin piyasa değerini yükseltiyor hem de vatandaşın bu ürünlere ulaşımını zorlaştırıyor. Yılın başından itibaren sürekli uyardığımız gibi maalesef 2025 yaz ayları kuraklık ve sıcaklık değerleri açısından endişe verici bir tabloya doğru ilerliyor. Bu tablo, özellikle metropollerde içme suyu kaynakları ve tarımsal sulama kaynaklarının yetersizliği açısından da ciddi sıkıntılar ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı.
- SAMSUN Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Prof. Dr. Yusuf Demir, “Elimizdeki göstergeler bu yıl veya bu dönemde son yılların en yüksek sıcaklıklarını yaşayacağımızı ortaya koyuyor. Bu durum hem kuraklık hem de ülkemizin artan çölleşme riski açısından bizi endişelendiriyor” dedi.
- ‘YAZ, KURAKLIK VE SICAKLIK AÇISINDAN ENDİŞE VERİCİ ŞEKİLDE İLERLİYOR’
- ‘SU SIKINTISI YAŞAMAMIZ KAÇINILMAZ HALE GELEBİLİR’
‘SU SIKINTISI YAŞAMAMIZ KAÇINILMAZ HALE GELEBİLİR’
Sıcaklığa karşı verilen mücadelede sadece belirli kurumlar değil herkesin sorumlu olduğunu belirten Prof. Dr. Demir, şöyle konuştu:
“Daha fazla risk oluşmadan yerel yönetimlerin, yöneticilerin, halkımızın ve her bireyin suyu kullanma noktasında mevcut kaynakları daha sağlıklı ve verimli kullanması gerekiyor. Aksi takdirde ağustos ve eylül aylarında yaşanabilecek krizlere hazırlıksız yakalanabiliriz. Eğer israf devam eder ve gerekli tedbirleri almazsak, ağustos ortasından itibaren birçok yerde su sıkıntısı yaşamamız kaçınılmaz hale gelebilir. Bu nedenle halkımızın bilinçlendirilmesi ve herkesin sorumluluğunu yerine getirmesi gerekiyor. Kimse bu sorumluluğu sadece bir kuruma ya da kişiye yükleyemez. Bu, en üst yöneticilerden en alt bireylere kadar hepimizin ortak sorumluluğudur. Yaz aylarında artan kuraklık ve sıcaklık hem sağlık açısından hem de kaynaklarımızın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Bu kuraklık sadece Türkiye’yi değil, çevre ülkeleri de etkiliyor. Avrupa’da da önemli kuraklık riskleri yaşanıyor hatta bazı bölgelerde ölümler meydana geliyor. Ülkemizde bu risklerin yaşanmaması için bugünden uyarılarımızı sizlerin aracılığıyla tüm kurumlara ve vatandaşlarımıza iletiyoruz.”
